Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 10. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı Kuruma yapılan başvurunun hukuka uygun olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/14450 E.
- Karar
- 2024/13927 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili, hukuki niteliği itibarıyla eda davası değil, tespit davası olarak açtıkları ve bu hususun bilhassa gözetilmesini istedikleri mevcut davada, 5510 sayılı Kanun’un Ek 17. maddesi uyarınca Kurum tarafından iadesi gerekli olan prim miktarına işletilmesi gereken faiz tutarının ödenmesine ilişkin Kuruma yaptıkları ve davalı Kurumca herhangi bir cevap verilmeyen taleplerinin hukuka uygun olduğunun tespitini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili; davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı Kuruma yapılan başvurunun hukuka uygun olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Genel dava şartlarının yanında tespit davasının dinlenebilmesi için tespit davasının konusunun yalnızca bir hukuki ilişki olması ve davacının bu hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığı hususunun hemen tespitinde de hukuki bir yararının bulunması gerekmektedir. Kural olarak davacı tarafından tespiti istenen hukuki ilişkinin hali hazırda mevcut olmasının gerektiği tespit davasında, bir hukuki ilişkinin mevcut olması tek başına anılan davayı açmaya yetki vermeyeceğinden, açılan her dava için dava şartı olan hukuki yararın mevcudiyeti bilhassa önem arz eder.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, muris muvazaası nedeniyle intifa hakkının iptali ile terdiden tenkis istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/1175 E.
- Karar
- 2024/6052 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi ile benzer gerekçeler uyarınca istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, davacının cevaba cevap dilekçesinde dava dilekçesinde belirttiği talep ve vakıalardan ayrı olarak ayrı bir dava konusu oluşturan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerini ileri sürmesinin olanaklı bulunmadığı gibi harcı yatırılarak bu konuda ayrı bir dava açılmadığından bu konudaki talepler hakkında hüküm kurulmamasında da isabetsizlik görülmediğini belirtmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Davalının murisin bakımı için tutulmuş temizlikçi ve bakıcı olduğunu, murisin akıl sağlığını zaman zaman kaybetmesinden faydalanmak isteyen davalının mülkiyeti almak istediğini, ancak bunu sağlayamayınca intifa tesisine yöneldiğini, murisin işlem tarihinde alzheimer olduğunu, b. İşlemin süresiz, bedelin cüzi miktarlı, aralarındaki ilişkinin ise bakıcı-temizlikçi ilişkisi olması durumlarının muvazaayı gösterdiğini, HGK’nın 2010/599 Esas sayılı kararı uyarınca intifa hakkının muris muvazaası sebebiyle kaldırılmasının mümkün olduğunu, intifa hakkının ölüm nedeniyle sona erdiğini, tanık anlatımları ve tüm dosya ile muvazaanın ispatlandığını, c. Keşfe katılmayan hakim tarafından karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, d. Ecrimisil talebinin değerlendirilmediğini, davayı aydınlatma görevi kapsamında sorulması gerektiğini, cevaba cevap dilekçesi ile iddianın değiştirilmesi yasağına takılmadan ileri sürüldüğünü belirterek öncelikle intifa hakkının kaldırılmasını, olmazsa ecrimisil ödenmesine ilişkin taleplerinin karşılanmasını istemiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti ve aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
- Esas
- 2024/14045 E.
- Karar
- 2024/13866 K.
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili, davacı müvekkilinin 01.05.1995 tarihi ile 31.12.2002 tarihi arasında mülga 2926 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4b hükümleri kapsamındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının devam ettiğinin tespiti ile tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2024/5379 E., 2024/7122 K.
- Esas
- 2024/5379 E.
- Karar
- 2024/7122 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların babası muris ...'nın ölmeden önce 20.12.1989 tarih ve 98/8664 yevmiye sayılı satış işlemiyle mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, ... Mahallesindeki 356 ada 56 ve 398 parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerinin tamamını davalılara sattığını, devrin bedelsiz olduğunu, murisin aynı evde yaşadığı davalıları üstün tuttuğunu, satış tarihinde murisin taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını, satıştan sonra da murisin davalılarla birlikte bu taşınmazda oturmaya devam ettiğini, murisin dava konusu taşınmazlar haricinde terekesinin bulunmadığını, taşınmazların imar sonrası 26850 ada 1 parsel sayısını aldığını belirterek dava konusu taşınmazlardaki davalılar adına olan tapu kayıtlarının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tescilini istemiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2024/5815 E., 2024/7137 K.
- Esas
- 2024/5815 E.
- Karar
- 2024/7137 K.
Resmî metinden: 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; davanın, tenkis istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 2023/16822 E., 2024/20605 K.
- Esas
- 2023/16822 E.
- Karar
- 2024/20605 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün ... gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir. Bu kalkışmaya iştirak edenlerin eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 309, 311 ve 312. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağında kuşku yok ise de, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun (TCK'nın 309. md.) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği somut olayda sanıkların ayrıca, Türk Ceza Kanununun 311. ve 312. maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılmaları imkânı bulunmamaktadır. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2022/14456 E., 2024/13832 K.
- Esas
- 2022/14456 E.
- Karar
- 2024/13832 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Taraflar arasında görülen sigorta tahkim davası sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını ve araçta değer kaybı oluştuğunu, davalının zarardan sorumlu olduğunu açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 43.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen yükümlülüklere uyulmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulüyle 40.987,98 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2024/10971 E., 2024/13954 K.
- Esas
- 2024/10971 E.
- Karar
- 2024/13954 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, uyuşmazlık temyiz duruşma miktar sınırının altında kaldığından duruşma isteminin reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Pazarcık/Kahramanmaraş merkezli olarak 06.02.2023 tarihinde gerçekleşen deprem sonucu müvekkilinin Elbistan/Kahramanmaraş'ta bulunan konutunun ağır hasar aldığını, davalının 251.232,80 TL ödeme yaptığını, ödemenin eksik olduğunu, poliçe başlangıç ve bitiş tarihinin 14.02.2022-14.02.2023 olduğunu ancak 25.11.2022 tarih ve 32024 sayılı Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğin ek prim ve zeyilnameye gerek olmadan uygulanması gerektiğini, sigortalıların ek prim ödemesi gerektiği varsayılsa bile müvekkiline bu hususta da herhangi bir yazılı bildirimde bulunulmadığını belirterek bakiye 251.232,80 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2024/11432 E., 2024/13946 K.
- Esas
- 2024/11432 E.
- Karar
- 2024/13946 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, uyuşmazlık temyiz duruşma miktar sınırının altında kaldığından duruşma isteminin reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Pazarcık/Kahramanmaraş merkezli olarak 06.02.2023 tarihinde gerçekleşen deprem sonucu müvekkilinin Adıyaman'da bulunan konutunun ağır hasar aldığını, davalının 289.256,64 TL ödeme yaptığını, ödemenin eksik olduğunu, poliçe başlangıç ve bitiş tarihinin 21.10.2022-21.10.2023 olduğunu ancak 25.11.2022 tarih ve 32024 sayılı Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğin ek prim ve zeyilnameye gerek olmadan uygulanması gerektiğini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 289.656,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 289.656,00 TL tazminata karar verilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 2024/5802 E., 2024/10654 K.
- Esas
- 2024/5802 E.
- Karar
- 2024/10654 K.
Resmî metinden: İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1039 Esas, 2022/2543 Karar DAVA TARİHİ : 22.06.2016 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/250 Esas, 2020/89 Karar
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2024/3640 E., 2024/5241 K.
- Esas
- 2024/3640 E.
- Karar
- 2024/5241 K.
Resmî metinden: İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1636 E., 2024/1783 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2023/377 E., 2024/286 K.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2024/1287 E., 2024/6038 K.
- Esas
- 2024/1287 E.
- Karar
- 2024/6038 K.
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; murisi ...’ün ehliyetsiz olması, davalıların baskısı altında olması, hile ve tehditin söz konusu olması nedeniyle 20.03.2019 tarihli vasiyetnamenin iptali gerektiğini belirterek, öncelikle dava konusu vasiyetnamenin iptalini, bu talep kabul edilmezse ikinci kademede tenkis talep etmiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
