Hukuk Kararları

Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı Kuruma yapılan başvurunun hukuka uygun olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2024/14450 E., 2024/13927 K., 26.12.2024

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ METİNDEN AKTARIM

Kaynak metninden konu bilgisi

Resmî metindeki dava konusu açıklaması bilgisi: Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı Kuruma yapılan başvurunun hukuka uygun olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Aktarılan bölüm: Resmî tam metnin 3. paragrafından tam cümleler.

Davacı vekili, hukuki niteliği itibarıyla eda davası değil, tespit davası olarak açtıkları ve bu hususun bilhassa gözetilmesini istedikleri mevcut davada, 5510 sayılı Kanun’un Ek 17. maddesi uyarınca Kurum tarafından iadesi gerekli olan prim miktarına işletilmesi gereken faiz tutarının ödenmesine ilişkin Kuruma yaptıkları ve davalı Kurumca herhangi bir cevap verilmeyen taleplerinin hukuka uygun olduğunun tespitini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili; davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı Kuruma yapılan başvurunun hukuka uygun olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Genel dava şartlarının yanında tespit davasının dinlenebilmesi için tespit davasının konusunun yalnızca bir hukuki ilişki olması ve davacının bu hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığı hususunun hemen tespitinde de hukuki bir yararının bulunması gerekmektedir. Kural olarak davacı tarafından tespiti istenen hukuki ilişkinin hali hazırda mevcut olmasının gerektiği tespit davasında, bir hukuki ilişkinin mevcut olması tek başına anılan davayı açmaya yetki vermeyeceğinden, açılan her dava için dava şartı olan hukuki yararın mevcudiyeti bilhassa önem arz eder.

Yukarıdaki aktarım için ayrıca editoryal gerekçe özeti hazırlanmamıştır; taraf iddiası, alt mahkeme gerekçesi ve kararı veren mahkemenin değerlendirmesi tam metindeki yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Kaynak metnin anonimleştirmeleri korunmuştur.

10. Hukuk Dairesi 2024/14450 E. , 2024/13927 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1367 E., 2024/1818 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/120 E., 2024/204 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili, hukuki niteliği itibarıyla eda davası değil, tespit davası olarak açtıkları ve bu hususun bilhassa gözetilmesini istedikleri mevcut davada, 5510 sayılı Kanun’un Ek 17. maddesi uyarınca Kurum tarafından iadesi gerekli olan prim miktarına işletilmesi gereken faiz tutarının ödenmesine ilişkin Kuruma yaptıkları ve davalı Kurumca herhangi bir cevap verilmeyen taleplerinin hukuka uygun olduğunun tespitini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili; davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı Kuruma yapılan başvurunun hukuka uygun olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Genel dava şartlarının yanında tespit davasının dinlenebilmesi için tespit davasının konusunun yalnızca bir hukuki ilişki olması ve davacının bu hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığı hususunun hemen tespitinde de hukuki bir yararının bulunması gerekmektedir. Kural olarak davacı tarafından tespiti istenen hukuki ilişkinin hali hazırda mevcut olmasının gerektiği tespit davasında, bir hukuki ilişkinin mevcut olması tek başına anılan davayı açmaya yetki vermeyeceğinden, açılan her dava için dava şartı olan hukuki yararın mevcudiyeti bilhassa önem arz eder. Bu sebeple tespit davası açan davacı kural olarak davada hukuki yararının bulunduğunu iddia ve ispatla da mükelleftir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 106. maddesinde tespit davası; “(1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. (2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. (3) Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.” şeklinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) “Dava şartları” başlıklı 114 üncü maddesinin gerekçesinde de "...Maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde ise davacının dava açmakta hukukî yararının bulunmasının bir dava şartı olduğu hususu açıkça vurgulanmıştır. Burada sözü edilen hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda Mahkemeye başvurmasında hâli hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hâli hazırda Mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukukî yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir..." yönünde açıklamalara yer verilmiştir. Eldeki dava dosyasında davacı vekili davayı hukuki niteliği itibarıyla eda davası değil, tespit davası olarak açtıklarını ve bu hususun bilhassa gözetilmesini istediklerini belirterek, 5510 sayılı Kanun’un Ek 17. maddesi uyarınca kurum tarafından iadesi gerekli olan prim miktarına işletilmesi gereken faiz tutarının ödenmesine ilişkin kuruma yaptıkları ve davalı kurumca herhangi bir cevap verilmeyen taleplerinin hukuka uygun olduğunun tespitini talep etmiştir. Davacının talebi yukarıda sayılan bilgiler ve mevzuat hükümleri çerçevesinde irdelendiğinde, iadesi gereken prim tutarına yasal faiz işletilmesinin Kanuni düzenlemenin gereği olduğu ve bu konuda açılan tespit davasında da davacının hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek karar verilmesi gerektiği açıktır. Açıklanan nedenlerle mahkemece belirtilen maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Kaynak metni SHA-256: 04bcb7a32ab5c1fd5c91896c0cec6c5ef97d992b6f1d6ad4eabe6628e8635eb9

← İçtihat arşivine dönün