KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Önceki yetersiz manevi tazminat bozmasından sonra artırılan tutarın somut ölçütlerle yeterliliği ve temyiz sınırının tarihe göre incelenmesi.
Uyuşturucu ticareti yargılamasında beraat eden kişinin 572gün tutukluluğu için manevi tazminat önce 120.000TLolarak belirlenmiş, yetersizlik nedeniyle bozulmuştur. Yeni yargılamada 200.000TLmanevi ve 35.687,15TLmaddi tazminat verilmiştir. Başsavcılık yine bozma istemesine rağmen Yargıtay sosyal-ekonomik durum, isnat, süre, olay ve faizle elde edilecek parasal değerle hakkaniyet ölçütlerinin bu kez karşılandığını kabul ederek onamıştır. Tutar günlük tarife değildir; ilk bozma nihai sonuç gibi aktarılmamalıdır. Dava 2021tarihli eski mahkeme başvurusudur.
Kararın sonucu
Tarafların temyizleri esastan reddedildi; bozma sonrası 200.000TLmanevi ve 35.687,15TLmaddi tazminat hükmü tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle onandı.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kaynakta nihai sonuç onamadır; önceki eksik manevi tazminat bozması ve tebliğnamenin yeniden bozma görüşü ayrı tutulmuştur.2021başvurusu üzerinden görevli mahkeme görülmesi,2024sonrası yeni başvuruların merciini belirlemez.
12. Ceza Dairesi 2026/5446 E. , 2026/6878 K.
"İçtihat Metni " MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2026/42 E., 2026/112 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 13.01.2021 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde,
Temyize konu İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 24.03.2026 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü,
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 630.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 05.07.2018 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 35.687.15 TL maddi ve 120.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 05.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce eksik manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 35.687,15 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 05.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca eksik manevi tazminata hükmolması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının üzerine atılı suçun niteliği, mesleği ve aile yaşamındaki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yetersiz olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine ve hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde tazminat talebinin dayanağı olan Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/461 Esas, 2020/412 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 05.07.2018- 28.01.2020 tarihleri arasında 572 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.04.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davalı vekili ve davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 1052c034115bbcf0a3b61555488c29a803f43287c015f2c1cce453a19ebc7e92
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün