KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Anonim şirkette süreklilik kazanan genel kurul ve yönetim kilitlenmesinin TTK m. 530 organ eksikliği ve fesih bakımından etkisi
Anonim şirketin ortakları, genel kurulların yapılamadığı, yönetim ve denetim işlevlerinin yerine getirilemediği gerekçesiyle kayyım atanmasını, şirketin fesih ve tasfiyesini istemiştir. Bozmaya uyularak verilen kararda, aile ortaklığındaki uzun süreli fiili çekişmenin şirket yönetimini kilitlediği ve organların kanun ile esas sözleşmedeki işlevlerini yerine getiremediği kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesi bu durumu TTK m. 530 kapsamında organ eksikliği sayarak fesih ve tasfiye kararı vermiştir. Yargıtay, bozmaya uygun hüküm ve delil değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek kararı onamıştır. Alıntı, onanan ilk derece gerekçesindendir; tek bir ortak anlaşmazlığının veya geçici toplantı sorununun her durumda feshe yeterli olduğunu göstermez.
Kararın sonucu
Fesih ve tasfiye hükmünün onanması
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
11. Hukuk Dairesi 2018/5372 E. , 2019/6823 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22/03/2018 tarih ve 2016/870-2018/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduklarını, 16.01.2009 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında seçilen yönetim kurulu üyelerinin görev süresi 3 yıl olup bu sürenin 15.01.2012 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra şirket genel kurulu yapılamayıp şirketin yöneticisiz ve denetçisiz kaldığını, 19.12.2011 tarihinde yapılması gereken genel kurulun, şirket denetçisinin askerde olması sebebiyle yapılamadığını, o tarihten beri de ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle şirket genel kurulunun toplanamadığını, aynı zamanda şirketin kötü yönetildiğini ileri sürerek, davalı şirkete kayyum atanmasına, kayyuma genel kurul yapılması konusunda yetki verilmesine, yeni denetçi atanmasına, şirketin organsız kalması ve genel kurullarının yapılamaması nedeniyle fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirketin diğer ortakları, genel kurulu toplamak için çalışma yaptıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların ortağı olduğu davalı şirketin en son genel kurul toplantısının 16.01.2009 tarihinde yapıldığı, bu tarihten sonra davalı şirketin 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin genel kurul toplantısının yapılmadığı, davacı tarafın davalı şirketin 28/03/2016 tarihli genel kurul kararının iptali istemi ile davalı şirket aleyhine açtıkları davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/03/2015 tarih 2014/1038 E. 2015/74 K. sayılı kararıyla davalı şirketin 28/06/2013 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davalı şirketin aile ortaklığı olduğu ve ortaklar arasında uzun süreden beri süren fiili çekişmenin bulunduğu, bu çekişmelerin adli soruşturmalara ve ceza davalarına da konu olduğu, bu durumun şirket yönetiminde kilitlenmeye neden olduğu, bu halin davalı şirketin organlarının yasa ve ana sözleşme gereğince fonksiyonlarını icra edememesi sonucunu doğurduğu, TTK 530. maddesi anlamında organ boşluğu bulunduğu, eksikliğin şirket ortaklarınca da giderilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Memurluğunun (62742) sicil numarasında kayıtlı davalı ... İnşaat Turizm Tic. ve San. A.Ş'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memurları olarak ..., ... ve ...'in seçilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 6d7e66f8c84fcf26fca7f94389f47329a8db95effd97a810e2d817e59d57706f
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün