Sitede yayın: · Son kaynak kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
Kararda incelenen mevzuat
- 5237 sayılı TCK m.155/2
- 5271 sayılı CMK uzlaştırma hükümleri
- 5320 sayılı Kanun m.8/1
- 1412 sayılı CMUK m.321
Gerekçedeki dayanak: Katılanlar diye başlayan esas inceleme paragrafı ve son iki paragraf
Bu liste kararın uyguladığı tarihsel hükümleri gösterir; yeni bir dosyada güncel metin ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Vekaleten taşınmaz satma yetkisi ile tahsil edilen bedeli tevdi amacına uygun kullanma yükümlülüğünün ceza sorumluluğunda ayrılması.
Şirket müdürünün vekaletle sattığı taşınmazın bedelini şirket borçlarına harcadığını savunduğu dosyada, satış yetkisinin bulunması tek başına uyuşmazlığı özel hukuk alanına taşımaya yeterli görülmedi. Tahsilatın şirket kayıtlarına girip girmediğinin ve borç ödemesinde kullanılıp kullanılmadığının bilirkişiyle araştırılması, bağlantılı tapu dosyasının incelenmesi gerektiği belirtildi. Beraat hükmü eksik incelemeden bozuldu.
Kararın sonucu
Beraat hükmü eksik araştırma nedeniyle oybirliğiyle bozuldu; sübut kabul edilirse uzlaştırma değerlendirmesi yapılması istendi.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bozma doğrudan mahkumiyet veya bedelin şahsen kullanıldığının kesin tespiti değildir. Resmi metindeki bozuk madde dizimi tamamlanmamıştır; kararın eski usul rejimi güncel her dosyaya taşınmamalıdır.
11. Ceza Dairesi 2021/23701 E. , 2026/730 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/84 E., 2016/154 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılanlar ... ve ...'nin şirket ortağı oldukları, katılan ...'e ailesinden miras kalan taşınmazı ortaklaşa olarak kullandıkları, taşınmazın yıkılması ve yerine yol yapılması gibi resmi işlerin yürütülmesi amacıyla şirket müdürü olan sanık ...'a vakaletname verdikleri, ancak sanık ...'in vekaletnameyi kötüye kullanarak taşınmazı muvazalı olarak bedelsiz şekilde tanık ...' ya devretmek suretiyle TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Mahkemece; katılan ...'un davaya konu taşınmaza ilişkin olarak sanığa satış ve satış bedelini alma konusunda yetki vermesi karşısında atılı güveni kötüye kullanma suçunun unsur itibari ile oluşmadığı, ihtilafın ceza yargılamasına konu olmayıp hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de, sanık savunmasında iddianame konusu taşınmazı şirket borçları nedeniyle sattığını beyan etmesine rağmen bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmaması ve iddianameye konu taşınmazın devrine ilişkin Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan Tapu İptal ve Tescil davası suretinin dosya arasına alınmaması karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; katılanlara ait şirketin ticari defterleri temin edilerek sanık ...'ın taşınmazın satışıyla tahsil ettiği 60.000 TL'nin şirket kayıtlarına intikal edip etmediği, bu para ile şirket borçlarını ödeyip ödemediği konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan Tapu İptal ve Tescil davası suretinin dosya arasına alınarak, sanığın hukuki durumun tayin ve taktiri, suçun sübutu halinde, hükümden sonra 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 2 53... . maddeleri gereği uzlaşma kapsamına alındığı gözetilerek dava dosyasının uzlaştırma bürosuna tevdii ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile sanığın beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
19.01.2026 tarihinde karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 9c6d5ba6a8408957440095343b5ac1d2e12b6ccbc1e3f41ba9da61f249f3d576
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün