KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Yaşlı annenin vekaletle kızlarına pay devrinde ehliyetsizlik, vekaletin kötüye kullanılması ve mirasçıdan mal kaçırma iddiaları.
Mirasçılar, annenin geniş vekaletle iki kızına yapılan düşük bedelli pay satışının ehliyetsizlik, temsil yetkisinin kötüye kullanılması ve mal kaçırma nedeniyle iptalini istemiştir. ATK işlem tarihlerindeki ehliyetin bilinemeyeceğini bildirmiş; mahkeme bu iddianın kanıtlanmadığını kabul etmiştir. Kardeş tanığı annenin bakım nedeniyle, aklı başında ve para alarak devir yaptığını anlatmıştır. Mahkeme mal kaçırma amacı bulunmadığı sonucuna varmış; Yargıtay ret kararını onamıştır. Belirsiz raporun bütün davalarda ehliyeti kesin ispatladığı veya bakımın her devri geçerli kıldığı kabul edilmemiştir.
Kararın sonucu
Ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaasına dayalı tapu iptali talebinin reddini koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
1. Hukuk Dairesi 2026/1758 E. , 2026/6441 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/617 E., 2026/119 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/176 E., 2025/21 K.
Dava; ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; dava konusu taşınmazın tarafların kök murisleri (babaları) ... ...adına kayıtlı iken kök murislerinin vefatı ile intikal işlemi gerçekleştirildiğini ve dava konusu taşınmazın kök muris ... ...mirasçıları adına tescil edildiğini, sonrasında, tarafların ara murisi anne ...'in bir kısım resmi iş ve işlemlerinin gerçekleştirilmesinde, çok yaşlı olması ve okuma-yazma bilmemesi nedeni ile yasal mirasçılarından kızı ...'ın eşi (murisin eniştesi) ...'a 19.04.2017 tarih ve 1331 yevmiye numaralı vekaletname ile adına kayıtlı taşınmazların satımını da kapsayacak şekilde çok geniş yetkiler vermiş olduğunu, bu vekaletname sonrası, murisin 16.10.2020 tarihinde dava konusu taşınmazdaki 2.509,21 m²'lik hissesinin, vekalet verilen ... ... tarafından murisin diğer yasal mirasçılarından mal kaçırmak amacı ile 1/2'sini kızı ...'a, 1/2'lik diğer kısmını ise kızı ... adına vekaleten yolsuz olarak temlik edildiğini, taşınmazın satış bedelinin çok düşük olmasının da bunu doğruladığını, bu durumun tamamen bir muvazaanın ve vekilin temsil yetkisinin kötüye kullanılmasının neticesi olduğunu ileri sürerek satış işleminin iptali ile davacıların miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davacı tarafça söz konusu satış işleminden murisin bilgisi ve muvafakatinin olup olmadığı hususlarının açıklanması gerektiğini, yapılan işlemin bağış değil satış işlemi olduğunu, davacının ısrarla işlemi bağış olarak nitelendirerek yetkisiz temsil olduğunu ileri sürdüğünü, oysa ortada vekaletname ile yapılmış gerçek bir satış işlemi olduğunu, nitekim muris tarafınfan, satış yapılırken oğlu ...e bu tasarrufunu ve satış iradesini açıkça söylediğini, murisin yılın yarısını İstanbul'da davalı ...'ın yanında, diğer yarısını da Trabzon'da diğer davalı ...'ın yanında geçirdiği, engeli ve bazı hastalıkları sebebiyle normal bakımın ötesinde bakım ve ihtimama muhtaç olduğunu, bu bakım ve ihtimamı müvekkillerinin sağladığını, bu bakım nedeniyle yaşadığı minnet üzerine taşınmazı iki kızına sattığını, bunun gerçek bir satış olduğunu, belirtilen bedelin de murise ödendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ATK raporunda murisin vekalet verdiği ya da dava konusu taşınmazın satışının yapıldığı tarihte fiil ehliyetine sahip olup olmadığının bilinemeyeceğinin ifade edilmesi karşısında ehliyetsizliğinin ispatlanamadığı, davada tarafların kardeşi...ın, muris annelerinin davalılar kendisine baktığı için aklı başında olduğu halde ve satıştan para alarak dava konusu taşınmazı devrettiğine dair beyanda bulunduğu, murisin mal kaçırma niyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davacılardan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 77bf9b61eb3e94dbcf0134718d77563a2591b861dc5b651051df76ec1ac0fe20
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün