Artırımın Hukuki Dayanağı Değişti
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, alacak davalarında miktarın artırılması bakımından iki önemli değişiklik yaptı: HMK 107 yürürlükten kaldırıldı ve kısmi davayı düzenleyen HMK 109’a dördüncü fıkra eklendi. Yeni hükme göre, alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği durumda talep konusu aynı davada bir defa olmak üzere tahkikat sona erinceye kadar, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan artırılabilir. Artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Bu nedenle “talep artırımı yalnız belirsiz alacak davasına özgüdür” veya “kısmi davada artan miktar için zamanaşımı her zaman ıslah tarihinde kesilir” açıklamaları güncel hukukta genel kural olarak kullanılamaz. Dava türü, açılış tarihi, artırım tarihi ve önceki usul işlemleri birlikte değerlendirilmelidir.
Üç Farklı İşlem
Yeni HMK 109/4 uyarınca artırım: Kısmi dava konusu yapılan alacağın miktarı, aynı dava içinde bir defa artırılır. Tahkikatın sona ermemiş olması gerekir. Kanunun tanıdığı bu yetkinin kullanılması için karşı tarafın açık rızasına veya yalnız miktar artırımını sağlayacak bir ıslah işlemine ihtiyaç duyulmaz.
Geçiş hükmüyle korunan eski HMK 107 uyarınca talep belirleme: 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski madde uygulanmaya devam eder. Bu dosyadaki miktar belirleme işlemi, yeni açılan kısmi davanın artırımıyla aynı kuruma dönüşmez. Mahkemenin verdiği süre ve eski hükmün koşulları dikkate alınır.
HMK 176 ve devamı uyarınca ıslah: Tarafın yaptığı usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesine yarar. Yalnız alacak miktarının artırılmasından daha geniş bir alanı vardır. Yeni HMK 109/4, ıslah kurumunu kaldırmamıştır; fakat miktar artırımının artık hangi özel kurala dayandığını açıkça göstermeyi gerekli kılmıştır.
Islahın Kapsamı ve Sınırları
HMK 176/1’deki temel kural şöyledir:
“Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.”
TBMM 6100 sayılı Kanun kabul metni, HMK 176/1. Islah aynı tarafça kural olarak bir defa ve tahkikat sona erinceye kadar kullanılabilir. Islahın başka usul kurumlarının yerine geçip geçemeyeceği, düzeltilecek işlemin niteliğine göre belirlenir.
Yalnızca alacak tutarı artırılacaksa önce yeni HMK 109/4’ün uygulanabilirliği incelenmelidir. Dava sebebi, vakıa, talebin hukuki sonucu veya taraflar değiştirilecekse bunların her biri için ilgili usul kuralı belirlenmelidir. Başka bir alacak kalemini eklemek ile aynı alacağın tutarını artırmak aynı işlem değildir. Dilekçeye “artırım” veya “ıslah” başlığı yazılması tek başına hukuki niteliği belirlemez.
Yeni HMK 109/4’teki bir defalık artırım hakkı ile HMK 176’daki bir defalık ıslah hakkı farklı düzenlemelerdir. Bu iki hakkın aynı dosyada hangi kapsamda kullanılabileceği, daha önce yapılan işlemler ve değiştirilmek istenen talep üzerinden açıklanmalıdır. Yeni artırım hakkı, sınırsız sayıda talep değiştirme imkânı olarak yorumlanmamalıdır.
Zamanaşımında Dava Tarihinin Etkisi
HMK 109/4 koşullarına uygun artırımda artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır. Örneğin aynı alacağın 50.000 TL’lik bölümü dava edilmiş, tahkikat sırasında bu miktar usulüne uygun şekilde 150.000 TL’ye çıkarılmışsa, yeni hüküm kapsamındaki ek 100.000 TL bakımından da dava tarihi esas alınır. Bu örnek, alacağın maddi hukuk bakımından doğduğunu veya tamamının ispatlandığını göstermez; yalnız usul hükmünün zaman bakımından etkisini açıklar.
Davadan önce zamanaşımına uğramış bir alacak, bu kural sayesinde yeniden talep edilebilir hâle gelmez. Önce muacceliyet ve zamanaşımı başlangıcı, uygulanacak süre, durma ve kesilme sebepleri belirlenir. Arabuluculuk başvuru ve son tutanak tarihleri de ilgili durma hükmü bakımından kaydedilir. Sonra dava tarihi ve artırımın yeni hükmün kapsamına girip girmediği incelenir.
Karşı tarafın zamanaşımı savunması da somutlaştırılmalıdır. Savunmanın dava tarihinden önce dolan süreye mi, artırımın başka bir alacağa ilişkin olduğuna mı, yoksa yeni hükmün uygulanamayacağı bir tamamlanmış işleme mi dayandığı açıklanmalıdır. Yalnız “ıslah zamanaşımına uğramıştır” demek, farklı ihtimalleri tek başlıkta bırakır.
Derdest Dosyada Geçiş Sorunu
7589 sayılı Kanun’un geçici 1/10. maddesi, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski HMK 107’nin uygulanacağını açıkça düzenler. Bu koruma, dava açıldığı tarihte bulunmayan hukuki yararı sonradan yaratmaz; eski dosyanın kendi şartları yine incelenir.
Yeni HMK 109/4’ün devam eden kısmi davadaki sonraki işlemlere etkisi, HMK 448’in usul hükümlerinin derhâl uygulanması ve tamamlanmış işlemlerin korunması kuralıyla birlikte ele alınmalıdır. Önceden kesinleşmiş hüküm veya tamamlanmış artırım işlemi yeni kanunla kendiliğinden ortadan kalkmaz. Tahkikatın sona erip ermediği ve dosyanın kanun yolu aşamasında bulunup bulunmadığı, işlem yapılmadan önce belirlenmelidir.
Bozma Sonrası Islah
Bozmadan sonra dosyaya dönülmüş olması tek başına her türlü ıslahın mümkün olduğu anlamına gelmez. HMK 177’deki koşullar, yeniden tahkikat işlemi yapılıp yapılmadığı, bozmanın kapsamı ve usuli kazanılmış hak birlikte değerlendirilmelidir. Islahın, bozma kararına uyulmakla ortaya çıkan hukuki durumu ortadan kaldırmak için kullanılmaması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 9 Nisan 2025 tarihli E.2024/7682, K.2025/3456 sayılı kararının ilgili pasajı şöyledir:
“bozma sonrası yapılan yargılamada tahkikat işlemi yapıldığına göre taraflarca ıslah talebinde bulunulması mümkündür.”
Kararın resmî tam metin bağlantısı. Karar boşanmaya bağlı maddi tazminat talebinin bozma sonrasında artırılmasıyla ilgilidir; kayıtlı sonuç kısmi bozma ve kısmi onamadır. 2025 tarihli bu karar, yeni HMK 109/4’ün yorumunu içermez. Eski kararın ıslah ve tahkikat değerlendirmesi korunurken, yeni kısmi dava artırımına ilişkin sonuç ayrıca güncel kanundan çıkarılmalıdır.
Faiz, Harç ve Talep Sonucu
Artırım dilekçesinde ilk talep, artırılan bölüm ve yeni toplam ayrı gösterilmelidir. Birden fazla alacakta her kalem için ayrı hesap yapılmalıdır. Brüt ve net tutar, dönem, kısmi ödeme, mahsup ve daha önce hükme bağlanan miktar açık olmalıdır. Artan miktara ilişkin harç tamamlanmalı ve dilekçe karşı tarafa bildirilmelidir.
Zamanaşımının dava tarihinde kesilmesi ile temerrüt ve faiz başlangıcı farklı sorunlardır. Faiz türü ve başlangıcı; alacağın niteliği, ihtar, özel kanun ve talebin kapsamına göre belirlenir. Yeni HMK 109/4, bütün artırılan alacaklara aynı faiz başlangıcını getiren bir hüküm değildir.
Doktrinin Tarihsel Katkısı
Okan Gündüz’ün “Islahla Dava Değerinin Artırılması Sonucunda Ortaya Çıkan Bazı Hukuki Meseleler” başlıklı çalışması, Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi, 2017, S.1, s.193–214’te yayımlanmıştır. Eser harç, faiz, ıslahın tekliği ve eski dava türleri ayrımını değerlendirmek için yararlıdır. Bununla birlikte yayımlandığı dönemde bulunmayan yeni HMK 109/4’ün zamanaşımı sonucunu açıklayan güncel kaynak olarak kullanılamaz.
İşlemden Önce Son Kontrol
- Dava ve önceki artırım veya ıslah tarihlerini belirleyin.
- Kullanılacak yolun yeni HMK 109/4, korunan eski HMK 107 veya HMK 176 ve devamı olduğunu açıkça yazın.
- Tahkikatın devam ettiğini ve işlemin önceki usul işlemleriyle ilişkisini kontrol edin.
- Zamanaşımını önce dava tarihine kadar, sonra artırımın etkisi bakımından hesaplayın.
- Artırım cetveli, harç, faiz talebi ve bildirim işlemlerini tamamlayın.
Kaynakça ve Resmî Dayanaklar
7589 sayılı Kanun: HMK 107’nin kaldırılması, HMK 109/4, geçici m.1/10 ve yürürlük. TBMM kanun kaydı ve 31 Temmuz 2026 yayım bilgisi.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
