Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözümü

Adli Tatilde Görülecek Hukuk Davaları ve Sürelerin Uzaması

Adli Tatilde Görülecek Hukuk Davaları ve Sürelerin Uzaması; Adli tatilde kanunda sayılan ivedi hukuk işleri görülmeye devam eder; adli tatile tabi olup son günü tatil dönemine rastlayan kanuni süreler ise ayrıca karar gerekmeksizin tatilin bitiminden sonraki kanuni uzama gününe taşınır. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

Sorumlu yazarAv. Ali Armağan KILIÇ
Yayın tarihi
Son güncelleme
Okuma süresi3.384 kelime · 16 dk

Kapsam

Adli Tatilde Görülecek Hukuk Davaları ve Sürelerin Uzaması yönünden başvurunun usul hukuku içindeki amacı, görevli mahkeme, taraf ve hukuki yarar, yapılması istenen işlem, karşı tarafın dinlenilmesi, özel süre ve verilecek kararın sonraki yargılamaya etkisi birlikte ele alınır. Adli tatilde kanunda sayılan ivedi hukuk işleri görülmeye devam eder; adli tatile tabi olup son günü tatil dönemine rastlayan kanuni süreler ise ayrıca karar gerekmeksizin tatilin bitiminden sonraki kanuni uzama gününe taşınır. Sonuca giderken işlemin adı değil gerçek hukuki niteliği, tarafların sıfatı ve korunan menfaat belirleyicidir.

Bu çalışma, adli tatilde görülecek hukuk davaları ve sürelerin uzaması konusunda 25 Ekim 2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır. Kaynakça, Mevzuat Bilgi Sistemi ile resmî karar ve kurum sayfalarına yönelir. Doğrudan resmî tam metni bulunmayan bir kayıt belirli esas-karar numarasıyla emsal gibi sunulmamış; veri tabanı bağlantıları güncel içtihadın somut dosya üzerinden yeniden araştırılması için verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan metin ayrıca kontrol edilmelidir.

Usul İşleminin Amacı ve İnceleme Sınırı

İncelemenin ilk ölçütü “adli tatilde kanunda sayılan ivedi hukuk işleri görülmeye devam eder; adli tatile tabi olup son günü tatil dönemine rastlayan kanuni süreler ise ayrıca karar gerekmeksizin tatilin bitiminden sonraki kanuni uzama gününe taşınır” kuralıdır. Adli tatil bütün mahkemeleri ve bütün süreleri durdurmaz; işin kanundaki istisna listesinde bulunması, hâkimin ivedilik kararı, tarafların anlaşması, icra ve tahkim gibi özel rejimler, maddi hukuk süresi ve süre türü ayrı incelenmelidir. Ayrıca “dava ve talep dilekçesi, uyuşmazlık türü, tebliğ belgesi, uets kayıtları, süre hesap cetveli, ivedilik kararı, duruşma zaptı, tarafların tatilde görülmeye rızası, adli tatil takvimi, özel kanun ve kanun yolu evrakı hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır” yaklaşımının somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, özel hüküm ve dosya belgeleri üzerinden sınanmalıdır.

Adli Tatilde Görülecek Hukuk Davaları ve Sürelerin Uzaması bakımından maddi hukuk hakkın doğup doğmadığını; usul hukuku ise bu hakkın hangi merci önünde, hangi sürede ve hangi delille korunacağını belirler. Hakimin hukuku kendiliğinden uygulaması, tarafın vakıaları ve talep sonucunu açıkça ortaya koyma yükünü ortadan kaldırmaz. Bu nedenle olay kronolojisi, her çekişmeli vakıanın karşısında dayanak belge ve hukuki sonuç bulunacak şekilde hazırlanmalıdır.

Resmî Mevzuat Haritası

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.102-104

Adli tatilde görülecek hukuk davaları ve sürelerin uzaması kapsamında m.102-104 hükümleri adli tatil, görülecek işler ve süre uzaması bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve İcra ve İflas Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.

2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu: m.51 ve 330

Adli tatilde görülecek hukuk davaları ve sürelerin uzaması kapsamında m.51 ve 330 hükümleri icra işlemleri ve tatil ilişkisi bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Tebligat Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.

7201 Sayılı Tebligat Kanunu: m.7/A ve 10-32

Adli tatilde görülecek hukuk davaları ve sürelerin uzaması kapsamında m.7/A ve 10-32 hükümleri tebliğ tarihi ve süre hesabı bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.

Başvuru Koşulları ve Mahkemenin Yetkisi

Adli tatilde kanunda sayılan ivedi hukuk işleri görülmeye devam eder; adli tatile tabi olup son günü tatil dönemine rastlayan kanuni süreler ise ayrıca karar gerekmeksizin tatilin bitiminden sonraki kanuni uzama gününe taşınır.

Bu kuralın olayda karşılık bulması için dava ve talep dilekçesi, uyuşmazlık türü, tebliğ belgesi, UETS kayıtları, süre hesap cetveli, ivedilik kararı, duruşma zaptı, tarafların tatilde görülmeye rızası, adli tatil takvimi, özel kanun ve kanun yolu evrakı ile maddi vakıa arasında açık bağ kurulmalıdır. “Adalet Bakanlığı adli tatilde sürelerin uzaması resmî kayıtları yönünden adli tatilde kanunda sayılan ivedi hukuk işleri görülmeye devam eder; adli tatile tabi olup son günü tatil dönemine rastlayan kanuni süreler ise ayrıca karar gerekmeksizin tatilin bitiminden sonraki kanuni uzama gününe taşınır” değerlendirmesi, ilgili usul adımındaki kayıtlarla doğrulanmadıkça soyut kabul olarak bırakılamaz.

Adli tatil bütün mahkemeleri ve bütün süreleri durdurmaz; işin kanundaki istisna listesinde bulunması, hâkimin ivedilik kararı, tarafların anlaşması, icra ve tahkim gibi özel rejimler, maddi hukuk süresi ve süre türü ayrı incelenmelidir.

“Yargıtay adli tatilde sürelerin uzaması emsal taraması yönünden adli tatil bütün mahkemeleri ve bütün süreleri durdurmaz; işin kanundaki istisna listesinde bulunması, hâkimin ivedilik kararı, tarafların anlaşması, icra ve tahkim gibi özel rejimler, maddi hukuk süresi ve süre türü ayrı incelenmelidir” ölçütünün değerlendirilmesinde belirleyici nokta, taraf anlatısından çok somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi ile ortaya çıkan fiilî durumdur. Usul planı kurulurken kuralın istisnası ve somut uyuşmazlıkta olay tarihindeki metin yerine yalnız güncel veya ikincil bir özete dayanmak savunması da ayrıca incelenmelidir.

Dava ve talep dilekçesi, uyuşmazlık türü, tebliğ belgesi, UETS kayıtları, süre hesap cetveli, ivedilik kararı, duruşma zaptı, tarafların tatilde görülmeye rızası, adli tatil takvimi, özel kanun ve kanun yolu evrakı hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır.

Resmî Gazete adli tatilde sürelerin uzaması yürürlük denetimi yönünden dava ve talep dilekçesi, uyuşmazlık türü, tebliğ belgesi, UETS kayıtları, süre hesap cetveli, ivedilik kararı, duruşma zaptı, tarafların tatilde görülmeye rızası, adli tatil takvimi, özel kanun ve kanun yolu evrakı hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır. Bu ölçüt özellikle tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar üzerinden sınanır. Çekişmeli her vakıanın karşısına ispat yükünü taşıyan taraf ile dayanak delilin yazılması tamamlanmadan sonuca gidilmesi, maddi vakıa, hukuki nitelendirme, delil ve talep sonucunu aynı belirsiz anlatım içinde bırakmak ihtimalini güçlendirebilir.

İşlemle Bağlantılı Belge ve Kayıtlar

Dava ve talep dilekçesi, uyuşmazlık türü, tebliğ belgesi, UETS kayıtları, süre hesap cetveli, ivedilik kararı, duruşma zaptı, tarafların tatilde görülmeye rızası, adli tatil takvimi, özel kanun ve kanun yolu evrakı.

Bu delil öncelikle “adli tatilde kanunda sayılan ivedi hukuk işleri görülmeye devam eder; adli tatile tabi olup son günü tatil dönemine rastlayan kanuni süreler ise ayrıca karar gerekmeksizin tatilin bitiminden sonraki kanuni uzama gününe taşınır” iddiasını sınamak için kullanılır. “Adalet Bakanlığı adli tatilde sürelerin uzaması resmî kayıtları yönünden dava ve talep dilekçesi, uyuşmazlık türü, tebliğ belgesi, UETS kayıtları, süre hesap cetveli, ivedilik kararı, duruşma zaptı, tarafların tatilde görülmeye rızası, adli tatil takvimi, özel kanun ve kanun yolu evrakı” tek başına bütün uyuşmazlığı değil, bağlı olduğu çekişmeli vakıayı kanıtlayabilir.

Somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi.

“Yargıtay adli tatilde sürelerin uzaması emsal taraması yönünden somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi” değerlendirilirken kaydın kim tarafından, hangi amaçla ve ne zaman oluşturulduğu açıklanmalıdır. İlgili usul adımı yürütülürken somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi ile çelişen kayıtlar da dosyaya getirtilmelidir.

Tebliğ, Başvuru, Teslim, Ödeme ve Elektronik Gönderim Tarihlerini Gösteren Resmî Kayıtlar.

“Resmî Gazete adli tatilde sürelerin uzaması yürürlük denetimi yönünden tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar” kaydı, “dava ve talep dilekçesi, uyuşmazlık türü, tebliğ belgesi, UETS kayıtları, süre hesap cetveli, ivedilik kararı, duruşma zaptı, tarafların tatilde görülmeye rızası, adli tatil takvimi, özel kanun ve kanun yolu evrakı hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır” ölçütünün ispat alanına girer. Kaydın kişi, işlem ve tarih bağlantısı kurulmalı; özgünlük ve bütünlük karşı kayıtlarla sınanmalıdır.

Görevli Mahkeme ve İzlenecek Usul

İşi HMK'daki adli tatilde görülen işler listesi ve özel kanunla eşleştirip sürenin kanuni mi hâkim tarafından verilen mi, usul mü maddi hukuk mu olduğunu belirleyerek gün gün hesaplamak.

“Adalet Bakanlığı adli tatilde sürelerin uzaması resmî kayıtları yönünden işi HMK'daki adli tatilde görülen işler listesi ve özel kanunla eşleştirip sürenin kanuni mi hâkim tarafından verilen mi, usul mü maddi hukuk mu olduğunu belirleyerek gün gün hesaplamak” aşamasında usul işleminin kanuni amacı, görevli mahkeme, hukuki yarar ve dayanak kayıtlar birlikte denetlenmelidir. İstenen işlem esası peşinen çözecek ölçüde genişletilmemelidir.

Görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde dava şartı veya zorunlu ön başvurunun ayrı ayrı doğrulanması.

“Yargıtay adli tatilde sürelerin uzaması emsal taraması yönünden görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde dava şartı veya zorunlu ön başvurunun ayrı ayrı doğrulanması” aşamasında usul işleminin kanuni amacı, görevli mahkeme, hukuki yarar ve dayanak kayıtlar birlikte denetlenmelidir. İstenen işlem esası peşinen çözecek ölçüde genişletilmemelidir.

Çekişmeli Her Vakıanın Karşısına İspat Yükünü Taşıyan Taraf ile Dayanak Delilin Yazılması.

“Resmî Gazete adli tatilde sürelerin uzaması yürürlük denetimi yönünden çekişmeli her vakıanın karşısına ispat yükünü taşıyan taraf ile dayanak delilin yazılması” aşamasında usul işleminin kanuni amacı, görevli mahkeme, hukuki yarar ve dayanak kayıtlar birlikte denetlenmelidir. İstenen işlem esası peşinen çözecek ölçüde genişletilmemelidir.

Özel Süre, Tebligat ve Hak Kaybı

Her yıl adli tatilin başlangıç ve bitiş günleri esas alınmalı; tatil sonuna rastlamayan, hâkimce verilen veya maddi hukuka ilişkin sürelerde otomatik uzama varsayılmamalıdır.

“Adalet Bakanlığı adli tatilde sürelerin uzaması resmî kayıtları yönünden her yıl adli tatilin başlangıç ve bitiş günleri esas alınmalı; tatil sonuna rastlamayan, hâkimce verilen veya maddi hukuka ilişkin sürelerde otomatik uzama varsayılmamalıdır” takvim kuralında önce süreyi başlatan belge tespit edilmelidir. İşi HMK'daki adli tatilde görülen işler listesi ve özel kanunla eşleştirip sürenin kanuni mi hâkim tarafından verilen mi, usul mü maddi hukuk mu olduğunu belirleyerek gün gün hesaplamak yapılırken zamanaşımı, hak düşürücü süre ve usul süresi birbirine karıştırılmamalıdır.

Tebliğ, öğrenme, ilan, ödeme ve elektronik erişim tarihlerinden hangisinin süreyi başlattığı ilgili özel hükümle eşleştirilmeli; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve kanun yolu süresi birbirine karıştırılmamalıdır.

“Yargıtay adli tatilde sürelerin uzaması emsal taraması yönünden tebliğ, öğrenme, ilan, ödeme ve elektronik erişim tarihlerinden hangisinin süreyi başlattığı ilgili özel hükümle eşleştirilmeli; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve kanun yolu süresi birbirine karıştırılmamalıdır” uyarısının uygulanması, başlangıç ve son günün ayrı ayrı hesaplanmasını gerektirir. Elektronik gönderim, tebligat ve başvuru alındıları dosyada korunmalıdır.

İstenen Usul İşleminin Açıkça Kurulması

İşin adli tatilde görülmesi veya bırakılması, sürenin korunmuş sayılması, eski hâle getirme koşullarının değerlendirilmesi, usulsüz kesinleşmenin kaldırılması, ara kararın düzeltilmesi ve gider.

“Adalet Bakanlığı adli tatilde sürelerin uzaması resmî kayıtları yönünden işin adli tatilde görülmesi veya bırakılması, sürenin korunmuş sayılması, eski hâle getirme koşullarının değerlendirilmesi, usulsüz kesinleşmenin kaldırılması, ara kararın düzeltilmesi ve gider” istemi, usul işleminin amacı, kapsamı ve dava ve talep dilekçesi, uyuşmazlık türü, tebliğ belgesi, UETS kayıtları, süre hesap cetveli, ivedilik kararı, duruşma zaptı, tarafların tatilde görülmeye rızası, adli tatil takvimi, özel kanun ve kanun yolu evrakı ile ilişkilendirilmelidir. Kararın hangi belge, vakıa veya işlem hakkında ve ne şekilde uygulanacağı tereddütsüz gösterilmelidir.

Bu Usul Meselesi Bakımından Somut Tehlikeyle Sınırlı ve İnfazı Mümkün Geçici Hukuki Koruma.

“Yargıtay adli tatilde sürelerin uzaması emsal taraması yönünden bu usul meselesi bakımından somut tehlikeyle sınırlı ve infazı mümkün geçici hukuki koruma” istemi, usul işleminin amacı, kapsamı ve somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi ile ilişkilendirilmelidir. Kararın hangi belge, vakıa veya işlem hakkında ve ne şekilde uygulanacağı tereddütsüz gösterilmelidir.

Asıl talebe bağlı faiz, tazminat, gider veya diğer ferilerin her biri için ayrı hukuki dayanak ve başlangıç tarihi.

“Resmî Gazete adli tatilde sürelerin uzaması yürürlük denetimi yönünden asıl talebe bağlı faiz, tazminat, gider veya diğer ferilerin her biri için ayrı hukuki dayanak ve başlangıç tarihi” istemi, usul işleminin amacı, kapsamı ve tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar ile ilişkilendirilmelidir. Kararın hangi belge, vakıa veya işlem hakkında ve ne şekilde uygulanacağı tereddütsüz gösterilmelidir.

Resmî Karar ve Kurum Uygulaması

Adalet Bakanlığı — Adli Tatilde Sürelerin Uzaması Resmî Kayıtları

Resmî karar veya kurum veri tabanı üzerindeki “adli tatilde sürelerin uzaması resmî kayıtları” taraması konuya ilişkin güncel içtihat araştırmasının başlangıç noktasıdır. Belirli bir karar tam metni açılmadan künye veya birebir alıntı kullanılmaz. Araştırma ölçütü şöyledir: bu usul meselesi bakımından adli tatilde kanunda sayılan ivedi hukuk işleri görülmeye devam eder; adli tatile tabi olup son günü tatil dönemine rastlayan kanuni süreler ise ayrıca karar gerekmeksizin tatilin bitiminden sonraki kanuni uzama gününe taşınır yaklaşımı; görev, süre, ispat ve uygulanabilir sonuçla birlikte sınanmalıdır.

Yargıtay — Adli Tatilde Sürelerin Uzaması Emsal Taraması

Resmî karar veya kurum veri tabanı üzerindeki “adli tatilde sürelerin uzaması emsal taraması” taraması konuya ilişkin güncel içtihat araştırmasının başlangıç noktasıdır. Belirli bir karar tam metni açılmadan künye veya birebir alıntı kullanılmaz. Araştırma ölçütü şöyledir: bu usul meselesi içtihat araştırmasında lehe kararlarla yetinilmemeli; adli tatil bütün mahkemeleri ve bütün süreleri durdurmaz; işin kanundaki istisna listesinde bulunması, hâkimin ivedilik kararı, tarafların anlaşması, icra ve tahkim gibi özel rejimler, maddi hukuk süresi ve süre türü ayrı incelenmelidir savunmasının kabul edildiği maddi olaylar da karşılaştırılmalıdır.

Resmî Gazete — Adli Tatilde Sürelerin Uzaması Yürürlük Denetimi

Resmî karar veya kurum veri tabanı üzerindeki “adli tatilde sürelerin uzaması yürürlük denetimi” taraması konuya ilişkin güncel içtihat araştırmasının başlangıç noktasıdır. Belirli bir karar tam metni açılmadan künye veya birebir alıntı kullanılmaz. Araştırma ölçütü şöyledir: bu usul meselesi için olay tarihinde ve son hukuki kontrol tarihinde yürürlükte bulunan metinler ile geçiş hükümleri ayrı ayrı kontrol edilmelidir.

Hukuki Yarar, Kapsam ve Usul Hatası Riskleri

Adli tatili bütün dava ve başvuru sürelerini iki ay durduran genel bir askı dönemi saymak veya idari ve adli yargıdaki süre rejimlerini birbirine karıştırmak.

Bu risk, karşı tarafın en güçlü savunmalarından biri olarak ele alınmalıdır: “Adalet Bakanlığı adli tatilde sürelerin uzaması resmî kayıtları yönünden adli tatili bütün dava ve başvuru sürelerini iki ay durduran genel bir askı dönemi saymak veya idari ve adli yargıdaki süre rejimlerini birbirine karıştırmak”. Bu savunmaya verilecek cevap, dava ve talep dilekçesi, uyuşmazlık türü, tebliğ belgesi, UETS kayıtları, süre hesap cetveli, ivedilik kararı, duruşma zaptı, tarafların tatilde görülmeye rızası, adli tatil takvimi, özel kanun ve kanun yolu evrakı delili ve “Adli tatilde kanunda sayılan ivedi hukuk işleri görülmeye devam eder; adli tatile tabi olup son günü tatil dönemine rastlayan kanuni süreler ise ayrıca karar gerekmeksizin tatilin bitiminden sonraki kanuni uzama gününe taşınır” ölçütü üzerinden somutlaştırılmalıdır.

Somut Uyuşmazlıkta Olay Tarihindeki Metin Yerine Yalnız Güncel veya İkincil Bir Özete Dayanmak.

“Yargıtay adli tatilde sürelerin uzaması emsal taraması yönünden somut uyuşmazlıkta olay tarihindeki metin yerine yalnız güncel veya ikincil bir özete dayanmak” riski gerçekleşirse bu usul meselesi bakımından somut tehlikeyle sınırlı ve infazı mümkün geçici hukuki koruma talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.

Maddi Vakıa, Hukuki Nitelendirme, Delil ve Talep Sonucunu Aynı Belirsiz Anlatım İçinde Bırakmak.

“Resmî Gazete adli tatilde sürelerin uzaması yürürlük denetimi yönünden maddi vakıa, hukuki nitelendirme, delil ve talep sonucunu aynı belirsiz anlatım içinde bırakmak” riski hem maddi hakkı hem başvurunun dinlenebilirliğini zayıflatabilir. Çekişmeli her vakıanın karşısına ispat yükünü taşıyan taraf ile dayanak delilin yazılması aşamasında tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar kontrol edilmeli; eksiklik giderilemiyorsa iddianın kapsamı daraltılmalıdır.

Avukat İçin Dosya Hazırlık Kontrol Listesi

  • dava ve talep dilekçesi, uyuşmazlık türü, tebliğ belgesi, UETS kayıtları, süre hesap cetveli, ivedilik kararı, duruşma zaptı, tarafların tatilde görülmeye rızası, adli tatil takvimi, özel kanun ve kanun yolu evrakı
  • Adli Tatilde Görülecek Hukuk Davaları ve Sürelerin Uzaması uyuşmazlığına dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi
  • tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar
  • işi HMK'daki adli tatilde görülen işler listesi ve özel kanunla eşleştirip sürenin kanuni mi hâkim tarafından verilen mi, usul mü maddi hukuk mu olduğunu belirleyerek gün gün hesaplamak
  • görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde dava şartı veya zorunlu ön başvurunun ayrı ayrı doğrulanması
  • çekişmeli her vakıanın karşısına ispat yükünü taşıyan taraf ile dayanak delilin yazılması
  • Süre çizelgesinde Her yıl adli tatilin başlangıç ve bitiş günleri esas alınmalı; tatil sonuna rastlamayan, hâkimce verilen veya maddi hukuka ilişkin sürelerde otomatik uzama varsayılmamalıdır. Tebliğ, öğrenme, ilan, ödeme ve elektronik erişim tarihlerinden hangisinin süreyi başlattığı ilgili özel hükümle eşleştirilmeli; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve kanun yolu süresi birbirine karıştırılmamalıdır.

Sık Sorulan Uygulama Soruları

Adli Tatilde Görülecek Hukuk Davaları ve Sürelerin Uzaması Bakımından İlk Usul Adımı Hangisidir?

İşi HMK'daki adli tatilde görülen işler listesi ve özel kanunla eşleştirip sürenin kanuni mi hâkim tarafından verilen mi, usul mü maddi hukuk mu olduğunu belirleyerek gün gün hesaplamak; görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde dava şartı veya zorunlu ön başvurunun ayrı ayrı doğrulanması; çekişmeli her vakıanın karşısına ispat yükünü taşıyan taraf ile dayanak delilin yazılması. Usul işleminin amacı, görevli mahkeme, hukuki yarar, karşı tarafın dinlenilmesi ve kararın sonraki yargılamaya etkisi ayrı ayrı doğrulanmalıdır.

Adli tatilde görülecek hukuk davaları ve sürelerin uzaması bakımından süre çizelgesi hangi tarihler esas alınarak hazırlanmalıdır?

Her yıl adli tatilin başlangıç ve bitiş günleri esas alınmalı; tatil sonuna rastlamayan, hâkimce verilen veya maddi hukuka ilişkin sürelerde otomatik uzama varsayılmamalıdır. Tebliğ, öğrenme, ilan, ödeme ve elektronik erişim tarihlerinden hangisinin süreyi başlattığı ilgili özel hükümle eşleştirilmeli; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve kanun yolu süresi birbirine karıştırılmamalıdır.

İşin adli tatilde görülmesi veya bırakılması, sürenin korunmuş sayılması, eski hâle getirme koşullarının değerlendirilmesi, usulsüz kesinleşmenin kaldırılması, ara kararın düzeltilmesi ve gider ile diğer istemler nasıl ayrılır?

İşin adli tatilde görülmesi veya bırakılması, sürenin korunmuş sayılması, eski hâle getirme koşullarının değerlendirilmesi, usulsüz kesinleşmenin kaldırılması, ara kararın düzeltilmesi ve gider, bu usul meselesi bakımından somut tehlikeyle sınırlı ve infazı mümkün geçici hukuki koruma, asıl talebe bağlı faiz, tazminat, gider veya diğer ferilerin her biri için ayrı hukuki dayanak ve başlangıç tarihi usul işleminin amacıyla sınırlı kurulmalıdır. Esas hakkındaki hüküm, para alacağı veya faiz sonucu kendiliğinden bu başvurunun parçası sayılmamalıdır.

Sonuç

Bu usul meselesi bakımından güvenilir sonuç, tek belgeye veya soyut bir karar özetine dayanmaz. “Adli Tatilde Görülecek Hukuk Davaları ve Sürelerin Uzaması bakımından hak kaybını önlemek için hangi tarihler, usul işlemleri ve talep sonuçları dosyanın başında netleştirilmelidir” sorusu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ile olay tarihindeki resmî uygulama birlikte değerlendirilerek cevaplanır. Adli tatilde kanunda sayılan ivedi hukuk işleri görülmeye devam eder; adli tatile tabi olup son günü tatil dönemine rastlayan kanuni süreler ise ayrıca karar gerekmeksizin tatilin bitiminden sonraki kanuni uzama gününe taşınır.

Dosyanın ilk önceliği işi HMK'daki adli tatilde görülen işler listesi ve özel kanunla eşleştirip sürenin kanuni mi hâkim tarafından verilen mi, usul mü maddi hukuk mu olduğunu belirleyerek gün gün hesaplamak, delil omurgası ise dava ve talep dilekçesi, uyuşmazlık türü, tebliğ belgesi, UETS kayıtları, süre hesap cetveli, ivedilik kararı, duruşma zaptı, tarafların tatilde görülmeye rızası, adli tatil takvimi, özel kanun ve kanun yolu evrakı ile Adli Tatilde Görülecek Hukuk Davaları ve Sürelerin Uzaması uyuşmazlığına dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi arasındaki doğrulamadır. Takvimdeki ilk uyarı şudur: Her yıl adli tatilin başlangıç ve bitiş günleri esas alınmalı; tatil sonuna rastlamayan, hâkimce verilen veya maddi hukuka ilişkin sürelerde otomatik uzama varsayılmamalıdır. İşin adli tatilde görülmesi veya bırakılması, sürenin korunmuş sayılması, eski hâle getirme koşullarının değerlendirilmesi, usulsüz kesinleşmenin kaldırılması, ara kararın düzeltilmesi ve gider talebi açık ve uygulanabilir kurulmalı; adli tatili bütün dava ve başvuru sürelerini iki ay durduran genel bir askı dönemi saymak veya idari ve adli yargıdaki süre rejimlerini birbirine karıştırmak riski başvuru yapılmadan önce giderilmelidir.

Kaynakça ve Karar Doğrulaması

Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözümü7 mevzuat, içtihat ve doktrin bağlantısıYayın ilkelerimiz
Adli Tatilde Görülecek Hukuk Davaları ve Sürelerin Uzaması konulu makale görseli
Makale görseli
AYNI ALANDA
Arabuluculuk ve Uyuşmazlık ÇözümüHâkimin Reddi Talebinin Kötüye Kullanılması ve Disiplin Para Cezası

Hâkimin Reddi Talebinin Kötüye Kullanılması ve Disiplin Para Cezası; Hâkimin reddi talebi tarafsızlığa ilişkin somut ve kanuni sebebe dayanmalıdır; talep esas hükmü geciktirmek amacıyla, tekraren veya kabul edilebilir delil olmadan kötüye kullanılırsa ret yanında disiplin para cezası uygulanabilir. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →
Arabuluculuk ve Uyuşmazlık ÇözümüFer'î Müdahilin Kanun Yoluna Başvurması ve Hükmün Etkisi

Fer'î Müdahilin Kanun Yoluna Başvurması ve Hükmün Etkisi; Fer'î müdahil yanında katıldığı tarafın yardımcısıdır; tarafın usul işlemleriyle çelişmemek kaydıyla savunma ve delil sunabilir, ancak asıl taraf kanun yoluna başvurmadığında kural olarak tek başına hükmü istinaf veya temyize götüremez. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →
Arabuluculuk ve Uyuşmazlık ÇözümüDosyanın İşlemden Kaldırılması, Yenilenmesi ve Açılmamış Sayılması

Dosyanın İşlemden Kaldırılması, Yenilenmesi ve Açılmamış Sayılması; Usulüne uygun çağrıya rağmen tarafların duruşmaya gelmemesi veya takip iradesini göstermemesi halinde dosya işlemden kaldırılabilir; kanuni süre içinde yenilenmeyen ya da ikinci kez takipsiz bırakılan dava açılmamış sayılarak usuli sonuçları geriye etkili biçimde ortadan kalkar. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →