Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 10. Ceza Dairesi
TCK 191 tedavi yükümlülüğünde ilk uyarı doğrudan 21/2 ile usulsüz tebliğ edilince ısrar koşulunun oluşmaması
- Esas
- 2024/3559 E.
- Karar
- 2025/9117 K.
Editoryal özet: Uyuşturucu kullanma soruşturmasındaki erteleme sonrası tedavi randevularına gidilmediği için iki uyarı ve ardından dava süreci yaşanmıştır. Başsavcılık tebligatları geçerli sayıp durmanın bozulmasını istemiştir. 10. Ceza Dairesi ilk uyarının bilinen son adrese olağan tebliğ denenmeden doğrudan 21/2 uyarınca muhtara verildiğini saptamıştır. Sonraki uyarı elden alınsa da somut dosyada ısrar şartı tamamlanmadığından durma uygun bulunmuş ve kanun yararına bozma reddedilmiştir. Tebliğnamenin aksi görüşü sonuç değildir; karar uyuşturucu suçundan beraat vermemiş, kovuşturma koşulunu incelemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/3613 E., 2025/5538 K.
- Esas
- 2025/3613 E.
- Karar
- 2025/5538 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İlamlı takipte, borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunarak haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kısmen kabulü ile dava konusu mesken niteliğindeki taşınmazın şikayet edenin haline münasip ev alması için gerekli olan 3.750.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere satışının yapılmasına dair hüküm kurulduğu, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Yatırım danışmanlığı sözleşmesine rağmen zarara neden olan yönlendirmenin kanıtlanamaması
- Esas
- 2025/993 E.
- Karar
- 2025/5562 K.
Editoryal özet: VİOP yatırımcısı dövizde yükseliş sırasında aracı kurum çalışanının gerçeğe aykırı açıklamalarla alıştan satışa yönlendirdiğini ve büyük kâr kaybına uğradığını ileri sürmüştür. İlk derece danışmanlık sözleşmesi bulunsa da somut danışma, tavsiye, iradeyi sakatlayan yönlendirme ve zarar bağlantısının ispatlanmadığını kabul ederek davayı reddetmiştir. BAM esastan reddi korunmuş; 11. Hukuk Dairesi hükmü onamıştır. Karar danışmanlık sözleşmesinin her zararı kuruma yüklemeye yetmeyeceğini somut delil değerlendirmesiyle gösterir. Her tavsiyenin sorumsuz olduğu veya yatırımcının bütün riskleri kabul ettiği yönünde genel bir kural kurulmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Uyuşturucu ertelemesinde iki haklı uyarıdan önce ısrar kabul edilememesi ve sonraki kullanımın ayrıca zincirleme artırıma konu olmaması
- Esas
- 2020/471 E.
- Karar
- 2025/335 K.
Editoryal özet: 2014 ertelemesi altında iki rehberlik görüşmesine katılmayan sanığın dosyası tek ihlal uyarısıyla kapatılmış; sonraki uyuşturucu bulundurma olayıyla birlikte zincirleme ceza verilmiştir. CGK iki haklı uyarıya rağmen üçüncü ihlal bulunmadan yükümlülüğe uymamada ısrarın oluşmadığını kabul etmiştir. Bununla birlikte sonraki kullanım/bulundurma ayrı bir ihlal nedeni olup ilk eylemden dava açılmasını sağlar; kendisi ayrıca kovuşturulup TCK 43 artırımına dönüştürülemez. Direnme bozulmuştur. Başlangıç bilgilendirmesi ihlal sonrası haklı uyarıyla aynı değildir; yeni kullanım için de program ihlalindeki üç tekrar koşulu aranmamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/3649 E., 2025/5359 K.
- Esas
- 2025/3649 E.
- Karar
- 2025/5359 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu Salih Kazaz aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, şikayetçi ...'ın icra mahkemesine başvurusunda; taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunduğunu belirterek meskeniyet iddiasına dayalı olarak haczin kaldırılmasını istediği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kısmen kabulüne karar verildiği, şikayetçi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 194/1. maddesi aynen "Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz" hükmünü içermektedir. Yasal bu düzenleme, aile konutunun tapu sicilinde maliki olan borçlunun borcundan dolayı alacaklıların yapacakları bir icra takibi sonucu haczine ve satışına engel teşkil etmemektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 82/1-12. maddesinden faydalanma hakkı sadece tapu maliki takip borçlusuna ait bulunmaktadır. Somut olayda, taşınmaz üzerine şikayetçinin lehine aile konutu şerhi verilmiş bulunması, takipte taraf olmayan şikayetçinin bu şerhe dayanarak haczedilmezlik şikayetinde bulunmasına imkan tanımamaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Restoranı yan dükkana genişletme ihtiyacında tanıklarla ispat ve kanun yararına temyizin reddi
- Esas
- 2025/2622 E.
- Karar
- 2025/4051 K.
Editoryal özet: Kiraya verenler aynı binadaki restoranlarını genişletmek için kiralanan dükkanın tahliyesini istemiştir. Mahkeme başka uygun dükkan bulunmaması ve tanık anlatımlarıyla ihtiyacı kabul etmiştir. Bakanlık defter kayıtları ile iş hacmi ve mevcut alanın yeterliliği incelenmediğinden bozma istemiştir. Daire somut tanık delillerini yeterli bulmuş, ticareti genişletme gereksiniminin zorunlu ihtiyaç olabileceğini belirterek kanun yararına temyizi reddetmiştir. Her genişleme beyanının kendiliğinden tahliye doğurduğu veya ticari kayıtların hiçbir dosyada gerekmeyeceği sonucu çıkarılamaz; somut ispat değerlendirmesi vardır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/4043 E., 2025/5322 K.
- Esas
- 2025/4043 E.
- Karar
- 2025/5322 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Davacı borçlu vekilinin dava dilekçesinde; takip dosyaları üzerinden haczedilen dava konusu haline münasip evin ve çiftçilikle geçimini sağladığı arazilerin haczinin mümkün olmadığını belirterek hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği; davalı alacaklı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, meskeniyet itirazı ile taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/5246 E.
- Karar
- 2025/11747 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Çanakkale Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünce, şahsına ait ve kızı ile birlikte ikamet ettikleri, Çanakkale İli ... Mah. 12 87... Parselde kayıtlı 2/28 arsa paylı, 1. kat 6 numaralı bağımsız bölüme haciz konulduğunu, Kuruma başvurması üzerine rahmetli eşinin sahibi ve müdürü olduğu, halen de kendisinin müdürü bulunduğu, .... iş yeri sicil numaralı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin eşinin sağlığı zamanından günümüze gelen borçlardan dolayı meskenine haciz konulduğunun bildirildiğini, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanun'un 70. maddesi haczedilemeyecek mallar ve haklar arasında borçlunun haline münasip evini de saydığını, Kanunun bu açık düzenlemesi karşısında, şahsına ait ve haline münasip tek mesken olan ve kızı ile birlikte ikamet ettikleri eve haciz konulmasının, hem Kanuna hem de hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini belirterek meskeniyet nedeniyle haczedilemezlik talebinin kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Beş yıllık kira süresi bitmeden açılan ihtiyaç tahliyesinde kanun yararına bozma
- Esas
- 2025/2623 E.
- Karar
- 2025/3930 K.
Editoryal özet: 2020’de beş yıllık kira sözleşmesi yapılmış; kiraya verenler 2023’te kendileri ve çocuklarının ihtiyacı için tahliye istemiştir. Mahkeme başka konut bulunmadığı ve ihtiyacın samimi olduğu gerekçesiyle kabul vermiştir. Daire TBK 350 uyarınca belirli sürenin 2025’te biteceğini ve dava 2023’te erken açıldığından ret gerektiğini açıklamıştır. Dava zamanının resen denetleneceği belirtilmiş; hüküm sonuca etkili olmaksızın kanun yararına bozulmuştur. İhtiyacın gerçekliği ile dava zamanı ayrı koşullardır; kanun yararına bozma taraflar arasındaki kesin hükmü doğrudan değiştirmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Kent Mobilyası Kirasında Yetersiz Ödeme Süresi Nedeniyle Tahliye Reddi ve Kira Alacağının Likitliği
- Esas
- 2024/3471 E.
- Karar
- 2025/3904 K.
Editoryal özet: Reklam amaçlı kent mobilyalarının kirası ödenmeyince itirazın iptali ve tahliye istenmiştir. Kiracı uyarlama davası açıldığını ve döviz kirasının değiştirilmesi gerektiğini savunmuştur. Genel hükümlere tabi kira için ödeme emrindeki yedi gün, gerekli on günlük asgari süreyi karşılamadığından tahliye reddedilmiştir. Kira alacağı raporla belirlenip ödeme kanıtlanmadığı ve alacak likit olduğu için itiraz iptal edilmiştir. Yargıtay esastaki sonucu korumuş; yalnız tahliyenin ayrı harcını ekleyerek düzeltilmiş onama yapmıştır. Uyarlama koşulları hakkında esastan hüküm kurulmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Reklam kent mobilyası kirasında sözleşmesel artış ve eksik ödeme süresiyle tahliyenin reddi
- Esas
- 2024/3474 E.
- Karar
- 2025/3905 K.
Editoryal özet: Reklam amaçlı kent mobilyaları kiracısından kira alacağı ve tahliye istenmiştir. Daire kirayı konut ve çatılı işyeri rejimi dışında görmüş, sözleşmedeki yeniden değerleme artışını ve likit alacağı kabul etmiştir. Ancak ödeme emrinde kanuni asgari süre yerine yedi gün verildiğinden tahliye reddi korunmuştur. Tahliyenin ayrıca harca tabi olması gözden kaçtığı için bu kalem eklenerek ilk derece hükmü düzeltilip onanmıştır. Alacağın tahsil edilebilmesi tahliye şartlarının da yerine geldiği anlamına gelmez; kiralananın türü ve süre veren bildirim ayrıca denetlenmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yeni malikin bir ay içinde ihtarı göndermesinin değil kiracıya tebliğinin aranması
- Esas
- 2025/2624 E.
- Karar
- 2025/3931 K.
Editoryal özet: Yeni malik taşınmazı aralıkta almış, aynı ay ihtar göndermiş fakat kiracıya tebliğ ocakta bir aylık süreden sonra olmuştur. Mahkeme kızın konut ihtiyacını gerçek bulup tahliyeye karar vermiştir. Daire özellikle TBK 351/1 yoluna dayanıldığını belirterek bir ay içinde yalnız gönderimin yeterli olmadığını, tebliğin de gerçekleşmesi gerektiğini açıklamıştır. Bu eksiklik sonradan giderilemez; süre resen denetlenir. Kabul sonuca etkili olmaksızın kanun yararına bozulmuştur. Sözleşme sonuna dayanan alternatif yol ayrı olup davacı somut olarak o yola dayanmamıştır.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
