Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 12. Hukuk Dairesi
Tahliye Takibinde Kiraya Verenlerin Tamamı ve Tapu Paydaşlığı Ayrımı
- Esas
- 2025/6920 E.
- Karar
- 2025/7823 K.
Editoryal özet: Birden çok kişinin kiraya veren olarak imzaladığı sözleşmeye dayalı tahliye takibi bunların yalnız bir kısmı tarafından başlatılmıştır. Bölge adliye mahkemesi tapu kaydındaki pay ve paydaş çoğunluğunu yeterli görmüştür. Daire, kiraya veren sıfatıyla malik sıfatının ayrı olduğunu ve tahliye borcunun bölünemediğini açıklamıştır. Sözleşmedeki kiraya verenlerin tamamının birlikte takip yapması gerektiğini, bu eksikliğin sonradan tahliye incelemesinde giderilemeyeceğini belirtmiştir. Çoğunluğa dayalı ret gerekçesini hatalı bularak kararın bozulmasına hükmetmiştir. Kira sözleşmesine hiç taraf olmayan paydaşlarla sözleşmedeki kiraya verenler karıştırılmamalıdır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Kiracı olmayan eşin aile konutu şikayetinde çoğunluğun ret onaması ve ayrıntılı rıza/üçüncü kişi karşıoyu
- Esas
- 2025/6714 E.
- Karar
- 2025/7775 K.
Editoryal özet: Kiracı olmayan eş, aile konutunda tahliye taahhüdüne rızası bulunmadığını belirterek tahliye işlemini şikayet etmiştir. 12. Hukuk Dairesi çoğunluğu BAM’ın ret sonucunu kısa gerekçeyle onamıştır. Ayrıntılı karşıoy ise TMK 194/TBK 349 korumasının taahhüdü de kapsadığını, eşin İİK 276 kapsamında üçüncü kişi ve hukuki yarar sahibi sayılması gerektiğini savunmuştur. Karşıoy aile konutu tespiti araştırılarak gerekirse aile mahkemesine başvuru imkanının verilmesini ve bozmayı istemiştir. Bu geniş rıza/şikayet gerekçesi çoğunluğun kabul ettiği ilke değildir; yayımlanan kararın bağlayıcı sonucu ret onamasıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Satış Bedeli Düzenlenmeyen Resmî Satış Vaadinde Tescil ve Mirasçıların Kısmi Kabulü
- Esas
- 2025/1424 E.
- Karar
- 2025/5125 K.
Editoryal özet: Mirasçılar, noterde düzenlenmiş eski satış vaadine dayanarak taşınmazların adlarına tescilini istemiştir. Daire, resmî şekle uyulmasının tek başına yeterli olmadığını, sözleşmede satış bedeline ilişkin düzenleme bulunmadığını saptamıştır. Bedel kurucu unsur olduğundan sözleşmeyi geçerli sayarak tescile hükmedilmesini hatalı bulmuştur. Ayrıca elbirliği ortaklığı sürdüğü için mirasçıların bir kısmının kabul beyanının tek başına sonuç doğurmayacağını açıklamıştır. Tapu malikinin soyadıyla muris kaydı arasındaki farklılığın da giderilmesi gerektiğini belirtmiş; kabul hükmünü bozmuştur. Sorun yalnız bedelin ödenip ödenmemesi değil, sözleşmede hiç düzenlenmemesidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Tek Satıcılığın Fiilen Feshinde Haklı Nedenin İspatı ve Yeni Bilirkişi İncelemesi
- Esas
- 2025/2303 E.
- Karar
- 2025/7174 K.
Editoryal özet: Bayi, münhasır satış bölgesinde başka bayiler kurulması ve mal gönderilmesinin durdurulması nedeniyle zarar ve denkleştirme istemiştir. Alt mahkemeler fazla fatura ve güven ilişkisinin bozulması gerekçeleriyle haklı fesih kabul ederek reddetmiştir. Daire, haklı nedenle feshettiğini savunan üreticinin bunu kanıtlama yükü altında olduğunu vurgulamıştır. Her iki tarafın ilgili delilleri toplanmalı, önceki raporlar ve itirazlar yeni bilirkişi heyetince denetlenebilir biçimde incelenmelidir. Eksik araştırmayla verilen ret bu nedenle bozulmuştur. Haksız feshin veya tazminat kalemlerinin kesin kabulü hakkında hüküm kurulmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Haklı Kullanım Kanıtlanamayan Ofiste Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
- Esas
- 2025/1034 E.
- Karar
- 2025/5019 K.
Editoryal özet: Paydaşlar, ofisin rızaları dışında bir şirket tarafından kullanıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve ecrimisil istemiştir. Şirket kira bedeli ödendiğini ve imalat masrafı yaptığını savunmuştur. Mahkeme kullanımın haklı nedene dayanmadığını kabul etmiş; elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve sonraki dönem takibine itirazın iptaline hükmetmiştir. Bilirkişiyle belirlenen ecrimisil likit görülmediğinden icra inkâr tazminatı reddedilmiştir. Yargıtay şirketin temyizini reddederek sonucu onamıştır. Kayyım atanması, malike karşı başlı başına kullanım hakkı sağlayan gerekçe olarak kabul edilmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Mal rejiminde güncel sürüm değeri ve usuli kazanılmış hak sınırı
- Esas
- 2024/6615 E.
- Karar
- 2025/10316 K.
Editoryal özet: Katılma alacağı davasında ilk kararın yalnız davalı tarafından istinaf edilmesinden sonra mahkeme, önceki miktarın davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunu kabul etmiştir. Daire çoğunluğu, tasfiyedeki güncel sürüm değerini esas alan emredici düzenleme nedeniyle bu yönde usuli kazanılmış hak oluşmayacağını belirtmiştir. Davanın belirsiz alacak niteliği ve önceki dilekçenin talep açıklaması olması da gözetilerek davacıya usuli imkan verilmesi ve malların güncel sürüm değerleriyle karar kurulması gerektiğinden hüküm bozulmuştur. Karşı oy, değer güncellense bile önceki miktar sınırının korunmasını savunur. Karar araç ve taşınmazlar hakkındadır; şirket payına özgü değerleme ve iskonto yöntemlerini belirlemez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Mali Hak Devri İçeren Müzik Sözleşmesini Bölerek Beş Yıllık Zamanaşımı Uygulanamaması
- Esas
- 2025/2105 E.
- Karar
- 2025/7070 K.
Editoryal özet: Söz yazarı ve besteci, mali hak devri karşılığında albüm ve tanıtım yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini belirterek cezai şart ve telif talepleri ileri sürmüştür. İlk derece cezai şartı kabul etmiş, BAM ise yapım edimlerini ayrı eser sözleşmesi sayıp beş yıllık zamanaşımıyla davayı reddetmiştir. Yargıtay, sözleşmenin bir bütün olarak FSEK’ten kaynaklandığını belirterek somut olayda TBK m.146’daki on yıllık genel sürenin uygulanması gerektiğini kabul etmiştir. Süre dolmadığı için esas incelenmek üzere bozma yapılmıştır. Cezai şart ve ihlal taleplerinin haklılığı bu temyiz aşamasında kesin olarak hükme bağlanmamıştır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi
Eski TCK 191 Sürecinde Tebliğ Edilmeyen Uyarılar ve HAGB’nin Açıklanması
- Esas
- 2024/14726 E.
- Karar
- 2025/9200 K.
Editoryal özet: 2012 kullanmak için uyuşturucu bulundurma eyleminde tedavi ve denetim sonrası 2014’te HAGB verilmiş, seminere katılmama nedeniyle 2016’da hüküm açıklanmıştır. Yargıtay, HAGB’nin özel geçiş hükmüne yanlış dayandırılmış olmasının sanık lehine bulunduğundan aleyhe bozma yapılamayacağını belirtmiştir. Ardından kendi incelemesinde uyarının usulünce tebliğinin kanıtlanmadığını ve ikinci haklı uyarı bulunmadığını saptamıştır. Bu nedenle ısrar oluşmadan mahkûmiyet kurulamayacağı, tebligatlar tamamlanmak üzere durma kararı verilmesi gerektiği kabul edilerek hüküm kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
2001 pay devrinden sonra Bağ-Kur durması ve 2006 emekliliği sonrası destek primi kesintisinin kaldırılması
- Esas
- 2025/12112 E.
- Karar
- 2025/15898 K.
Editoryal özet: Ortak payını 2001 de devretmesine rağmen sicil kaydı tamamlanmadığından emekli aylığından destek primi kesildiğini ileri sürmüştür. Önceki 10. Hukuk Dairesi bozması ortaklık, Kurum sicili, emekliliğe esas hizmetler ve 5510 geçici 63 incelemesini istemiştir. Bozma sonrası mahkeme sigortalılığın 31.01.2001 de durduğunu ve 2006 emekliliği sonrası destek primi borcu bulunmadığını kabul etmiş; kesintilerin iadesini vermiştir. Son Daire bu kısmi kabulü onamıştır. Noter devir günü 19.01 ile sigortalılığın durma günü 31.01 aynı değildir. Bu tarihsel sonuç bütün güncel ortaklıklarda sigortalılığın yalnız noter sözleşmesiyle derhal son bulduğu kuralına dönüştürülemez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Kiraya Verenin Ölümünden Sonra Paylı Mülkiyete Geçiş ve Tahliye Takibinde Çoğunluk
- Esas
- 2025/7725 E.
- Karar
- 2025/7528 K.
Editoryal özet: İki mirasçı kira alacağı ve tahliye için takip yapmış; alt mahkemeler tüm mirasçılar birlikte hareket etmediğinden istemi reddetmiştir. Yargıtay, kiraya veren sıfatı ile malikliği ve elbirliği ile paylı mülkiyet yönetimini ayırmıştır. Somut taşınmazın takipten önce paylı mülkiyete çevrildiğini dikkate alarak pay ve paydaş çoğunluğuyla takip yapılmasını uygun bulmuştur. Bütün mirasçıların katılmadığı gerekçesiyle ret yerine borca itiraz incelenmelidir. İlamsız tahliyede tüm kiraya verenlerin birlikte takibi kuralı, bu olayın değişen mülkiyet ve yönetim düzeniyle değerlendirilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/2741 E., 2025/5408 K.
- Esas
- 2025/2741 E.
- Karar
- 2025/5408 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili; taraflar arasında 03.01.2022 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, kira sözleşmesi ile aynı gün sözleşmenin eki olarak icbar ile gerçek iradesini yansıtmayacak şekilde zorunlu olarak tahliye taahhütnamesi imzalandığını, sözleşmenin 16. maddesinde ek olarak tahliye taahhütname alındığının belirtildiğini, tahliye taahhütnamesinin geçersiz olduğunu, davalının sözleşmenin kurulması için verilen teminat mektubunu, sözleşmeye ve hukuka aykırı biçimde nakde çevirdiğini, tahsil edilen teminat mektubu karşılığı olan 1.620.000,00 TL’nin tahsili için davalı hakkında takip başlatıldığını ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; tahliye taahhütnamesinin 01.04.2022 tarihinde tanzim edilip imzalandığını, tahliye taahhütnamesinde; davacı tarafından 01.01.2023 tarihinde kiralanan tahliye edilmez ise verilen teminat mektubunun nakte çevrileceğinin ve irat kaydedileceğinin açıkça kabul ve beyan edildiğini, tahliye taahhütnamesi gereği olarak banka kesin teminat mektubunun 02.01.2023 tarihinde nakde çevrildiğini, tahliye taahhütnamesinin 01.04.2022 tarihinde tanzim edilmiş olması sebebiyle geçerli olduğunu, buna bağlı olarak da müvekkili şirket tarafından banka kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesinin sözleşmeye, tahliye taahhütnamesine ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2022/12620 E., 2025/15445 K.
- Esas
- 2022/12620 E.
- Karar
- 2025/15445 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekili ve davalılardan ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılardan ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat .. .. .. ile davalılar .., .., .. ve ... vekilleri Avukat .. ve davalı ... vekili Avukat .. .. geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 18.11.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; .. Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesi’nin 02.09.2003 tarihli “Kit Karşılığı İdrar Analizörü İhalesi” neticesinde akdedilen sözleşmenin .. Devlet Hastanesinin 07.02.2006 tarih ve 323 sayılı bildirimi ile feshedildiğini, fesih işlemi dolayısıyla karşı .. .. .. Tıbbi Malzeme Gıda Tarımsal Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/113 Esasına kayden açılan davanın kabulüne karar verildiğini, mahkeme kararına dayalı olarak başlatılan Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/10069 sayılı dosyasına müvekkilince 15.07.2011 tarihinde 259.242,24 TL ödeme yapıldığını, ihalenin feshedilmesinde davalıların kusurlu olduğunu, davalıların kusuru ile müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan miktarın davalılardan tahsilinin gerektiğini belirterek 259.242,24 TL'nin ödeme tarihi olan 15.07.2011 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
