Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Şirket Yöneticisi ve Denetçisinin Sorumluluğunda Somut Zararın Gösterilmesi
- Esas
- 2025/3445 E.
- Karar
- 2025/7692 K.
Editoryal özet: Şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyelerinden malvarlığını azalttıkları iddiasıyla tazminat istenmiştir. Bozmadan sonraki incelemede kasa uygulaması, iştirak alım ve satışları, alacaklar ve denetçilerin görevden ayrılma tarihleri bilirkişi raporlarıyla değerlendirilmiştir. Mahkeme, somut zararın ortaya konulamadığı ve belirli iddiaların belgeyle desteklenmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, bozmaya uygun inceleme ve delil takdirini yerinde bularak hükmü onamıştır. Grup şirketleri arasında işlem yapılmasının yaygın olması, her işlemi kendiliğinden hukuka uygun kılan genel bir muafiyet şeklinde okunmamalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Santral bakım sözleşmesinin tahkim şartının kâr kaybı ödeyen halef sigortacının rücu davasında uygulanması
- Esas
- 2025/2746 E.
- Karar
- 2025/7649 K.
Editoryal özet: Rüzgar türbinlerindeki arıza nedeniyle kâr kaybı ödeyen sigortacı bakım yüklenicisine rücu etmiştir. Sigortalıyla yüklenici sözleşmesi uyuşmazlıkları yazılı ICCtahkim şartına bağlamış, davalı süresinde ilk itirazda bulunmuştur. Alt dereceler şartın talebi kapsadığını, halef sigortacının devlet mahkemesinde esasa giremeyeceğini kabul etmiş; 11. Hukuk Dairesi usulden ret sonucunu onamıştır. Türbin arızasının kusuru, sözleşmedeki dolaylı zarar istisnası ve ödenen tutarın gerçekten rücu edilebilirliği esastan karara bağlanmamıştır. Her sigorta ödemesi tahkim oluşturmaz; somut asıl sözleşme, halefiyet ve yazılı şart kapsamı belirleyicidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Covid-19 Nedeniyle Stat Turu Organizasyonunun Feshi ve Ceza Koşulu Talebi
- Esas
- 2025/2009 E.
- Karar
- 2025/4326 K.
Editoryal özet: Stat turu ve organizasyon hizmetlerini üstlenen şirket, sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerek ceza koşulu istemiştir. Karşı taraf, Covid-19 nedeniyle faaliyetin durduğunu ve sözleşmenin devamı için görüşme ile yeni oran teklifleri sunduğunu savunmuştur. Mahkeme, tarafların edimlerini salgın yüzünden yerine getiremediğini, tadil görüşmelerinin sonuç vermediğini ve bu somut koşullarda feshin mücbir sebebe dayandığını kabul etmiştir. Ceza koşulu talebi reddedilmiş, Daire bu sonucu onamıştır. Salgının bütün sözleşmelerde otomatik fesih hakkı doğurduğu şeklinde genel bir kural kurulmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Atanmış Mirasçının Tenfiz Davası Yerine Mirasçılık Belgesiyle Tescili
- Esas
- 2025/1056 E.
- Karar
- 2025/5396 K.
Editoryal özet: Vasiyetnameyle mirasın büyük bölümü kendisine bırakılan davacı, tenfiz davası açmıştır. İlk mahkeme tasarrufu mirasçı ataması sayıp atanmış mirasçılık belgesiyle tescil sağlanabileceği için hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise kullanılan ifadenin belirsizliğine dayanarak esastan ret kurmuştur. Daire, atanmış mirasçının mirası ölümle kazandığını ve sulh hukuk mahkemesinden alacağı belgeyle tescil isteyebileceğini açıklamıştır. İlk mahkemenin hukuki yarar gerekçesini yerinde bulmuş, bunun yerine esastan ret verilmesini bozmuştur. Karar, belirli mal vasiyetinin ifa davasıyla mirasçı atanmasını ayırmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
OSB olağanüstü kurulunda gündem dışı yatırım ortaklığı ve borç kapatmak için avans kararının iptali
- Esas
- 2025/2204 E.
- Karar
- 2025/6074 K.
Editoryal özet: OSB bankalara borçların kapatılması için olağanüstü toplantı yapmış; gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulması ve katılımcılardan avans toplanmasına karar verilmiştir. 3. Hukuk Dairesi, 2018 de yürürlükteki özel yönetmelikte olağanüstü gündeme ek yapılamaması ve iyi niyet denetimi üzerinden uygun davacılar bakımından iptali onamıştır. Bazı katılımcıların toplantıda muhalefet şerhi bulunmaması, feragat veya davanın yenilenmemesi nedeniyle farklı sonuçlar korunmuştur. Temyizde ilk kez ileri sürülen imza/katılmama iddiaları değerlendirilmemiştir. Karar her OSB avansının veya borç yapılandırma yönteminin daima yasak olduğu genel hükmünü kurmaz; somut gündem, yük aktarımı ve davacı sıfatı önemlidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Pay devri ve sicil belgelerindeki imzaların karşılaştırmalı incelemeyle doğrulanması üzerine iptal ve terkin reddi
- Esas
- 2025/2783 E.
- Karar
- 2025/7502 K.
Editoryal özet: Kredi alacağını düşünerek şirket payı devraldığını söyleyen kişi borçları öğrenince sicil belgelerindeki imzaların sahte olduğunu ileri sürmüştür. Noter pay devri sözleşmesindeki imzayı inkar etmemiştir. Adli Tıp tescil talepnamesinde imzayı doğrulamış, diğer belgelerde kesin kanaat verememiş; üç kişilik grafoloji kurulu kalan imzaları da kişiye ait bulmuştur. Alt derece iptal ve sicil terkini istemini reddetmiş; 11. Hukuk Dairesi sonucu onamıştır. Her borçlu şirket devri dolandırıcılık veya her noter işlemi bütün sonraki belgelerin tartışmasız doğruluğu değildir; somut imza ve teknik inceleme belirleyicidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Fiktif Faturalarla Kapatılan Yönetici Kredisi Zararında Genel Müdürün Sorumluluğu
- Esas
- 2025/3392 E.
- Karar
- 2025/7423 K.
Editoryal özet: Banka yönetimiyle ilgili davada, yöneticiye verilen personel kredisi ve iş avansının gerçek mal veya hizmet içermeyen faturalarla kapatıldığı belirlenmiştir. Mahkeme yararlanan yöneticiyi sorumlu tutmuş, diğer yöneticiler yönünden reddetmiştir. Daire, olay tarihinde uygulanan eski ticaret kanunundaki görev ihlali hükümlerine dayanarak genel müdür sıfatındaki yöneticinin de bu fiktif faturaların doğurduğu zarardan birlikte sorumlu tutulması gerektiğini kabul etmiştir. Bu yönden hüküm bozulmuştur. Tarihsel sorumluluk rejimi, güncel bütün yönetim kurulu üyelerinin yalnız unvan nedeniyle otomatik olarak aynı zarardan sorumlu olduğu biçiminde genellenmemelidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Limited şirkette fesih yerine gerçek değerle ortak çıkarma ve bakım sözleşmesindeki pay devrinde genel kurul şartının korunması
- Esas
- 2025/5774 E.
- Karar
- 2025/7408 K.
Editoryal özet: Aile ortakları arasındaki uzun davalar ve güven kaybı haklı fesih nedeni sayılmış; ancak faal ve yeterli kaynağı bulunan şirketin tasfiyesi yerine bazı ortakların gerçek pay bedeliyle çıkarılması uygun bulunmuştur. Ölünceye kadar bakma sözleşmesindeki şirket payı devri de ölüme bağlı miras geçişi sayılmayıpTTK 595 genel kurul onayına tabi tutulmuştur. Önceki onamaya karşı karar düzeltme reddedilmiştir. Çıkarma her uyuşmazlıkta zorunlu değildir; somut kaynak, şirketin devamı ve taraf davranışları değerlendirilmiştir. Bakım sözleşmesinin bütün hükümleri geçersiz sayılmamış, gerekli şirket pay devri prosedürünün tamamlanmaması belirleyicidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Sağlık Belgeleriyle İspatlanan Konut İhtiyacı ve Hatalı Temyiz Reddinin Kaldırılması
- Esas
- 2025/927 E.
- Karar
- 2025/6060 K.
Editoryal özet: Kiraya veren, tedavi amacıyla bulunduğu şehirde konuta ihtiyacı olduğunu ileri sürmüştür. Sağlık belgeleri, tapu kayıtları ve tanıklar değerlendirilerek tahliye kararı verilmiş; istinaf başvurusu reddedilmiştir. BAM ayrıca temyiz istemini miktardan reddetmiştir. Yargıtay, metinde hesaplanan kira tutarının uygulanmış temyiz sınırını geçtiğini belirterek ek ret kararını kaldırmıştır. Esasta ise ispat yükü altındaki davacının sağlık belgeleri ve taşınmaz kayıtlarıyla samimi ihtiyacı kanıtladığını kabul edip tahliye hükmünü onamıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/6650 E., 2025/9689 K.
- Esas
- 2025/6650 E.
- Karar
- 2025/9689 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... duruşmaya geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait işyerinde 28.09.1998 tarihinde işe başladığını, müvekkilinin son ücretinin brüt 3.370,00 TL olduğunu, müvekkilinin özveriyle işini yaptığını, ancak davalı Şirket tarafından terfi ettirilmediğini, yeni personellerin birkaç yılda terfi ettiğini ve zam aldığını, işyerinde personel kayırmacılığının olduğunu, müvekkilinin bu durum ile ilgili yöneticilerine bu aksaklıkları, haksızlıkları, adaletsizlikleri içeren e-postalar gönderdiğini, müvekkilinin hiçbir cevap ve sonuç alamadığını, bunun üzerine müvekkilinin Yönetim Kurulu üyelerine e-posta gönderdiğini, gönderilen bu e-posta nedeniyle iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, müvekkilinin Şirket yöneticilerinin şahsına ya da şirketin kurumsal yapısına herhangi bir söz söylemediğini, müvekkilinin seçtiği atasözünün hakaret içermediğini, eleştirel düşüncenin ifade biçimi olduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
E-Ticarette Muvazaalı Şirket Faaliyetleri Nedeniyle Bakanlığın Fesih Davası
- Esas
- 2025/2298 E.
- Karar
- 2025/7363 K.
Editoryal özet: Bakanlık, internet satışlarında cayma, teslim ve iade şikâyetleriyle bağlantılı olarak şirketler arasında muvazaalı faaliyet bulunduğunu ileri sürüp fesih istemiştir. Alt mahkemeler yalnız aynı sunucunun kullanılmasına değil; yönetim, adres, alan adı devirleri ve ticari faaliyetin sürekliliğine ilişkin bulgulara dayanmıştır. İflas eden şirketlere ilişkin dosyalar ayrılmış; diğer şirketler yönünden fesih ve tasfiye kabul edilmiştir. Yargıtay, bu değerlendirmeyi ve dayanak idari yaptırımın temyizde tartışılmaması olgusunu birlikte dikkate alarak onamıştır. Sicilden sonradan terkin edilen şirketin başlıkta gösterilmesini yerinde düzeltilebilir hata saymıştır. Bireysel tüketici iade miktarı bu davada belirlenmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
İhtiyaç Tahliyesinde Arabuluculukta Geçen Sürenin Dava Süresinden Sayılmaması
- Esas
- 2025/2548 E.
- Karar
- 2025/5852 K.
Editoryal özet: Kiraya verenin ihtiyaç nedeniyle tahliye davası, kira dönemi bitiminden itibaren bir ay geçtiği gerekçesiyle usulden reddedilmiştir. Daire, arabuluculuk başvurusu ile son anlaşmama tutanağı arasında geçen sürenin hesaba katılmaması gerektiğini açıklamıştır. Somut başvuru yirmi Eylül, son tutanak beş Ekim ve dava on altı Ekim tarihlidir; bu dönem dışarıda tutulunca dava süresinde bulunmuştur. Esas incelemesi yapılmaması kanun yararına bozma nedeni sayılmıştır. İhtiyacın gerçek ve samimi olduğu kesinleştirilmemiş, sonuca etkisiz bozmayla tahliye hükmü kurulmamıştır.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
