Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 12. Ceza Dairesi
Koruma Tedbiri Tazminatında Mahsup Edilmeyen Gözaltı Dönemi ve Faiz Başlangıcı
- Esas
- 2025/6060 E.
- Karar
- 2026/2877 K.
Editoryal özet: Bir suçtan beraat, diğerinden mahkumiyet bulunan dosyada tutukluluğun mahsup edilen kısmı ile tazminata esas gözaltı süresi ayrıldı. Davalı yönünden hükmedilen tutar kesinlik sınırının altında kaldı. Davacının gözaltı başlangıcından faiz istemesine rağmen tutuklama tarihinden faiz yürütülmesi hatalı bulunarak maddi tazminatın faiz tarihi düzeltildi; diğer itirazlar reddedildi.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Köy Su Bedellerini Tahsil Eden Sözleşmeli Kişinin Parayı Hesaba Yatırmaması
- Esas
- 2021/24919 E.
- Karar
- 2026/3194 K.
Editoryal özet: Su tahakkuku ve tahsilatı için sözleşme yapılan kişinin topladığı bedelleri köy hesabına yatırmayıp kendisi için kullandığı iddiasında tanıklar, bilirkişi ve kısmi ikrar birlikte değerlendirildi. Daire, eylemin sırf sözleşmeden doğan alacak uyuşmazlığı sayılarak beraat verilmesini doğru bulmadı. Bununla birlikte uzlaştırma işlemleri yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirtti.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanununun 89. maddesinin üçüncü fıkrasından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4713 E.
- Karar
- 2026/1590 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin takip alacaklısı davalı lehine ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 2 94... parsel sayılı taşınmazındaki hisselerine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 92. maddesi uyarınca, ilgili taşınmazdan elde edilen hasılat menfaat gelirlerinden borçlu hissesine düşen bedel üzerine borç miktarı olan 551.708,86 TL üzerinden haciz konulduğuna ilişkin birinci, ikinci ve üçünücü haciz ihbarnamelerini 21.06.2024 tarihinde haricen öğrendiğini, haciz ihbarnamelerinin ve tebligatların usulsüz olduğunu, müvekkili ile haciz ihbarnamelerini tebliğ alan kişilerin aynı hanede ikamet etmediklerini ve tebligatı almaya ehil olmadıklarını, ihbarnamelerin iptalleri için ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/139 E. sayılı şikayet davası açtıklarını, müvekkilinin 80 yaşında ev hanımı olduğunu, günlük yaşamını ve ihtiyaçlarını başkasının yardımı ile karşılayabildiğini, bu sebeple anılan taşınmazı ekip biçmesi hasılat ve menfaat geliri elde etmesi mümkün olmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin takip borçlusu dava dışı Engin'e borçlu olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Depozito İadesinde Sonraki Kiracı Sözleşmesi ile Fiili Tahliyenin Ayrılması
- Esas
- 2025/3426 E.
- Karar
- 2026/1556 K.
Editoryal özet: Otel kirasında depozitonun ödendiği kira sözleşmeleri ve mirasçılar adına yapılan sonraki protokolle kabul edilmişti; ödeme yokluğu itirazı reddedildi. Buna karşılık yeni bir şirketle kira sözleşmesi yapılması tek başına eski kiracının tahliye ve teslimini kanıtlamadı. Fiili teslim ve protokoldeki iade şartları araştırılmadan depozito borcu bulunduğunun kabul edilmesi bozuldu.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Simsarlık Sözleşmesinin Sona Erdiği İddiasında Tahkim İlk İtirazı
- Esas
- 2025/4600 E.
- Karar
- 2026/1530 K.
Editoryal özet: Davacı, aracılık sözleşmesindeki 180 günlük sürede asıl sözleşme kurulmadığından ilişkinin sona erdiğini, sonradan yapılan ödemelerin yanlış olduğunu ileri sürerek iade istemiştir. Davalı sözleşmenin tahkim maddesine dayanarak süresinde ilk itirazda bulunmuştur. Mahkeme tahkim şartını geçerli kabul edip davayı usulden reddetmiş, BAM bu sonucu korumuştur. Yargıtay, sözleşmenin on ikinci maddesinde uyuşmazlıkların tahkime bırakıldığını ve itirazın zamanında yapıldığını belirterek kararı onamıştır. Asıl ücretin gerçekten doğup doğmadığı veya ödemenin sebepsiz olup olmadığı esastan karara bağlanmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/4421 E., 2026/1480 K.
- Esas
- 2025/4421 E.
- Karar
- 2026/1480 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; davacı tarafından kendisine gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle borçlu olmadığını tespiti istenildiği, 1. Haciz ihbarnamesinde 2.130,54 TL; 2. Haciz ihbarnamesinde 1.978,41 TL ve 3. Haciz ihbarnamesinde 14.458,69 TL olarak alacak talep edildiği, buna göre kabul edilen ve temyize konu edilen 3. Haciz ihbarnamesindeki miktar (14.458,69 TL), Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Bozma Sonrası Boşanma Tazminatında Hakkaniyet ve Miktar Denetimi
- Esas
- 2025/8427 E.
- Karar
- 2026/2827 K.
Editoryal özet: Bozma sonrasında verilen boşanma hükmü, erkek eş tarafından farklı yönlerden temyiz edilmiştir. Daire, önceki bozma kapsamı dışında kesinleşen ve uyma nedeniyle kazanılmış hak oluşturan yönlerin yeniden incelenemeyeceğini belirtmiştir. Buna karşılık kadına verilen maddi ve manevi tazminatı; ekonomik durumlar, kusur dereceleri, alım gücü, kişilik hakkı saldırısı ve kaybedilen menfaatlerle karşılaştırınca fazla bulmuştur. Yalnız miktarlar yönünden daha uygun tazminat belirlenmesi için bozma yapmış, diğer bölümleri onamıştır. Metinde somut tutarlar ve kusur olaylarının ayrıntısı yer almamaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Katkı Payı ve Katılma Alacağı
- Esas
- 2025/1668 E.
- Karar
- 2026/2898 K.
Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili ve davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanan munzam zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/1557 E.
- Karar
- 2026/940 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile müvekkili firma arasında 27.07.2007 tarihinde ... Belediye sınırları içerisindeki muhtelif cadde ve sokaklarda Asfalt Beton Binder Tabakası Yapım İşi sözleşmesi akdedildiğini, işin eksiksiz olarak tamamlanmasına rağmen, yapılan işler karşılığının davalı belediyece ödenmemesi üzerine .... Noterliği’nin 12.02.2008 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarı keşide edilerek 2.449.597,97 TL hakediş bedellerinin 7 gün içinde ödenmesinin ihtar olunduğunu, davalı belediyece bu ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğü'nün 2008/688 E. sayılı dosyasından 21.08.2008 tarihinde 2.559.527,87 TL üzerinden takip başlatıldığını ve takibin bu miktar üzerinden itirazsız kesinleştiğini, anılan dosya borcunun temerrüt tarihi olan 12.02.2008 tarihli ihtar üzerinden 7 yıl geçtikten sonra 15.07.2015 tarihinde ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin munzam zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 100.000,00 TL’nin zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Bono İkrarından Sonra Hile ve Korkutma İddiasının İspatı
- Esas
- 2025/4255 E.
- Karar
- 2026/1438 K.
Editoryal özet: Davacı, eşinin borcu nedeniyle baskı altında bono imzalayıp taşınmazını devrettiğini ileri sürerek menfi tespit ve tescil istemiştir. Derece mahkemeleri, hile ve korkutmanın kanıtlanmadığını, davacının icra dosyasındaki dilekçeyle borcu açıkça kabul ettiğini ve taşınmazın borca karşılık devredildiğini değerlendirmiştir. Davacıya yemin olanağı hatırlatılmış, vekili bu delile dayanılmayacağını bildirmiştir. Bölge adliye mahkemesi ret sonucunu korurken yalnız davacının önceki istinafı nedeniyle vekâlet ücretindeki kazanılmış durumu gözetmiştir. Yargıtay bu sonucu onamıştır; tarafların baskı anlatımı sabit olay olarak benimsenmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Limited Şirket Payının Mirasçılara Geçişi ve Kanıtlanmayan Haricî Devir Savunması
- Esas
- 2025/4572 E.
- Karar
- 2026/1442 K.
Editoryal özet: Şirket ortağının mirasçıları, muris adına kayıtlı payların miras oranlarında tescilini istemiştir. Şirket, ölümden önce pay bedelinin ödenip haricî anlaşma yapıldığını ileri sürmüş; gerekli devir belgesini sunamamıştır. İlk derece mahkemesi murisin ortaklığının sürdüğünü ve payların mirasçılara geçtiğini kabul etmiştir. Dava ticaret sicili ret kararına itiraz olarak değil şirkete karşı miras intikaline ilişkin talep olarak ele alınmıştır. Yargıtay, kabul sonucunu koruyan bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Limited Şirketin Feshi Yerine Ortağın Çıkarılması ve Uygun Çözümün İncelenmesi
- Esas
- 2026/1605 E.
- Karar
- 2026/1454 K.
Editoryal özet: Yüzde kırk dokuz ve elli bir paylı iki kardeşin şirketinde güven ilişkisi bozulmuş; kuruluş amacının gerçekleşmemesi ve faaliyet yokluğu ileri sürülmüştür. Davacı fesih, olmazsa payı ödenerek çıkma istemiş; ilk derece mahkemesi çıkma bedelinin diğer ortak için yük oluşturacağını belirterek şirketi feshetmiştir. Yargıtay, şirketlerin devamlılığı ile davalının şirketi yaşatma iradesini vurgulamış; TTK 636/3 çerçevesinde fesih dışında uygun çözüm değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Fesih hükmünü koruyan istinaf kararı bozulmuş; çıkma payı tutarı doğrudan belirlenmemiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
