Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 6. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, sıra cetveline yönelik itiraz istemlerine ilişkindir.
- Esas
- 2026/510 E.
- Karar
- 2026/1189 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı borçlu ... Ticaret ve Lojistik A.Ş. hakkında İstanbul 8. İcra Dairesi'nin 2022/16522 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin kesinleştiğini ve dava dışı şirkete ait araçlar üzerine haciz konulduğunu, haciz konulan araçlardan ... ve ... plakalı araçların İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3885 Esas sayılı dosyasında satılarak sıra cetveli düzenlendiğini, sıra cetveli incelendiğinde birinci sırada davalının alacaklı olduğu icra dosyasının bulunduğunun anlaşıldığını, ancak bu icra dosyasında davalı tarafından başlatılan takibin muvazaalı olduğunu, zira takibe dayanak sözleşme ve ticari ilişkinin hayali ve muvazaalı olduğunu, bu sözleşmeye göre düzenlenen kambiyo senetlerinin beyaz ciro ile cirolanarak davalıya geçtiğini, yapılan bütün işlemlerin muvazaalı olduğunu, bu nedenle İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3885 Esas sayılı dosyasında ... ve ... plakalı araçların satışı sonrası düzenlenen sıra cetvellerinde davalının birinci sırasının iptaline ve birinci sırada müvekkilin olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Kiracı taşınmazdayken imzalanan uzatma protokolündeki tahliye taahhüdü
- Esas
- 2025/5750 E.
- Karar
- 2026/1764 K.
Editoryal özet: AVM işyeri kiracısı taşınmazı kullanırken imzaladığı ikinci ek protokolde belirli kira dönemi sonunda tahliyeyi, altı ay önce bildirim koşuluyla üstlenmiştir. Kiraya veren zamanında ihtar ve bir ay içinde takip yapmış; kiracı tarihin takvim günü olarak yazılmadığını ve geçerli taahhüt bulunmadığını savunmuştur. Yargıtay protokolde tahliye tarihinin açık ve net bulunduğunu, imza sırasında kiralananın zaten kiracı elinde olduğunu ve şirketin külli halefiyetini gözeterek tahliyeyi onamıştır. Karar teslimden önce imzalanan bütün belgeleri veya her belirsiz dönem ifadesini geçerli saymaz; somut protokol bütün olarak değerlendirilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Kooperatiften İhraçta Vadesi Yeterince Geçmemiş Aidatı İçeren İhtarın Geçersizliği
- Esas
- 2025/4074 E.
- Karar
- 2026/1136 K.
Editoryal özet: Kooperatif, aidatlarını ödemediği gerekçesiyle iki ihtardan sonra ortağı ihraç etmiştir. İlk derece mahkemesi ihtar kalemlerinin açıklığı ve süreleri yönünden ihraç kararını iptal etmiştir. İstinaf mahkemesi ise ilk ihtarda aynı aya ait aidatın da istenmesinin, ana sözleşmenin ödeme gününden otuz gün gecikmiş borç koşulunu ihlal ettiğini esas alarak yeniden kabul hükmü kurmuştur. Yargıtay bu hükmü onamıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Rinoplastide Komplikasyon ve Kronik Hastalık Bulgularıyla Sorumluluk Talebinin Reddi
- Esas
- 2025/1796 E.
- Karar
- 2026/1133 K.
Editoryal özet: Hasta, burun görünümünün düzelmediğini ve solunumunun kötüleştiğini belirterek sonuç vaadine dayalı tazminat istemiştir. Onanan gerekçede ATK ve uzman kurul, rinoplasti endikasyonunu ve uygulamasını tıbben uygun bulmuştur. Şekle ilişkin şikâyetler özen gösterilse de gelişebilen komplikasyon, solunum şikâyeti ise alerjik rinit ve konka hipertrofisiyle ilişkilendirilmiştir. Revizyon olasılığının onamda açıklandığı da gözetilerek maddi ve manevi talepler reddedilmiştir. Yargıtay bu sonucu onamıştır. Ret, yalnız form imzasına değil tıbbi değerlendirme ve nedensellik ayrımına dayanmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
UYAP evrakını okumak harç tamamlama kesin süresini başlatan tebligat değildir
- Esas
- 2026/356 E.
- Karar
- 2026/1760 K.
Editoryal özet: Tahliye taahhüdünün geçersizliği davasında adli yardım reddedilmiş ve harç ile avans için kesin süre verilmiştir. Mahkeme vekilin UYAP’tan belgeyi okuduğu tarihi başlangıç sayarak davayı açılmamış kabul etmiştir. Daire salt okuma kaydının tebliğ veya tefhim olmadığını, vekilin yokluğundaki ara kararın resmi yolla tebliği ve usulüne uygun ihtar gerektiğini belirtmiştir. Elektronik tebligatta özel beş günlük kural ayrıca vurgulanmıştır. Karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur; taraflar arasındaki hüküm bu yolla doğrudan kaldırılmamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
- Esas
- 2026/1844 E.
- Karar
- 2026/2392 K.
Resmî metinden: Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Kira Kaybı Talebinin Temyizde Aşkın Zarar İstemine Dönüştürülememesi
- Esas
- 2025/4536 E.
- Karar
- 2026/1721 K.
Editoryal özet: Vekâletin kötüye kullanılmasıyla devredilen taşınmazlar için daha önce rayiç bedel talebi kesinleşmiştir. Davacı ayrı davada kiraya verememekten doğan kira kaybını istemiş; istinafta talep reddedilmiştir. Temyizde bunun aşkın zarar olarak nitelendirilmesini ve ekonomik sepet hesabını savunmuştur. Yargıtay, hukuki nitelendirme hâkime ait olsa da talep sonucuyla bağlı olunduğunu, dava ve sonraki dilekçelerde kira kaybı istendiğini ve aşkın zarar talebinin bulunmadığını belirtmiştir. İlk kez temyizde ileri sürülen bu yeni yaklaşım kabul edilmeyerek ret kararı onanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Tapu İptali ve Tescil, Mümkün Olmaması Halinde Katkı Payı, Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı
- Esas
- 2025/2328 E.
- Karar
- 2026/3198 K.
Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından asıl ve birleşen dava yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Döviz Alacağının TL Olarak İstenmesinden Sonraki Aşkın Zararda Ret ve Karşı Oy
- Esas
- 2025/4657 E.
- Karar
- 2026/1752 K.
Editoryal özet: Dolar olarak verilen depozitonun iadesi ilk davada dava günündeki TL karşılığıyla istenmiş ve faizle tahsil edilmiştir. Sonraki aşkın zarar davasını ilk derece ekonomik değer hesabıyla kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi, TBK m.99 seçimlik hakkının TL yönünde kullanıldığını esas alarak talebi reddetmiş; Yargıtay bu sonucu oyçokluğuyla onamıştır. Karşı oy ise TL tercihinin aşkın zararı engellemeyeceğini ve ekonomik göstergelerle soyut ispatın yeterli görülmesi gerektiğini savunmuştur. Bu görüş çoğunluğun gerekçesi değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Dava, mülkiyet ve intifa haklarına dayalı elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir.
- Esas
- 2025/2140 E.
- Karar
- 2026/1576 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... ile davalı arasında 2015 yılında boşanma davası açıldığını, Aile Mahkemesince 28.04.2016 tarihli ara karar ile dava konusu taşınmaz müşterek konut kabul edilerek dava sonuçlanıncaya kadar davalıya tahsis edildiğini, boşanma davasının sonuçlanarak 17.12.2019 tarihinde kararın kesinleştiğini, müdahalenin men'i ve ecrimisil talepleri için davalıya gönderilen ihtarnamenin 07.09.2020 tarihinde tebliğ edildiğini ancak davalının dava konusu taşınmazı haksız olarak kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek; davalının dava konusu taşınmaza müdahalesinin men’ine, şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil taleplerinin kabulüne, 6.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 6. Aile Mahkemesinin 2017/814 Esas sayılı dosyasında edinilmiş mallara katılma davası açtıklarını, davanın hâlen derdest olduğunu, davacı ...'ın müvekkilinden mal kaçırmak adına dava konusu gayrimenkulün intifa hakkını kendi üzerinde tutarak taşınmazı davacı çocukları adına tescil ettirdiğini, söz konusu gayrimenkulün evlilik birliğinde edinilmiş mal olduğunu, müvekkilinin konutu en kısa zamanda tahliye edeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
- Esas
- 2025/9104 E.
- Karar
- 2026/1908 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, dosya borcunun ödendiği gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı tarafların istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı üçüncü kişi tarafından ödenen paranın icra baskısı altında, muhafazayı engellemek amacıyla itirazı kayıtla yapıldığı, istihkak davasının davacı üçüncü kişi tarafından yatırılan bedel üzerinden devam edeceği, dava konusu haczin davacı üçüncü kişinin faaliyet adresinde yapıldığı, haciz sırasında borçlunun hazır olmadığı, davaya konusu hacizden daha önceki tarihli bir başka takip dosyasından yapılan hacizde haciz mahallinde borçluya ait belgelerin bulunmuş olmasının her haczin ayrı değerlendirileceği ilkesi doğrultusunda değerlendirilemeyeceği gibi davacı üçüncü kişi şirketin ortağının davalı borçlunun kardeşi olmasının, davacı üçüncü kişi lehine olan yasal mülkiyet karinesinin aksini kanıtlamaya yeterli olmadığı gerekçesi ile başvurunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı alacaklı temyiz yoluna başvurmuştur. Davacı üçüncü kişi tarafından 14.12.2022 tarihli haciz sırasında mahcuzların muhafaza altına alınmasını engellemek amacıyla ihtirazi kayıtla 434.049,31 TL icra dosyasına yatırılmış, 15.12.2022 tarihli dava dilekçesinde de cebri icra tehdidi altında ihtirazi kayıtla ödenen paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. Bu beyan ve ödeme, mahcuzların bedeli karşılığı ödemenin, istihkak prosedürünün devamı şartına bağlı olarak ihtirazi kayıt ileri sürülerek yapıldığı anlamına gelir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Ebeveynin hastalık seyrine ilişkin eski rapor sonrası güncel velayet incelemesi ve düşük maddi tazminat
- Esas
- 2025/8379 E.
- Karar
- 2026/3126 K.
Editoryal özet: Eski sosyal inceleme raporu annenin hastalığını belirtmiş, o an bakım engeli görmemekle birlikte hastalık seyri ve ebeveynlik etkisi için değerlendirme önermiştir. 2. Hukuk Dairesi aradan geçen süre ve dosya koşulları nedeniyle üç kişilik uzman heyetiyle yeni sosyal inceleme, gerekirse çocuğun görüşü ve tüm güncel delillerin değerlendirilmesini istemiştir. Velayet bu eksiklikten; kadın lehine maddi tazminat da ekonomik durum, kusur ve zedelenen menfaate göre az bulunduğundan bozulmuştur. Diğer bölümler korunmuştur. Hastalık adı tek başına velayet engeli sayılmamış; güncel somut bakım kapasitesi araştırılacaktır.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
