HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

1.834 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Paylı Konutta Meskeniyet İçin Uygun Ev Bedelinin Pay Oranında Bölünmemesi

Esas
2026/7 E.
Karar
2026/2650 K.

Editoryal özet: Borçlunun konuttaki yarım payı haczedilmiş; mahkeme uygun ev bedelini de yarıya bölerek payın satılmasına karar vermiştir. Daire, her paydaşın meskeniyet şikâyeti hakkı bulunduğunu ve pay değerinin borçlunun ihtiyacını karşılayacak evin tam bedeliyle karşılaştırılması gerektiğini açıklamıştır. Somut olayda pay değeri uygun ev bedelinden düşük olduğundan haczin kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. Mevcut beş odalı konuta eş büyüklükte ev aranmasını da eleştirmiş; yalnız borçlu temyiz ettiği için bu hususu aleyhe bozma nedeni yapmamıştır.

Kararın sonucuBAM kararı kaldırılmış; meskeniyet şikâyetinin kabulü ve haczin kaldırılması gerektiği gerekçesiyle ilk derece kararı bozulmuştur.
Hukuk Kararları

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, asıl davada muhdesatın tespiti, karşı davada ecrimisil istemine ilişkindir.

Esas
2026/989 E.
Karar
2026/2198 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı-karşı davalılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 11 85... parsel ile 11 86... parsel sayılı taşınmazların maliklerinin ..., ... ... ve ... olduğunu, tapu kayıt maliki ve davacıların mirasbırakanı ...'ın öldüğünü ve geriye davacıları mirasçı bıraktığını, dava konusu 2 parça arsa üzerine davacıların murisi ... tarafından disko, müzikhol ve müştemilatları, mermer atölyesi, teşhir salonu vb. muhdesatları inşa ettiğini ve 14.09.1988 tarihinden itibaren 3. kişilere kiraya verilmek suretiyle tasarruf edildiğini, murisin ölümünden sonra çocuklarının tasarruf etmeye devam ettiklerini, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/1124 Esas sayılı dosyasıyla ortaklığın giderilmesi davası açıldığını belirterek, davacıların mirasbırakanları tarafından inşa edilen muhdesatın tümünün davacılara ait olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Üretim Alanının Genişletilmesinde İşyeri İhtiyacının Somut Kanıtlanması

Esas
2025/4210 E.
Karar
2026/2392 K.

Editoryal özet: Üretim şirketi, mevcut sahasına bitişik kiralananı artan iş hacmi ve güvenli çalışma alanı ihtiyacı için kullanmak istemiştir. İlk derece mahkemesi ihtiyacı kanıtlanmamış bulmuş, bölge adliye mahkemesi tahliyeye karar vermiştir. Daire, mevcut iş hacmi, üretim kapasitesi ve faaliyet yoğunluğuyla birlikte kapasite raporları ve tanıkları değerlendirerek ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu biçimde ispatlandığını kabul etmiş ve tahliyeyi onamıştır. Karar, ticari genişleme beyanının tek başına yeterli olduğu veya sonradan tazminat olanağının ispat yerine geçtiği anlamına gelmemektedir.

Kararın sonucuİşyeri ihtiyacı nedeniyle tahliyeye ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yeni malikin restoran ve konaklama işletmesi ihtiyacının ispatı

Esas
2026/1175 E.
Karar
2026/2391 K.

Editoryal özet: Yeni malik satın aldığı taşınmazı restoran ve konaklama işletmesi olarak kullanmak için tahliye istemiştir. Kiracı gerçek amacın yüksek kira artışı olduğunu, delillerin eksik toplandığını savunmuştur. Mahkemeler taşınmazın faaliyet için uygunluğunu, malikin turizm tecrübesini, uygun başka işyeri bulunmamasını ve tanıkları değerlendirerek tahliyeye karar vermiştir. Yargıtay ticaret sicili, vergi ve tapu kayıtları ile ticari organizasyonun da incelendiğini, ihtiyacın soyut beyanla sınırlı olmadığını belirterek onamıştır. Malik sıfatının yanında ihtiyacın gerçekliği somut delillerle denetlenmiştir.

Kararın sonucuYeni malikin işyeri ihtiyacına dayalı tahliye kararının oybirliğiyle onanması
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Dava türü: Karşılıklı Boşanma

Esas
2025/9810 E.
Karar
2026/4399 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ile maddî ve manevî tazminat yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, tedbir, iştirak, yoksulluk nafakası ve tazminat miktarları ile yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Dava, İİK'nın 89/3 hükmüne dayalı olarak borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Esas
2025/4245 E.
Karar
2026/2161 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Mersin 1. İcra Müdürlüğünün 2019/3342 E. sayılı dosyası kapsamında müvekkil şirkete 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı İİK) 89/3 hükmüne dayalı haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, dosya borçlusunun müvekkili şirket uhdesindeki 70.000,00 TL alacağının haczedildiği ve alacakların icra dosyasına ödenmesi hususunun bildirildiğini, müvekkili şirketin ... isimli kişiye hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin ... isimli kişiye borcu olmadığının açık ve kesin olarak tespit edileceğini, icra dosyası kapsamında müvekkili şirkete gönderilmiş olan İİK'nın 89/1 ve 89/2 hükümlerine dayalı haciz ihbarnamelerine müvekkili tarafından itiraz edilmiş olmasına karşın itirazlar dikkate alınmadan müvekkiline aynı Kanun'un 89/3 hükmüne dayalı haciz ihbarnamesi gönderildiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

İnşaat protokolündeki diğer şirket taahhüdünün kefalet sayılıp şekil eksikliğinden reddedilmesi

Esas
2025/2736 E.
Karar
2026/1593 K.

Editoryal özet: Arsa payı inşaat protokolündeki beş aylık kira tazminatı için iki şirkete takip yapılmıştır. Alt derece asıl borçludan 305.000 TL ve inkar tazminatını kabul etmiş; diğer şirketin taahhüdünü kefalet sayıp aranan şekil koşulları oluşmadığından reddetmiştir. Davacı ortak sahiplik, iki imza ve bağımsız garanti savunmalarıyla temyize gitmiş; 6. Hukuk Dairesi somut nitelendirme ve ret sonucunu onamıştır. Bu karar eser ilişkisinde teminat kurallarının hiç uygulanmayacağı görüşünü kabul etmez. Kaynak hangi şekil unsurunun eksik kaldığını ayrıntılandırmadığından bütün tüzel kişi teminatları için tek biçim veya eş rızası kuralı çıkarılamaz.

Kararın sonucuAsıl borçlu kabulü korunurken teminat veren diğer şirket yönünden kefalet şekil eksikliğine dayalı reddin davacı temyizi üzerine oybirliğiyle onanması
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

İşçilik davasında beklenmesi gereken ceza hükmünün kaldırılmış olması

Esas
2026/3477 E.
Karar
2026/3485 K.

Editoryal özet: Tıbbi mümessilin işvereni ilgilendiren ceza soruşturmasını bildirmemesi nedeniyle feshedilen sözleşme hakkında ilk bozma, gerekçenin kurulmasını ve açılan ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesini istemiştir. Uyma sonrasında iş mahkemesi mahkumiyet verildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbarı reddetmiştir. Yargıtay ceza hükmünün BAM tarafından kaldırıldığını ve yeni yargılamanın sürdüğünü saptayarak kesinleşme beklenmeden karar verilmesini bozmuştur. Karar işçinin suçu veya işverenin haklılığını kesin kabul etmez; somut önceki bozmaya uyma ve ceza dosyasının sonucunu bekleme yükümlülüğüne dayanır. Her iş uyuşmazlığında her ceza davasının mutlaka beklenmesi biçiminde genellenemez.

Kararın sonucuKaldırılmış ceza hükmüne dayanılıp kesinleşme beklenmemesi nedeniyle oybirliğiyle bozma
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Krediyi ödeyen kefilin rücuunda asıl borçlu ve diğer kefilin sorumluluk tutarlarının hükümde ayrı gösterilmesi

Esas
2025/5132 E.
Karar
2026/2149 K.

Editoryal özet: Kredi taksitlerini ödeyen kefil asıl borçlu şirketten tümünü, diğer kefilden yarısını istemiştir. İlk derece alacağı kabul etmiş ancak hükümde sorumluluk sınırlarını açık göstermemiştir. BAM şirketin 660.637,48 TL, diğer kefilin 330.318,74 TL ile sınırlı sorumluluğunu ayrı yazarak yeniden hüküm kurmuş; 11. Hukuk Dairesi bu açık ayrımlı kabulü onamıştır. Diğer kefilin yarı sorumluluğu somut talep ve ilişkiye aittir, her kefalet için değişmez oran değildir. Ödemeyi yapanın halefiyeti kabul edilse de her borçlunun ne kadar ve hangi faiz başlangıcından sorumlu olduğu infaza elverişli gösterilmelidir.

Kararın sonucuAsıl borçlu ve diğer kefilin ayrı sorumluluk sınırlarının gösterildiği BAM kabul hükmünün oybirliğiyle onanması
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

Sigorta Tahkiminde Doğrudan Temyiz Dilekçesinin Önce İtiraz Olarak İncelenmesi

Esas
2026/4774 E.
Karar
2026/4420 K.

Editoryal özet: Trafik kazası sonrasında araç değer kaybı isteyen başvurucu, sigortacının raporda belirlenen tutarı önceden ödediği gerekçesiyle verilen ret kararını doğrudan temyiz etmiştir. Daire, dosyada İtiraz Hakem Heyeti kararı bulunmadığını saptamıştır. Temyiz incelemesinden önce komisyon içindeki itiraz yolunun işletilmesi gerektiğini belirterek temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulünü istemiştir. Dosya bu inceleme için gönderilmiştir. Değer kaybının gerçek miktarı veya ödemenin yeterliliği hakkında yeni bir esasa ilişkin onama ya da bozma yapılmamıştır; karar kanun yolu sırasını açıklamaktadır.

Kararın sonucuTemyiz dilekçesinin itiraz olarak incelenmesi amacıyla dosya İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemesine gönderilmiştir.
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, abonelik tesisi işlemleri yönünde davalı şirket tarafından yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.

Esas
2025/5690 E.
Karar
2026/2342 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili; müvekkilinin Şanlıurfa ili Haliliye ilçesi 21 58... nolu parselde bulunan ...Mah. 488 Sk. ... Apt. No:5 adresindeki taşınmazı 31.08.2005 tarihinde satın aldığını, dairenin 10.06.2019 tarihinde dava dışı M.Y.ye kiraya verildiğini, taşınmazın kiraya verildiği tarihte elektrik aboneliğinin kiracı adına olduğunu, kira süresinin sona ermesi akabinde kiracının davalı şirket ile olan sözleşmesini sonlandırmadan taşınmazdan ayrıldığını, müvekkilinin aboneliği kendi adına almak için davalı şirkete müracaat ettiğini, ancak davalı şirket tarafından ödenmemiş borç bulunduğu ileri sürülerek abonelik verilmeyeceğinin bildirildiğini, önceki abonenin borçlarından müvekkilinin sorumlu tutulmasının mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı tarafından oluşturulan muarazanın men’i ile abonelik tesisinin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu 5084224 tesisat numaralı abonelik üzerinden normal tüketim faturaları ile kaçak/usulsüz elektrik kullanım faturaları tahakkuk edildiğini ve söz konusu borçların ödenmediğini, davacı tarafça yapılan devir talebinin borcun ödenmesinden kaçmak amacıyla girişilen muvazaa işleminden ibaret olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Esas
2025/4617 E.
Karar
2026/2323 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili küçük ...'in 2016 yılına kadar görme konusunda hiçbir sorun yaşamadığını, 2016 yılında net görememe şikayeti üzerine 28.10.2016 tarihinde ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurulduğunu, yapılan muayenede göz arkasında yırtık olduğu ve ameliyat edilmesi gerektiğinin tespiti üzerine küçüğün babası ...'in 31.10.2016 tarihinde ... Hastenesine başvurduğunu, hasta epikrizinde şikayetin "görme azlığı ve batma" olarak belirtildiğini, hastanede Op. Dr. ... ve Dr. ... ile görüşüldüğünü, küçüğün anne ve babasına ameliyat sonrası görme kaybı olabileceğine dair hiçbir bilgi verilmediğini, küçüğün 03.11.2016 tarihinde ameliyat edildiğini, ameliyat sonrası sol gözde dikiş iplerinin gözde aşırı şişkinlik yapması, gözde basıncın artması, dikiş iplerinin gözden fırlayacak şekilde dışarı vurması, gözün şişmesi ile tekrar hastaneye başvurduklarını, 18.11.20 16... .02.2017 tarihlerinde tekrar ameliyat geçirmek zorunda kaldığını, sol göze takılan lensin parçalanması, gözün enfeksiyon kapması ile görme kaybı yaşandığını, küçüğün, davalı hastane ve doktorların kusuru ve velilerin yeterince aydınlatılmaması nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, küçük için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.