HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

1.834 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Kefalet Sıfatına İlişkin Yazının Kefilin El Ürünü Olmaması

Esas
2025/5059 E.
Karar
2026/2474 K.

Editoryal özet: Banka, genel kredi sözleşmesindeki kefillere karşı yürütülen takibe itirazın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, TBK m.583’teki kişisel el yazısı koşulunu ve karşılaştırmalı inceleme raporunu esas almıştır. Müteselsil sıfatına ilişkin yazıların davalı kefillerin el ürünü olmadığı belirlenince somut kefalet geçersiz sayılmış ve talep reddedilmiştir. İstinaf ve Yargıtay incelemelerinde bu sonuç korunmuştur. Karar imzanın varlığıyla el yazısı koşulunun aynı olmadığını gösterir; eş rızası veya icra dairesinde verilen kefalet hakkında ayrı bir hüküm kurmamaktadır.

Kararın sonucuKefillere karşı itirazın iptali talebinin reddine ilişkin BAM kararının oybirliğiyle onanması.
Bankacılık ve Finans Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Kredili Hisse İşleminde Yanıltıcı Bilgi, Yönlendirilen Uygunluk Testi ve Bankanın Kusuru

Esas
2025/5420 E.
Karar
2026/2438 K.

Editoryal özet: Yatırımcı kredili hisse işlemlerinde yanlış yönlendirildiğini ileri sürmüştür. Mahkemeler, payların gün sonunda zorunlu satılacağı yönündeki yanlış bilgiyi, yönlendirilerek doldurulan uygunluk testini ve zararın telafi edileceği söylenerek işlemlerin sürdürülmesini değerlendirmiştir. Bankanın ağırlıklı kusurunu kabul etmiş, yatırımcının sürekli zarara rağmen devam etmesini de birlikte kusur saymıştır. Daire bankanın itirazlarını reddederek kısmi kabulü onamıştır. Yatırımcının reddedilen küçük bölüme ilişkin temyizi ise dava tarihindeki parasal sınır nedeniyle incelenmemiştir. İşlem onayı, somut yanıltıcı bilgilendirmeye ilişkin sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmamıştır.

Kararın sonucuBankaya karşı kısmi tazminat kabulü onanmış; yatırımcının reddedilen bölüm için temyizi parasal kesinlik nedeniyle reddedilmiştir.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Nakil yetkisinin keyfi kullanılması üzerine işçinin haklı feshi

Esas
2026/1439 E.
Karar
2026/4048 K.

Editoryal özet: Belediyede zabıta olarak çalışan işçi, park ve bahçelerde beden işçiliğine yazılı kabulü olmadan görevlendirilince sözleşmesini feshetmiştir. İlk derece sözleşmedeki yönetim yetkisini yeterli görüp istifa kabul etmiştir. BAM, yeni görev yerindeki hizmet aksaması veya işçinin orada sağlayacağı katkının kanıtlanmadığını ve nakil yetkisinin keyfi kullanıldığını belirterek İş Kanunu m. 24/II-f kapsamında kıdem tazminatına hükmetmiştir. Yargıtay bu kararı oybirliğiyle onamıştır. Karar işverenin her naklinin yasak olduğunu kabul etmez; sözleşmedeki nakil yetkisinin somut kullanımının hukuki denetimine ve işçinin fesih gerekçesine dayanır.

Kararın sonucuİşçinin kıdem tazminatı talebini kabul eden BAM kararının oybirliğiyle onanması
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Tahkim Yargılamasına Son Verme Kararının İptali ve Aynı Hakem Kararına Karşı Davaların Birleştirilmesi

Esas
2026/1805 E.
Karar
2026/1797 K.

Editoryal özet: İş sahibi ile yüklenici, aynı hakem heyeti kararının iptalini ayrı davalarda istemiştir. Önceki bozmalarda, tahkim şartı ve mahkemede kesinleşmiş tahkim itirazı kararı gözetilerek HMK 435/1-c uyarınca yargılamayı sonlandırma koşullarının bulunmadığı kabul edilmiştir. Aynı hakem kararına karşı iptal davalarının birleştirilmesi de istenmiştir. Bozmaya uyan BAM, davaları birleştirip hakem kararını iptal etmiş, iki taraf da gider ve vekâlet ücreti gibi sonuçları temyiz etmiştir. Yargıtay iptal hükmünü onamıştır.

Kararın sonucuBirleştirilmiş davalarda hakem kararının iptaline ve gider sonuçlarına ilişkin BAM hükmü oybirliğiyle onandı.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Temyizde Sunulan Ödeme Bordrolarının Genel Tatil Alacağından Mahsubu

Esas
2026/1512 E.
Karar
2026/4009 K.

Editoryal özet: İşçilik alacakları hesaplanırken yalnızca hesap döneminin son kısmına ait bordrolar değerlendirilmiştir. İşveren temyizde tüm dönemi kapsayan bordroları sunmuştur. Yargıtay, kanun yolunda yeni delil yasağının borcu sona erdiren ödeme belgeleri yönünden istisnasını açıklamıştır. Banka kayıtlarıyla uyumlu ve genel tatil ödemesi içeren bordroların incelenip ödenen tutarların hesaplamadan düşülmesini istemiştir. Diğer temyiz itirazları kabul edilmeyerek bu eksiklik nedeniyle hüküm bozulmuştur. Duruşma isteğinin miktardan reddi, temyizin tamamının reddi değildir.

Kararın sonucuÖdeme bordroları değerlendirilip genel tatil ödemeleri mahsup edilmediğinden istinaf kararının kaldırılması ve ilk derece hükmünün bozulması.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Veteriner Hekimin Eksik Ücret Nedeniyle Feshi ve Lehine Ceza Koşulunun Onanması

Esas
2026/1335 E.
Karar
2026/3966 K.

Editoryal özet: Veteriner hekim ve müdür yardımcısı olarak çalışan işçi, sözleşmedeki net ücretin eksik ödendiğini ileri sürerek fesih ve alacak talebinde bulunmuştur. İlk derece kıdem ve ücret yönünden kabul verirken yalnız işçi lehine düzenlendiği için ceza koşulunu geçersiz saymıştır. Bölge adliye mahkemesi bu değerlendirmeyi değiştirmiş, devam eden ücret eksikliği ve sözleşme koşulları nedeniyle ceza alacağını da indirimle kabul etmiştir. Yargıtay işverenin itirazlarını reddederek bu sonucu onamıştır. Somut sözleşme ve ücret hesabı, her çalışana aynı cezanın ödeneceği şeklinde genellenemez.

Kararın sonucuİşçi lehine kıdem, fark ücret ve indirilmiş ceza koşulunu kabul eden istinaf kararının onanması.
Hukuk Kararları

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/1270 E., 2026/4101 K.

Esas
2026/1270 E.
Karar
2026/4101 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.06.2008-07.09.2018 davalı bünyesinde en son yönetmen olarak çalıştığını, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını ancak, karşılığı ücretin ödenmediğini, müvekkilinin 2015 yılı priminin ödenmediğini, son dönemde Psikolojik tacize (mobbing) maruz kaldığını, hiç bir açıklama yapılmadan 09.04.2018 tarihinde davalı Bankanın ... Şubesinde görevlendirildiği, belirtilen tarihte göreve başlayan davacının banka bilgisayar ekranlarında yetkisinin olmadığını, görevlendirmesinin yapılmadığını fark ettiğini, mevcut atama ile yaklaşık 5 ay boyunca her gün 70 km üzerinde yol yapmasına karşın davacıya ne yol yardımı ne de maaş iyileştirmesi yapılmadığını, davalı işveren tarafından davacının sandık yardımından haksız olarak ihbar tazminatı kesildiğini, müvekkili işçinin hak ettiği fazla çalışma ücretleri, prim alacakları, maaş zammı ve terfi fark alacaklarının ödenmemesi,başarılı bir personel iken, haksız, gerekçesiz ve usulsüz şekilde başka bir şubeye atanıp psikolojik tacize maruz kalması, son olarak da hakaret ve aşağılanmaya uğraması nedenleriyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, kesintiye uğrayan sandık payı, prim, fazla çalışma, maaş zammı ile ünvan/terfi fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/1428 E., 2026/4051 K.

Esas
2026/1428 E.
Karar
2026/4051 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurumda operatör olarak çalıştığını, 1985 yılında işe başladığını, 26.08.2016 tarihinde iş sözleşmesinin askıya alındığını ve 22.11.2016 tarihinde Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildiğini, davacının hüküm giymemesine rağmen örgüt üyeliği şüphesiyle iş sözleşmesinin feshinin haklı fesih olmadığını, kıdem tazminatının ödenmesi gerektiğini, sözleşme feshedilirken ihbar süresine uyulmadığını, bu nedenle ihbar tazminatı alacağının bulunduğunu, davacıya 15.08.2016 tarihinden iş sözleşmesinin askıya alındığı 26.08.2016 tarihine kadarki çalışmaları karşılığında ödenmesi gereken ücretleri için herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkiline iş sözleşmesinin askıya alındığı tarihe kadar ki çalışma dönemine ait ödenmesi gereken 17 yevmiyelik ikramiyesinin de ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret ve prim/ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/1585 E., 2026/3980 K.

Esas
2026/1585 E.
Karar
2026/3980 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde ustabaşı, tamir servis sorumlusu ve müşteri danışmanı olarak çalıştığını, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığını, fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının vasıfsız işçi olarak çalıştığını, primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırıldığını, davacının herhangi bir alacağı olmadığını, bazı müşterilerin hizmet bedellerini davacının hesabına gönderdiğini ancak davacı tarafından bu bedellerin hâlen davalıya iade edilmediğini, takas mahsup def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 26.04.2017-04.09.2023 tarihleri arasında davalı nezdinde tamir servis sorumlusu olarak en son net 21.428,57 TL ücret ile çalıştığı, davacının ... Kurumu (SGK) primlerinin gerçek ücreti üzerinden yatırılmadığı, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği, davacının iş yeri açma hazırlıklarına başlamasının bu haklılığı ortadan kaldırmayacağı bu doğrultuda kıdem tazminatının kabulüne karar verildiği, bakiye 34 günlük yıllık izin alacağı olduğu, tanık beyanları doğrultusunda fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının hesaplandığı, bu alacaklara %30 oranında indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Yükleniciden eski eşe tescilde yazılı inanç delili ve hatırlatılan yeminin kullanılmaması nedeniyle iade talebinin reddi

Esas
2026/2001 E.
Karar
2026/3463 K.

Editoryal özet: Davacı yükleniciden eski eşine tescil edilen dairenin borçlarını düzeltince geri verilmek üzere devredildiğini ileri sürmüştür. Yazılı inanç anlaşması veya karşı taraftan çıkan delil başlangıcı bulunmamış; inşaat sözleşmesi de davalıyla geri verme taahhüdünü göstermemiştir. Dava dilekçesinde dayanılan yemin hakkı hatırlatılıp ihtarlı kesin süre verildiği halde metin sunulmamıştır. İspatlanamama nedeniyle ret BAM tarafından korunmuş ve 1. Hukuk Dairesince onanmıştır. Yakın aile ilişkisi tek başına inanç anlaşmasını ispatlamamış; yemin hakkı hiç hatırlatılmadan verilmiş ret veya sırf doğrudan tapu devri tarafı olmama nedeniyle ret söz konusu değildir.

Kararın sonucuİnançlı işlem iddiasının ispatlanamaması nedeniyle ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Akaryakıt Bedelindeki Geç Ödemede Aşkın Zararın Somut İspatı

Esas
2025/5327 E.
Karar
2026/2393 K.

Editoryal özet: Akaryakıt satıcısı, belediyenin faturaları sözleşmedeki kırk beş günlük süreden sonra ödediğini ve pompa fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle aşkın zarar oluştuğunu ileri sürmüştür. Mahkemeler, sözleşmedeki fiyat farklarının ödendiğini ve ödenmemiş fatura bulunmadığını belirlemiştir. Bölge adliye mahkemesi, salt enflasyon ve paranın satın alma gücündeki azalmanın bu dosyada zararın ispatı sayılmayacağını; temerrüt, faizle karşılanmayan zarar ve nedenselliğin kanıtlanması gerektiğini açıklamıştır. Daire ret sonucunu onamıştır. Karar sözleşmenin fiyat farkı düzeni ve sunulan deliller bağlamında değerlendirilmelidir; gecikmenin kendiliğinden ek tazminat doğurduğunu kabul etmemektedir.

Kararın sonucuSözleşmesel fiyat farkları ödenmişken ayrıca ileri sürülen aşkın zarar ispatlanamadığından ret hükmü onanmıştır.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

BAM’ın pay devri davasındaki esas ret gerekçesini hukuki yarara çevirirken yeniden hüküm kurması gereği

Esas
2025/5541 E.
Karar
2026/2392 K.

Editoryal özet: Limited pay devri sonrası güncel pay bedeli davası ilk derecede geçerli devir bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. BAM noter sözleşmesini şeklen geçerli bulmuş, şirkete onay başvurusu kanıtlanmadığından bu aşamada hukuki yarar olmadığını söylemiştir; buna rağmen sadece istinafı esastan reddetmiştir. 11. Hukuk Dairesi gerekçe değiştiğinde HMK 353 uyarınca yeniden hüküm kurulması gerektiğini belirterek usulden bozmuştur. Diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. Dolayısıyla BAM’ın onay başvurusu, askıda geçerlilik ve yazılı ispat açıklamalarının Yargıtay tarafından esastan onandığı söylenemez; hüküm şekli hatası önce giderilecektir.

Kararın sonucuBAM kararının yalnız karar kurma usulü nedeniyle oybirliğiyle bozulması; diğer temyiz itirazlarının incelenmemesi

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.