Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 5. Hukuk Dairesi
Ortak Alan Eksikleri İçin Site Yönetimini Davaya Zorlama ve Hesap Verme Talebinin Sınırı
- Esas
- 2025/12092 E.
- Karar
- 2026/8175 K.
Editoryal özet: Kat maliki, ortak alan eksikleri için site yönetiminin yükleniciye dava açmasının sağlanmasını, aksi halde yönetim ve denetim üyelerinin sorumluluğunu ve görevden alınmasını istemiştir. Onanan BAM gerekçesi, yükleniciyle kurulan sözleşmenin hakları ile site yönetim görevinin ayrımını ve bu yönde kat malikleri kararı bulunmamasını esas almıştır. KMK 39 dönemsel hesap verme borcunun kurula karşı olduğunu, her malikin her anda istediği biçimde ifa edilmediğini belirtmiştir. Somut tespitler nihai sorumluluk işlemi sayılmamış ve ret onanmıştır. Ortak alan ayıplarından yüklenicinin esastan sorumsuzluğu kararlaştırılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Ölen Eşin Mirasçılarının Sürdürdüğü Kusur Tespitinde Kısa Onama
- Esas
- 2025/10116 E.
- Karar
- 2026/5028 K.
Editoryal özet: TMK 181/2 kusur tespiti olarak nitelenen davada davacı mirasçıları, kusur belirlemesi ve eksik inceleme nedeniyle BAM kararını temyiz etmiştir. Yargıtay, kararın maddi ve usulî çerçevesini uygun bularak hükmü onamıştır. Resmî metin ölümün zamanını, hangi davranışın kusur sayıldığını veya kusurun hangi tarafa yüklendiğini açıklamamaktadır. Bu nedenle onama sonucu ve davanın hukuki türü doğrulanabilmekte; belirli davranışın kusur ağırlığı veya somut miras sonucuna etkisi hakkında ayrıntılı olaya dayalı değerlendirme yapılamamaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Pay Devir Bedelinin Alındığına İlişkin Noter Beyanının Aksinin İspatı
- Esas
- 2025/5618 E.
- Karar
- 2026/2567 K.
Editoryal özet: Limited payını yeğenine devreden davacı, bedelin ödenmediğini ileri sürerek başlattığı takibe itirazın iptalini istemiştir. Mahkeme noter sözleşmesinde bedelin tamamının alındığı beyanı bulunduğunu, bunun aksinin aynı nitelikte kesin delille kanıtlanmadığını kabul etmiştir. BAM, iki yıl sonra düzenlenen belgenin davalı tarafından imzalanmadığı ve davalıyı bağlamadığı gerekçesini eklemiştir. Yargıtay ret hükmünü onamıştır. Davacının bedel ödenmediği iddiası veya üçüncü kişiyle WhatsApp yazışmaları kabul edilmiş ödeme olgusu gibi sunulmamalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Paydaşın kendisinin oturduğu konutta ecrimisilin ölümden değil yararlanma ihtarındaki sürenin dolmasından başlatılması
- Esas
- 2026/1787 E.
- Karar
- 2026/2440 K.
Editoryal özet: Miras kalan iki evli taşınmazı bir paydaş konut olarak kullanmış; alt dereceler sırf konut bulunduğu için intifadan men aramadan murisin ölümünden ecrimisil vermiştir. 7. Hukuk Dairesi paydaşın kendisinin oturduğu konutta men şartının gerektiğini belirtmiştir. Davacı yararlanma isteğini 10.05.2022 tebliğli ihtarla bildirmiş ve yedi gün vermiştir; başlangıç bu sürenin dolmasıdır. Ölümden hesap fazla bulunduğundan hüküm bozulmuştur. Kiraya verilmiş gelir getiren yer istisnası, her konutun kiralanabilir oluşuna genişletilemez. Müdahalenin önlenmesi ve diğer itirazlar yönünden ayrı ret kapsamı korunmuş; yeni ecrimisil miktarı belirlenmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, abonelik tesisi işlemleri yönünde davalı şirket tarafından yaratıldığı ileri sürülen muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/5106 E.
- Karar
- 2026/2738 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili; müvekkilinin ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 1 07... , 9 ve 10 parselde bulunan tarla niteliğindeki taşınmazların maliki olduğunu, tarımsal faaliyetini arttırmak amacıyla sulama kuyusu açılması için 16.03.2022 tarihinde davalı şirkete başvurduğunu, 18.03.2022 tarihili ve E-234728 sayılı enerji müsaadesi talebinin 30.03.2022 tarihli ve 486259 sayılı proje ile onaylandığını, enerji müsaadesine istinaden sırasıyla 02392 95... 96 nolu elektrik direklerinin dikilmesine karar verildiğini, akabinde abone numarası almak için davalı şirkete başvurduğunda kaçak elektrik kullanımı nedeniyle borcu olduğu gerekçesiyle başvurusunun reddedildiğini, sözleşme yapma tekelini elinde bulunduran davalının borcu olmayan kişilerle abonelik sözleşmesi yapmasının zorunlu olduğunu ileri sürerek; davalı şirket tarafından abonelik sözleşmesi yapılmaması yönünde yaratılan muarazanın meni ile müvekkili adına abonelik sözleşmesi yapılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafından müvekkili şirkete yapılmış bir başvuru bulunmadığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 4. maddesi uyarınca müvekkili şirket tarafından abonelik sözleşmesi yapılabilmesi için usulüne uygun ve hukuken geçerli bir bağlantı sözleşmesi bulunması gerektiğini, bağlantı sözleşmesinin ise dava dışı ... tarafından yapıldığını, davacının abonelik tesisi talep ettiği taşınmazlar hakkında dağıtım şirketiyle yapılmış bir bağlantı anlaşması bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, ecrimisil ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4574 E.
- Karar
- 2026/2462 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların mirasbırakanı ...'den kalan kafeterya ve havuz niteliğindeki taşınmazın davalı tarafça haksız olarak işgal edildiğini, davalıya ihtarname tebliği ile işgali sonlandırması bildirilmişse de sonuç alınamadığını belirtilerek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile hükmedilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yeri satın aldığını, bir kısım elden bir kısım bankadan ödemelerde bulunduğunu, davacılardan ... ile iletişim kurduğunu, davanın kötüniyetli açıldığını belirterek reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf, davaya konu taşınmazda malik olacağı inancı ile bulunduğunu, davacıların murisi ile yapılan anlaşma üzerine satış bedelinin bir kısmını ödediğini iddia etmekte ise de, gerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706., gerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237. ve gerekse de 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddeleri uyarınca tapulu taşınmazların satışının resmî şekilde yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle harici satışlara mülkiyetin devri anlamında hukuksal bir değer verilemeyeceği ancak taraflar arasındaki harici satış sözleşmesinin bulunduğu durumlarda 10.07.1940 tarih ve 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gereği davalının intifadan men şartı yerine getirilene kadar taşınmazı kullanmasından dolayı kötüniyetli ve haksız işgalci sayılamayacağı, bu sebeple davacıların intifadan men şartının yerine getirildiği 09.10.2020 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için ecrimisil talebinde bulunabileceği gerekçesiyle davalının el atmasının önlenmesine, ecrimisil talebinin ise kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Vasi Tarafından Temyiz Edilen Boşanma ve Mali Sonuçların Onanması
- Esas
- 2025/10397 E.
- Karar
- 2026/5046 K.
Editoryal özet: Boşanma kararını davalı adına vasi, boşanma, kusur belirlemesi, nafaka ve manevi tazminat yönlerinden temyiz etmiştir. Yargıtay, hükümde bozma sebebi görmeyerek BAM kararını onamıştır. Kaynakta somut davranışlar, nafaka ve tazminat tutarları, kısıtlılığın sebebi veya temsil yetkisinin tartışıldığı ayrı bir değerlendirme bulunmamaktadır. Adli yardım nedeniyle başlangıçta alınmayan harçların sonuçta yükletilmesi belirtilmiştir. Bu metin vasi için her koşulda geçerli özel temsil kuralı veya belirli bir kusur olgusunun sonucu olarak kullanılamaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Boşanmadan Hemen Önce Devredilen Araçların Tasfiyeye Eklenmesi ve Katılma İstinafının Sınırı
- Esas
- 2025/1911 E.
- Karar
- 2026/4884 K.
Editoryal özet: Evlilik sırasında edinilen iki araç boşanma davasından beş ve sekiz gün önce üçüncü kişilere devredilmiştir. Daire, somut zamanlama ve kayıtları hayatın olağan akışına aykırı bularak katılma alacağını azaltma kastının bulunduğunu kabul etmiş; araçların eklenecek değer sayılarak alacak hesabına alınmasını istemiştir. Ayrı ziynet talebinde ise asıl istinafın bu talebi kapsamadığını belirlemiştir. Katılma yoluyla bağımsız ziynet talebinin istinaf edilemeyeceği halde esas incelemesi yapılmasını açık kanun aykırılığı saymış ve her iki yönden bozma kararı vermiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Eski Disiplin Eylemine Dayalı Haklı Fesihte Sürenin Geçmesi
- Esas
- 2026/1553 E.
- Karar
- 2026/4152 K.
Editoryal özet: Mağaza sorumlusunun sözleşmesi, tarihi geçen ürünlere ilişkin olaylar nedeniyle feshedilmiştir. İlk mahkeme önceki tarih değiştirme davranışını haklı fesih sebebi saymıştır. İstinaf bu eylemin yıllar önce gerçekleşip uyarıya konu olduğunu, haklı fesih süresinin geçirildiğini belirterek kıdem ve ihbar taleplerini kabul etmiştir. Daire kabulü onamıştır. Sonradan tespit edilen raf kontrol eksikliğiyle eski ağır eylem ayrı tutulmuştur. Karar, tarihi geçmiş ürün denetiminin önemsiz olduğu veya benzer her yeni olayda fesih hakkının ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Fazla Çalışma Talebi Reddedilse de Ödenmeyen Hafta Tatilinin Haklı Fesih ve Kıdem Doğurması
- Esas
- 2026/1316 E.
- Karar
- 2026/4151 K.
Editoryal özet: İşçi ödenmeyen alacakları nedeniyle fesih yaparak kıdem, fazla çalışma ve hafta tatili istemiştir. İlk mahkeme fazla çalışma ile kıdemi reddetmiş, hafta tatilini kabul etmiştir. BAM, fesih ihtarının hafta tatilini de kapsadığını ve log kayıtlarıyla ödenmemiş bu alacağın bulunduğunu belirleyerek kıdemi de kabul etmiştir. Fazla çalışma talebinin reddi korunmuştur. Yargıtay tarafların temyizlerini reddederek sonucu onamıştır. Ücrete dahil fazla çalışma kaydı, hafta tatili ücretini kendiliğinden karşılamış sayılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
İtiraz Edilen Haciz İhbarnamesinin Yeni Alacak Gösterilmeden Tekrarlanması
- Esas
- 2025/3669 E.
- Karar
- 2026/2681 K.
Editoryal özet: Üçüncü kişi ilk haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmiş; alacaklı yeni alacak doğduğuna ilişkin somut bir iddia ileri sürmeden bildirim zincirini yeniden başlatmıştır. Sonraki bildirimlere itiraz ve menfi tespit süreleri kaçırılınca maaştan tahsil yapılmıştır. Yargıtay, ilk itirazdan sonra İİK m.89/4 yoluna başvurmayan ve yeni alacak göstermeyen alacaklının tekrarlanan ihbarnamelerle haciz baskısı kurmasını kötü niyet değerlendirmesinde belirleyici bulmuştur. Yalnız ihbarname gönderilmesinin kötü niyeti göstermeyeceği gerekçesiyle istirdat talebinin reddi bozulmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Mal Rejimi Sona Erdiğinde Mevcut Taşınmazın Sonradan Üçüncü Kişiye Devrinin Tasfiyeye Etkisi
- Esas
- 2025/2599 E.
- Karar
- 2026/4885 K.
Editoryal özet: Erkek, kadının adına evlilik içinde alınan taşınmazdan katılma alacağı istemiştir. Mahkeme taşınmazın artık üçüncü kişi adına kayıtlı olduğunu gerekçe göstererek reddetmiştir. Daire, taşınmazın boşanma davası açıldığında hâlen kadın adına bulunduğunu ve mal rejimi bu tarihte sona erdiğinden tasfiyeye tabi olduğunu belirlemiştir. Kişisel mal savunması da kanıtlanmamıştır. Rejim sona erdikten sonraki satışın bu sonucu değiştirmediğini açıklayarak ret hükmünü bozmuştur. Devir, üçüncü kişiye otomatik borç yüklemeden eşler arasındaki edinilmiş mal hesabı yönünden değerlendirilmiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
