Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2026/1802 E., 2026/4161 K.
- Esas
- 2026/1802 E.
- Karar
- 2026/4161 K.
Resmî metinden: Mahkeme kararı davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 432/1-4. fıkraları uyarınca mahkemelerce verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin yasal 15 günlük temyiz süresinden sonra verilmesi halinde anılan Kanun maddesi ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 01.06.1990 tarih ve 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2026/7 E., 2026/2163 K.
- Esas
- 2026/7 E.
- Karar
- 2026/2163 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 14.06.2015 tarihinde yapılmış olan olağan genel kurul toplantısına müvekkillerinin katıldığını, genel kurulda yönetim kurulu seçiminde karar nisabına uyulmadığını, 441 geçerli oyun 1. blok liste için, 113 geçerli oyun 2. blok liste için kullanıldığını, 441 oy ile yönetim ve denetim kurulunun seçildiğini, 8. gündem maddesiyle alınan kararların iptali gerektiğini, 11. gündem maddesinin kabul edilmesinin kanuna, ana sözleşmeye, iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, 1163 sayılı Kanunu'nun 42. maddesinin 6, 7 ve 8. fıkraları uyarınca imalat ve inşaat işlerini yaptırma görevinin genel kurulun terk edemeyeceği yetkileri arasında sayıldığını, kanunun ve ana sözleşmenin bu kadar açık hükmüne rağmen genel kurulun devredemeyeceği yetkilerini yönetim kuruluna devretmesinin hukuka ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ve öncelikle usuli açıdan karar nisabına uyulmadığını ileri sürerek 14.06.2015 tarihli genel kurulun iptaline, mümkün olmadığı takdirde genel kuruldan geçirilmiş bulunan 11. gündem maddesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2026/801 E., 2026/3607 K.
- Esas
- 2026/801 E.
- Karar
- 2026/3607 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, usulsüz tebligat şikayetinin süre aşımından reddine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nın 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yüksek enflasyonda aşkın zarar hesabı ve kullanılan dairenin bedelinin mahsubu
- Esas
- 2026/75 E.
- Karar
- 2026/2152 K.
Editoryal özet: Yükleniciden devralınan konutun tapusu verilememiş; tazminata hükmedilirken paranın değer kaybına ilişkin talep karşılanmamıştır. Daire ıslah dilekçesindeki dövizle değer koruma beyanını aşkın zarar istemi saymıştır. Yüksek enflasyonda soyut yöntem ve ekonomik veri sepetini benimseyerek bilirkişi hesabı yapılmasını, fiilen teslim edilen dairenin kullanım bedelinin mahsup edilmesini istemiş ve bozmuştur. Karar bütün alacaklara otomatik enflasyon farkı tanımaz; temerrüt, zarar, nedensellik ve kusurdan kurtuluş koşulları korunur. Tescil yönü önceki bozmaya uyma sınırındadır; güncel üçüncü kişi iyiniyet içtihadının genel değerlendirmesi değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Dava, ehliyetsizlik, şekil noksanlığı ve mirasçılıktan çıkarma nedenlerinin bulunmadığı sebeplerine dayalı olarak açılan vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
- Esas
- 2026/2641 E.
- Karar
- 2026/2729 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi olan muris ...'in 15.01.2017 tarihinde vefatı sonrasında Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/120 Esas sayılı dosyasından 05.06.2018 tarihinde usule aykırı biçimde açıklanan "09.12.2016 tarihli el yazılı vasiyetnamenin" hatalarla dolu ve hukuka aykırı olup ayrıca gerekli şartları da taşımadığından iptali gerektiğini, şöyle ki muris ...'in vasiyetnameyi düzenlediği tarihte tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, kanser tedavisi görmekte iken vasiyetnamenin murise dikte ettirildiğini, vasiyetname içeriğinin, üzerindeki karalamaların, düzeltmelerin ve düzensizliklerin bu iddialarını doğruladığını, eldeki davaya konu iptali talep edilen vasiyetname ile davacının mirasçılıktan çıkarılmak istendiğini, ancak davacının mirasçılıktan çıkarılmasını gerektirecek ve mahkeme kararı ile kesinleşmiş herhangi bir kusurunun ya da davranışının olmadığını, müvekkilinin aile hukukundan kaynaklanan tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, vasiyetname metninde müvekkili aleyhine ileri sürülen sebeplerin doğru olmadığını, vasiyetnamede tanık olarak imzası bulunan ...'ın boşanma davasında davalının avukatı olduğunu, diğer tanık ...'nun ise yaşı itibariyle tanıklık yapma ehliyetinin bulunmadığını, lehine vasiyetname düzenlenen davalı ...'nun hileli biçimde terekeden para kaçırıp zimmetine geçiren birisi olduğunu ileri sürerek; 09.12.2016 tarihli el yazılı vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Dava, mirasçılık belgesinin iptali ile 4721 sayılı Kanun'un 578. maddesi gereğince mirastan yoksunluğun tespiti istemlerine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4586 E.
- Karar
- 2026/2726 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Dava, mirasçılık belgesinin iptali ile 4721 sayılı Kanun'un 578. maddesi gereğince mirastan yoksunluğun tespiti istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel, aksi takdirde tenkis istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/6560 E.
- Karar
- 2026/4108 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel, aksi takdirde tenkis istemine ilişkindir. Davacılar vekili; 10.07.2002 tarihinde ölen tarafların murisi ...'in dava konusu 74 03... , 41 37... , 41 37... ve 41 37... parsel sayılı taşınmazları davalıların murisi olan ...’ye satış suretiyle temlik ettiğini, murisin satış tarihleri itibariyle satış işlemi yapmakta haklı ve makul bir sebebi olmadığını, paraya ihtiyacı bulunmadığını, ekonomik durumunun iyi olduğunu, emekli maaşı olduğunu ve kendisine ait evde oturduğunu, satış tarihlerinde 80 yaşın üzerinde olup hiçbir ihtiyacı yokken taşınmazlarını ...'a diğer mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek 74 03... , 41 37... , 41 37... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde bedelin tahsiline, mümkün olmaması halinde tenkise, 41 37... parsel 3. kişiye satıldığından bedelin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Elatmanın Önlenmesinde Haklı Çıkan Davalıya Gider Yüklenmemesi
- Esas
- 2026/2771 E.
- Karar
- 2026/2699 K.
Editoryal özet: Elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davasında bazı komşu parsel maliklerinin müdahalesi kanıtlanırken diğer parsel yönünden dava reddedilmiştir. Buna rağmen ret sonucu alan bir davalı da gider sorumluları arasında gösterilmiş, vekâlet ücretleri hükümde harç veya yargılama gideri diye adlandırılmıştır. Daire, bu hataları belirleyerek doğru sorumlu grubunu ve vekâlet ücretinin adını hükümde düzeltmiştir. Yeniden yargılama gerektirmeyen yanlışlıklar giderilerek karar düzeltilerek onanmıştır. Geçiş hükümleri nedeniyle eski usul düzenlemesi uygulanmış; diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Suç: Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin
- Esas
- 2026/2747 E.
- Karar
- 2026/5548 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Sanık hakkında İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 15.11.2023 tarihli, 2022/152 Esas, 2023/595 Karar sayılı hüküm ile TCK'nın 158/1-d maddesi gereği 4 yıl hapis cezası verildiği, verilen cezanın suçun üç kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle TCK'nın 158/3. maddesi gereği yarı oranında artırılarak 6 yıl hapis cezasına çıkarıldığı, sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verildiği, neticede sanığın 6 yıl hapis cezası ve 24.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, CMK'nın 286/2-a maddesine göre 5 yılın üzerinde verilen hapis cezalarının temyize tabi olması sebebiyle, sanık yönünden verilen temyiz isteminin reddine dair kararın kaldırılarak, temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4795 E.
- Karar
- 2026/2706 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'in ... Noterliğinin 19.11.1996 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesi ile mevcut menkul ve gayrimenkul mal varlığını ... Vakfı’na bıraktığını, ...'in 15.02.2012 tarihinde öldüğünü, mirasının 4 pay kabul edilerek; alınan veraset ilâmına göre 2 payının ...'a, 1'er payının ... , ... ve ...'e aidiyetine karar verildiğini, İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.04.2014 tarihli ve 2012/484 Esas, 2014/437 Karar sayılı kararı ile ...’in vasiyetnamesinin açılıp okunduğunu, İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.06.2015 tarihli ve ve 2012/44 Tereke ve 2015/57 Karar sayılı kararı ile ...’in terekesinin tespit edildiğini ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 600. maddesine göre müteveffa ...’in düzenlediği vasiyetnamenin tenfizini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, vasiyetin uygun şekilde tenfiz edilmesine razı olduklarını belirterek aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2026/3515 E., 2026/4010 K.
- Esas
- 2026/3515 E.
- Karar
- 2026/4010 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; davanın vasiyetnamenin iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 26.06.2025 tarihli ve 2025/1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay 7. Hukuk Dairesine ait olduğundan, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 60. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli inceleme yapılmak üzere dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar vermek gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2026/2402 E., 2026/2121 K.
- Esas
- 2026/2402 E.
- Karar
- 2026/2121 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından temyiz inceleme görevinin Dairemize ait olduğu gerekçesiyle gönderilen dosya üzerinde, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun (2797 sayılı Kanun) 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda, uyuşmazlığın, abonelik sözleşmesi gereği atık su bedellerinden kaynaklı fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine kaynaklı olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 26.06.2025 tarihli ve 2025/1 sayılı kararı uyarınca temyiz itirazlarını inceleme görevi Yargıtay 3. Hukuk Dairesine aittir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
