Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 3. Hukuk Dairesi
Tedavi Amaçlı Burun Ameliyatı ve Sonradan İleri Sürülen Onam İddiası
- Esas
- 2025/6073 E.
- Karar
- 2026/3293 K.
Editoryal özet: Hasta nefes alma güçlüğü için yapılan iki burun ameliyatından sonra yakınmalarının ve görünüm sorununun sürdüğünü ileri sürmüştür. İstinaf, asıl amacın tedavi olması nedeniyle ilişkiyi estetik eser değil vekâlet sözleşmesi olarak değerlendirmiştir. Daire her türlü özene rağmen oluşabilen komplikasyona ilişkin raporu esas almış; dava dilekçesinde bulunmayan onam eksikliği iddiasının sonradan ileri sürülmesini iddianın genişletilmesi saymıştır. Ret kararı onanmıştır. Sonradan yeniden ameliyat yapılması tek başına hekimin kusuru kabul ettiği yönünde değerlendirilmemiş; bütün burun müdahaleleri aynı sözleşme türüne sokulmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Usulüne uygun üçüncü haciz ihbarnamesinden sonra süresinde açılmayan menfi tespit
- Esas
- 2025/5997 E.
- Karar
- 2026/3302 K.
Editoryal özet: Takip borçlusunun babası kendisine gönderilen üç haciz ihbarnamesinin usulsüz olduğunu, oğluna borcu bulunmadığını belirterek menfi tespit istemiştir. İlk derece üçüncü ihbarnamenin usulüne uygun tebliğ edildiğini, yaşlılığın tek başına tebliği geçersiz kılmadığını ve davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını kabul etmiştir. Yargıtay ihbarnamelerin kanuna uygun tebliğini açıkça esas alarak ret kararını onamıştır. Oğluna gerçek borç bulunup bulunmadığı esastan çözülmemiştir. Karar yaşlılık veya hastalık halinde hiçbir hukuki koruma olmayacağını söylemez; ileri sürülen somut tebligat iddiası ve özel dava süresi hakkındadır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, nama ifa ve tazminat istemlerine ilişkindir.
- Esas
- 2026/2337 E.
- Karar
- 2026/2225 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile aralarında imzalanan 21.01.2015 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince, 14 adet dairenin iskân şartına bağlı olarak davalı yükleniciye verildiğini, ancak davalı yüklenici kooperatifin sözleşmedeki taahhütlerini yerine getirmediğini, sözleşmedeki süre içinde iskân almadığını belirterek şimdilik 100.000,00 TL gecikme tazminatının davalıdan tahsilini, davalıya verilen bağımsız bölüm tapularının iptalini ve adlarına tescilini, ayrıca nama ifaya izin verilmesini bunlar dışında eksik ve ayıplı işler bedeli olarak şimdilik davalıdan 250.000,00 TL'nin alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/6132 E.
- Karar
- 2026/3250 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili; müvekkilinin ... marka ... model aracı 312.453,00 TL bedelle davalı şirketin yetkili servisinden satın aldığını, ancak aracın üretimden kaynaklı olarak arıza verdiğini, yetkili servis tarafından arıza geçici olarak giderilse de bu arızaların devam ettiğini ve toplam 7 defa tekrar ettiğini, müvekkilinin aracının yetkili serviste kayıt açılmayanlar da dahil olmak üzere toplam 13 defa tamir gördüğünü, yaklaşık 1 yılı aşan bu süreçte dava konusu aracın birçok kez servise götürüldüğünü ancak bugüne kadar araçtaki mevcut yapısal sorunların giderilemediğini ileri sürerek; dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafından talep edilen gerekli tüm işlemlerin eksiksiz bir şekilde gerçekleştirildiğini, araçta iddia edildiği gibi kronik arıza olmadığını, motor ikaz ışığının tekrarlı olarak yanmasının her defasında arızanın tekrarladığı anlamına gelmediğini, davacının aracındaki son emisyon sorununun münferit bir sorun olduğunu, oksijen sondası ve katalizör değişimi ile kalıcı bir şekilde çözülebileceğinin dava sürecinden önce kendisine bildirildiğini, ancak davacının hizmet almak istemediğini beyan ettiğini, her ne kadar davacı aracının 13 defa tamir gördüğünü iddia etmişse de toplam 9 adet servis girişi olduğunu, 5 adet motor ikaz lambası uyarısı dışındaki servis girişlerinin ikisinin periyodik bakım, birisinin ücretsiz yazılım güncellemesi birisinin de ön cam değişimi olduğunu, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarım yönünde kullandığını, tüm problemlerin garanti kapsamında giderildiğini, davacının arcını halen kullandığını, davacının ihbar sürelerine uyarak bildirimde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve ihtirazi kayıtla ödenen onarım bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/6250 E.
- Karar
- 2026/3253 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili tarafından davalılardan ... A.Ş.den satın alınan 28.07.2021 trafiğe çıkış tarihli Mercedes marka ... model aracın 17.02.2023 tarihinde kırmızı direksiyon ikazı vererek arızalanmak suretiyle yolda kaldığını, yetkili bayide araç üzerinde yapılan yetersiz inceleme sonucunda, arızanın dışarıdan sert cisim çarpması sonucu meydana gelen kullanımdan kaynaklandığının iddia edildiği ve müvekkilinin garanti kapsamından yararlandırılmadığını, aracın ihtirazi kayıt ile birlikte yetkili bayi olan davalılardan ... A.Ş.ye onarım için teslim edildiğini ve 89.347,49 TL onarım bedelinin ihtirazi kayıt ile ödendiğini, direksiyona giden körüğün aracın iç kısmında, dışarıdan müdahale edilemeyecek bir bölgede bulunduğunu, söz konusu bölgeye dışarıdan bir darbenin ulaşmasının mümkün olmadığını, aracın ilgili bölgesinde hiçbir şekilde darbe izinin bulunmadığını, araçta lüks araca uygun olmayan ucuz veya ayıplı mal kullanılmasından kaynaklı gizli ayıbın mevcut olduğunu ileri sürerek; dava konusu aracın ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesini ve 89.347,49 TL onarım bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, ayıplı araç nedeniyle ithalatçı firmadan misli değişim istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/5964 E.
- Karar
- 2026/3246 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili; müvekkilinin 05.08.2015 tarihinde dava dışı üçüncü kişiden ... marka ... model aracı satın aldığını, 13.07.2017 tarihinde trafikte seyir halindeyken araç freninin kilitlendiğini ve müvekkilinin güçlükle durabildiğini, 21.07.2017 tarihinde servis tarafından aracın sorununun giderildiği belirtildiğinden müvekkilinin aracı teslim aldığını, ancak 30.07.2017 tarihinde aracın freninin tekrar kilitlendiğini, yetkili servis tarafından aracın fren merkezinde problem olduğu ve yurtdışından gelecek parça ile tamir edilebileceğinin beyan edildiğini, müvekkilinin aracını 12.08.2017 tarihinde teslim alabildiğini ve tüm işlemlerin garanti kapsamında gerçekleştirildiğini, bilahare aracın misli ile değişimi için ihtarname çekildiğini ancak davalı şirket tarafından ihtara cevap verilemeden bu kez 20.08.2017 tarihinde yine aynı sorunun çıktığını, yetkili servise götürülen aracın 22.08.2017 tarihinde teslim alındığını, 03.09.2017 tarihinde aynı arızanın 4. kez yaşandığını, yetkili servisin araçta herhangi bir problemin tespit edilemediğini bildirdiğini, müvekkilinin 13.09.2017 tarihinde tekrar ihtar çektiğini, ancak davalı şirketin misli ile değişim taleplerini kabul etmediğini ileri sürerek; dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesini veya araç için ödenen bedelin ödeme tarihi itibarıyla yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, davacı tüketicinin sıfır kilometre olarak satın aldığı aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpsız misliyle değiştirilmesi istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/5181 E.
- Karar
- 2026/3245 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili; müvekkilinin 09.07.2024 tarihinde davalılardan ... A.Ş.den sıfır km ... marka, ... model aracı 1.395.073,80 TL'ye satın aldığını, dava konusu aracın ithalatçı firmasının ise diğer davalı şirket olduğunu, müvekkilinin aracın satın alınması akabinde tavan ve bagaj boyasında imalattan kaynaklı hatalar bulunduğunu tespit ettiğini, bu hataların küçük bir onarımla giderilebilecek hatalardan olmadığını, müvekkilinin ayıbı öğrenir öğrenmez davalılara ayıp ihbarında bulunarak dava konusu aracın ayıpsız misliye değiştirilmesini istediğini ancak davalılarca bu taleplerinin kabul edilmediğini, müvekkilinin Ankara 11. Tüketici Mahkemesinin 2014/37 Değişik İş sayılı dosyasıyla bilirkişi raporu aldırdığını, işbu raporda boya atmalarının üretim hatasından kaynaklandığı ve boya kusurunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek; dava konusu ayıplı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili; müvekkili şirketin yetkili satıcı ve bayi olup, üretici olmadığından davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının dava konusu aracı sorunsuz olarak kullandığını ve araçtan beklenen obejketif, makul faydayı elde ettiğini, dava konusu araçta imalttan kaynaklı herhangi bir ayıbın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... A.Ş. vekili; bilirkişi raporunun müvekkilinin yokluğunda yapılan keşif sonucunda düzenlendiğini, davacının misli ile değişim talebinin hakkaniyet ve gerçeklikten uzak olduğunu, dava konusu aracın üretimden kaynaklı ayıplı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/5912 E.
- Karar
- 2026/3266 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava dışı ... Bankası ... Şubesi tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2019/16446 E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, yine aleyhine müvekkili yönünden ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinin yapıldığını ancak takiplerde ''tahsilde mükerrer olmama'' kaydı bulunmadığından icra takiplerinin usule aykırı olduğunu, usulsüz tebligatla icra takibinin kesinleştirildiğini, icra takiplerine konu belgelerde müvekkilinin imzası var ise de kredinin, davalılardan ...'nun eşi ... ve diğer davalılardan murisi ... tarafından kullanıldığını, yargılama sırasında müvekkilinin kullanılan krediden tek kuruş almadığı ve kredinin ... ve diğerleri tarafından kullanıldığının kanıtlanacağını ileri sürerek; müvekkiline ait haczedilen ve muhafaza altına alınan aracın yediemin olarak kendisine teslimine, ipoteğin paraya çevrilmesi ile ilgili takibin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş; mahkemece talebin açıklanmasının istenmesi üzerine borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, terditli tenkis istemlerine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4825 E.
- Karar
- 2026/2828 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçelerinde; vasiyetnamenin baskı ve zorlama sonucu düzenlendiğini, vasiyetnamede usul ve hukuka aykırılıklar bulunduğunu, saklı paylarının ihlal edildiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından murise sağlığında bakıldığını, hile ve baskının yapılmadığını, saklı payın ihlal edilmediğini, zira murisin başka malvarlığının olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "asıl ve birleştirilen davanın yasal süre içerisinde açıldığı, davaya konu vasiyetnamenin kanunun öngördüğü şekilde düzenlendiği, şekle aykırılık bulunmadığı, taraflarla akrabalığı bulunmayan tarafsız davalı tanık anlatımlarına göre, davalı ve eşinin evlendikten sonra muris ve eşi ile birlikte aynı evde yaşadıkları, tüm bakım ve ihtiyaçlarının onlar tarafından karşılandığı, murise yönelik olumsuz söz ve davranışlarının, baskıcı tutum ve tavırlarının bulunmadığı, muris tarafından vasiyete konu evin öldükten sonra davalı oğluna ve gelinine kalacağını dile de getirildiği, davacıların kızı, eşi olan davacı tanıklarının inandırıcılıktan uzak anlatımlarına değer verilemeyeceği, dosya kapsamında ibraz edilen deliller itibariyle davacı tarafından mirasbırakanın iradesinin sakatlandığı iddiasının ispat edilmediği, vasiyetnamenin iptali koşullarının bulunmadığı; tenkis hesabına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporuna göre vasiyetname ile davacıların saklı paylarının ihlal edilmediği, tenkise tabi olmadığı" gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Vasiyet iptali reddedilirken terditli tenkisle taşınmaz payı ve net araç bedelinin saklı paya ayrılması
- Esas
- 2025/4805 E.
- Karar
- 2026/2832 K.
Editoryal özet: Çocuklar bütün terekeyi son eş ve diğer çocuğa bırakan vasiyetin baskıyla yapıldığını, olmazsa saklı payın ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Alt derece iptali reddetmiş; tenkisi kabul ederek taşınmazda pay ve murisin aracı satılıp davalının hesabına geçen bedelden tereke pasifi düşülerek ödeme vermiştir. 7. Hukuk Dairesi davalıların tenkis itirazlarını reddedip ayrımlı hükmü onamıştır. İptal reddi saklı pay talebini ortadan kaldırmamıştır. Mirasçılıktan çıkarma ve eşin mal rejimi alacağı savunmaları aktarılır; ancak gerekçede bunlar için bütün olaylara uygulanabilir ayrı ayrıntılı formül kurulmamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Vekilin Eşine Taşınmaz Devrinde Bildirilen Davalı Tanıklarının Dinlenmemesi
- Esas
- 2025/6792 E.
- Karar
- 2026/4387 K.
Editoryal özet: Vekilin eşine yaptığı devir nedeniyle tapu iptali kabul edilmiş; ancak cevapta tanığa dayanan ve listesini bildiren davalının tanıkları dinlenmemişti. Daire, hukuki dinlenilme ve ispat hakkı gereği bildirilen tanıkların dinlenerek sonuca göre karar verilmesini istedi. Bedelin ödenmemesi ve yakınlık yönündeki esas değerlendirmeyi bu usul eksikliği giderilmeden kesinleştirmedi.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2026/760 E., 2026/3757 K.
- Esas
- 2026/760 E.
- Karar
- 2026/3757 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/3.kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Talep, alacaklının açtığı İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet ile terditli olarak ileri sürdüğü istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. Mahkemece; haciz mahallinde borçlunun hazır olmaması nedeniyle haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış olmasının hukuka uygun olduğu, terditli istihkak iddiasının reddi davasının incelenmesinde ise, ispat külfetinin alacaklıda olduğu, ödeme emri tebliğ edilen adres ile haciz adresinin farklı olduğu, borçlunun mahalde hazır bulunmadığı, ticaret sicil kayıtları ile tanık beyanlarına göre davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste haciz yapılmamış ise de, haciz mahallindeki evrak araştırması sırasında bilgisayarda borçlu adına gönderilen maillerin tespit edilmesi karşısında İİK'nın 97/a maddesinde yer alan mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu, haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verilmesinin hatalı bulunduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, şikayetin kabulü ile haczin İİK'nın 96, 97. maddelerine göre yapılmış sayılmasına karar verilmiş, karar üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir. Şikayete konu haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı gibi üçüncü kişi şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapılmıştır.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
