Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 3. Hukuk Dairesi
Vakum kullanılmasına ilişkin onamın bulunduğu doğum davasında sonradan genişletilen bilgilendirme iddiası
- Esas
- 2025/4519 E.
- Karar
- 2026/3827 K.
Editoryal özet: Doğumda vakum kullanımından sonra çocuğun kolunda sinir hasarı oluşması nedeniyle tazminat istenmiştir. İlk derece komplikasyona özgü onam eksikliğiyle kabul vermiş, BAM bu kararı kaldırmıştır. 3. Hukuk Dairesinde va dilekçesindeki vakuma rıza yokluğu iddiasına karşı formda gerektiğinde vakum kullanılabileceğinin bildirildiğini ve kusur raporlarının denetlenebilir olduğunu belirtmiştir. Basit yargılamada zamanında ileri sürülmeyen yeni hususların temyizde de ileri sürülemeyeceği açıklanarak ret onanmıştır. Bu karar her doğum formunun bütün riskleri kapsadığına ilişkin genel bir kabul değildir; somut form ve iddianın kapsam/zaman sınırına dayanır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/4624 E., 2026/3824 K.
- Esas
- 2025/4624 E.
- Karar
- 2026/3824 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili; davaya konu 06... plakalı aracın, 29.01.2020 tarihinde müvekkilin kayın babası.... tarafından ÖTV indirimli engelli kotasından satın alındığını, 10.09.2020 tarihinde ... vefat edince mirasçılarının, aracı ÖTV’sini ödeyerek dava dışı ... isimli kişiye sattıklarını ancak bu şahsın araçtan istediği performansı bulamadığını belirterek aracı iade etmek isteme üzerine aracın iade alınarak 10.11.2020 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, davaya konu aracın aynı şikayet ile yetkili serviste sekiz kez bakım ve parça değişikliğine kadar bir dizi kontrolden geçmişse de sorunların giderilemediğini, henüz garanti süresinde olan bu araçtaki sorunun kaynağının ise üretim hatası olduğunu, ancak müvekkilinin talebinin yerine getirilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davaya konu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün değilse hüküm tarihindeki bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Çocuğun Anne Soyadına Geçmesinde Üstün Yararın Somut Değerlendirilmesi
- Esas
- 2026/3826 E.
- Karar
- 2026/6588 K.
Editoryal özet: Anne, çocuğun soyadının kendi bekârlık soyadıyla değiştirilmesini istemiş; alt mahkemeler talebi reddetmiştir. Daire, çocuğun üstün yararını temel ölçüt olarak açıklamış ve toplanan delillerle tanık beyanları karşısında değişikliğin bu yarara uygun olduğunu kabul etmiştir. İstinaf kararı kaldırılıp ilk ret hükmü bozulmuştur. Kaynak delillerin ayrıntılarını yayımlamadığından hangi aile olayının tek başına yeterli olduğu söylenemez. Karar her anne talebinin otomatik kabulünü değil, çocuk için yararın somut dosyada değerlendirilmesini esas almaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Çocuğun fiilen babada yaşadığı iddiasında her iki ebeveyn ortamını ve çocuğu kapsayan güncel velayet incelemesi
- Esas
- 2025/10348 E.
- Karar
- 2026/6615 K.
Editoryal özet: Boşanmada 2017 doğumlu çocuğun velayeti anneye verilmiş, baba hem istinafta hem temyizde çocuğun fiilen kendisiyle yaşadığını belirtmiştir. 2. Hukuk Dairesi velayetin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında yeni koşulların resen değerlendirileceğini açıklamıştır. Her iki ebeveynin yaşadığı ortamlar ve çocukla görüşmeyi içeren yeniden uzman raporu alınmadan karar verilmesi eksik bulunmuştur. Velayet bozulmuş, buna bağlı nafaka itirazları ertelenmiş; diğer bölümler onanmıştır. Fiilen babada bulunma doğrudan babaya velayet verilmesi sonucuna çevrilmemiş; çocuğun güncel üstün yararı araştırılacaktır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Boşanma
- Esas
- 2026/606 E.
- Karar
- 2026/6582 K.
Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen maddî-manevî tazminatlar esası ve miktarları ile usulsüz tebligat yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Boşanma-Ziynet Eşyası Alacağı
- Esas
- 2026/6041 E.
- Karar
- 2026/6586 K.
Resmî metinden: Taraflar arasındaki boşanma ve ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın, karşı davanın ve ziynet alacağı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümleri kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Ziynet Alacağı
- Esas
- 2025/9233 E.
- Karar
- 2026/6559 K.
Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından tamamı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Emekli geliri ve evi birlikte değerlendirilerek boşanma yoksulluğu oluşmadığından nafakanın bozulması
- Esas
- 2025/8936 E.
- Karar
- 2026/6575 K.
Editoryal özet: Karşılıklı boşanma dosyasında kadın lehine yoksulluk nafakası verilmiştir. 2. Hukuk Dairesi, kadının güncel emekli gelirinin 34.094 TL olduğunu ve bir konuta sahip bulunduğunu birlikte değerlendirerek boşanmayla yoksulluğa düşmeyeceğini kabul etmiştir. Nafaka kabulü erkek lehine bozulmuş, temyize konu diğer bölümler onanmıştır. Bu tutar somut dosyanın ekonomik verisidir; bütün tarihler için genel yoksulluk eşiği değildir. Emeklilik veya tek başına konut sahipliğinin her dosyada otomatik ret doğurduğu da söylenemez. Karar nafakanın süresi ya da toplu ödeme biçimini değiştirmemiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
İyiniyetli son malikin tapusu korunurken vekil ve ilk alıcının bedel sorumluluğu
- Esas
- 2026/390 E.
- Karar
- 2026/4712 K.
Editoryal özet: Yurtdışındaki malik avukata satış yetkisi vermiş; taşınmaz avukatın katibine, sonra sonraki alıcılara devredilmiştir. Talimat belgesindeki imzanın malike ait bulunması tek başına vekilin sadakat ve hesap borcunu yerine getirdiğini göstermemiştir. Daire ilk devirde bedel ödenmediğini ve vekille ilk alıcının elbirliğini kabul etmiş; son maliklerin kötüniyeti kanıtlanmadığından tapularını korumuştur. Buna karşılık vekil ve ilk alıcıya yönelik bedel isteminin kabulü gerektiğinden tümden ret bozulmuştur. Ayni talep ile kişisel bedel talebi farklı kişiler bakımından ayrı sonuçlanmıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Misliyle değişim davasında araç satılmışsa devralanın HMK 125 uyarınca davacı yerine geçmesinin incelenmesi
- Esas
- 2026/3953 E.
- Karar
- 2026/3803 K.
Editoryal özet: Motor arızaları nedeniyle aracın misliyle değişimine karar verilmiş, satıcı ve ithalatçı temyize başvurmuştur. Sorgu kaydında aracın dava devam ederken üçüncü kişiye devredildiği görülmüştür. 3. Hukuk Dairesi, HMK 125/2 uyarınca dava konusunu devralanın davacı yerine geçmesi kuralıyla taraf sıfatı yeniden değerlendirilmeden hüküm kurulamayacağını kabul ederek bozma vermiştir. Diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. Dolayısıyla alt mahkemenin ağır kusurla gizleme, iki yıllık süreyi uygulamama veya onarım sonrası değişim hakkı açıklamaları bu kararda esastan onanmış değildir. Araç satışı bütün ayrı tazminat taleplerinin otomatik düşmesi olarak da sunulamaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Muris Muvazaasında Kalan Malvarlığı ve Mal Kaçırma Amacının İspatı
- Esas
- 2026/253 E.
- Karar
- 2026/4717 K.
Editoryal özet: Mirasçı, babanın bir taşınmazını oğluna satış göstererek devrettiğini ve düşük bedelin muvazaayı gösterdiğini ileri sürmüştür. Mahkemeler aile ilişkilerini, maddi destek savunmasını ve mirasçılara kalan daha değerli taşınmazları birlikte değerlendirmiştir. Mirasçılar arasında ayrım veya mal kaçırma amacı kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Daire ret sonucunu onamıştır. Kalan malvarlığının fazlalığı bu dosyada değerlendirme unsurudur; tek başına tüm devirleri geçerli yapan veya gerçek bağışı her olayda dışlayan kesin bir matematik kuralı olarak sunulmamalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Okul ve Sağlık Giderlerini İçeren Protokol Sonrasında Tek ve Açık İştirak Nafakası
- Esas
- 2025/8708 E.
- Karar
- 2026/6569 K.
Editoryal özet: Anlaşmalı boşanma protokolünde okul, servis, kıyafet ve sağlık sigortası giderlerinin karşılanması nakit nafaka yerine kabul edilmiştir. Sonradan çocuk için iştirak nafakası istenmiştir. Daire eğitim giderlerinin nafakadan bağımsız, sınırı belirsiz ikinci yükümlülük haline getirilmemesini; talep ve mevcut giderlerin açıklattırılmasını istemiştir. Güncel ekonomik durum ve çocuk ihtiyaçlarıyla tüm kalemleri kapsayan, infazda açık tek iştirak yükümlülüğü belirlenmesi gerektiğinden hükmü bozmuştur. Protokoldeki önceki feragat veya ödeme düzeni, çocuğun değişen ihtiyaçlarının değerlendirilmesini kendiliğinden engellememiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
