HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

1.834 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Akaryakıt istasyonunda kanıtlanamayan bayrak bedeli ve mükerrer ödemenin sebepsiz zenginleşmeyle iadesi

Esas
2025/4604 E.
Karar
2026/4178 K.

Editoryal özet: İki akaryakıt istasyonu sahibi bayrak ve ikmal hakkı için ek bedel istemiş; karşı taraf daha önce ödediği tutarın mükerrer olduğunu ileri sürerek iade talep etmiştir. Alt mahkemeler sözleşmeler, sektör incelemesi ve kayıtlar üzerinden ek hak bedelinin dayanağını saptayamamıştır. Önceki iki ödeme ile sonraki yeniden ödemenin aynı borca ilişkin olduğu ve başka borç bulunmadığı kabul edilmiştir. Asıl dava reddedilmiş; karşı davada mükerrer bedelin sebepsiz zenginleşmeyle, ihtar sonrası faizle iadesine karar verilmiştir. Daire bu sonucu onamıştır. Bayrak hakkı adı tek başına her sözleşmede bağımsız ek ücret yaratmaz.

Kararın sonucuAsıl ek bedel davasının reddi ve karşı davada mükerrer ödemenin iadesine ilişkin hükmün oybirliğiyle onanması
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Birden Çok Vekilden Yetkisi Devam Eden Birine Tebliğin Yeterliliği ve Kaçırılan İstinaf

Esas
2025/6394 E.
Karar
2026/4168 K.

Editoryal özet: Marka davasının reddi kararı, davayı açan ve yetkisi sona ermemiş avukata elektronik tebligatla bildirilmiştir. Başka vekil, dosyayı kendisinin yürüttüğünü söyleyerek yeniden tebligat istemiştir. Mahkemeler birden çok vekilden birine tebliğin yeterli olduğunu ve istinaf süresinin geçtiğini kabul etmiştir. Yargıtay, dilekçe imzaları, yetki belgesi, önceki tebligatlar, ortak adres ve azil veya çekilme bulunmamasını birlikte değerlendirerek ek kararı onamıştır. İnceleme marka taklidinin esası hakkında değildir; ceza beraatinin maddi hukuk etkisi bu temyizle esastan doğrulanmış sayılmaz.

Kararın sonucuYeniden tebligat isteminin reddi ve süre nedeniyle esas incelemeye geçilememesi yönündeki ek kararı koruyan BAM hükmü kesin olarak oybirliğiyle onandı.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Çıplak Anonim Şirket Payının Yazılı Devri ve Temyiz İşlemine Sonradan İcazet

Esas
2026/4286 E.
Karar
2026/4179 K.

Editoryal özet: Davacılar, yazılı sözleşmeyle devraldıkları anonim şirket paylarının kaydını istemiştir. Mahkeme, çıplak pay devrinde yazılı sözleşmeyi yeterli bulmuş; devredenlerin bedeli aldıklarını açıkça kabul etmeleri karşısında bedel yazılmadığı savunmasını da uygun görmemiştir. Yargıtay esas yönünden onamıştır. Ayrı usul bölümünde, bir davalının vekilin temyizine sonradan muvafakat etmesi üzerine onun yönünden ek ret kararı kaldırılmış; diğer davalıların süre ve temsil nedenlerine dayanan ek kararları korunmuştur. Belirsiz alacak veya ıslah sorunu bu davanın esası olarak çözümlenmemiştir.

Kararın sonucuBir davalı yönünden temyiz icazeti nedeniyle ek kararın kaldırılması; diğer ilgili ek ret kararlarıyla pay devrine ilişkin esas kararın onanması.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

İbra Oy Yasağı, Geçmiş Kârın Dağıtılmaması ve Paydaş Yöneticinin Huzur Hakkı

Esas
2025/5711 E.
Karar
2026/4176 K.

Editoryal özet: Anonim şirketin 2016 yılı genel kurulunda finansal tablolar, ibra, geçmiş yıl kârı ve yönetici ücretleri uyuşmazlık konusu olmuştur. Onanan BAM gerekçesinde üyelerin birbirinin ibrasında kullandığı yasak oylar çıkarılınca nisap kalmadığı kabul edilmiştir. Geçmiş yıl kârının belirlenen tutarı aşan kısmının dağıtılmaması ve paydaş yönetim kurulu üyelerine örtülü kâr aktarımı niteliğindeki ücretler yönünden iptal kararı verilmiştir. Paydaş olmayan yönetici ücreti ile finansal tablo kararı bakımından ise iptal istemi reddedilmiştir. Yargıtay tarafların temyizlerini reddederek bu ayrımlı sonucu onamıştır.

Kararın sonucuİbra kararı, geçmiş kârın 935.000 TL üzerindeki kısmının dağıtılmaması ve iki paydaş yöneticinin ücret kararı yönünden iptal; diğer istemlerde ret içeren BAM hükmü oybirliğiyle onandı.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Limited Şirkette Kesinleşen Suç Olgusuna Dayalı Müdür Azli ve Çağrı Yetkisi

Esas
2025/4381 E.
Karar
2026/4170 K.

Editoryal özet: Ortaklar arasındaki davada yönetim yetkilerinin kaldırılması, ortaklıktan çıkarma ve temsil düzenini değiştiren kararın geçerliliği tartışılmıştır. Yargıtay, şirketi haksız borçlandırma olgusunu kesinleştiren ceza hükmünün hukuk hâkimini maddi olay yönünden bağladığını ve ilgili müdür için haklı azil nedeni bulunduğunu kabul etmiştir. Ayrıca somut yönetim düzeninde tek müdürün çağrısını yasal koşullara uygun bulmayarak ortaklar kurulu kararının iptali yerine yokluğunun tespitini istemiştir. Asıl davadaki bu bölümler bozulmuş; birleşen çıkarma davasının reddi onanmıştır. Kaynak 2011 işlemlerine ilişkin eski ve yeni TTK hükümlerini birlikte anmaktadır.

Kararın sonucuAsıl davada ilgili müdürün azli ve ortaklar kurulu kararının yokluğu bakımından hüküm bozuldu; diğer temyiz itirazları reddedildi ve birleşen ortaklıktan çıkarma davasının reddi oybirliğiyle onandı.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Ortak lisanslama protokolünde adi ortaklığın feshi ve mahsuplaşma belgelerinin usulüne uygun istenmesi

Esas
2025/2269 E.
Karar
2026/4166 K.

Editoryal özet: İki meslek birliği ortak lisans geliri mahsubu ile protokol feshinden doğan zarar ve ceza koşulunda karşılıklı dava açmıştır. Daire ilişkiyi adi ortaklık saymış, belirli süreli yapıda TBK 639/6 gerekçesini uygun bulmamış; haklı fesih için mahkeme yolu ve tek tarafa yüklenemeyen ortak edimler nedeniyle birleşen ret sonucunu onamıştır. Asıl mahsup talebinde ise ortak veri tabanının ön koşul olmadığı belirtilmiştir. Belgeler usulüne uygun süre ve ihtarla istenmeden ispat yokluğundan ret verilemeyeceğinden bu bölüm bozulmuştur.

Kararın sonucuBirleşen fesih/zarar/ceza talebinin reddinin onanması; asıl mahsuplaşma alacağı ret kararının ibraz usulü eksikliğinden bozulması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Pay ve Taşınmaz Devri Protokolünde Şekil Eksikliğinin Ceza Koşuluna Etkisi

Esas
2025/6894 E.
Karar
2026/4177 K.

Editoryal özet: Davacılar, şirket payı ve taşınmaz devri amacıyla yapılan protokol uyarınca ruhsat ve izin işleri için masraf yaptıklarını belirterek giderlerini ve ceza koşulunu istemiştir. Bölge adliye mahkemesi protokolü kanuni şekle uygun bulmamış, geçersiz asıl borca bağlı ceza koşulunun da istenemeyeceğini kabul etmiştir. Masraf talebini somut olayda sözleşmeye dayalı menfi zarar olarak değerlendirmiş; geçersiz sözleşmede tarafların birbirine verdiklerini sebepsiz zenginleşme yoluyla isteyebileceğini ayırmıştır. Yargıtay ret sonucunu onamıştır. Karar, her geçersiz ilişkide bütün giderlerin hiçbir hukuki sebeple istenemeyeceği biçiminde genellenemez.

Kararın sonucuŞekle uygun bulunmayan protokole dayalı ceza koşulu ve masraf taleplerinin reddi onanmıştır.
Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

Suç: Tefecilik

Esas
2025/2382 E.
Karar
2026/7706 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2024 tarihli ve 2022/1437 Esas, 2024/202 sayılı Kararı ile sanığın tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 416 tam gün karşılığı 12.480,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine hükmolunmuştur. B. İstinaf Sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin istinaf talepleri üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde 07.11.2024 tarihli ve 2024/1350 Esas, 2024/1622 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak, sanığın zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 750 gün karşılığı 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Tahsil ettiği primleri sigortacıya aktarmayan acentenin defter kayıtlarına göre sorumluluğu

Esas
2025/6153 E.
Karar
2026/4172 K.

Editoryal özet: Sigortacı adına prim tahsiline yetkili acenteye aktarılmayan bakiyeler için takip yapılmıştır. Acente ek primlerin mahsup edilmediği, çekler ve teminat tahsilatıyla borcun bittiği, ibra bulunduğu savunmalarını ileri sürmüştür. Mahkeme sigortacının defterlerini ve acentenin usulsüz kayıtlarını değerlendirmiş; ibra ve ödeme savunmaları kanıtlanmadığından talebi kısmen kabul etmiştir. Daire hükmü onamıştır. Konu acente ile sigortacı arasındaki iç hesap sorumluluğudur. Sigorta ettirenin hasar teminatının geçerliliği bu dosyada karara bağlanmamıştır.

Kararın sonucuPrim bakiyesine dayalı itirazın iptali talebinin kısmi kabulünün oybirliğiyle onanması
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Yetkisiz Temsilcinin Düzenlediği Yeni Konşimentonun Taşıyanı Bağlamaması

Esas
2025/6016 E.
Karar
2026/4171 K.

Editoryal özet: Deniz yoluyla taşınan arpa yükünün kendisine teslim edilmediğini ileri süren alıcı, sonradan düzenlenen konşimentoya dayanarak tazminat istemiştir. Derece mahkemeleri, önceki konşimentoların kaptan tarafından düzenlendiğini ve usulünce geçersiz kılınmadığını, sonraki belgenin ise taşıyan adına yetkisi kanıtlanmayan temsilci tarafından imzalandığını belirlemiştir. Bu belgenin taşıyanı bağlamayacağı ve davacıya teslim yapılmamasının haklı nedene dayandığı kabul edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi ret sonucunu bu taşıma hukuku gerekçesiyle korumuş, Yargıtay onamıştır. Belgeyi elinde bulunduranın teslim hakkı, düzenleme yetkisi ve geçerli nüshalarla birlikte değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuTaşıyanın tazminat sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin istinaf kararı onanmıştır.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Aydınlatılmış Onamın İspatı, Özel Hastane Sorumluluğu ve AYM Sonrası Islah

Esas
2026/2365 E.
Karar
2026/4415 K.

Editoryal özet: Çocuk ameliyatından sonra ağır bedensel zarar oluşmuş, önceki ret yargılaması Anayasa Mahkemesinin bilgilendirme iddiasının yeterince incelenmediği ihlali üzerine yenilenmiştir. Daire, genel yatış formunun yeterli olmadığını ve ameliyat sonuçları hakkında anne babanın aydınlatıldığının kanıtlanamadığını kabul etmiştir. Hekimlerle özel hastanenin oluşan zarardan birlikte sorumluluğunu onamıştır. İhlal sonrasındaki bilirkişi raporuyla artırılan taleplere ilişkin ıslahı da somut yeniden yargılamada geçerli bulmuştur. Tıbbi uygulamanın komplikasyon sayılması, aydınlatma ödevinin ayrı incelenmesini ortadan kaldırmamıştır; her form eksikliğinde bütün bedensel zararın otomatik ödeneceği biçiminde genelleme yapılmamalıdır.

Kararın sonucuYeniden yargılamada maddi, bakıcı ve manevi tazminat kabulü ile güncel rapora dayanan ıslah geçerli bulunarak BAM hükmü onanmıştır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Çıplak Gemi Kirasında Gemiadamının Ücret Borcundan Kiracının Sorumluluğu

Esas
2026/2509 E.
Karar
2026/6508 K.

Editoryal özet: Baş makinist ücret ve izin alacaklarıyla gemi üzerinde kanuni rehin istemiştir. Mahkeme, çalışma döneminde geminin çıplak kira sözleşmesiyle işletildiğini saptamıştır. TTK 1127 uyarınca gemiadamlarının çalıştırılmasından doğan borçların bu dosyada kiracı şirkete ait olduğunu kabul etmiş, diğer davalılar yönünden reddetmiştir. Teminat istemini de kabul etmemiştir. Daire bu hükmü onamıştır. Kararda kişisel ücret borcu ile gemi üzerindeki teminatın farklı incelemeler olduğu görülmektedir; rehin talebinin hangi ayrıntılı koşuldan reddedildiği açıklanmadığından ücret alacaklarının hiçbir zaman teminat taşımayacağı sonucu çıkarılamaz.

Kararın sonucuÇıplak kiracı yönünden kısmi kabul, diğer davalılar ve kanuni rehin yönünden ret hükmü onanmıştır.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.