Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 1. Hukuk Dairesi
Ehliyetsizlik Nedeniyle Tapu İptalinde İşlem Tarihi ve Vesayet İzni Araştırması
- Esas
- 2018/307 E.
- Karar
- 2018/8664 K.
Editoryal özet: Taşınmaz payını devreden kişi, alıcının işlem tarihinde hukuki ehliyeti bulunmadığını ve devrin inançlı işlem niteliğini ileri sürmüştür. Yargıtay, ehliyetsizlik iddiasının yalnız dürüstlük kuralına dayanılarak bertaraf edilemeyeceğini; önce akit tablosunun getirtilmesi ve işlemi kısıtlının mı vasisinin mi yaptığının saptanması gerektiğini belirtmiştir. Vasi işleminde gerekli vesayet izni, kişinin bizzat yaptığı işlemde ise işlem tarihine özgü sağlık kayıtları ve uzman kurul raporu araştırılmalıdır. Eksik inceleme nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
Doğum izni sırasında fesihte ayrımcılık, ispat yükü ve tazminat seçimi
- Esas
- 2015/28332 E.
- Karar
- 2018/7866 K.
Editoryal özet: Doğum iznindeki çalışanın yerine başka sekreter alınarak iş sözleşmesi feshedilmiştir. İşveren hem belirli sürenin bittiğini hem devamsızlığı ileri sürmüştür. Daire, işçinin doğumla fesih bağını güçlü biçimde gösterdiğini; işverenin meşru nedeni somut kanıtlayamadığını kabul etmiştir. Dönemin Daire uygulamasında ayrımcılık ve kötüniyet tazminatları birlikte verilemediğinden, işçi lehine olan ayrımcılık tazminatı yerine kötüniyet tazminatı seçilmesi hatalı bulunmuştur. Ayrıca ıslah harcının yatırılıp yatırılmadığı araştırılmalıdır. Hüküm bu nedenlerle bozulmuştur. Karar her işten çıkarmanın ayrımcılık olduğunu kabul etmez; fesih zamanı, işveren bilgisi ve çelişkili savunmalar belirleyicidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Gündem Dışı Taşınmaz Satış Yetkisinde İptal ve Butlan Ayrımı
- Esas
- 2016/7752 E.
- Karar
- 2018/2215 K.
Editoryal özet: Genel kurulda gündemde bulunmadığı halde hastane binasının satışı için yönetim kuruluna yetki verilmiştir. Davacılar, şirketin temel yapısının ve sermayenin korunmasının zedelendiğini ileri sürerek butlan, olmazsa iptal istemiştir. Mahkeme, somut gündem aykırılığının iptal sebebi olduğunu ve üç aylık dava süresinin geçtiğini kabul ederek davayı reddetmiştir. Yargıtay çoğunluğu bu hükmü onamıştır. Karşıoy, gündemde bulunmayan konuda karar alınmasının emredici hükme aykırılık ve butlan sayılması gerektiğini savunmuştur. Bu nedenle karşıoydaki kesin hükümsüzlük açıklamaları çoğunluğun sonucu gibi okunmamalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Faydalı modelin aynı nedenle hükümsüzlüğünde önceki ispat ret kararının kesin hüküm ve üçüncü kişi davasının bekletici etkisi
- Esas
- 2017/94 E.
- Karar
- 2018/512 K.
Editoryal özet: Aynı tarafın yenilik bulunmadığına dayanan faydalı model hükümsüzlük davası ispatlanamayıp kesinleşmiş, sonra aynı belge için karşı dava açılmıştır. HGK yeni delille aynı taraf, vakıa temeli ve talep sonucunun yeniden görülmesini kesin hükmün engellediğini kabul etmiştir. İhlal asıl davasında ise üçüncü kişinin aynı belgeyi hükümsüz kılan fakat henüz kesinleşmeyen ayrı davasının sonucu beklenmelidir. Direnme oybirliğiyle bozulmuştur. Üçüncü kişinin farklı taraflı davası doğrudan kesin hüküm sayılmamış; onun belgenin geçerliliğine etkisi bekletici sorun olarak değerlendirilmiştir. Teknik yenilik veya ihlal bu kararda nihai çözümlenmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
Tanı eksikliği saptansa da başvuru zamanının kayba etkisinin uzman kurulca araştırılması
- Esas
- 2016/20247 E.
- Karar
- 2018/3041 K.
Editoryal özet: Çocuğa enfeksiyon tanısı konulmuş, sonraki hastanede torsiyon nedeniyle testis kaybı belirlenmiştir. ATK ayırıcı tanının düşünülmemesini tıbbi eksiklik saymış; buna rağmen başvurunun geç olduğu ve aynı kaybın oluşacağı görüşünü bildirmiştir. Aile başvuru gecikmesi kabulüne itiraz etmiştir. Daire aralarında çocuk üroloğu da bulunan üç kişilik akademik kurulun başvuru zamanını, bunun sonuca etkisini ve kusuru gerekçeli incelemesini istemiştir. Ret hükmü bu eksiklikten bozulmuştur. Tıbbi eksiklik tespiti tek başına her zarar kaleminin kabulü değildir; nedensellik ve zaman çizelgesi de çözülmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Kooperatiften İstifa Öncesi Aidat ve İtirazın İptalinde Hukuki Yarar
- Esas
- 2017/2538 E.
- Karar
- 2018/440 K.
Editoryal özet: Kooperatif, 2012 aidatları için takip yapmış; ortak itirazdan sonra noter yoluyla istifa etmiştir. İlk derece mahkemesi dava tarihindeki istifa nedeniyle hukuki yarar kalmadığını kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, istifadan önce doğmuş aidat sorumluluğunun sırf ayrılmayla sona ermeyeceğini, miktarın uzman bilirkişiyle hesaplanıp ödemelerin düşülmesi gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Muhtemel çıkma payı iadesi, kooperatifin önceki aidatları tahsil etmekteki yararını kaldırmaz. Karşı oylar, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesiyle borcun sona erdiğini savunmuş; çoğunluk bu görüşü benimsememiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7089 E., 2018/1278 K.
- Esas
- 2016/7089 E.
- Karar
- 2018/1278 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 19/07/1999 tarihinde acentalık sözleşmesi ile hayat, sağlık ve ferdi kaza sigortası branşlarında davalı şirketin acentesi olarak faaliyete başladığını, 19/06/2007 tarihinde sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, fesih tarihinden sonra da devam eden poliçelerin dönüşüm komisyonlarından kaynaklı alacaklarının ödenmediğini ve zarara uğradığını ileri sürerek müvekkili şirket tarafından yapılan poliçelerin fesih tarihinden sonrasına denk gelen dönemlere ilişkin dönüşüm komisyon (prim) alacakları yönünden 3.000,00 TL, 5684 Sigortacılık Kanununun 23. maddesinin 15-16. fıkrası uyarınca kaynaklanan alacak haklarına istinaden 3.000,00 TL tazminat, teminat mektubunun haksız ve dayanıksız bir şekilde davalı şirket tarafından nakde çevrilerek irat kaydedilmesinden kaynaklanan zarar bakımından 3.000,00 TL olmak üzere toplamda şimdilik 9.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, halen davacı acente tarafından ödenmeyen borçların olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2017/2418 E., 2018/2119 K.
- Esas
- 2017/2418 E.
- Karar
- 2018/2119 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: "İçtihat Metni" KARAR Sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/04/2016 tarihli ve 2016/17423 soruşturma, 2016/34426 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, mercii Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/06/2016 tarihli ve 2016/2858 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/03/2017 gün ve 2017/17072 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: İstem yazısında “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelinin facebook paylaşım içeriklerinde yer alan ibarelerin genel ifadeler olduğu ve doğrudan müştekiye yönelik olmadığı, dava açmayı gerektirecek yeterli delil olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Müştekinin www.guncelmersin.com isimli internet sitesinde yer alan “CHP’de ticaret” başlıklı haberi kendi facebook hesabından link vermek sureti ile paylaşımda bulunduktan sonra bu habere ilişkin yorum yaptığı, şüphelinin bu yoruma karşılık olarak “Sayın ... ve...beyfendiler. Bir yıldır bu yalan haberi pişirip önümüze koyuyorsunuz. Artık cevap vermek zorunda kaldım. 6 pas işletmesinin sahibi ben ve ... dır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Bağımsız Tedbir Nafakası ile Boşanma Nafakasında Mükerrerliğin Önlenmesi
- Esas
- 2016/10991 E.
- Karar
- 2018/1935 K.
Editoryal özet: Kadının bağımsız tedbir nafakası talebi ile karşılıklı boşanmanın sonuçları birlikte incelenmiştir. Yargıtay, ayrı yaşamaya haklı kadının TMK 197 isteminin kabul edilmesini, ancak boşanma davasında TMK 169 uyarınca verilen geçici nafakayla mükerrer ödeme yaratılmamasını istemiştir. Ayrıca kadının boşanmaya neden olan olaylarda daha ağır kusurlu olmadığı, geliri ve malvarlığı bulunmadığı için boşanmayla yoksulluğa düşeceği kabul edilmiştir. Bu durumda uygun yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken talebin reddi doğru bulunmamıştır. Karar bu iki nafaka yönünden bozulmuş, diğer temyiz edilen bölümler onanmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2017/2735 E., 2018/993 K.
- Esas
- 2017/2735 E.
- Karar
- 2018/993 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: dava, tüketici kredisi kapsamında hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat isteminden ibarettir.Dava konusu sigorta poliçesinin zorunlu bir unsuru olan Hayat Sigortası Genel Şartları'nın A.2 maddesinde de açıklandığı üzere, can sigortasının en önemli grubunu oluşturan hayat sigortasında sigortacı, prim ödeme karşılığında sigorta ettirene veya onun tarafından belirtilen bir kimseye sigortalının ölümü halinde veya sözleşmede belirtilen tarihte hayatta kalması koşulu ile belirli bir meblağın ödenmesini yükümlenir.Somut olayda, davada başlangıçta dava konusu yapılmış olan sigorta sözleşmesinden doğan borçlardan ötürü sigortacının sorumlu olduğu mahkemeninin de kabulündedir. Davacılar vekili, dava dilekçesi ile hayat sigortası nedeni ile ödenmeyen tazminat bedelinin ödenmesine ve kredi borcunun vefat tarihi itibariyle kapatılmasına, davacılar tarafından haksız olarak ödenen 941,60 TL’nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ve müvekkillerin yargılama aşamasında ödeyecekleri kredi taksit tutarlarının da ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten istirdatına karar verilmesini talep etmiş; eksik harcın ikmali için verdiği dilekçeyle ise murisin kulllandığı tüketici kredisinin kalan borcunun vefat tarihi itibari ile 7.890,08 TL olduğu, 4 taksit olan 941,60 TL için harç yatırdıklarını bakiye kısım olan 6.949,20 TL için de harcı ikmal ettiklerini belirtmiştir. Davacılar vekilinin asıl isteğinin, gerek dava dilekçesindeki taleplerinden gerek eksik harcın ikmali için verdiği dilekçeden tüketici kredi kapsamından düzenlenen hayat sigorta poliçesindeki teminat bedelinin davacılara ödenmesi olduğu söylemek mümkündür.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2015/25017 E., 2018/556 K.
- Esas
- 2015/25017 E.
- Karar
- 2018/556 K.
Resmî metinden: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Eski Çalışanın Mesleki Deneyimiyle İş Kurması ve Haksız Rekabetin İspatı
- Esas
- 2016/6155 E.
- Karar
- 2018/547 K.
Editoryal özet: İşveren, eski sorumlu müdürün müşteri çevresi ve ticari bilgileri kullanarak aynı alanda şirket kurmasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüştür. Davalı, rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını ve faaliyetinin mesleki birikimine dayandığını savunmuştur. Mahkeme, kişinin eğitim ve çalışma sürecinde edindiği bilgi, deneyim ve çevreyi kullanmasının tek başına haksız rekabet oluşturmadığını; davacıya ait belirli formül, tasarım veya eser kullanımının gösterilemediğini kabul etmiştir. Yargıtay, haksız rekabetin kanıtlanamadığı gerekçesiyle ret hükmünü onamıştır. Karar, gerçekten korunan ticari sırların kullanımını veya geçerli rekabet yasağı ihlalini meşru saymamaktadır.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
