HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

1.834 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Hukuk Kararları

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

Dava, mirasta denkleştirme isteğine ilişkindir.

Esas
2016/15900 E.
Karar
2019/5589 K.

Resmî metinden: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21/03/2013 gününde verilen dilekçe ile mirasta denkleştirme talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17/12/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Tüketici Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Online Bilet Satışında Faturayı Düzenleyen ve Bedeli Tahsil Eden Acentenin Sağlayıcı Sayılması

Esas
2019/2930 E.
Karar
2019/5727 K.

Editoryal özet: Tüketici, seyahat edilecek ülkedeki terör olayları nedeniyle internetten aldığı bileti iptal ettirmek istemiştir. Acente aracılık yaptığını ve iade talebinin havayoluna ait olduğunu savunmuştur. Daire, faturayı düzenleyen ve bedeli tahsil eden acentenin taşıyıcı adına ve hesabına hareket ederek sağlayıcı sayıldığını kabul etmiştir. Tüketici lehine verilen karara karşı kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir. Daire, henüz hizmet verilmeden sözleşmeden dönüldüğü için ayıplı hizmet hükümlerinin tartışılmasını doğru bulmamış, fakat sonuca etkili görmemiştir. Kaynaktaki cayma süresi ifadeleri kendi içinde farklıdır.

Kararın sonucuTüketici lehine sonucun değiştirilmesi için yapılan kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir.
Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi

Aynı Şirket Grubuna Ait Ayrı Mağazalarda Hırsızlık ve Zincirleme Suç Ayrımı

Esas
2019/3129 E.
Karar
2019/12848 K.

Editoryal özet: Sanığın aynı alışveriş merkezinde aynı şirket grubuna ait iki mağazadan birinde hırsızlığı tamamladığı, diğerinde teşebbüs sırasında yakalandığı kabul edilmiştir. Yargıtay, bileşik suç, aynı ve farklı neviden fikri içtima ile zincirleme suçu ayrı açıklamıştır. Daire kendi değerlendirmesinde farklı işyerlerindeki eylemlerde aynı suç işleme kararının bulunmadığını kabul ederek iki ayrı suçtan hüküm kurulması gerektiğini belirtmiştir. Tek ceza üzerinden zincirleme suç artırımını yeterli bulan mahkeme hükmü bozulmuş, yalnız sanık lehine temyiz bulunduğundan sonuç ceza bakımından kazanılmış hak korunmuştur. Değerlendirme somut mağaza ve fiil bağlamıyla sınırlı sunulmalıdır.

Kararın sonucuİki ayrı hırsızlık yerine zincirleme suç uygulanması nedeniyle hüküm bozuldu; sonuç cezada sanığın kazanılmış hakkı korundu.
Hukuk Kararları

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2016/25874 E., 2019/8403 K.

Esas
2016/25874 E.
Karar
2019/8403 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, davalı ... hastane ve doktorun vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır (olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK. 386, 390. md.). Vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır.(BK.390/11) vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur. (BK.321/1) o nedenle doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafifte olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktor, hastanın zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Doktor tıbbi çalışmalarda bulunurken bazı mesleki şartları yerine getirmek hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak tedaviyi her türlü ihtiyat tedbirlerini alarak yapmak zorundadır. Doktor ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve orada koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken hastanın özelliklerini göz önünde tutmalı onu gereksiz risk altına sokmamalı en emin yolu tercih etmelidir. Gerçekte de mesleki bir iş gören; doktor olan vekilden, ona güvenen müvekkil titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemekte haklıdır. Titiz, özen göstermeyen bir vekil, BK. 394/1 uyarınca vekâleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Somut olayda, davacının davalı hastanede tedavi edildiği sabittir. Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan ve itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınmıştır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

Avukatın belge örneğini onaylaması, meslek sırrı ve kendini suçlamama güvencesi

Esas
2016/1170 E.
Karar
2019/488 K.

Editoryal özet: Avukatın boşanma dosyasına aslını sunamadığı rapor örneğini onaylayarak vermesi nedeniyle mahkumiyeti kesinleşmiştir. CGK, başka dosyada avukatın kendi eylemi hakkında verdiği beyan için kendini suçlamama hakkının hatırlatılmasını yeterli görmüş; meslek sırrını koruyan CMK m. 46’nın avukatın kendi sorumluluğunu engelleyen ayrıcalık olmadığını açıklamıştır. Esas yönünden çoğunluk özel onaylama suçunu uygulamış, Başsavcılık itirazını reddetmiştir. Karşı oylar sahtecilik kastı ve belge aslının gerçekten bulunmaması koşullarını tartışarak görevi kötüye kullanma görüşünü savunur. İlk uyuşmazlık oybirliği, suç vasfı oyçokluğu ile çözülmüştür. Uzun karşı oydaki beraat ve delil açıklamaları çoğunluğun sonucu gibi aktarılamaz.

Kararın sonucuBaşsavcılık itirazının reddi; tanık beyanı usulü yönünden oybirliği, suç vasfı yönünden oyçokluğu
Hukuk Kararları

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 2019/1407 E., 2019/3574 K.

Esas
2019/1407 E.
Karar
2019/3574 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili, ortak alanlara müdahalelerinin önlenmesini ve eski hale getirilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, ... hakkında açılan davanın kabulüne, diğer davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine, Dairemizin 11/10/2017 gün ve 2017/4749 E.- 2017/7647 K. sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; “Davanın kabulü ile, davalılar ... ve ...'e davaya konu bağımsız bölümleri balkonlarındaki dolapların kaldırılarak mimari projeye uygun hale getirmeleri için davalılara 30 gün süre verilmesine, davalılar tarafından dolapların kaldırılarak mimari projeye uygun hale getirilmemesi halinde davacı tarafa bu hususta izin ve yetki verilmesine, davalılardan ...'e davaya konu bağımsız bölümün balkonuna asmış olduğu saksı aparatlarını balkonun iç kısmına gelecek şekilde asması için 30 gün süre verilmesine, davalılardan ...'in verilen süre içerisinde yerine getirmemesi halinde davacı tarafa bu hususta izin ve yetki verilmesine” karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazları ile sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Sahte Devir Belgesiyle Yapılan Nama Yazılı Pay Kaydının Düzeltilmesi

Esas
2018/2177 E.
Karar
2019/3676 K.

Editoryal özet: Pay senedinin sahibi, yapmadığı devrin sahte belgeyle başka kişi adına pay defterine geçirildiğini ileri sürmüştür. Ceza mahkemesi ve imza incelemesiyle belgenin sahte olduğu saptanmıştır. İlk derece mahkemesi geçerli devir oluşmadığını kabul ederek kaydı düzeltmiş; istinaf ayrıca şirketin gerekli incelemeyi yapmadan kayıt tutmasını kusurlu bulmuştur. Yargıtay çoğunluğu kararı onamıştır. Karşı oy, istinafın gerekçe değişikliği yöntemini ve şirketin sorumluluğu için hukuka aykırılığı bildiğinin veya bilmesi gerektiğinin kanıtlanmadan sonuç kurulmasını eleştirmiştir.

Kararın sonucuSahte devir kaydının iptali ve davacının pay sahipliğinin tescilini koruyan BAM kararı oyçokluğuyla onandı; karşı oy mevcut.
Hukuk Kararları

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2016/11133 E., 2019/4694 K.

Esas
2016/11133 E.
Karar
2019/4694 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, teşhis ve tedavi hizmetini üstlenen doktor ve özel hastanenin sorumluluğuna ilişkin olup, bir davada dayanılan olguları hukuksal açıdan nitelendirmek ve uygulanacak yasa hükümlerini arayıp bulmak hâkimin doğrudan görevidir. (1086 sayılı HUMK. 76.md., 6100 sayılı HMK. 33.md.) Davanın temelini vekillik sözleşmesi oluşturmaktadır. Dava, davalı hastane ve doktorların vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır. (Dava tarihi olan 02.08.2012 tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı B.K. 386, 390. md.). Vekil, ... görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de, bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır (B.K. 390/II). Vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur (B.K. 321/1 md.) O nedenle doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafif de olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktorlar, hastalarının zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Doktor, tıbbi çalışmalarda bulunurken, bazı mesleki şartları yerine getirmek, hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak, tedaviyi her türlü tedbirlerini alarak yapmak zorundadır. Doktor, ufak bir tereddüt gösteren durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Kurum Hatasından Doğan Yersiz Aylığın İadesinde Bildirim ve Faiz Başlangıcı

Esas
2019/1123 E.
Karar
2019/2729 K.

Editoryal özet: Kurum, yersiz aylık ödemelerinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptalini istemiş; bozma sonrası dava reddedilmiştir. Yargıtay, uyuşmazlığa Kurum hatasına ilişkin 5510 sayılı Kanun 96/b hükmünün uygulanacağını belirtmiştir. Takipten önce yersiz ödeme toplamının davalıya bildirildiği kanıtlanamadığından, faiz başlangıcının icra ödeme emrinin tebliğinden yirmi dört ay sonrası olarak belirlenmesi ve asıl alacak bakımından itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Sigortalının kasıt veya kusuruna ilişkin 96/a rejimi bu somut olayın dayanağı değildir.

Kararın sonucuDavanın reddi, Kurum hatasına ilişkin özel iade ve faiz rejimi uygulanarak asıl alacak yönünden takibe devam edilmesi gerektiği için Kurum yararına oybirliğiyle bozuldu.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yol çalışması nedeniyle kira indiriminin ayıp ihbarından önceye yürütülememesi

Esas
2017/6665 E.
Karar
2019/2371 K.

Editoryal özet: Günübirlik kullanım alanı kiracısı yolun tek şeride düşmesi ve hafriyat nedeniyle müşteri kaybettiğini belirterek kira indirimi istemiştir. Sonradan ortaya çıkan kullanım ayıbına dayalı indirim kabul edilmiştir. Daire indirimin esasına yönelik diğer itirazları reddetmiş; fakat somut olayda ayıp ihbarının kiraya verene tebliğinden önceki dönemin de indirime alınmasını hatalı bularak bozmuştur. Bildirimin ve kiraya verenin ayıbı öğrenmesinin zamanı ayrıca denetlenmelidir. Her dış yol çalışması aynı oran veya aynı süreyle indirim yaratmaz; kiralananın amaçlanan kullanımına gerçek etkisi önemlidir.

Kararın sonucuİndirim başlangıcının ayıp ihbarı öncesine götürülmesi nedeniyle davalı yararına oybirliğiyle bozma; diğer itirazların reddi
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi

Süresinde Satış Talebinin Reddinde Haczin Sıra Cetvelindeki Önceliği

Esas
2016/2760 E.
Karar
2019/1011 K.

Editoryal özet: Alacaklı, sıra cetvelinde eski haczi yerine daha sonraki haczi esas alınarak üçüncü sıraya yazılmasına itiraz etmiştir. Mahkeme, eski haciz için yapılan satış talebinin reddine karşı şikâyet edilmediğinden geçerli satış talebi bulunmadığını kabul etmiştir. Yargıtay, dosyada dönemin iki yıllık süresi içinde satış istendiğini ve avans yatırıldığını saptamıştır. 2018/1 sayılı içtihadı birleştirme kararını uygulayarak, talebin icra müdürünce reddinin şikâyetle kaldırılmamasının haczi düşürmediğini belirtmiştir. Eski haciz korunarak yeni sıra cetveli düzenlenmesi için cetvelin iptaline karar verilmesi gerektiğinden ret hükmü bozulmuştur.

Kararın sonucuSüresinde ve avansla yapılan satış talebi eski haczi ayakta tuttuğundan, sıra cetveline şikâyetin reddi hükmü oybirliğiyle bozuldu.
Hukuk Kararları

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2016/4613 E., 2019/3010 K.

Esas
2016/4613 E.
Karar
2019/3010 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, davalı doktorların vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır (B.K. 386, 390 md). Vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de, bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafif de olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktorlar, hastalarının zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Doktor, tıbbi çalışmalarda bulunurken, bazı mesleki şartları yerine getirmek, hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak, tedaviyi her türlü tedbirlerini alarak yapmak zorundadır. Doktor, ufak bir tereddüt gösteren durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmalı, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmalı ve en emin yolu tercih etmelidir (Bkz. Tandoğan, Borçlar Hukuk Özel Borç İlişkileri, Ank.1982, Sh.236 vd). Gerçektende mesleki bir işgören (doktor )olan vekilden, ona güvenen müvekkil titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemekte haklıdır. Titiz bir özen göstermeyen vekil, B.K. 394/1 uyarınca vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.