HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

1.834 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Uzun süreli yönetim kilitlenmesi ve anonim şirkette organ eksikliği nedeniyle fesih

Esas
2018/5372 E.
Karar
2019/6823 K.

Editoryal özet: Anonim şirketin ortakları, genel kurulların yapılamadığı, yönetim ve denetim işlevlerinin yerine getirilemediği gerekçesiyle kayyım atanmasını, şirketin fesih ve tasfiyesini istemiştir. Bozmaya uyularak verilen kararda, aile ortaklığındaki uzun süreli fiili çekişmenin şirket yönetimini kilitlediği ve organların kanun ile esas sözleşmedeki işlevlerini yerine getiremediği kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesi bu durumu TTK m. 530 kapsamında organ eksikliği sayarak fesih ve tasfiye kararı vermiştir. Yargıtay, bozmaya uygun hüküm ve delil değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek kararı onamıştır. Alıntı, onanan ilk derece gerekçesindendir; tek bir ortak anlaşmazlığının veya geçici toplantı sorununun her durumda feshe yeterli olduğunu göstermez.

Kararın sonucuFesih ve tasfiye hükmünün onanması
Bankacılık ve Finans Hukuku

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi

Emekli aylığı hesabında kart borcu için sözleşmesel virman ve takas talimatı

Esas
2019/2454 E.
Karar
2019/4971 K.

Editoryal özet: Emekli müşteri kart borcu nedeniyle aylık hesabındaki blokenin kaldırılmasını ve tutarların iadesini istemiştir. Mahkeme, sözleşmedeki takas-mahsup kaydını müzakere edilmemiş haksız şart saymıştır. Daire, sözleşmede ayrıca virman talimatı bulunduğunu, bu çerçevedeki kesintiyi icra haczinden ayrı değerlendirmiştir. Somut taahhüt kapsamında yapılan işlemin haksız şart sayılmadığı belirtilerek müşteri lehine hüküm banka yararına bozulmuştur. Karar her banka blokesine sınırsız yetki vermez; hesap niteliği ve somut talimat belirleyicidir. 2019 tarihli bu yaklaşım, sonraki içtihat birliği ve icra hacziyle rızai ifa arasındaki ayrım gözetilerek kullanılmalıdır.

Kararın sonucuMüşteri lehine kısmi kabul hükmünün banka yararına bozulması
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi

Kat malikleri kararında çağrı belgeleri, nisap, süre ve yokluk incelemesi tamamlanmadan iptal verilememesi

Esas
2019/4679 E.
Karar
2019/6232 K.

Editoryal özet: Toplantıya çağrılmadığını ileri süren kat maliki olağanüstü kurul kararlarının iptalini istemiş ve talep kabul edilmiştir. Daire karar defteri, yönetim planı, tapu, çağrı, hazirun, gündem ve temsil belgeleri getirilmeden değerlendirme yapıldığını saptamıştır. Toplantının türü, çağrı koşulları, arsa payı ve malik sayısı nisapları, iptal süreleri ile yokluk/butlan niteliği ayrı incelenmelidir. Taleplerin her birine kabul veya ret gerekçesi kurulması gerektiğinden hüküm bozulmuştur. Çağrı eksikliği iddiası tek başına bütün kararların yokluğunu kesinleştirmemiştir.

Kararın sonucuToplantı belgeleri ve kararların niteliği tam araştırılmadığı için iptal kabulünün oybirliğiyle bozulması
Tüketici Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

İflas Eden Havayolunun İnternetten Biletini Satan Acentenin Sağlayıcı Sorumluluğu

Esas
2019/4266 E.
Karar
2019/6723 K.

Editoryal özet: İnternetten uçak bileti alan tüketicinin uçuşu, havayolu şirketinin iflası nedeniyle iptal edilmiştir. Bilet bedeli iadesinden sorumlu tutulan seyahat acentesi, yalnız aracılık yaptığını savunmuştur. Daire, TKHK m.3 uyarınca hizmet sunanın adına veya hesabına hareket edenlerin de sağlayıcı olduğunu ve somut sözleşmede acentenin satıcılar arasında gösterildiğini belirlemiştir. Acentenin sorumluluğunu kabul eden karara karşı kanun yararına temyiz istemi reddedilmiştir. Sonuç yalnız internet sitesi kurulmasına değil somut satış ve sağlayıcı sıfatına dayandırılmış; inceleme olağan temyiz olarak yürütülmemiştir.

Kararın sonucuAcentenin sağlayıcı sıfatıyla sorumluluğuna ilişkin karara yönelik kanun yararına temyiz istemi reddedilmiştir.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi

Taşınmaz İçin Kadastro Tutanağı Düzenlenmesinde Görev ve Gönderme Kararı

Esas
2016/10816 E.
Karar
2019/6802 K.

Editoryal özet: Davacı, eski arazi kadastrosunda çalılık olarak tespit dışında bırakılan taşınmazın zilyetlikle adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında bir başka kişi miras hakkına dayanarak davaya katılmıştır. Taşınmaz için kadastro tutanağı düzenlendiğinin anlaşılması üzerine asliye hukuk mahkemesi görevsizlik ve kesinleşmeden itibaren iki hafta içinde talep edilirse dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesi kararı vermiştir. Davalı kararı vekâlet ücreti bakımından temyiz etmiştir. Yargıtay hükmü onamıştır. Kaynak, gönderme süresinin kaçırıldığı bir olay veya HMK 20’deki farklı başlangıç olasılıklarının ayrıntılı incelemesini içermemektedir.

Kararın sonucuKadastro tutanağı nedeniyle görevsizlik ve talep halinde kadastro mahkemesine gönderme içeren hüküm, vekâlet ücretine yönelik temyiz üzerine oybirliğiyle onandı.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi

Kat karşılığı inşaatın fesih türü ve bütün imalatı bedelsiz bırakma şartı

Esas
2016/8724 E.
Karar
2019/4385 K.

Editoryal özet: Arsa sahipleri, yüklenicinin kendisine düşen yapıları tamamlayıp satmasına karşın kendilerine ait yapıları bitirmediğini belirterek sözleşmenin feshini ve bütün imalatın bedelsiz bırakılmasını istemiştir. Daire, uyuşmazlıkta taraflar anlaşmadıkça mahkeme kararı gerektiğini; talebin ileriye veya geriye etkili olduğunun açıklatılmasını, yapıların birlikte değerlendirilmesini ve tasfiyenin buna göre kurulmasını istemiştir. İmalatın bütünüyle bedelsiz bırakılmasını öngören cezai şart geçersiz bulunarak hüküm yüklenici yararına bozulmuştur. Kararın üçüncü kişilere devredilmiş tapular hakkındaki 2019 yaklaşımı, sonraki içtihat değişiklikleri araştırılmadan güncel ve istisnasız geri alma kuralı olarak sunulmamalıdır.

Kararın sonucuYüklenici yararına bozma
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Erken Tahliyede Yeniden Kiralama İçin Makul Sürenin Somutlaştırılması

Esas
2018/3415 E.
Karar
2019/8030 K.

Editoryal özet: Kiracı dört yıllık işyeri sözleşmesini birkaç ay sonra bırakmış, taşınmaz yaklaşık dokuz ay sonra daha düşük bedelle kiralanmıştır. Mahkeme bir yıllık süre bildiren rapora dayanarak sekiz ay on beş günlük kira kaybını kabul etmiştir. Yargıtay raporu yetersiz bulmuş; yeniden kiralama imkânının taşınmazın ve sözleşmenin özellikleriyle yerinde araştırılmasını istemiştir. Kiraya veren zararı azaltma yükümlülüğünü de yerine getirmelidir. Karardaki ortalama üç ay ifadesi belirli ve değişmez süre olarak hükme bağlanmamış; denetlenebilir yeni raporla somut makul sürenin hesaplanması için karar bozulmuştur.

Kararın sonucuMakul süreyi somutlaştırmayan bilirkişi raporuyla sekiz ay on beş günlük kira kaybı yükletilmesi nedeniyle BAM kararı kaldırıldı ve ilk derece kabul hükmü oybirliğiyle bozuldu.
Hukuk Kararları

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2016/26802 E., 2019/9927 K.

Esas
2016/26802 E.
Karar
2019/9927 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, davalı özel hastane ve doktorun vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır. Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur.Mesleki iş gören Vekil özenle davranma zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur (BK 321/1 md)(TBK 400). O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafif de olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yol seçilmek gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, BK 394/1(TBK 510) maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2018/6546 E., 2019/7768 K.

Esas
2018/6546 E.
Karar
2019/7768 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; mahkemenin ek kararı ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş olup, bu defa davacı vekili tarafından ek kararın temyizi üzerine, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalıya kiralanan aracın, davalının personelinin sevk ve idaresinde seyir halinde iken, yoldaki kaya parçalarına çarpması neticesinde hasarlandığını, hasarın giderilmesi için sigorta şirketine başvurulduğunda çarpmadan sonra aracın stop edilmeyip, motorun yağsız kalarak yola devam etmesi neticesinde motorda hasarın meydana geldiği gerekçesi ile değerlendirmeye alınmadığını, davalıya hasara ilişkin 6.208,60 TL bedelli faturanın tebliğ edildiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Kadıköy 7. İcra Müdürlüğünün 2010/9838 Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %40'ından az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; taraflar arasındaki kiralama sözleşmesinin 8.maddesinde araçların kasko sigortasının kiralayan davacı tarafından yapılacağının kabul edildiğini, araçta meydana gelen hasarın kasko teminatı kapsamında olan bir hasar olması ve sürücünün kazanın oluşumunda kusursuz olması nedeniyle husumetin ... Sigorta A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, sürücünün kazadan sonra gereken güvenlik tedbirlerini alarak aracın kayalık bölgeden çevredekilerin yardımıyla güvenli bir yere itildiğini ileri sürerek, davanın reddine ve % 40' tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

Komşuluk gürültüsünde teknik ölçüm, rapor çelişkisi ve alınacak önlemler

Esas
2016/14237 E.
Karar
2019/6438 K.

Editoryal özet: Konutlarının yakınındaki konteyner sahasının gece anonsları ve yükleme araçları nedeniyle rahatsız olan kişiler, gürültünün önlenmesini ve manevi tazminat istemiştir. Mahkeme davayı reddetmiştir. Daire, komşuluk hukukunda taşkınlığın tarafın aşırı duyarlılığıyla değil taşınmazların niteliği, konumu, kullanım amacı ve normal kişinin objektif hoşgörü sınırıyla değerlendirilmesi gerektiğini açıklamıştır. Teknik ölçüm yapılmaması, işletmenin sunduğu raporla çelişkinin giderilmemesi ve sınır aşılırsa alınabilecek önlemlerin belirlenmemesi eksik inceleme sayılmıştır. Hüküm bozulmuştur. Gürültünün koşulları yeniden araştırılacağından uyuşmazlığın esası ve manevi tazminat hakkı kesinleştirilmemiştir.

Kararın sonucuEksik araştırma ve inceleme nedeniyle bozma
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kiracılık ve kullanım hakkının haciz ve ihale yoluyla devredilememesi

Esas
2017/5457 E.
Karar
2019/7562 K.

Editoryal özet: Belediyeden kiralanmış hal dükkanındaki kiracılık ve kullanım hakları kiracının borcu için haczedilip ihaleyle satılmıştır. Mahkeme, ihale kesinleştiği için eski kiracının hukuki yararı kalmadığını kabul etmiştir. Daire, kira ilişkisinin taraflar arasında nispi hak doğurduğunu, bu kullanımın kiraya verenden bağımsız haczedilip satılabilen hak olmadığını açıklamıştır. Kiraya veren ve kiracı rızası bulunmadan ihale alıcısının kiracı sıfatını kazanamayacağı belirtilerek ret hükmü bozulmuştur. Karar işyeri devrindeki yazılı rıza zorunluluğunu somutlaştırır. İşyeri devrinde her bedelin veya her işletme devrinin geçersiz olduğu genel sonucu çıkarılamaz.

Kararın sonucuHukuki yarar yokluğundan ret hükmünün kiracı yararına bozulması
Hukuk Kararları

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2016/20250 E., 2019/8454 K.

Esas
2016/20250 E.
Karar
2019/8454 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili; ... Süt Ürn. Gıda Tar.Hay.Turz.San. ve Tic. Ltd.Şti. adına kayıtlı, davacı şirkete kasko sigortalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan aracın davalının velayetindeki küçük ... 'a çarpması ile sonuçlanan yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, sigortalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle alacaklı şirket tarafından kasko teminatı kapsamında 12/08/2014 tarihinde sigortalısına 13.006,99 TL ödediğini, ödenen tazminat tutarı üzerinden ...'ın %50 kusuruna isabet eden 6.503,50 TL.sinin alacaklı şirketin TTK md. 1472 vd. hükümleri gereği haiz olduğu yasal halefiyete binaen ödeme tarihinden itibren işleyecek yasal faizi ile birlikte hasarın sorumlusu ...'ın yaş küçüklüğü nedeniyle velayetine sahip olan anne-babasından TMK md. 369 gereği müştereken ve müteselsilen tahsili için Susurluk İcra Müdürlüğünün 2014/942 sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla takibe geçildiğini, ancak borçlulardan ...'ın itirazı üzerine takibin kendisi yönünden durdurulmasına neden olduğunu beyan ederek, davalı tarafından icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.