HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

1.834 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi

Aynı kooperatif hesaplaşmasının hakem kararından sonra yeniden dava edilmesinde kesin hüküm

Esas
2017/827 E.
Karar
2020/1942 K.

Editoryal özet: İki kooperatif hizmet ortaklığı sona erince hakem kararına dayanarak mahsuplaşma protokolü ve çekler düzenlemiştir. Davacı daha sonra karşı tarafın zarar etmediğini, yanıltıldığını ileri sürerek çeklerin iadesi ve gelir farkı istemiştir. Mahkeme taraf, dava sebebi ve talep sonucunun hakem uyuşmazlığıyla aynı olduğunu kabul etmiş; hile iddiasının kesin hükmü ortadan kaldırmadığını ve koşulları varsa yargılamanın iadesi yolunda ileri sürülebileceğini belirtmiştir. Daire usulden reddi onamıştır. İddianın esastan haklılığı karara bağlanmamış; önceden karara bağlanan uyuşmazlıkla özdeşlik belirleyici olmuştur.

Kararın sonucuHakem kararının kesin hüküm etkisi nedeniyle usulden ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Hukuk Kararları

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2017/7368 E., 2020/3036 K.

Esas
2017/7368 E.
Karar
2020/3036 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili, davacı ... ...'ün 13/10/2010 tarihinde Özel ...Hastanesine doğum yapmak üzere yatışının yapıldığını, ameliyathaneye alındığında doğumun normal doğum olarak kararlaştırılmasına rağmen davacının rızası alınmadan belden aşağısı lokal anesteziye tabi tutulmak suretiyle doğum işlemi yaptırılarak bebeğin doğumunun gerçekleştiğini ancak, davalıların tedbirsiz ve dikkatsiz davranmaları sonucu sezeryanle doğum işlemi sırasında ve sonrasında davacının sol bacağında koter plağı kaçağı nedeniyle ağır yanıklar oluştuğunu, oluşan yanıklar nedeniyle davacının üç defa ameliyat olup narkoz alması sebebiyle yeni dünyaya gelen çocuğunu dahi emziremediğini, bu durumun sorumlusu olarak hastanenin doktoru, doktorun ise hastaneyi suçladıklarını, gereken tedaviyi yerine getirmeyip davacıyı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkettiklerini, hasta ekspertiz raporunda yaralanmanın doğum sırasındaki koter plağı kaçağı nedeniyle olduğunun açıkca belirtildiğini beyan ederek; davalı hastane tarafından davacıya ödenen 1.900,00 TL düşülmek suretiyle bunun dışında kalan maddi zararlara karşılık fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik 3.000,00 TL maddi ve 95.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Kadına Özgü Bileziklerin Aidiyeti ve Sayı Hakkındaki Mahkeme İçi İkrar

Esas
2017/1040 E.
Karar
2020/240 K.

Editoryal özet: Kadın düğün ziynetlerini istemiş, erkek toplam on iki bilezik takıldığını ancak beşinin kendisine ait olduğunu savunmuştur. Hukuk Genel Kurulu, kadına özgü bileziklerin aksine anlaşma veya yerel âdet yoksa hangi eşe takıldığına bakılmaksızın kadın eşe bağışlanmış sayılmasını uygulamıştır. Toplam on iki bilezik beyanı HMK 188 gereğince ikrar sayılarak miktar çekişmesiz kabul edilmiştir. Yedi bilezikle sınırlı kabul yönündeki direnme kararı bozulmuştur. Dava yalnız bileziklere ilişkin olduğundan Özel Daire bozmasındaki para sözcüğü ayrıca çıkarılmıştır. Bu kapsam nakit ve tüm diğer takılara genişletilmemelidir.

Kararın sonucuÖzel Daire bozmasındaki para sözcüğü çıkarıldı; on iki bilezik yönünden ikrar gözetilerek karar verilmesi için direnme kararı ilave gerekçelerle oybirliğiyle bozuldu.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Kesin aciz belgesine bağlanan alacak için ayrıca alacak davasında hukuki yarar

Esas
2019/4105 E.
Karar
2020/2310 K.

Editoryal özet: Tarımsal kredi alacağı kesin aciz belgesine bağlanan banka, sonradan alacak davası açmıştır. Mahkeme, belgeyle yeniden takip yapılabileceği için davada hukuki yarar bulunmadığını kabul etmiştir. Daire çoğunluğu, aciz belgesinin takip hukukunda borç ikrarı belgesi sayılmasının ayrıca genel mahkemede alacak davasını engellemediğini belirtmiştir. Alacağın ilama bağlanmasında hukuki yarar bulunduğundan ret hükmü bozulmuştur. Karşı oy faiz yasağı ve zamanaşımı dengesi nedeniyle yeni davayı yararsız bulur. Bozma alacak miktarını veya aciz belgesinden sonra faiz talebinin kabulünü kesinleştirmez; uyuşmazlığın esası incelenecektir.

Kararın sonucuHukuki yarar yokluğundan ret kararının oyçokluğuyla bozulması; karşı oy mevcut
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Uzun süre uygulanan limited şirket kararlarına karşı butlan iddiasında dürüstlük denetimi

Esas
2019/3522 E.
Karar
2020/2048 K.

Editoryal özet: Davacılar yıllar önce alınan müdür seçimi, sermaye artırımı ve şube açılışı kararlarında sahte imza ile çağrı eksikliği ileri sürmüştür. Bozma sonrası mahkeme bir davacının payını devrettiğini, kararları bilen ve uygulayan diğer davacının sonradan yokluk veya butlana dayanmasının somut olayda dürüstlükle bağdaşmadığını kabul etmiştir. İptal talebi ayrıca üç aylık süreden reddedilmiştir. Daire hükmü onamıştır. Bu sonuç butlanın her durumda üç aylık süreye tabi olduğu anlamına gelmez; iptal süresi, dava sıfatı ve hakkın kötüye kullanılması gerekçeleri ayrıdır.

Kararın sonucuBozmaya uyularak verilen davanın reddi kararının oybirliğiyle onanması
Hukuk Kararları

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1475 E., 2020/1949 K.

Esas
2019/1475 E.
Karar
2020/1949 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili; müvekkilinin Rize ilinde davalının acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin acentelik sözleşmesinin davalı tarafından Beyoğlu 18. Noterliği' nin 14.05.2009 tarih ve 11229 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini, fesih gerekçesi olarak yapılan tahsilatların davalı tarafa intikal ettirmemesi, yürürlükteki yasa ve yönetmelik hükümlerine acentelik sözleşmesine, davalı şirketin genelge ve talimatlarına uygun hareket edilmemesi olarak gösterildiğini, ancak fesih gerekçesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin davalı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin taraflar arasındaki hukuka ve mevzuat hükümlerine aykırı davranmadığını, manevi olarak müvekkilinin haksız fesih nedeniyle yıprandığını, davalının müvekkilinin tüm müşterilerine müvekkilinin ismini zikrederek müvekkilinin acentesinin feshedilerek kapatıldığını yazılı olarak bildirdiğini, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, ödenmemiş alacaklarının ve maddi zararının bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 46.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın fesih tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, 15.10.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 673.304.30 TL bedel yükseltmiş olup hükmedilecek maddi tazminatın 46.000,00 TL’sine dava, bakiye miktara ise ıslah tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini, manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi

Telefonla Kurulan Yaşam Destek Sigortasında Poliçedeki Hastalık Kapsamı ve Tarihsel İtiraz Rejimi

Esas
2018/1213 E.
Karar
2020/1723 K.

Editoryal özet: Telefonla kurulan yaşam destek poliçesinden üç gün sonra kalp krizi geçiren kişi tazminat istemiştir. Alt mahkemeler kalp krizinin tehlikeli hastalık sayılması ve telefon görüşmesindeki açıklamaya dayanarak kabul kararı vermiştir. Yargıtay, e-postayla gönderilen poliçedeki hastalık listesinin koroner arter hastalığını içermediğini, olay döneminde uygulanabilir sürede poliçeye itiraz ve cayma yapılmadığını esas alarak kararı sigortacı yararına bozmuştur. İnceleme 2013sözleşmesine ve 4077sayılı mülga Kanuna dayanmaktadır. Aktarılan yedi ve on dört günlük rejimler güncel bütün mesafeli finansal sözleşmelere taşınmamalıdır.

Kararın sonucuTazminat kabulünü koruyan BAM kararı sigortacı yararına oybirliğiyle bozuldu; teminat kapsamı poliçede yazılı hastalıklar üzerinden değerlendirildi.
Hukuk Kararları

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2016/26439 E., 2020/1797 K.

Esas
2016/26439 E.
Karar
2020/1797 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, teşhis ve tedavi hizmetini üstlenen doktor ve özel hastanenin sorumluluğuna ilişkin olup, bir davada dayanılan olguları hukuksal açıdan nitelendirmek ve uygulanacak yasa hükümlerini arayıp bulmak hâkimin doğrudan görevidir. (1086 sayılı HUMK. 76.md., 6100 sayılı HMK. 33.md.) Dava, davalı özel hastane ve doktorun vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır (dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK. 386, 390. md.) vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. (BK.390/11) vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur. (BK.321/1) o nedenle doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafifte olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktor, hastanın zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Doktor tıbbi çalışmalarda bulunurken bazı mesleki şartları yerine getirmek hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak tedaviyi her türlü ihtiyat tedbirlerini alarak yapmak zorundadır. Doktor ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve orada koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken hastanın özelliklerini göz önünde tutmalı onu gereksiz risk altına sokmamalı en emin yolu tercih etmelidir. Gerçekte de mesleki bir iş gören; doktor olan vekilden, ona güvenen müvekkil titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemekte haklıdır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2016/26896 E., 2020/1130 K.

Esas
2016/26896 E.
Karar
2020/1130 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, davalı özel hastane ve doktorun vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır (dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK. 386, 390. md.). Vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır.(BK.390/11) vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur. (BK.321/1) o nedenle doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafifte olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktor, hastanın zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Doktor tıbbi çalışmalarda bulunurken bazı mesleki şartları yerine getirmek hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak tedaviyi her türlü ihtiyat tedbirlerini alarak yapmak zorundadır. Doktor ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve orada koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken hastanın özelliklerini göz önünde tutmalı onu gereksiz risk altına sokmamalı en emin yolu tercih etmelidir. Gerçekte de mesleki bir iş gören; doktor olan vekilden, ona güvenen müvekkil titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemekte haklıdır. Özen göstermeyen bir vekil, BK. 394/1 uyarınca vekâlet görevini gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Somut olayda, davacılardan ...’un davalı hastanede doğduğu sabittir. Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan raporlar alınmıştır. Raporlarda davalı doktor ile hastanenin herhangi bir kusuru olmadığı belirlenmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2016/29390 E., 2019/12847 K.

Esas
2016/29390 E.
Karar
2019/12847 K.

Resmî metinden: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2016/31256 E., 2019/12792 K.

Esas
2016/31256 E.
Karar
2019/12792 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, teşhis ve tedavi hizmetini üstlenen doktor ve özel hastanenin sorumluluğuna ilişkin olup, bir davada dayanılan olguları hukuksal açıdan nitelendirmek ve uygulanacak yasa hükümlerini arayıp bulmak hâkimin doğrudan görevidir. (1086 sayılı HUMK. 76.md., 6100 sayılı HMK. 33.md.) Davanın temelini vekillik sözleşmesi oluşturmaktadır. Dava, davalı hastane ve doktorların vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır. Vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de, bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır (T.B.K. 506/II). Vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur (T.B.K. 396/I md.). O nedenle doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafif de olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktorlar, hastalarının zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Doktor, tıbbi çalışmalarda bulunurken, bazı mesleki şartları yerine getirmek, hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak, tedaviyi her türlü tedbirlerini alarak yapmak zorundadır. Doktor, ufak bir tereddüt gösteren durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2018/5227 E., 2019/12604 K.

Esas
2018/5227 E.
Karar
2019/12604 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, davalı özel hastane ve doktorun vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır (dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK. 386, 390. md.). Vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. (BK.390/11) Vekil, özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur. (BK.321/1) O nedenle doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafifte olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktor, hastanın zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Doktor tıbbi çalışmalarda bulunurken bazı mesleki şartları yerine getirmek hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak tedaviyi her türlü ihtiyat tedbirlerini alarak yapmak zorundadır. Doktor ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve orada koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken hastanın özelliklerini gözönünde tutmalı onu gereksiz risk altına sokmamalı en emin yolu tercih etmelidir. Gerçekte de mesleki bir iş gören; doktor olan vekilden, ona güvenen müvekkil titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemekte haklıdır. Titizlik ve özen göstermeyen bir vekil, BK. 394/1 uyarınca vekâleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.