Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2021/11605 E., 2022/4362 K.
- Esas
- 2021/11605 E.
- Karar
- 2022/4362 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; davalıya kasko poliçesiyle sigortalı aracın 18/10/2018 tarihinde gerçekleşen çift taraflı kaza sonucu araçta meydana gelen hasar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince Kasko Genel Şartları A.5.10. maddesi gereğince; 'Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden yarılması halinde gelen zararlar' kasko teminat poliçesi kapsamı dışında tutulmuş olduğunu, davacının olay yerini terkletmesini bunlardan birine dayandıramadığını, polis tarafından yapılan tahkikatta hiçbir hastaneye kaza nedeniyle araç sürücüsünün müracaat etmediği, araç sürücüsünün kaza yerine geçerli bir sebep sunmaksızın terk ettiği tespit edildiğinden hasar talebinin teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş, davacı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Şarta Bağlı Dış Borç Üstlenmesi ve Asıl Borçlunun Defilerinin İncelenmesi
- Esas
- 2020/649 E.
- Karar
- 2022/197 K.
Editoryal özet: Sigorta primlerini ödediğini belirten alacaklı, önceki protokoller ve bir grup şirketinin belirli tarihe kadar ödenmeyen borcu üstlenme taahhüdüne dayanmıştır. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, sözleşmenin kefalet veya bağımsız garanti değil, şarta bağlı dış borç üstlenmesi niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Temsilcinin imzası kabul edildiğinden sözleşmenin aslının bulunmaması tek başına geçersizlik sayılmamıştır. Bununla birlikte asıl borç ilişkisinden doğan defiler üstlenene geçtiği için borcun gerçekten doğup doğmadığı araştırılmalıdır. Ret yönündeki direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur. Karşıoy, taahhüdü üçüncü kişinin fiilini üstlenme olarak nitelendirmiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Hücre Cezasının Onayında Şikâyet Süresinin Beklenmesi
- Esas
- 2022/773 E.
- Karar
- 2022/1262 K.
Editoryal özet: Hükümlülere verilen on iki günlük hücre cezası, disiplin kurulu kararından altı gün sonra ve şikâyet süresi dolmadan onaylanmıştır. İtiraz mercii de itirazları reddetmiştir. Yargıtay, şikâyet hakkından açıkça vazgeçilmedikçe on beş günlük sürenin beklenmesi, erken onay istemiyle gelen evrakın idareye iade edilmesi gerektiğini belirterek her iki kararı kanun yararına bozmuştur. Metnin ilk bölümlerindeki kesinleşmiş disiplin cezasını esastan inceleme yetkisine ilişkin açıklamalar, bu somut olayın kesinleşmiş ceza hakkında olduğu anlamına gelmez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Velayet sahibinin soyadını çocuğa vermesinde somut üstün yararın ispatı
- Esas
- 2021/9400 E.
- Karar
- 2022/786 K.
Editoryal özet: Velayet sahibi anne çocukla farklı soyadı nedeniyle okul ve resmi işlemlerde güçlük yaşandığını belirterek kendi soyadını vermek istemiştir. Alt mahkemeler kabul etmiştir. Yargıtay velayetin tek başına yeterli olmadığını, değişikliğin çocuk için somut üstün yararının gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir. Tanık annenin medeni halinin sosyal ortamda açığa çıkmasından duyduğu rahatsızlığı anlatmış; çocuk yararı somut kanıtlanıp tartışılmadığından kabul bozulmuştur. Karar annenin soyadının hiçbir zaman verilemeyeceğini söylemez; ebeveynin tercihiyle çocuk yararı ayrılır. Ergin kişinin kendi adı veya soyadı talebi aynı delil yapısına tabi değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2015 tarihli uçuşun beş saat gecikmesinde eski sabit tazminat rejimi
- Esas
- 2021/3736 E.
- Karar
- 2022/704 K.
Editoryal özet: 2015 tarihli bir dış hat uçuşunun beş saat gecikmesi üzerine hakem heyeti tüketiciye sabit tazminat vermiş, taşıyıcının itirazı kesin olarak reddedilmiştir. Bakanlığın kanun yararına bozma başvurusunda Daire, dönemin yönetmelik ve genelgesinde bu gecikmeyi iptal sayarak sabit tazminat vermenin dayanağı bulunmadığını açıklamıştır. Kesin karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur; yolcu aleyhine yeniden tahsil hükmü kurulmamıştır. Karar yalnız dönemin düzenlemesine ilişkindir. SHY-Yolcu yönetmeliği sonradan 10.12.2024 tarihinde değiştiğinden, eski metindeki gecikmede tazminat verilemeyeceği yaklaşımı güncel bütün uçuşlara taşınamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2021/8040 E., 2022/142 K.
- Esas
- 2021/8040 E.
- Karar
- 2022/142 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı; davalı ile aralarında 01/01/2006 tarihinden 31/12/2008 tarihine kadar mesire yeri kira sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin bitimi tarihinden bir gün öncesinde idareye süre uzatımı için başvuruda bulunulması ve idarenin uygun bulması halinde sözleşmenin 31/12/2012 tarihine uzatılacağının kararlaştırıldığını, işletme süresi içinde kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin uzatılmayacağının davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, tesisin 31/12/2008 tarihinde boşaltılması gerektiği halde davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak ihale konusu yeri tahliye etmediğini, öte yandan davalıya teslim edilen demirbaşların eksik ve tahrip edilmiş olduğuna dair yaptırılan tespit sonucu düzenlenen raporda zararın 47.835TL olarak belirlendiğini, davalının tahliye etmediği günler karşılığında 5.243,28TL kira bedeli ve ayrıca sözleşme gereğince kararlaştırılan cezai şart bedeli olan 2.865.078TL'nin ödemesi gerektiğini, ihale konusu edilen yerin 09/12/2009 tarihinde tamamen tahliye edilerek idareye teslim edildiğini ileri sürerek; demirbaşlar için uğranılan zarar, kira bedeli ve cezai şart olarak belirlenen toplam 2.918.156,28TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi
Bozma Sonrası Sonuç Cezanın Artırılamaması ve Basit Yargılamada Lehe Değerlendirme
- Esas
- 2021/28657 E.
- Karar
- 2022/122 K.
Editoryal özet: Tehdit ve hakaret mahkûmiyetlerinde önceki tehdit cezası bir ay yedi gün iken aleyhe temyiz bulunmamasına rağmen bozma sonrası bir ay on beş güne çıkarılmıştır. Yargıtay bunu aleyhe değiştirme yasağına aykırı bulmuştur. Ayrıca Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli iptali nedeniyle CMK 251 kapsamındaki suçlarda basit yargılama yönünden yeniden değerlendirme yapılmasını gerekli görmüştür. Her iki nedenle mahkûmiyet hükümleri bozulmuştur. Karar, basit yargılama sonunda itirazın bütün usulünü veya her suç için otomatik indirim uygulanacağını belirlemez.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Kasko Hasarında Resmî Kaza Tutanağı, Teminat Dışı Halin İspatı ve Hakemin Dosyadan El Çekmesi
- Esas
- 2021/18638 E.
- Karar
- 2021/11512 K.
Editoryal özet: Tek taraflı kazada hasarlanan araç için kasko sigortacısı, olayın bildirildiği şekilde gerçekleşmediğini savunmuştur. Hakemler, ayrıntılı inceleme ve keşfin tahkim koşullarında yapılamayacağını belirterek dosyadan el çekmiştir. Daire, resmî kaza tutanağı ve dosya kayıtları karşısında kazanın varlığının ispatlandığını, aksinin sigortacı tarafından gösterilemediğini belirtmiştir. Tutanağın tüm sayfalarının onaylı biçimde alınmasını ve kazanılmış haklar gözetilerek gerçek hasarın belirlenmesini istemiştir. İtiraz heyeti kararı bozulmuştur. Teminat dışılık kural olarak sigortacıya; kasten yanlış ihbarla ispat yükünün değişmesi ise somut kanıta bağlanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/1547 E., 2021/1737 K.
- Esas
- 2017/1547 E.
- Karar
- 2021/1737 K.
Resmî metinden: II. UYUŞMAZLIK 12. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, (1) Davacı kiracının, dava konusu kiralanana 2010 yılında yaptığı onarım ve tadilata kendi kusuru ile sebebiyet verip vermediği, buradan varılacak sonuca göre 2010 yılında yapılan onarım ve tadilat bedellerini isteyip isteyemeyeceği, (2) Kiralanana güçlendirme çalışmaları kapsamında 2006 yılında yapılan zaruri ve faydalı imalat bedellerinden yıpranma paylarının düşülmesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Yakının manevi tazminat talebinde ağır bedensel zarar koşulu
- Esas
- 2021/16377 E.
- Karar
- 2021/10291 K.
Editoryal özet: Trafik kazasında yaralanan kişiler ile onların eşi ve babası sıfatını taşıyan yakını maddi ve manevi tazminat istemiştir. Daire, manevi tazminatın hukuka ve hakkaniyete uygun belirlenmesi gerektiğini, olayın özellikleri ve tarafların durumlarının gerekçede gösterilmesini açıklamıştır. Somut bozma nedeni ise yaralananın yakını yönündendir: TBK m. 56 kapsamında yakın lehine manevi tazminat için ölüm veya ağır bedensel zarar gerektiği, yaralananların zarar derecesinin bu eşiğe ulaşmadığı kabul edilmiştir. Bu nedenle yakın lehine manevi tazminat verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Kasko Kazasında Sürücü Kimliğinin Resmî Tutanak ve Hastane Kaydıyla Araştırılması
- Esas
- 2021/15268 E.
- Karar
- 2021/9820 K.
Editoryal özet: Kasko sigortacısı, kazada araç sahibinin alkollü ve ehliyetsiz sürücü olduğunu savunmuştur. Başvurucu ise yolcu olduğunu, aracı başka kişinin kullandığını ileri sürmüştür. Hakem heyeti sonradan verilen ifadeler ve teşhise dayanarak tazminatı kabul etmiştir. Daire, bu anlatımlarla resmî kaza tutanağının çeliştiğini ve sürücü olduğunu söyleyen kişinin belirttiği yaralanma raporunun dosyada bulunmadığını saptamıştır. Hastaneden kayıt istenerek tutanak aksinin ispatının değerlendirilmesini istemiş ve kabul hükmünü bozmuştur. Karar, alkol savunmasını doğrudan teminat dışılık veya kesin sürücü tespiti haline getirmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2021/25042 E., 2021/9817 K.
- Esas
- 2021/25042 E.
- Karar
- 2021/9817 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili davacıya ait kasko sigortalı aracın tek taraflı maddi hasarlı olarak yaptığı kazada davacı aracında oluşan zararın tazmin edilmesi amacıyla başvuruda bulunduğunu,prim borcunun ödenmemesi gerekçesiyle poliçenin fesih edildiği bildirildiği taleplerinin haksız olarak reddedildiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçta oluşan zararın, değer kaybı ve ekonomik olarak yoksun kalınan bedel için şimdilik 1.000-TL'nin olayın meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tazminine ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi istenmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
