HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

1.834 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Ceza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 2022/7213 E., 2022/17550 K.

Esas
2022/7213 E.
Karar
2022/17550 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’na aykırılık eyleminden dolayı Düzce İli Çevre Koruma Vakfı Yönetim Kurulu üyesi kabahatli ... hakkında Vakıflar Genel Müdürlüğü Ankara Bölge Müdürlüğünün 17/11/2015 tarihli ve 7117 sayılı idari yaptırım karar tutanağı ile uygulanan 3.000,00 Türk lirası idari para cezasına yönelik başvurunun reddine dair DÜZCE Sulh Ceza Hakimliğinin 25/07/2017 tarihli ve 2015/4103 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 23.06.2022 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2022 tarihli ve KYB. 2022-95423 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6116 E., 2022/8632 K.

Esas
2021/6116 E.
Karar
2022/8632 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: dava, miras haklarına dayalı olarak 5846 sayılı Kanun uyarınca müzik eserinden doğan çoğaltma ve yayma haklarının ihlali sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Dairemizin 24.03.2016 tarih ve 2015/6857 esas ve 2016/3367 karar sayılı bozma ilamında dosyaya sunulan deliller itibariyle tecavüze konu kaset nüshalarının davalılar tarafından izinsiz çoğaltılıp, piyasaya yayıldığı hususunun davacılar tarafından ispat edilmesi gerektiği ifade edilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da, kasetler üzerinde yazan "Avrupa Dağıtım Akbaş Müzik Gmbh" şirketinin davalılarla bir ilgisinin olduğu ispat edilemediği gibi, kasetler üzerinde yazan "Plaksan" şirketinin de davalılarca veya onların izni doğrultusunda yapıştırıldığı hususunda delil ve ispat vasıtası sunulmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... San. A.Ş. vekili ve davalılar ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenler davalı ... San. A.Ş., davalılar ..., ... ve ...'a iadesine, 05.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2020/350 E., 2022/1638 K.

Esas
2020/350 E.
Karar
2022/1638 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, davacıların murisi ...'ın icracı sanatçı olarak yer aldığı dava konusu sinema filmlerinin davalı tarafından TV ve diğer umuma iletim kanalları kullanılarak izinsiz yayınlanmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup Bölge Adliye Mahkemesince mahkemece TV kanalındaki kullanımla davalının ilgisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın bu farklı gerekçeyle doğru olduğu, dvd ve cd şeklindeki kullanımlar nedeniyle tazminat talebine gelince davanın kısmen kabulü ile taleple sınırlı olarak 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak miras payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir. Uyuşmazlık konusu sinema eserleri 4110 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 12/06/1995 tarihinden önce meydana getirildiğinden, söz konusu eserlerde başrol oyuncusu olarak yer alan davacıların murisi ...'ın başlangıçta icracı sanatçı olarak komşu hak sahipliği bulunmamakla birlikte, 4110 sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı FSEK'in 80. maddesi ile icracı sanatçılara tanınan haklar, aynı Kanun'un 21/02/2001 tarih ve 4630 sayılı Kanun ile değişik ek 2. maddesi uyarınca 12/06/1995'ten önceki icraları da kapsadığından, davacıların murisi ... davada bahsi geçen sinema eserlerinde icracı sanatçı olarak 5846 sayılı FSEK'in 80. maddesi uyarınca komşu hak sahibi olmuştur. Öte yandan, uyuşmazlık konusu sinema eserlerinin yapımının tamamlandığı 12/06/1995 tarihinden önce yürürlükte bulunan 5846 sayılı FSEK 8. maddesi uyarınca da bir sinema eserinin sahibi onu imal ettirendir. Dolayısıyla, 5846 sayılı FSEK uyarınca eser sahibine tanınan mali ve manevi hak ve yetkileri herhangi bir sözleşme veya izne tabi olmaksızın elde eder.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Dava sırasında ölen davacının mirasçıları katılmadan tıbbi tazminat hükmü kurulamaması

Esas
2022/5832 E.
Karar
2022/8930 K.

Editoryal özet: Sıtmanın geç teşhis edildiği iddiasıyla hekim ve özel hastaneye açılan tazminat davası reddedilmiş ve önce onanmıştır. Karar düzeltmede bir davacının hükümden yıllar önce öldüğü, mirasçılarından vekalet alınmadan ve katılımları sağlanmadan yargılamaya devam edildiği görülmüştür. 3. Hukuk Dairesi ölümle kişiliğin ve somut vekalet ilişkisinin sona erdiğini, mirası reddetmeyen mirasçıların usulüne uygun tebligatla mecburi dava arkadaşı olarak katılmaları gerektiğini açıklamıştır. Önceki onama kaldırılıp hüküm bu usul eksikliğinden bozulmuştur. Tıbbi tanı gecikmesi veya hastane kusuru bu aşamada çözümlenmemiştir.

Kararın sonucuKarar düzeltmenin kabulü; önceki onamanın kaldırılması ve mirasçı katılımı sağlanmadığından oybirliğiyle bozma; diğer düzeltme nedenlerinin incelenmemesi
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Özel Hastanenin Donanım Yeterliliği İtirazında Açıklayıcı Uzman Raporu

Esas
2022/7006 E.
Karar
2022/8929 K.

Editoryal özet: Hasta yakınları, ameliyat ve sevk sürecindeki özel hastanenin gerekli donanıma sahip olmadan tedaviyi üstlendiğini ileri sürmüştür. Kusur bulunmadığını bildiren Adli Tıp raporuyla dava reddedilmiştir. Daire, rapora yöneltilen somut itirazların karşılanmadığını saptamıştır. İlgili uzmanlıklardan kurulacak üniversite bilirkişi heyetinden, yapılması gereken işlemlerle yapılan tedaviyi karşılaştıran ve hastanenin sorumluluğunu açıklayan denetlenebilir rapor alınmasını istemiştir. Ret hükmü eksik incelemeden bozulmuştur. Karar hastanenin kusurunu kesinleştirmemiş; kamu görevlileri ve özel hastane yönünden farklı yargısal konumları da ayrı tutmuştur.

Kararın sonucuÖzel hastane hakkındaki ret kararı, somut itirazları karşılayan uzman raporu alınmaması nedeniyle bozulmuştur.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Safra yolu hasarında kusursuz komplikasyon ve zamanında sevk saptayan raporlara rağmen tazminat verilememesi

Esas
2022/7214 E.
Karar
2022/8927 K.

Editoryal özet: Safra kesesi ameliyatından sonra safra yolu hasarı nedeniyle manevi tazminat istenmiştir. Önceki bozma üzerine alınan üniversite heyeti dahil tüm raporlar, kesinin seviyesi ne olursa olsun olayın özen eksikliğinden kaynaklanmayan komplikasyon olduğunu ve hastanın zamanında ileri merkeze sevk edildiğini belirtmiştir. Mahkeme buna rağmen kendi komplikasyon değerlendirmesi ve TBK 71 denkleştirme gerekçesiyle kısmi kabul vermiştir. 3. Hukuk Dairesi somut kusur bulunmadığından ret gerektiğini açıklayıp davalılar yararına bozmuştur. Bu sonuç bütün safra yolu hasarlarını otomatik komplikasyon saymaz; bu dosyanın tamamlanmış teknik tespitine dayanır.

Kararın sonucuDavacının itirazlarının reddi; kusursuz komplikasyon tespiti karşısında ret gerektiğinden kısmi kabul hükmünün davalılar yararına oybirliğiyle bozulması
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde mirasta denkleştirme istemlerine ilişkindir.

Esas
2022/4007 E.
Karar
2022/7700 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Kaldırma Kararı (ilk) Bölge Adliye Mahkemesinin 11/10/2017 tarihli ve 2017/1033 E., 2017/1065 K. sayılı kararıyla; “...1-Bu durumda, tapu iptali ve tescil davasına konu olan taşınmazlar yönünden, dava tarihi itibariyle davacının hisse payı olarak bilirkişilerce belirlenen değer üzerinden Harçlar Kanununa göre eksik harcın davacı tarafa tamamlattırılmasına, 2-Davacı tarafın tapu iptali ve tescil davasının yanında terditli olarak açtığı, davaya konu taşınmazların MİRASTA DENKLEŞTİRME hükümleri uyarınca tapu kaydının iptali ile terekeye iadesine ilişkin isteği de bulunmaktadır. Ne varki mahkemece bu istek hakkında bir inceleme ve araştırma yaptığını söyleyebilme olanağı yoktur. Bu istek yönünden araştırma ve değerlendirme yapmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. 3-Ayrıca, davalı taraf cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuş olmasına rağmen TMK.nun 669.maddesinde düzenlenen mirasta denkleştirme davası yönünden mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden davaya devam edilmesi de hatalıdır. (Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 30/06/2009 tarihli 2008/5549 Esas,2009/12895 Kararı) 4-TMK’nun 669.maddesine göre açılan mirasta denkleştirme davasına göre dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile TEREKEYE İADESİ istenilmiş olduğundan. Davacının, TMK. nun 669. maddesine dayanarak dava açması mümkün ise de bunu sürdürebilmesi; diğer mirascıların muvafakatini almak veya terekeye bir mümessil atanmasını sağlaması ile mümkün olacaktır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Hatalı nüfus eşleştirmesi düzeltilince hısımlık engeli bulunmayan evliliğin iptal edilememesi

Esas
2022/9277 E.
Karar
2022/9412 K.

Editoryal özet: Savcılık nüfus kayıtlarında eşlerin yasak hısımlık derecesinde göründüğünü belirterek mutlak butlan davası açmıştır. Nüfus müdürlüğü aynı doğum yıllı farklı kişilerin kütük kodlamasında karıştırıldığını ve kaydın düzeltildiğini yazı ile bildirmiştir. Düzeltilmiş kayıtlar hısımlık engeli bulunmadığını gösterdiği halde mahkeme evliliği iptal etmiştir. Daire bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirterek bozmuştur. Karar hısımlık engelinin sınırını kaldırmaz; engel varmış izlenimi veren yanlış kimlik eşleştirmesinin somut olayda resmi düzeltmeyle giderilmesine dayanır.

Kararın sonucuDüzeltilmiş kayda göre evlenme engeli olmadığından mutlak butlan kabulünün oybirliğiyle bozulması
Bankacılık ve Finans Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Yetkisiz kredi kartı işlemlerinde başvuru, teslim ve işlem kanalının araştırılması

Esas
2021/6478 E.
Karar
2022/7911 K.

Editoryal özet: Tutuklu bulunan kart hamili, kendisi cezaevindeyken kredi kartlarından nakit avans çekildiğini ve alışveriş yapıldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi SIM kartın kopyalanması, SMS şifreleri, kart teslimi ve güvenlik zafiyeti yönündeki bilirkişi değerlendirmesine dayanarak davayı kabul etmiştir. Yargıtay ise önceki bozmanın gereğinin yerine getirilmediğini belirlemiştir: Nakit avansla davacının başka kart borçlarının ödenmesinin sebepsiz zenginleşme yaratıp yaratmadığı tartışılmamış; tartışmalı kartın başvurusunu ve teslimini kimin yaptığı, alışverişlerin fiziki veya internet ortamında gerçekleştiği açıklığa kavuşturulmamıştır. Hüküm banka yararına bozulmuştur. SIM kopyalama alt derece gerekçesinde yer alır; Daire bankanın nihai kusur oranını kesinleştirmemiştir.

Kararın sonucuDavalı banka yararına eksik inceleme nedeniyle bozma
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Cayma süresinde telefonun altı gün kullanımının mutat sınırı aşıp aşmadığının araştırılması

Esas
2022/6784 E.
Karar
2022/8533 K.

Editoryal özet: 2021’de internetten alınan telefon teslimden sonra altı gün kullanılıp cayma süresinde iade edilmiştir. Daire o dönemin düzenlemesinde telefonu kitap/dijital içerik/bilgisayar sarfı istisnasına sokmamış; cayma hakkının varlığını kabul etmiştir. Buna karşılık SIM ve uygulamalarla kullanımın mutat inceleme sınırını aşıp aşmadığının uzman raporuyla araştırılmasını istemiştir. Aşan kullanımdan satıcı zararı doğarsa ayrıca sorumluluk değerlendirileceğinden hüküm sonuca etkili olmaksızın kanun yararına bozulmuştur. Her paket açma caymayı kaldırmaz; her altı günlük kullanımın zararsız olduğu da kesinleşmemiştir.

Kararın sonucuMutat kullanım aşımı için uzman incelemesi eksikliğinden sonuca etkili olmamak üzere oybirliğiyle kanun yararına bozma
Hukuk Kararları

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3827 E., 2022/7738 K.

Esas
2021/3827 E.
Karar
2022/7738 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekilinin vekâlet ücretine ilişkin istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede, mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat isteminin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, davacı yararına 2.860,00 TL, davalı lehine ise 4.750,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, ...Ü.T'nin 10/2.maddesine göre, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden davalı lehine fazla vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı görüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava, davalı şirketin yapımcısı olduğu TV dizisinde 5. Bölümden itibaren telif hakkı müvekkillerine ait iç müziğin izinsiz olarak kullanılmasından doğan telif tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda davacılar vekili, davaya konu “Aşk Yeniden” isimli dizinin ilk 4 bölümünde, sözlü anlaşmaya dayalı olarak telif hakkı müvekkillerine ait iç müziğin kullanıldığını, ancak davalının 5. Bölümden itibaren müvekkilleriyle çalışmayı sonlandırmasına rağmen 5. Bölümde de iç müziğin izinsiz olarak kullanıldığını, 6-19. Bölümlerde ise müvekkillerine ait iç müziğin öncesinde klonlanarak davalı yanca izinsiz kullanıldığını ileri sürmektedir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2020/284 E., 2022/1423 K.

Esas
2020/284 E.
Karar
2022/1423 K.

Resmî metinden: II. UYUŞMAZLIK 18. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; estetik amaçlı cerrahi operasyonun ayıplı ifasından dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan eldeki davada, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın, olayın oluş şekli, davacının enfeksiyona bağlı olarak gördüğü tedavi süreci, davalıların kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile somut olayın özelliklerine uygun ve yeterli olup olmadığı, hükmedilen tutardan daha fazla manevi tazminata karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.