HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

115 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Kooperatifler Hukuku

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Davanın konusu: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali

Esas
2024/34 E.
Karar
2026/945 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ

Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. Maddesi uyarınca davacılar murisinin davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin kararın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 4721 Sayılı TMK'nun 640. ve 701. maddeleri gereğince müteveffa ...'ın mirasçıları arasında el birliği mülkiyeti hükümleri geçerli olduğundan kanunda ya da sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça tasarrufi işlemlerde ortakların oy birliği ile karar vermeleri gerekmektedir. Dava da, bir tasarrufi işlem olduğuna göre tüm ortaklar birlikte davayı açmalı, davaya muvafakat etmeli veya terekeye temsilci atanmalıdır. Somut olayda, davacılar dışında murisin başka yasal mirasçılarının da bulunduğu, ancak dosya kapsamında murise ait herhangi bir veraset ilamı ilamı bulunmadığı gibi, mahkemece Denizli, Aydın ve Sarayköy Sulh Hukuk Mahkemeleri'ne yazılan müzekkere yanıtlarında muris ...'ın mirasının reddedildiğine ilişkin herhangi bir dosyanın bulunmadığının belirtildiği, bu şekilde mirasın diğer mirasçılar tarafından reddedildiğine dair dosyada herhangi bir karar bulunmadığı mahkemenin de kabulünde olmasına karşın, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan murisin tüm mirasçıların davaya muvafakatlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmediği, bu şekilde taraf teşkiline ilişkin söz konusu usuli eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Davanın konusu: Tazminat

Esas
2025/677 E.
Karar
2026/862 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ

Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekilinin talepleri değerlendirilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin 11/09/2024 tarihinde verdiği dilekçe çerçevesinde talepleri değerlendirilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 2-Davalıların müteveffanın müterafık kusuruna yönelik istinafları yönünden; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi, belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde; "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir." düzenlemesi yapılmıştır. Davalı taraf, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu savunmuştur.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Davanın konusu: Tazminat

Esas
2023/1715 E.
Karar
2026/1554 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ

Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili, 06/12/2019 tarihli dava dilekçesi ile, İstanbul ili, Beylikdüzü ilçesi, ... köyü ... ada 7 nolu parsel için ... A.Ş' nin davalı ile 13/03/2006 tarihli protokol yaptığını, bununla davalının taşınmazda ... A.Ş lehine 15 yıl süreyle intifa hakkı tesis edeceğini, taşınmazın akaryakıt istasyonu olarak kullanılacağını, daha sonra ... ile ... A.Ş' nin birleştiğini, 13/03/2006 tarihli sözleşmenin davacı şirkete devredildiğini, davacı lehine kira şerhi işlendiğini, Rekabet Kurumu kararı sonrası tarafların Beyoğlu 51. Noterliğinin 22/06/2011 tarihli ve ... yevmiye nolu ek protokolü yaptığını, ancak davalının başka şirket ile anlaşıp Beyoğlu 18. Noterliğinin 19/03/2013 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini, 20/08/2013 tarihinde başka bir şirketin faaliyette bulunmaya başladığını, 19/08/2013 ile 13/03/2016 tarihleri arasında müvekkilin taşınmazı kullanamadığını, 1.750.000 USD ödeme yapıldığını, haksız kullanım nedeniyle oluşan ecrimisil bedelinin yasal faizi ile şimdilik 1.000 USD olarak davalıdan tahsilinin gerektiğini, bu sebeple iş bu davayı açtıklarını belirtmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2025/792 E., 2026/586 K.

Esas
2025/792 E.
Karar
2026/586 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ

Resmî metinden: Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali ve özel denetçi tayini istemine ilişkin asıl ve birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı asıl ve birleşen davada taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2026/771 E., 2026/887 K.

Esas
2026/771 E.
Karar
2026/887 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ

Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının .... seyahati dönüşü için 20.10.2023 tarihli ...-İSTANBUL, 06:35 kalkışlı uçağına abisi ... ile birlikte bilet aldığını, Davacının saz sanatçısı olduğundan yanında kendisi adına özel olarak yapılmış olan bağlamayı da getirdiğini, işbu özel bağlama için abisi ... adına özel bagaj bileti satın alarak görevlilere hassas ve kırılabilir eşya bilgisi verdiğini, ancak uçuştan sonra bağlamayı teslim aldığında özel yapım olan ve mesleğini icra ettiği bağlamasının ortadan ikiye ayrılarak kırıldığını ve bagajın büyük hasar aldığını ve bu hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini, işbu hasarın hemen aynı gün 20.10.2023 tarihinde havalimanında hasarlı bagaj formu doldurularak kayıt altına alındığını ve zararın giderilmesi için şirkete gerekli bildirimi yaptığını ancak davalı şirketin cevap yazısında söz konusu hasarın havayolu şirketinin sorumluluğu dışında kaldığından bahisle tazminat ödemesi yapılmayacağının bildirildiğini, Montreal Konvansiyonu uyarınca taşıyıcının kusursuz sorumlu olduğunu davacının tescil ettirdiği bagajın taşıyıcının taşıma sırasındaki kusuru nedeniyle zarara uğradığını zarardan davalının sorumlu olduğunu, davacının sanatçı olması sebebiyle hasara uğrayan eşya ile arasındaki manevi bağın çok kuvvetli olduğunu özel yapım bağlamasının hasar görmesi nedeniyle sebebiyle gerek ruhsal gerek mesleki anlamda çok büyük sıkıntılar çektiğini, moral bozukluğu ve ruhsal çöküntü yaşadığını, davacının yaşadığı elem ve ızdırap nedeniyle manevi tazminat talebinin olduğunu, açıklanan nedenlerle 500 TL maddi tazminat,25.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 20.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Davanın konusu: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Esas
2025/232 E.
Karar
2026/734 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ

Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, davacıların Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nedeni ile davalıya borçlu olup olmadığı ve borçlu ise miktarı hususlarına ilişkindir. Dava dilekçesi içeriğinden takibe konu bononun kira borcundan dolayı davalı tarafa verildiğinin iddia edildiği anlaşılmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Somut olayda, davacılar, kira borcundan dolayı murisleri tarafından keşide edilen senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunmuş olup, uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Dava, 13.01.2023 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." ibaresi yer almıştır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Miras Hukuku

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak davalının dava dışı şirketteki hisselerinin davacının miras payı oranında iptali ile adına tescili istemine ilişkindir.

Esas
2023/1530 E.
Karar
2026/485 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ

Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının babası ... ...'un 08/03/2017 tarihinde ve dedesi ...'un ise 12/08/2018 tarihinde vefat ettiğini, davacının murisi ...'un muvazaalı şekilde dava dışı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şirketi'ndeki hisselerini mirasçısı olan davalıya devrettiğini, davalının o tarihlerde hiçbir hal ve şartta hisse bedeli ödemeye yönelik ekonomik gücü olmadığını , murisin hisse devir bedeli almaksızın muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek davalının dava dışı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd.Şti.'nde ki hisselerinin iptali ile davacının miras hisseleri oranında adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ve iddialarının soyut varsayımlar üzerinde kurulu olduğunu, iddiasını ispatlayacak herhangi bir bilgi ve belge sunmadığını, muvazaa iddiasının yerinde olmadığını, hisse devirlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı ve davalıların üst soyu ...'un dava konusu şirket ortaklığının (2) hissesini 2008 yılında, (2) hissesini ise 2011 yılında davalı (oğlu) ...'a devrettiği , bilirkişi raporuna göre 2008 yılındaki devrin gerçek karşılığı 82.756,54 TL, 2011 yılında ise 474.135,20 TL olup, bu bedeller dikkate alındığında devir bedelleri kıyaslanamayacak kadar düşük kaldığını, ayrıca tanık beyanlarına göre de ...'un şirketteki ortaklığının devrini gerektirir gerçek bir neden yokken şirket işleriyle ilgilenen oğlu olan davalıya devrettiğini, mahkemece davaya konu devir işlemlerinin muvazaalı olduğu kanaatine varılarak, dava konusu şirket paylarının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Kooperatifler Hukuku

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Davanın konusu: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali

Esas
2025/2565 E.
Karar
2026/667 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ

Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 82. maddesinde," (1) İstifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder. (2) Vekilin istifa etmiş olması hâlinde, vekâlet veren davayı takip etmez ve başka bir vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda yer alan hususlar, istifa eden vekilin istifa dilekçesi ile birlikte vekâlet verene ihtaren bildirilir." hükmü düzenlermiştir. 6100 sayılı HMK'nın 150.maddesinde, " (1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/1569 E., 2026/311 K.

Esas
2023/1569 E.
Karar
2026/311 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ

Resmî metinden: davacı vekilince, ihtiyati tedbirin kaldırılması isteminin reddine yönelik itirazın reddine ilişkin ara karara karşı asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Dava, ayıplı mal satışından kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.

Esas
2022/2643 E.
Karar
2026/655 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ

Resmî metinden: DAVACI : ... KUYUMCULUK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... BİLGİSAYAR DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - . VEKİLLERİ : Av. ... DAVA : Alacak (Ayıplı Mal Satışından Kaynaklanan)

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.