İcra ve İflas Hukuku

İflas Talebinden Sonraki Ödemede Konusuzluk ve Davaya Sebebiyet Giderleri

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2025/4260 E., 2026/329 K., 02.02.2026

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Son kaynak kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

Kararda incelenen mevzuat

  • 2004 sayılı İİK m.177/4
  • 6100 sayılı HMK m.370/1 ve371

Gerekçedeki dayanak: III. İlk Derece gerekçesi: vekile tebligat, sonraki ödeme ve dava tarihindeki haklılık; V.B ve VI. onama

Bu liste kararın uyguladığı tarihsel hükümleri gösterir; yeni bir dosyada güncel metin ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

İlama dayalı borcun iflas davasından sonra ödenmesinde, vekile yapılan icra emri tebliğinin dava tarihindeki haklılık ve gider sorumluluğuna etkisi.

İlama dayalı vekalet ücreti alacağı icra emrine rağmen ödenmediği için açılan doğrudan iflas davasında, borç daha sonra icra dosyasına yatırıldı. Onanan hükümde, dayanak ilamda temsil eden vekile icra emrinin tebliği geçerli sayıldı; takip dosyasında ayrıca vekaletname bulunmaması sonuca etkili görülmedi. İflas talebi konusuz kaldı, fakat dava tarihinde haklı olan alacaklının giderleri davaya sebebiyet veren borçluya yükletildi. Daire borçlunun temyizini reddetti.

Kararın sonucu

Konusuzluk ve giderlere ilişkin BAM kararı oybirliğiyle onandı.

Editoryal değerlendirme ve kullanım sınırları

Uygulamada ilamdaki vekillik, icra emrinin tebliğ belgesi, dava tarihi ve ödeme tarihi birlikte karşılaştırılmalıdır. Burada Yargıtay yeni ve ayrıntılı bir genel kural kurmaktan ziyade somut alt derece gerekçesini hukuka uygun bularak onamıştır; özet bu nedenle onanan hükmün sınırında kalır. İflas kararı verilmeden alacağın ödenmesiyle talebin konusuzluğu, daha önce açılmış iflasın bütün alacaklılar bakımından kaldırılması değildir. Kısmi veya çekişmeli ödeme aynı sonucu zorunlu kılmaz.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

6. Hukuk Dairesi 2025/4260 E. , 2026/329 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1604 E., 2025/1806 K. : ...

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2025/241 E., 2025/607 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/7 Esas ve 2019/160 Karar sayılı 21.05.2019 tarihli kararı nedeniyle davalı şirketten alacaklı olduğunu, bu kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/3320 Esas, 2023/601 Karar sayılı 14.03.2023 tarihli onama kararı ile kesinleştiğini, kesinleşmiş kararda ve Yargıtay kararında belirlenen ve müvekkilinin davalı şirketten olan vekalet ücreti alacakları için .......... Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün 2023/34688 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve borçlu şirkete örnek 4-5 icra emrinin tebliğ edildiğini, davalıya tebliğ olunan icra emrine rağmen davalının bu borçlarını ödemediğini, İİK'nın177/4. maddesinde "İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse" alacaklının borçlu hakkında doğrudan doğruya iflas talebini ileri sürebileceğinin düzenlendiğini, bu nedenle mahkemeye müracaatla İİK'nın 177. maddesi kapsamında davalı borçlu şirketin iflasına karar verilmesi gerektiğini, davalının doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı tarafa usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen yasal süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yasal düzenlemeler gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu, ilama dayalı takipte icra emrinin borçlunun kendisini vekille temsil ettirdiği ilam kapsamından açıkça belli olup icra emri vekile gönderilmesinin usule uygun olduğu, icra takip dosyasında borçlu vekilinin vekaletnamesinin bulunup bulunmamasının da sonuca etkili olmadığı, icra emrinin dayanak ilamda yazılı davalı borçlunun vekiline usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı borçlunun süresinde takip konusu borcu ödemediği, davalı borçlunun takip konusu borcu eldeki davanın açılış tarihinden ve istinaf karar ilamı ile kaldırılan hükmünün karar tarihinin 30.09.2024 tarihi olduğu dikkate alındığında borçlunun borcunu mahkememizin ilk kararının verilme tarihinden sonra icra dosyasına yatırıldığı, davacının dava tarihi itibarı ile eldeki davayı açmakta haklı olduğu, davalının ise bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davacının iflas talebi hakkında konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının davayı açıldığı tarihteki haklı olduğu, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirkete icra emri tebliğ edilmediği için dava açılmadan önce ödeme yapılamadığını o sebeple dava açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını o sebeple yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmaması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, alacaklının borçlusunun doğrudan doğruya iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî metnin alındığı tarih
Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: ba5c8ce4f02b647f27d7b221215261b78fe23a375d0a96b6c4b87828f29b5aeb

← İçtihat arşivine dönün