Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Dava Tarihindeki Mülkiyet ve Kötü Niyet İspatı Nedeniyle Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisilin Reddi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2025/3098 E., 2026/705 K., 10 Şubat 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Banka ile taşınmazı kullanan kişi arasındaki kredi, ipotek ve geri alım ilişkisi içinde dava tarihindeki sıfat ve kötü niyetli kullanımın ispatı.

Banka, tahliye taahhüdü ve kredi/ipotek ilişkisine dayanarak taşınmaza elatmanın önlenmesini ve geçmiş kullanım karşılığını istemiştir. İlk derece mahkemesi, bankanın dava tarihinde malik olmadığı gerekçesiyle müdahale talebini; kötü niyetli kullanım kanıtlanmadığından da ecrimisili reddetmiştir. Banka önceki dönemdeki mülkiyetini ve protokolden doğan haklarını ileri sürmüş, ancak istinaf ve temyiz sonuç değiştirmemiştir. Yargıtay ret kararını onamıştır. Sonuç, kira sözleşmesine dayalı tahliye taahhüdünün geçerliliğine ilişkin bir inceleme değildir; kişisel hakka dayanan bütün müdahale davalarına mutlak yasak da kurulmamıştır.

Kararın sonucu

Elatmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerini reddeden kararın oybirliğiyle onanması.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Kaynakta açık kalan banka adı, taşınmaz tanımlayıcıları ve noterlik işlem numarası gizlenmiştir; özgün kaynak ve hash korunmuştur. Ret gerekçeleri onanan alt derece kararında aktarılmaktadır; temyiz edenin iddiaları mahkemenin kabulüyle karıştırılmamalıdır.

7. Hukuk Dairesi 2025/3098 E. , 2026/705 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/233 E., 2025/943 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Dikili 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/364 E., 2022/300 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti müvekkili bankaya ait olan […] parselde bulunan, […] bağımız bölümün tahliyesi ve boş olarak teslimi aksi hâlde 23.10.2018 tarihinden itibaren aylık 2.300,00 TL ecrimisil bedeli ödeyeceğine ilişkin davalıya .... 2. Noterliğinin 30.04.2021 tarih, […] yevmiye numaralı ihtarname tebliğ edildiğini, davalının dava tarihine kadar taşınmazı müvekkili bankaya teslim etmediğini, davalının taşınmazda fuzuli işgalci olduğunu ileri sürerek, taşınmaza vaki el atmanın önlenmesi ile el atma tazminatı olarak 100.000,00 TL bedelin davalıdan tahsiline, taşınmazın tahliyesine ve boş olarak müvekkili Banka’ya teslimine, davalının zilyetliğinde kaldığı 23.10.2018 tarihinden itibaren 23.04.2021 tarihine kadar birikmiş toplam 69.000,00 TL’nin taşınmazın kullanım bedeli olarak davalıdan tahsiline, 23.04.2021 tarihinden başlayarak taşınmazın müvekkili Banka’ya teslim edileceği tarihe kadar geçecek süre için ise aylık 2.300,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, davacının dava tarihi itibariyle malik olmaması nedeni ile tahliye ve elatmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmesini, ecrimisil talebi ve tazminat yönünden davalının iyiniyetli olması ve yapılan tahliye taahhütnameleri göz önüne alındığında işgalci olmadığının açıkça ortada olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı bankanın dava tarihi itibariyle maliki olmadığı taşınmazda el atmanın önlenmesi talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle dava şartı husumet yokluğundan talebin usulden reddine, kötü niyetli kullanımı davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle ile ecrimisil talebi yönünden sübut bulmayan davanın esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin müvekkili bankanın dava tarihinde malik olmaması nedeni ile aktif husumet ehliyeti nedeni ile davayı reddettiğini, kararın hatalı olduğunu, davalının taşınmazların 22.10.2019 tarihinde bankaya teslim edileceğinin 24.10.2018 tarihli noter tahliye taahhütnamesi ile kabul ettiğini, dava konusu taşınmazın bu tarihte teslim edilmediği gibi, dava tarihi itibariyle de teslim edilmediğini, tahliye taahhüdü ve protokolün müvekkili bankanın hem kredi alacağına hemde kredilerin teminatı olarak alınan ipotek teminatına dayandığını, bankanın hem kredi kullandıran alacaklı, hemde ipotek hakkı sahibi olduğunu, TMK 683. madde gereği şahsi hak sahiplerinin de elatmanın önlenmesi davası açabileceklerini, davalının taahhüdü yerine getirmediğini, müvekkilinin husumet ehliyetinin bulunduğunu, elatmanın önlenmesi talebinin reddi kararının yerinde olmadığını, taşınmazın müvekkili bankaya geçtiği 23.10.2018 tarihinde geri alım hakkının sona erdiği 23.04.2021 tarihine kadar 30 aylık bir süre için ecrimisil talebinde bulunulduğunu, bu süre için müvekkilinin malik olduğunu, taşınmazın davalıya 28.05.2021 tarihinde geçtiğini, ihtarnamede aylık 2.300,00 TL den 69.000,00 TL ecrimisil talep edildiğini, davalının geri alım taahhüdünü ihlal ettiğini, taşınmazı tahliye etmediğini, müvekkilinin ecrimisil talebinin yerinde olduğunu belirterek,kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: fa3f61dab136ad589a1649e23e48a348c05a7bd46813fbc73014d317744f65b6

← Yargıtay kararlarına dönün