KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Yasal hâle getirilemeyen binada fiilî bağımsız bölüm aidiyeti yerine paydaşlar arası kullanımın ve bozmanın istediği intifadan men olgusunun araştırılması.
Arsa sahibi, inşaat sözleşmesinde kendisine bırakıldığını belirttiği daire için elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiştir. Önceki bozma, ruhsatsız ve yasallaştırılamayan binada bağımsız bölüm aidiyeti üzerinden değil paydaşlar arası elatma çerçevesinde inceleme istemiştir. BAM bozmaya uyduğu hâlde intifadan men olgusunu araştırmadan ret kararı vermiştir. Yargıtay bu eksikliği bozmuş; davacı kullanımdan men edilmişse elatmanın önlenmesi, değilse ret gerektiğini açıklamıştır. Ecrimisil hakkındaki önceki kesinleşmiş ret açılmamıştır. Kaçak yapı tek başına hiçbir ayni koruma bulunmadığı sonucuna götürülmemiştir.
Kararın sonucu
Diğer itirazlar reddedildi; yalnız elatmanın önlenmesi yönünden intifadan men araştırması yapılmaması nedeniyle BAM kararı oybirliğiyle bozuldu.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Kaynakta açık kalmış bir dava dışı kişinin adı tek yerde[…]ile sınırlı olarak anonimleştirilmiştir; korunan asıl kaynak değişmemiştir. Bozma elatmanın önlenmesi istemiyle sınırlıdır; önceki ecrimisil reddi yeniden incelenmemiştir.
6. Hukuk Dairesi 2025/2816 E. , 2026/1988 K.
"İçtihat Metni "
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1252 E., 2025/730 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan müteahhit ... arasında .... Noterliğinin 24.08.2001 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Suretiyle Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile müteahhit ...'in, 96 m² miktarlı arsa üzerine bina inşa etmek ve sözleşme ekindeki bina kesit tablosunda belirtilen 4 adet bağımsız bölümü müvekkiline teslim etmek borcunu yüklendiğini, inşaat bitim süresinin sözleşme tarihinden itibaren 20 ay olarak belirlendiğini, süre uzadığı takdirde müteahhidin her ay için rayiç bedelden dört dairenin kirasını toprak sahibi müvekkiline ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, 4 adet bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi üzerine 7 nolu bağımsız bölümün kendisinde kaldığını, diğer üç daireyi devrettiğini bildiren ve kendisine kalan dairenin teslimini talep eden ihtar çektiğini, ihtarnamelerden sonuç alamayan müvekkilinin müteahhit ... aleyhine kira tazminatı ve teslim davası açtığını, Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/271 Esas ve 2008/135 Karar sayılı ilamı ile dava konusu sözleşmede 7 no.lu gerçekte 6. normal kat 6 nolu dairenin müvekkiline aidiyetinin hüküm altına alındığını, müvekkilinin bunun üzerine müteahhit ...'e ve...'a ihtarname gönderdiğini, dairenin teslimine yanaşmadıklarını, bu nedenle davalıların taşınmaza müdahalelerinin men'ine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100.000,00 TL ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşme gereğice yüklendiği tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak tam ve zamanında yerine getirdiğini ve davacıya 4 adet daireyi teslim ettiğini, davacının teslim edilmediğini iddia ettiği dairenin ise kesitte 7 olarak görünen 6 nolu daire olduğunu, 1, 2, 3 ve 6 kapı nolu dairelerin aynı anda ve süresinde davacıya teslim edildiğini, davacının daireyi akrabası olan ...'a sattığını, ...'ın ise gayrimenkulü kiraya verdiğini, husumetin davacı ile kendi akrabası olan ... arasında olması gerektiğini, talep edilen ecrimisil alacağının müvekkilinden talep edilmesinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu inşaatta 10 adet bağımsız bölüm bulunduğunu, 3/8 hisseye tekabül eden daire sayısının 4 olduğunu, dava konusu inşaatın kaçak statüsünde olduğunu, bu yapılarla ilgili olarak mülkiyet iddiasında bulunulamayacağını, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istenemeyeceğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli kararı ile, davalılardan yüklenici ... hakkında açılan davanın reddine, kiraya veren ... hakkında elatmanın önlenmesi talebi yönünden davanın kabulüne, ecrimisil ödenmesi talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli kararının taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli kararı ile, mahkeme kararının kaldırılarak her iki davalı hakkındaki ecrimisil ödenmesi talebinin reddine, elatmanın önlenmesi talebinin ise davalılardan ... hakkında kabulüne, diğer davalı ... hakkında reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli kararının süresi içinde davacı ve davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 17.04.2019 tarih ve 2018/5221 Esas, 2019/1843 Karar sayılı ilamıyla, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilmiş ve "Dosyadaki tapu kaydı ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre dava konusu taşınmazın tamamı davacı adına kayıtlı iken 17.10.2002 gün, 9759 yevmiye nolu işlemle 2/8 payını davalı ...’a tapudan devrettiği ve bu davalının taşınmazda pay sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu ve ilgili belediye yazılan yazılara verilen cevaplara göre dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan inşaat ruhsatsız ve imara aykırı olup, yasal hale getirilmesi de mümkün değildir. Bu haliyle sözleşmedeki paylaşım oranına göre imâra aykırı ve kaçak olup, yasal hale getirilmesi mümkün bulunmayan bağımsız bölüm ya da bölümlerin paydaşlardan birisine aidiyetine karar verilerek diğer paydaşın elatmasının önlenmesine karar verilmesi mümkün değildir. Davacının cevaba cevap dilekçesi ve bu dilekçeye ekli ihtarnamesinden davalılar ve dava dışı […]’a tapuda pay devri yapanın davacı olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde mahkemece davacı ve davalı ...’ın dava konusu taşınmazda paylı mülkiyet şeklinde malik oldukları, üzerinde yapılan inşaatın imara aykırı, kaçak ve yasa dışı olup, yasal hale getirilmesinin mümkün olmadığı, fiilen mevcut bağımsız bölümlerden birisine elatmanın önlenmesine karar verilmesinin, imara aykırı ve kaçak yapıya yasallık tanınması anlamına gelebileceğinden, davanın paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi niteliğinde olduğu kabul edilip gerekirse davacının intifadan men edilip edilmediği de belirlendikten sonra davanın sonuçlandırılması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanlış değerlendirme sonucu ecrimisil kararı kaldırılmakla birlikte men’i müdahaleye karar verilmesi doğru olmamıştır" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulduğu, bilirkişi ek raporu alındığı, eldeki davada sadece davalı ...'in temyiz itirazının kabul edildiği, kazanılmış hak olduğundan ecrimisil konusunda davalı ... aleyhine karar verilemeyeceği, bu sebeple ecrimisil talebinin reddine karar verildiği, davacı ve davalı ...'in taşınmazda paylı mülkiyetle malik oldukları için, bu hukuki durumda davacının dava açılmakla davalının meni müdahalesini isteyebileceği, davacı tarafın, davalı ...'e 2/8 hisseyi 17.10.2002 tarihinde sattığı, davalının da dava konusu (7) 6 kapı no'lu daireyi kullandığı, sözleşmede davacı arsa sahibine 2,3,4,7 no'lu bağımsız bölümün bırakıldığı, davacı ve davalı ...'in paydaş durumunda olup, paydaşlar arasında meni müdahale talebi olduğundan her bir paydaşın kendi hissesi nispetinde kullanım alanına sahip olup olmadığına bakılması gerektiği, 24.08.2001 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile davalı yüklenici ...'ın davacıya 4 adet bağımsız bölüm vermeyi taahhüt ettiği, dava konusu, (7) 6 kapı no'lu dairenin de bunlardan biri olduğu, davacı arsa sahibinin de tapudaki hissesinin 2/8 oranındaki miktarını 17.10.2002 tarihinde davalı ...'e sattığı, sözkonusu binada 6 kapı no'lu dairenin, 2/8 tapu hissesi miktarından fazla olmadığı gibi sözleşmede belirtilen diğer 3 dairenin, 1/8 tapu hisse oranını karşıladığı, bu nedenle davacının, paydaş olan davalıdan 6 nolu bağımsız bölüme müdahalesinin menini talep edemeyeceği, bu sebeple davacı tarafın müdahalenin meni talebinin de reddi gerektiği, eldeki davada yapı kaçak durumda olduğundan intifadan men dikkate alınarak ecrimisile hükmedilemeyeceği, kaçak yapıya yasallık sağlamak anlamına geleceğinden yasanın bunu korumayacağı, kaldı ki Yargıtay'ın davalı ...'in temyizini kabul ettiği, davalı açısından kazanılmış hak bulunduğu belirtilerek, bu sebeple davacının ecrimisil talebinin de reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Bağımsız bölümleri, kararın bir paragrafında yok hükmünde sayan Bölge Adliye Mahkemesinin bir diğer paragrafında da hukuken var kabul ettiğini, mahkemece dosyadaki uyuşmazlık konusunun anlaşılamadığını ve hatalı bir karar verildiğini,
b.Yapının kaçak ve hukuka aykırı bir yapı halinde olmasında tüm sorumluluğun davalılarda olduğunu, yapının projeye aykırı ve ruhsatsız olmasında müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını,
c.Müvekkilinin dava konusu taşınmazda intifadan men edildiğini gösteren kesin delillerin dosyada toplandığını, davalı ...'ın dava konusu taşınmaz hakkında yapmış olduğu kira sözleşmeleri, abonelikleri, ihtarnameler, kesinleşmiş mahkeme kararlarının dosyaya ibraz edildiğini,
d.Davacı ...'a hasredilmesi gereken dava konusu bağımsız bölüme davalı ... tarafından el atıldığının tüm deliller ve tevali eden müstekar bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamında, mahkemece davacı ve davalı ...’ın dava konusu taşınmazda paylı mülkiyet şeklinde malik oldukları, üzerinde yapılan inşaatın imâra aykırı, kaçak ve yasa dışı olup, yasal hale getirilmesinin mümkün olmadığı, fiilen mevcut bağımsız bölümlerden birisine elatmanın önlenmesine karar verilmesinin, imâra aykırı ve kaçak yapıya yasallık tanınması anlamına gelebileceğinden, davanın paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi niteliğinde olduğu kabul edilip, gerekirse davacının intifadan men edilip edilmediği de belirlendikten sonra davanın sonuçlandırılması gerektiği belirtilmiştir. Bozma ilamında mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuştur. Bozma ilâmına uyulduğuna göre 09.05.19 60... /9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme yapılması ve hüküm kurulması zorunlu hale gelmiştir.
Bozma ilamında, davacının intifadan men edilip edilmediği belirlendikten sonra davanın sonuçlandırılması gerektiği belirtilmiş olup, mahkemece bu hususta belirleme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda davacının intifadan men edilip edilmediği araştırılıp, men edilmiş ise, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne karar verilmesi, aksi halde şimdiki gibi elatmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozma gereği yerine getirilmeksizin elatmanın önlenmesi istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
VII. KARAR Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
(2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 4bb5c17feb8b250accb1a4e89b1deee08ce0a770410d437131039af80ac4b18d
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün