Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Kıyıda kalan tapulu tarım arazisi için TMK m. 1007 tazminatı

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 2026/2702 E., 2026/12615 K., 9 Eylül 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Kesinleşen kıyı kenar çizgisinde kalan tapulu arazinin bedelinin Hazineden tahsili ve net gelir yöntemiyle değerlenmesi

Tapulu taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle malik Hazineden tazminat istemiştir. İlk derece, gerçek bedelin ödenmesine ve tapunun kıyı olarak terkinine karar vermiştir. BAM teknik kıyı tespiti ile sulu tarım arazisinin yöresel münavebe ürünlerine dayanan değerlemesini uygun bulmuştur. Yargıtay, araziye net geliri esas alınarak değer biçilmesini ve gerçek bedelin TMK m. 1007 uyarınca tahsilini doğru bularak Hazine temyizini reddetmiştir. BAM’ın somut kapitalizasyon ve objektif artış oranları bütün taşınmazlara uygulanacak genel oranlar olarak sunulamaz.

Kararın sonucu

Hazine temyiz itirazlarının reddi ve tazminat kararının oybirliğiyle onanması

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

5. Hukuk Dairesi 2026/2702 E. , 2026/12615 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/155 Esas, 2025/1447 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/74 Esas, 2024/82 Karar

Taraflar arasındaki mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline, davacı adına olan tapu kaydının iptal edilerek kıyı vasfı ile terkinine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edilen bedelin taşınmazın gerçek değerinden çok düşük olduğunu, kıyı kenarda kalan kısmın 8.128,38 m² olduğunu, dava konusu taşınmazın değerinin az tespit edildiği hususunda bilirkişi raporuna itirazlarının gerekçesiz reddolunduğunu, alım gücü karşısında bir değerlendirme yapıldığında toprağın fiyatının bu kadar düşük olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, yargılama giderleri hususunda da eksik tespit yapıldığını ileri sürmüştür.

2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin taşınmazın gerçek değerinin çok üstünde olduğunu, davalı idarenin dava konusu taşınmaza herhangi bir kamulaştırmasız el atma, kamulaştırma, tapu kaydının tutulmasından kaynaklı bir zararı veya yanlış tespitinin bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı değerlendirme yapıldığını, davanın niteliği gereği yasal hasım olan idare aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, davacı lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini veya verilecekse de maktu vekâlet ücreti tayin edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın bulunduğu yerde idarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunup bulunmadığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden sorulduğu, idarece verilen cevabi yazı ile dava konusu taşınmazı kapsayan önceden oluşturulmuş ve kıyı kenar çizgisine ait karar ve dayanağı olan belgeler ile kroki ve haritasının gönderildiği, mahallinde teknik bilirkişiler ile harita mühendisi aracılığıyla usulüne uygun keşfin icrası sonucu idarenin gönderdiği krokinin de araziye uygulanması sureti ile ayrıca zemindeki sazlık kısımlar, ... Gölü'nün maksimum su kotu gibi unsurları da dikkate alınarak gözlem çukurları açılmak ve haritada işaretlenmek suretiyle kıyı kenar çizgisinin belirlendiği, bilirkişi heyetince taşınmazın kıyı kenar kısmında kalan miktarlarının gösterildiği anlaşılmakla hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri yonca, arpa ve buğday ürün verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının 231,72 TL olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak, objektif değer artışının %60 uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine karar örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 121a5c922779501c40f8cf47f83971c4089ca91fdfc3cffb3167e83e06c83c28

← Yargıtay kararlarına dönün