Yargılama ve Usul Hukuku

Abonelik dışı kaçak elektrik borçsuzluk davasında yetkisiz ilk seçimden sonra davalının geçerli seçimi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 2026/1226 E., 2026/10551 K., 8 Haziran 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Menfi tespit davasında genel/özel yetki ve davacının yetkisiz yerde açmasının seçim hakkına etkisi

Abonelik ilişkisi bulunmayan kaçak elektrik tutanakları için açılan borçsuzluk davasında iki asliye hukuk mahkemesi karşılıklı yetkisizlik vermiştir. 5. Hukuk Dairesi menfi tespit yetkisinin kesin olmadığını, genel ve özel yetkili yerlerden seçim hakkının önce davacıya ait bulunduğunu açıklamıştır. Davacı bunlardan hiçbirinde dava açmazsa seçim davalıya geçer. Somut olayda Akçakale yetkisiz kabul edilmiş; şirketin süresinde ve usulünce seçtiği Diyarbakır mahkemesi yargı yeri belirlenmiştir. Kaçak kullanımın varlığı veya tutanak borcunun miktarı esastan çözümlenmemiştir. Karar bütün elektrik davalarında şirket merkezinin tek yetkili yer olduğu anlamına gelmez.

Kararın sonucu

Diyarbakır 10 Asliye Hukuk Mahkemesinin oybirliğiyle ve kesin olarak yargı yeri belirlenmesi

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

5. Hukuk Dairesi 2026/1226 E. , 2026/10551 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/47 Esas, 2025/124 Karar

I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Akçakale 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.01.2025 Tarihli ve 2024/368 Esas, 2025/63 Karar Sayılı Kararı Davalı şirketin ... adresinin Diyarbakır İli olduğu, davacı ile davalı arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığı, kaçak tespiti yapılan adresin .../Şanlıurfa olduğu, davacı asilin yerleşim yerinin .../Şanlıurfa olduğu, davalının süresinde yetki itirazında bulunduğu ve yetkili olarak seçtiği mahkemenin Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu bildirdiği, bu sebeple yetkili mahkemenin davalı şirketin bulunduğu yer olan Diyarbakır Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

B. Diyarbakır 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.03.2025 Tarihli ve 2025/47 Esas, 2025/124 Karar Sayılı Kararı Davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi olmadığı bu halde davacının tercihini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 16... üncü maddelerine göre belirleyebileceği, dosya arasına alınan tutanak ve sair belgeyi tanzim eden şubenin bulunduğu yer olduğu anlaşılmakla davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada seçimini isabetli şekilde kullanmış olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımına dayalı olarak tutulan tutanaklardan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) “Menfi tesbit ve istirdat davaları” başlıklı 72 nci maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir: “Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.”

3. 6100 sayılı Kanun'un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”

4. 6100 sayılı Kanun’un “Haksız fiilden doğan davalarda yetki” başlıklı 16 ncı maddesi şöyledir: "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir."

5.6100 sayılı Kanun’un “Şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.”

C. Değerlendirme 1. Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilerek genel yetkili mahkemelerin yetkisi düzenlenmiş olup menfi tespit davalarında yetki kesin değildir. Bu davalarda kesin yetki kuralı bulunmadığından 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez.

2. Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla genel ve özel yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı davasını, bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir.

3. Somut olayda, haksız fiilin işlendiği ve zararın meydana geldiği yerin ... İlçesinde olduğu davalı şirketin merkezinin Kayapınar/Diyarbakır'da bulunduğu, davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, Akçakale ilçesinde yetkisiz bir mahkemede davacının dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca seçme hakkı davalıya geçmiş ve davalı vekilince de süresinde ve usulüne uygun olarak Diyarbakır Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin itirazında bulunduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın Diyarbakır 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Diyarbakır 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,

08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: c22778db38189655fef419991116b2509302f148598c5fed0d064ecd1c32b426

← Yargıtay kararlarına dönün