Ceza Hukuku

Avukatın Ahzu Kabz Yetkisiyle Aldığı Parada Zimmet ve Güveni Kötüye Kullanma Ayrımı

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2024/9726 E., 2026/8984 K., 16 Eylül 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Avukatın özel vekâlet ve tahsil yetkisiyle aldığı parada kamu gücü kullanılmaması nedeniyle suç vasfının belirlenmesi.

Avukat hakkındaki para teslimi isnadı zimmet ve görevi kötüye kullanma kapsamında değerlendirilmiş, delil yetersizliğinden beraat verilmiştir. Daire, özel vekâlet ilişkisi ve ahzu kabz yetkisinde kamu gücü kullanılmadığını; isnat kanıtlanırsa hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma yönünden değerlendirme yapılabileceğini belirtmiştir. Ancak beraat sonucu dosyanın delil durumuyla doğru görüldüğünden vasıf hatası bozma sebebi yapılmamıştır. Hükümler onanmıştır. Böylece olası suç tipi ile fiilin kanıtlanması ayrılmış; avukat sıfatı veya para tahsilinin tek başına suç oluşturduğu kabul edilmemiştir.

Kararın sonucu

Suç vasfına ilişkin açıklamaya rağmen delil yetersizliğine dayanan beraat hükümleri sonuç itibarıyla onanmıştır.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Suçun olası hukuki vasfı ile beraat sonucu ayrı tutulmuştur. Alıntılanan Ceza Genel Kurulu kararı bu dosyada doğrudan mahkûmiyet verilmiş gibi aktarılmamıştır.

5. Ceza Dairesi 2024/9726 E. , 2026/8984 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/405 Esas, 2023/2906 Karar SUÇ : Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli ve 2020/144 Esas, 2022/23 sayılı Kararı ile sanığın zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine hükmolunmuştur. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18.12.2023 tarihli ve 2022/405 Esas, 2023/2906 sayılı Kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın yargılamaya konu eylemleri sebebiyle katılanın mağdur olduğuna, unsurları itibarıyla oluşan atılı suçlardan üst hadden mahkumiyetine karar verilmesi yerine beraat kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu dikkate alınmadan karar verildiğine, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bozulması gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, isnada konu paraların sanığa teslim edilmesinin avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından kendisine duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, isnadın sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği nazara alınarak, bu suç yönünden değerlendirme yapılması gerekirken, İlk Derece Mahkemesince isnadın zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesi suretiyle verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de hüküm sonucu itibarıyla doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamışır.

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazı ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, hükümlerde katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2026 tarihinde karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: d7f5ae2a19603f049883a1cfadeb788119ba49a8e4d9a9a8b70617e0b04fae8c

← Yargıtay kararlarına dönün