Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Bilirkişi İncelemesiyle Kusur Bulunmayan Teşhis Davasında Karar Düzeltmenin Reddi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/1529 E., 2025/5004 K., 21 Ekim 2025

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Önceki bozmalarda istenen bütün tıbbi kayıtlar ve uzman kurul incelemesi tamamlandıktan sonra kusur bulunmamasına dayanan ret hükmüne karşı karar düzeltme istemi.

Bir bebeğin takip ve sevkinde gecikme nedeniyle zarar doğduğu iddiasıyla hekim ve özel hastaneden tazminat istenmiştir. Önceki bozmalarda uzman kurul incelemesi, farklı hastanelerdeki kayıtların toplanması ve erken tetkik veya sevkin sonuca etkisinin açıklanması istenmiştir. Bozma sonrasında alınan uzman raporuyla somut olayda hekim ve hastaneye yüklenebilir kusur bulunmadığı kabul edilerek dava reddedilmiştir. Yargıtay, bozma gereklerinin karşılandığını ve uzman değerlendirmesine dayanan hükmün uygun olduğunu belirterek önceki onamaya yönelik karar düzeltme istemini reddetmiştir. Sonuç, her geç tanı iddiasında sorumsuzluk veya her olumsuz sonuçta kusur kabulü anlamına gelmez.

Kararın sonucu

Tazminat davasının reddini onayan önceki Daire kararına karşı karar düzeltme isteminin oybirliğiyle reddi.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

2025 tarihli karar, önceki onamaya karşı karar düzeltme incelemesidir. Metindeki önceki bozma ve onama tarihleri bu sonuçtan ayrılmalıdır; karar düzeltme yolunun güncel bütün davalarda açık olduğu anlamına gelmez. Tıbbi ayrıntılar yalnız anonim somut uyuşmazlığın kayıtlarıdır.

3. Hukuk Dairesi 2025/1529 E. , 2025/5004 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/110 E., 2023/10 K.

Mahkeme kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararının onanmasına dair verilen kararın davacılar vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; ...'in, hamileliğinin ikinci haftasından doğuma kadar geçen süreçte davalı şirketin işlettiği .. .. Hastanesinde takibinin yapıldığını ve aynı yerde doğum yapıp hastaneden taburcu edildiğini, bir hafta sonra bebeğini kontrol için aynı Hastanede görevli çocuk hastalıkları uzmanı doktor ...’na götürdüklerini, yapılan muayenede bebeğin karaciğerinde 1 cm ekojen bir materyal olduğu ve safra kesesinin görünmediği söylenerek ..’a sevk edildiğini, ..’da Üniversite Hastanesinde yapılan muayenede, bebeğin bir problemi olmadığının ancak yoğun bakıma yatırılması gerektiğinin belirtildiğini, bebeği Hastaneye yatırmayıp tekrar ..Hastanesinde görevli bir başka doktor olan davalı ...’e götürdüklerini, adı geçen doktorun aylık kontrollere çağırdığını, bir sonraki kontrolde yapılan sarılık testinde değerlerin yüksek çıkması üzerine bebeğin ..Tıp Fakültesine sevk edildiğini, burada bebeğin karaciğerindeki safra yolları kanallarında eksiklik olduğu, hastalığın siroza doğru gittiği ve tedavi için geç kalındığından bir şey yapılamayacağının söylenmesinden sonra davalıların kusuru nedeniyle bebeğin 5. ayın sonunda vefat ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, bebeğin babası ... ve annesi ... için 5.000,00 TL’şer olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacıların çocuklarının 10.01.2012 tarihinde ölmesi nedeniyle haksız fiilden doğan tazminat davalarını bir yıllık zamanaşımı süresinde açmadıklarını, bu nedenle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, dava konusu olayda müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığını, adli tıp raporunda herşeyin açıkça belirtildiğini, bu nedenle kusurlu olan tarafın bebeğin annesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.06.2014 tarihli kararıyla; doktorun kusurunun tespiti için konusunda uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen yargıtay denetimine elverişli, usul ve yasaya uygun 12.09.2012 tarihli bilirkişi raporunda bebeğin takip ve tedavisini yapan hekimlere atfı kabil bir kusur bulunmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğundan kusuru bulunmayan taraflar aleyhine açılan tazminat davasının reddine karar verilmiş, karara karşı; davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 23.02.2016 tarihli ilamıyla; Mahkemece, üniversitelerin ana bilim dallarından seçilecek, içinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile çocuk hastalıkları uzmanının da yer aldığı bir bilirkişi kurulundan, dosyadaki mevcut delillere, tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda davalıların sorumluluğunu gerektirecek ihmal ve hatalarının bulunup bulunmadığı konusunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. 2.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 08.10.2018 tarihli kararla; bozma ilamı sonrası alınan tüm raporların davalının yapılması gerekli tüm müdahaleleri tıbbın gerek ve kurallarına uygun olarak yaptığı, kusur veya ihmal sorumluğuna göre de davalıların sorumluluklarının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Dairenin 26.05.2021 tarihli ilamıyla; davalı doktorun aynı hastanede daha önce bebeğin muayenesini yapan ve onun üniversite hastanesine sevkini isteyen doktor .. tarafından yapılan tetkikleri görüp göremeyeceği, yapılan bu tetkikleri gördükten sonra ya da görmesine dahi gerek kalmadan bebek kendisine 2 ay 19 günlük olarak getirildiğinde 3 ay 10 günlük iken gelinen bir sonraki kontrol randevusunda yapmış olduğu tetkikleri yapıp yapmadığı, davalı doktora gelinen ilk kontrol randevusunda yapılan tetkiklerin ve uygulanan tedavinin tıbben yeterli ve uygun olup olmadığı, eğer ilk kontrol randevusunda gereken tetkikler daha erken yapılsaydı buradan çıkan sonuçlar doğrultusunda safra kesesinin seçilememesi üzerine ileri bir merkeze daha erken gönderilmesi sonucuna varılıp varılamayacağı, bunun sonuca etkili olup olmadığı hususları nazara alınarak davalılara yüklenebilecek atfı kabil bir kusur olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması için Mahkemece öncelikle, vefat eden bebeğe ait gerek davalı hastanede ve gerekse sevkedildiği üniversite hastanesinde bulunan tüm tıbbı kayıtlar getirtilerek, Üniversitelerden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine uygun rapor alınarak bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4.Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporunun Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurmaya elverişli olarak hazırlanmış olduğu, bu nedenle; safra yolu atrezisinin doğum öncesinde tespitinin mümkün olmaması, bebeğin görüldüğü anda; davalı doktorun ileri tetkik yapma imkanı olmaması ve safra yolu atrezisi olan bebekler için kritik müdahale zamanı olan 70 günün hali hazırda geçmiş olması tespitleri karşısında, teşhis ve tedavi hizmetini üstlenen davalı doktorun ve davalı özel hastanenin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ Dairenin 07.10.2024 tarihli ilamıyla, kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davacılar vekili; hekim olan davalının bebek ilk getirildiğinde tüm tetkikleri yaptırması gerektiğini, davalının kendi beyanında 3. ay renginin daha da sarardığından bahsettiği, daha önceki kontrollerde bebeğin renginde bir sarılık fark ettiği ancak bir hekim olarak tüm test ve tetkikleri yapmadığını, doktorun hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, bu nedenle davalı ...’in olayda ihmali olduğunu ve kusurlu olduğunu, alınan raporda doktorların uyguladığı takip, tedavi ve müdahalelerin tıbbin gerekliliklerine uygun olduğuna dair verilen görüş ve kanaati de kabul etmediklerini, yeni bir bilirkişi heyetinden itirazlarını karşılar rapor aldırılarak karar verilmesi gerektiğini, tanık beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, teşhis ve tedavi hizmetini üstlenen doktor ve özel hastanenin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verildiği, bozma ilamı doğrultusunda konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak davalıların kusurunun bulunmadığının belirlenmiş olduğu, verilen hüküm usul ve kanuna uygun olup, ileri sürülen karar düzeltme nedenlerine göre hükmün onanmasına dair verilen Daire kararı yerinde olduğundan davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezasının düzeltme isteyene yükletilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 7f7d0de2d7d43f8801fe283550651af35bfe133b9f9a653b549dcdab69128756

← Yargıtay kararlarına dönün