Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Vekilin Kendi Kredisi İçin Yetki Kapsamı Dışında Kurduğu İpoteğin Fekki

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2023/3189 E., 2024/1405 K., 25 Nisan 2024

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Malik adına alınacak kredilere özgü vekâletle vekilin kendi borcu için ipotek kurulmasının maliki bağlaması.

Malik, kendi adına kullanılacak krediye ilişkin işlem ve ipotek yetkisi vermiştir. Vekil ise kendi kredisine teminat olarak malikin taşınmazını ipotek etmiştir. Mahkemeler vekâletnamedeki kişi ve borç kapsamını, kredi sözleşmesini ve vekilin açıklamalarını birlikte değerlendirerek ipoteğin maliki bağlamadığına karar vermiştir. Daire bu sonucu onamıştır. Bankanın geniş yetki ve örtülü kabul savunmaları somut belgeler karşısında kabul edilmemiştir. Karar, temsil yetkisinin hangi kişinin kredi borcu için verildiğinin belirleyici olduğunu göstermekte; her üçüncü kişi ipoteğinin geçersizliği sonucunu doğurmamaktadır.

Kararın sonucu

Yetki kapsamı dışında kurulan ipoteğin fekki yönündeki kabul kararını uygun bulan istinaf kararı onanmıştır.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Kaynakta açık kalan tam tapu konumu ve noter yevmiye numarası yayımlanan metinde gizlenmiştir; resmî kaynağın özgün hash izleri korunmuştur.

3. Hukuk Dairesi 2023/3189 E. , 2024/1405 K.

"İçtihat Metni " MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1116 E., 2023/713 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tirebolu Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/337 E., 2020/322 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki ve takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı banka tarafından diğer davalı ...'ye kullandırılan kredi doğrultusunda Trabzon İcra Müdürlüğünün 2018/3942 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine başlandığını, takibe dayanak ipoteğin müvekkilince verilen Tirebolu Noterliğinin 25.08.2014 tarih […] yevmiye nolu vekaletnamesine istinaden düzenlendiğini, ne var ki söz konusu vekaletnamede davalı ...'nin kendi nam ve hesabına almış olduğu krediler nedeniyle ipotek tesisine rıza gösterilmediğini, ipoteğin bahsi geçen vekaletname uyarınca ancak ve ancak müvekkili nam ve hesabına yapılacak kredi sözleşmeleri doğrultusunda tesis edilebileceğini, bu vekaletnameye istinaden davalı ...'nin kendi nam ve hesabına kullanmış olduğu kredi uyarınca müvekkiline ait taşınmaz üzerine ipotek tesis edilmesinin ve bu ipotek uyarınca icra takibi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkiline ait taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin fekkine, müvekkili aleyhine yapılan takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekili; ipotek tesisine dayanak vekaletname uyarınca davacıya ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmesine hukuken engel bulunmadığını, söz konusu vekaletname uyarınca davalı ... adına kullanılan krediler nedeniyle de ipotek tesis edilmesine icazet verildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

Davalı ... davaya cevap vermemiş, duruşmalardaki beyanında; gerek kredi çekerken gerekse ipotek tesisi sırasında davacı olan babasının bu işlemlerden haberinin olmadığını, kredi borcunun kendisine ait olduğunu ve bahsi geçen vekaletname uyarınca ipotek tesis edildiğini, bu haliyle açılan davaya bir diyeceğinin bulunmadığını savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; tüm dosya kapsamı, dosya içerisindeki belgeler, davalının 1.celsedeki beyanı olan "...gerek kredi çekerken gerekse de babama ait taşınmaza ilişkin banka lehine ipotek kurdururken babamın bu işlemlerden haberi yoktu. Bu borç benim borcum. Ödemek de bana düşmektedir. Davaya bir diyeceğim yoktur." Davalının 6.celsedeki beyanı olan: "Benim Ziraat Bankası ile yapmış olduğum sözleşmede ve […] ilçesi […] mahallesi […] ada […] parsel sayılı taşınmazdaki ipotekte babamın bir menfaati olmamıştır. Borç benim borcumdur." şeklindeki beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalının kendisine verilen vekalet görevinin dışına çıkarak davacı değil de, kendi nam ve hesabına kredi çekerek davacının taşınmazına ipotek koydurduğu sabit olduğundan, söz konusu ipoteğin fekkine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. şeklindeki gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekili; ipotek tesisine dayanak vekaletname uyarınca davalı ... nam ve hesabına çekilecek krediler nedeniyle de ipotek tesisine izin verilmesi yönünden vekalet verildiğini, davacının kullanılan kredilerden haberdar olduğunu, bu haliyle aksinin kabulü halinde dahi açılan davanın iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; ipotek tesisine dayanak teşkil eden 25.08.2014 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletnamede açıkça davacı ... nam ve hesabına yapılacak kredi sözleşmeleri doğrultusunda ipotek tesis edilmesi yönünden davalı ...'ye vekalet verilmiş olmasına, buna karşılık ipoteğin davalı banka ile diğer davalı ... arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca tesis edilmiş olmasına, bu haliyle bahsi geçen vekaletname uyarınca tesis edilen ipoteğin davacıyı bağlamayacağının anlaşılmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Banka vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek davacının bilgisi dahilinde kredinin kullanıldığını, davanın ipotek tesisi hususunda zımni kabulünün de bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ipoteğin fekki ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin iptal istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 881 inci vd maddeleri,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 506 ncı vd. maddeleri.

3.Değerlendirme Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davacının, davalı ...’e vermiş olduğu, 25.08.2014 tarihli düzenleme şeklindeki vekâletnamesinde “nam ve hesabına kredi almaya, kredi karşılığında borçlanmaya, kredi ile ilgili sözleşmeleri imzalamaya ve ... ipotek tesis ve tesciline” dair yetki verdiği, eldeki dava konusu ipoteğin ise davalı ... adına kullandırılan kredinin teminatı olarak az yukarıda anılan vekaletnameye istinaden davacının maliki olduğu taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğinin anlaşılmasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: a04ee9696d8631d4ea0430b9d41b683d63a751c6ab4b719384a4d1e92775e9f0

← Yargıtay kararlarına dönün