KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Eşin kardeşi adına alınan aracın gerçek aidiyetinin delillerle belirlenmesi ve TMK229 kapsamında eklenecek değer olarak tasfiye hesabına alınması.
Katılma alacağı davasında araç, davalı eşin kardeşi adına tescilli olduğu için hesap dışında bırakılmıştır. Yargıtay; tanıklar, eşler arasındaki mesajlar, kredi belgeleri, araçla ilgili kart harcamaları ve geçiş ödemeleri birlikte değerlendirildiğinde aracın davalı eşe ait olduğunun kabulü gerektiğini belirtmiştir. Aracın eklenecek değer sayılması ve bedelinin bir kısmının krediyle karşılandığı gözetilerek tasfiye yapılması istenmiştir. Karar, sicilde üçüncü kişinin yazmasının her durumda eşin ekonomik aidiyetini ortadan kaldırmadığını; buna karşılık aidiyetin somut delillerle kurulması gerektiğini göstermektedir.
Kararın sonucu
İstinafın esastan ret kararı kaldırılarak ilk derece hükmü davacı kadın yararına bozuldu.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Resmî kaynakta açık kalan üçüncü kişi adı kişisel verinin asgariye indirilmesi amacıyla […] ile gösterilmiştir; kaynak kaydı ve özgün hash korunmaktadır.
2. Hukuk Dairesi 2025/5281 E. , 2026/7924 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/47 E., 2025/626 K. İHBAR OLUNAN :... DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/1168 E., 2023/1334 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Kural olarak, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (TMK md. 235/1). Ancak edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken "eklenecek değerler" de göz önünde bulundurulur.
2.TMK'nin 229. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir.
3.Bu tür uyuşmazlıklarda; öncelikle, davalı eş tarafından TMK'nin 229. maddesinde sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapılıp yapılmadığı araştırılıp belirlenmelidir. Mahkemece, karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının anlaşılması durumunda, söz konusu mal mevcut kabul edilerek yapılan hesaplamada davacı tarafın katılma alacak hakkının olup olmadığı, varsa miktarı saptanarak davalı eşten tahsili yönünde hüküm kurulmalıdır.
4.Somut olayda, taraflar 08.07.2019 tarihinde evlenmiş, 16.09.2020 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 26.05.2022 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK md. 202/1). Tasfiye konusu 34... plakalı araç 14.07.2020 tarihinde davalı erkeğin kardeşi […] adına edinildiği anlaşılmaktadır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK md.179). 5.Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca, Mahkemece, işbu araç yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, karara katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, tarafların ilk 2016 yılında evlendikleri, 2018 yılında boşandıkları; ikinci kez de 2019 yılında evlenip 2020 yılında açılan boşanma davası ile boşandıkları; davacı kadının aracın davalı erkeğe ait olduğunu, ancak davalı erkeğin adına tescil ettirmediğini iddia ettiği; davalı erkeğin ise aracın kardeşine ait olduğunu, sadece çektiği tüketici kredisini araç alımında kullanması için kardeşine borç verdiğini savunduğu; dinlenen tanık beyanları, taraflar arasındaki WhatsApp mesajları, kredi evrakları, araç için yapılan kredi kartı harcamaları ve HGS-OGS geçiş ödemeleri ile tarafların ilk ve ikinci evlenme-boşanma dava tarihleri gözetildiğinde, aracın davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekir. O halde, Mahkemece, aracın eklenecek değer olduğu ve edinme bedelinin bir kısmının kredi kullanılarak karşılandığı gözetilerek tasfiyenin yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 3e1ff863e1f15648419e8541bc6b25fba4b8393ec4a7d53b83ea1b85e1dcb021
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün