KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
2021 tarihli menkul haczinde eski satış süresi, istihkak davasının etkisi ve giderin yatırıldığı tarihin satış istemi bakımından değerlendirilmesi.
Menkul haczinden sonra istihkak davası yürümüş, satış taleplerine gerekli avans süresinde yatırılmamıştır. Daire haciz tarihine uygulanacak eski altı aylık süreyi, istihkak davası boyunca sürenin işlememesini ve giderin yatırıldığı tarihi birlikte değerlendirmiştir. Süresinde usulüne uygun satış istenmediğinden haczin düştüğünü, düşen hacizle ihale yapılamayacağını belirtmiştir. İhale feshi talebini reddeden istinaf kararı kaldırılıp ilk hüküm bozulmuştur. Kaynaktaki eski altı aylık taşınır süresi güncel bütün hacizlere uygulanacak süre değildir; geçiş rejimi ve ilgili haciz tarihi belirleyicidir.
Kararın sonucu
Düşmüş hacze dayalı ihale yapılamayacağı için istinaf kararı kaldırılmış, ilk derece ret hükmü bozulmuştur.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Eski satış isteme süresi açıkça ilgili haciz tarihine bağlanmıştır. Kaynaktaki istihkak karar tarihi satırı kısmen bozuk olduğundan yeni tarih üretilmemiş; süre hesabı için bağımsız takvim çıkarılmamıştır.
12. Hukuk Dairesi 2026/5213 E. , 2026/5004 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda, diğer fesih nedenleri ile birlikte haciz tarihinden itibaren süresinde satış istenmemesi nedeniyle ihaleye konu menkuller üzerindeki hacizlerin düştüğünü ileri sürerek ihalelerin feshi talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince, istemin reddine ve şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %5'i oranında para cezasına hükmedildiği, şikayetçinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçi tarafından temyiz edildiği görülmektedir. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Haciz tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nın 106. maddesinde; "Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 110. maddesinde ise; "Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da, bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar" hükmü yer almaktadır. Satış talebinin, yukarıdaki maddede öngörülen süreler içinde olup olmadığını icra müdürü re’sen gözetmelidir. Satış talebi, bu sürelerden sonra ise reddetmelidir. Satış isteme süresinin geçmesi nedeniyle haczin kalkmış olmasına rağmen yapılan ihalenin feshi gerekir(Baki Kuru, İcra El Kitabı, s.520). Yine İİK'nun 59. maddesi uyarınca, bir işlemin yapılmasını isteyen alacaklı o işlemin yapılması için gerekli masrafı avans olarak peşin yatırmalıdır. Az da olsa satış avansının yatırılmış olması halinde, usule uygun satış talebi yapılmış sayılır. Alacaklı satış talebinden sonra satış avansı yatırmış ise, satış talep tarihi olarak satış avansının yatırıldığı tarihin kabulü zorunludur. Somut olayda ihale konusu menkullerin, 01.09.2021 günü haczedildiği, hacze konu menkuller hakkında istihkak iddiasında bulunulduğu, alacaklı tarafından 17.09.2021 tarihinde İİK'nun 99. Maddesi gereğince istihkak davası açıldığı, Yalova İcra Hukuk Mahkemesinin 23.06.20 22... /628 Esas, 2022/352 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulü ile istihkak
iddialarının reddine karar verildiği, verilen kararın 14.02.2024 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar alacaklı tarafından 05.07.2022 tarihinde satış talebinde bulunulmuş ise de, satış talebinin İİK'nun 59. maddesine uygun olarak masrafı alacaklı tarafça peşinen ve avans olarak yatırılmadığı için usulüne uygun satış talebi olarak kabulü mümkün bulunmadığı, istihkak davası süresince satış isteme süresinin işlemeyeceği gözetildiğinde, alacaklı tarafından 10.02.2025 tarihinde satış talep edilmiş ise de taleple birlikte satış giderleri tarifesinde belirlenen satış masrafının yatırılmadığı, daha sonra 17.02.2025 tarihinde yatırıldığı görülmektedir. Haciz tarihinden itibaren 6 ay olan satış isteme süresi içinde satış avansının yatırılarak satış talebinde bulunulmadığı, satış giderleri tarifesindeki satış masrafının 6 aylık sürenin geçmesinden sonra yatırıldığı anlaşıldığından İİK'nun 110/1 maddesi gereğince ihale konusu menkuller üzerindeki haczin düşmüş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; İİK'nun 106-110. maddeleri gereğince süresinde satış istenmediği için menkullerdeki haciz düşmüş olup, artık düşen bir hacze dayalı olarak ihale yapılamayacağından ihalenin feshi gerekir. O halde, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 15.04.2026 tarih ve 2026/57 E. 2026/552 K. sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, Sakarya 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 07.11.2025 tarih ve 2025/419 E. - 2025/657 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 9900813b546c8d1dc2844a3c02129521841a49c5ee305fc6249d436506d6dfee
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün