İcra ve İflas Hukuku

Muhdesat Şerhi Bulunan Evde Mirasçılık İddiası ve Meskeniyet

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/7838 E., 2026/268 K., 21 Ocak 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Arsa payı borçluya aitken konut için üçüncü kişi muhdesat şerhi bulunması ve borçlunun bu kişinin mirasçısı olduğunu ileri sürmesi.

Borçlu, hissedarı olduğu taşınmazdaki konut için meskeniyet şikâyetinde bulunmuştur. İstinaf mahkemesi binanın üçüncü kişi adına muhdesat şerhi nedeniyle şikâyeti reddetmiştir. Daire, hisseli veya henüz intikal etmemiş miras payı için de meskeniyetin gündeme gelebileceğini açıklamıştır. Borçlunun şerh sahibinin ölen babası olduğu ve binaya mirasçı bulunduğu iddiasının araştırılmasını istemiştir. Ret hükmü bozulmuştur. Karar doğrudan haczi kaldırmamış veya her muhdesat şerhinin niteliğini bütün uyuşmazlıklar için kesinleştirmemiş; somut mülkiyet ve miras bağlantısının incelenmesini gerekli bulmuştur.

Kararın sonucu

Muhdesat sahibine mirasçılık iddiası araştırılmadan verilen meskeniyet reddi bozulmuştur.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

İlk mahkemenin ayırdığı tutar, istinafın ret sonucu ve Yargıtayın araştırma bozması ayrı gösterilmiştir. Muhdesat şerhine ilişkin anlatım, tüm muhdesat uyuşmazlıklarında bağımsız ayni hak kurulduğu şeklinde genellenmemiştir.

12. Hukuk Dairesi 2025/7838 E. , 2026/268 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlunun haczedilen taşınmazın haline münasip meskeni olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kısmen kabulü ile taşınmazın 870.000,00 TL'den aşağı olmamak üzere satılmasına, satış bedelinden bu miktarın borçluya, arta kalan kısmın hak sahiplerine ödenmesine, haczin kaldırılması ve satışın iptali taleplerinin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince: tapu kaydında taşınmaz üzerinde bulunan binanın üçüncü kişi ...'a ait olduğuna dair muhdesat şerhi bulunduğundan borçlunun bu taşınmazla ilgili meskeniyet şikayetinde bulunamayacağı gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Tapuda adına kayıtlı taşınmazına haciz konulan takip borçlusu, haczedilemezlik şikayetinde bulunabilme hakkına sahiptir. Borçlunun, kendisine ait müşterek veya iştirak halindeki hisseli bir mesken için de haczedilmezlik şikayetinde bulunması mümkündür. Bunun gibi, tapuda mesken niteliğini taşımakla beraber, borçlunun murisi adına kayıtlı henüz paylaşılmamış ve tapuda borçlu adına intikal görmemiş miras payının haczi halinde de borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunabileceği kuşkusuzdur. Taşınmazın arsa olarak tapuda kayıtlı olması, üzerinde konut niteliğini haiz bir yapı bulunduğu sürece borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunmasına engel değildir. Taşınmaz mülkiyetinin içeriği ve kapsamına ilişkin 4721 Sayılı TMK'nın 718. maddesine göre; " Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer." Bu ilke ve kurallar ışığında somut olaya bakıldığında; meskeniyet şikayetine konu, ... Merkez Parsel sayılı taşınmazın tapuda, arsa vasfında, borçlu ... ve diğer hissedarlar adına müşterek hisseli olduğu, tapu kaydının şerh ve beyanlar hanesinde ise muhdesat bilgileri kapsamında "konut, kargir bina ...'a aittir" şerhi konulmuş olduğu görülmektedir.

Açıklanan yasa maddesinde; kural olarak binanın mülkiyetinin, arzın (arsanın) mülkiyetine tâbi olduğu ve arzın maliki kim ise muhtesatın (binanın) malikinin de aynı kimse olduğu kabul edilmektedir. Ancak, taşınmaz üzerinde ... lehine muhdesat şerhi bulunduğundan, arsa üzerinde yer alan konutun (muhdesatın) mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğundan söz edilemez. Ne var ki; borçlu tarafından muhdesat sahibi ...'un babası olduğu, babasının vefatı nedeniyle arsa üzerindeki binada yasal mirasçı konumunda olduğu ileri sürülmüştür. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu tarafından ileri sürülen iddialar araştırılarak oluşacak sonuca göre meskeniyet şikayeti hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 24.06.2025 tarih ve 2023/19 37... /1281 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 19224fd1b3d83493d1084faacfbd0fa386eba40418331babfeaf9ae5e01321ec

← Yargıtay kararlarına dönün