Ceza Hukuku

Ceza Dava Zamanaşımında Son Kesen İşlemin Doğru Tarihlendirilmesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2021/3851 E., 2021/6892 K., 13 Ekim 2021

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Taksirle yaralama davasında iddianame sonrası hâkim karşısındaki ilk beyanın zamanaşımını kesen işlem olarak dikkate alınması ve düşme gerekçesinin düzeltilmesi.

Taksirle yaralama davası zamanaşımı nedeniyle düşürülmüş, fakat mahkeme süreyi iddianame tarihinden başlatıp sonraki kesen işlemi göz ardı etmiştir. Yargıtay, sanığın 29 Nisan 2013 tarihinde hâkim karşısındaki kimlik tespitli ilk beyanını son kesen işlem kabul etmiştir. Somut suç bakımından sekiz yıllık sürenin bu tarihten başlayarak 29 Nisan 2021 tarihinde dolduğunu açıklamıştır. Sonuçta düşme doğru olduğundan yeniden yargılama yapılmadan gerekçe düzeltilmiş ve hüküm düzeltilerek onanmıştır. Karar bütün ceza suçları için tek bir süre getirmemekte; olayın suç vasfı, tarihleri ve kesen işlem sırasıyla sınırlı hesap örneği sunmaktadır.

Kararın sonucu

Düşme hükmünün zamanaşımı gerekçesi düzeltilerek hüküm oybirliğiyle onandı; yeniden yargılama yapılmadı.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

12. Ceza Dairesi 2021/3851 E. , 2021/6892 K.

"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 66/1-e, 67, CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle düşme

Taksirle yaralama suçundan sanık hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle düşmeye ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılama sonunda, katılanlar vekilinin, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı TCK'nın 89. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e. maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem sanığın 29/04/2013 tarihli hakim karşısındaki kimlik tespitli ilk beyanı olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı 29/04/2021 tarihinde dolduğu gözetilmeksizin mahkemece "sanık hakkında isnat edilen 17/08/2011 tarihli eylem için 26/10/2011 tarihli iddianame ile kamu davası açılmasına göre TCK'nın 66/1-e. maddesi uyarınca öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin geçtiği ve iddianamenin düzenlenmesinden sonra TCK'nın 67. maddesinde yazılı şekilde zamanaşımı süresinin durmasını veya kesilmesini gerektirir bir işlemin de bulunmadığı anlaşılmakla;" denilmek suretiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1. paragrafındaki "sanık hakkında isnat edilen 17/08/2011 tarihli eylem için 26/10/2011 tarihli iddianame ile kamu davası açılmasına göre TCK'nın 66/1-e. maddesi uyarınca öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin geçtiği ve iddianamenin düzenlenmesinden sonra TCK'nın 67. maddesinde yazılı şekilde zamanaşımı süresinin durmasını veya kesilmesini gerektirir bir işlemin de bulunmadığı anlaşılmakla" ibaresinin çıkartılarak yerine "5237 sayılı TCK 89. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem sanığın 29/04/2013 tarihli hakim karşısındaki kimlik tespitli ilk beyanı olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı 29/04/2021 tarihinde dolduğu anlaşılmakla" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 13/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 2f01fd68e8bb8971c4920be2e80fc8310d6ed4332073b26036c51b9fcb81b656

← Yargıtay kararlarına dönün