Ticaret ve Şirketler Hukuku

Adi ortaklık adı verilen şekilsiz limited pay vaadinde ödenen bedel ve teminat senedinin ayrı değerlendirilmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/4223 E., 2026/1009 K., 23 Şubat 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Geçersiz pay vaadinin iade borcunu ortadan kaldırmaması ve somut senedin bedelsiz sayılmaması

Şirket payının yarısı için düzenlenen adi ortaklık protokolü nedeniyle verilen milyon liralık senede karşı borçsuzluk istenmiştir. İmzalı cari mutabakat ve banka kayıtları devralanın bedeli ödediğini göstermiştir. BAM limited pay devri veya vaadi için noter imza onayının eksikliği nedeniyle şekil geçersizliği bulunduğunu; ancak bedelin sebepsiz zenginleşmeyle iade edilmesi gerektiğini ve senedin somut sözleşme düzeninde bedelsiz olmadığını kabul etmiştir. 11. Hukuk Dairesi ret sonucunu onamıştır. Bu karar her teminat senedinin koşulsuz kambiyo takibine elverişli olduğunu söylemez; ödeme, imzalı mutabakat ve takip için kararlaştırılan koşullar birlikte değerlendirilmiştir.

Kararın sonucu

Teminat senedine ilişkin menfi tespit isteminin reddinin oybirliğiyle onanması

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Taraf adı içeren cari hesap başlığı okuma kopyasında kapatılır. Şirket ortaklık yüzdesi ve teminat rakamları taraf iddiası ile kabul edilen ödeme sınırında aktarılmıştır.

11. Hukuk Dairesi 2025/4223 E. , 2026/1009 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ:... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/766 Esas, 2025/857 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/756 E., 2025/144 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nun diğer davacı şirketin %100 pay sahibi olduğunu, payının %50 sinin davalı ...'e devri hususunda 21.08.2019 tarihinde Adi Ortaklık Protokolü imzalandığını, bu sözleşmenin 1. maddesinde şirketin tamamına 2.000.000,00 TL değer biçilip, 2. maddesinde de devre konu %50 paya karşılık davalı tarafça müvekkili ...'na 1.000.000,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, teminat olarak da davaya konu senedin verildiğini, senedin haksız olarak... 12. İcra Dairesinin 2019/33137 E. sayılı dosyası ile icraya konularak müvekkili şirketin işletme ruhsatına haciz konulduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin... 12. İcra Dairesinin 2019/33137 E. sayılı icra dosyasına ve bu takibe konu 26.08.2019 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senet yönünden borçlu olmadığının tespitine, müvekkili lehine %20 oranında tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili sunduğu dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen adi ortaklık protokolüne göre müvekkilinin davacı şirkete %50 pay ile ortak olması karşılığında davacı ...'na 1.000.000,00 TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından 1.000.000,00 TL ödemenin, elden nakit, banka havalesi (veya EFT) yoluyla ve hisse devir bedelinden mahsup edilmek üzere yapıldığını, yapılan ödemelerin davacı ...'nun da imzası bulunan ... carisinde göründüğünü, müvekkilinin adi ortaklık protokolünden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğinin 09.09.2020 tarihli anlaşma ile açıkça sabit olduğunu, şirketin ticaret sicilinde kayden tamamı davacı adına görünen ve fakat gerçekte müvekkiline ait olan yüzde 50 hissesinin adi ortaklık protokolünün 7. maddesine aykırı olarak müvekkilinin yazılı onayı olmaksızın bir başkasına devredildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından şirketin % 50 hissesi karşılığı yapılan ödemelerin, davacı ...'nun imzası bulunan 09.09.2020 tarihli anlaşma içeriğinde yer alan ve davalı ile davacı ... arasındaki hisse devir bedeli ödemelerini içeren "[anonim kişi] carisi" başlıklı hesap ekstresi içerisinde taraflarca mutabakat altına alındığı, davalının sunduğu dilekçe ve ekinde ödeme belgelerinin bulunduğu, davalı yanca toplam 1.087.050,43 TL tutarında ödeme yapıldığının işbu belgeler yoluyla davacı ... tarafından kabul edildiği, davalı tarafın, Adi Ortaklık Sözleşmesi’nin 2. maddesi uyarınca üstlendiği 1.000.000,00 TL tutarındaki pay devir bedelini ödediğinin karara elverişli bilirkişi heyet kök ve ek raporuyla sabit olduğu, davalının, davacının sözleşmenin 8. maddesine aykırı davranışı nedeniyle 1.000.000,00 TL tutarındaki senedi icra takibine konu edebileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar; "davacı ...'nun davacının şirketteki paylarının yarısını davalının göstereceği kişiye istediğinde devir edeceği, davacı şirketin yarısının davalıya ait olduğu" hususunda anlaşmış iseler de limited şirket payının devri veya devri vaadinin imzalarının noterce onanması şartının geçerlilik koşulu olduğu, dava konusu sözleşmenin anılan şartı taşımadığı, tarafların sözleşmeyi "adi ortaklık protokolü" olarak adlandırmalarının sonucu etkilemediği, sözleşmenin geçersizliği nedeniyle davacının pay devri karşılığı aldığı bedelleri sebebsiz zenginleşme kurallarına göre iade ile yükümlü olduğu, davacıların bir taraftan %50 hissenin devrine hazır olduğunu belirtirken diğer yandan cari hesap ekstresi imzalı belgenin geçerliliği olmadığını ileri sürmekte ise de, belge üzerindeki davacı imzasının inkar edilmediği, ödemelerin büyük oranda banka havaleleri ile yapıldığı, yine ödemelerin tarih itibriyle protokol kapsamında yapılan ödemeler olduğunun kabulü gerektiği, davalının, davacıya yapacağı ödemeleri teminat altına almak üzere dava konusu senedi aldığı, davacı tarafın rızasıyla protokolde kararlaştırıldığı şekilde icra takibine konu edildiği, protokol ile belirlenen takip hususu nedeniyle teminat senedinin takibe konu edilemeyeecğinin ileri sürülmesinin iyiniyet kurallarına aykırılık taşıyacağı, senedin de bedelsiz olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacılar tarafından davalıya adi ortaklık protokolü nedeniyle verildiği iddia olunan bir adet teminat senedine dayalı başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 7030f1c1d8eb4fd27edd495126dad1bdd32062faadf313c3ff1273ed5311e0be

← Yargıtay kararlarına dönün