Ceza Hukuku

Sigorta Priminin İadesinde Etkin Pişmanlık ve HAGB Zarar Gerekçesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2022/873 E., 2026/5347 K., 11 Mayıs 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Tahsil edilen sigorta primlerinin aktarılmamasında mağdurun kısmi ödemeye rızasıyla etkin pişmanlık uygulanırken HAGB’nin zarar giderilmediği gerekçesiyle reddedilmesi.

Sigorta acentesi sıfatıyla tahsil edilen primleri şirkete vermeme nedeniyle mahkûm edilen sanık, 75.000 TL ödemiş ve katılan kısmi iadeye dayalı ceza indirimine rıza göstermiştir. Mahkeme etkin pişmanlık uygularken HAGB’yi bütün zararın giderilmediği gerekçesiyle reddetmiştir. Yargıtay, dosyadaki hukuk hükmü, ödeme ve kabul edilen zarar giderimiyle bu gerekçeyi birlikte değerlendirerek kararı bozmuştur. Ayrıca suç tarihinin yanlış yazılması da bozma nedeni yapılmıştır. Karar doğrudan HAGB vermemekte; her kısmi ödemenin bütün zarar koşulunu kendiliğinden karşıladığı biçiminde genellenmemelidir.

Kararın sonucu

Kabul edilen zarar giderimi karşısında HAGB’nin zararın tamamı ödenmediği gerekçesiyle reddi ve suç tarihinin yanlış yazılması nedeniyle mahkûmiyet oybirliğiyle bozuldu.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Kaynak, itirazın iptali hükmü için “Gaziantep 1.Asliye Ceza Mahkemesi” adını kullanmakta ve bazı tarih/para birimi yazımları tutarsızlık göstermektedir; bunlar aynen korunmuştur. Karardaki kefalet anlatımı kefaletin şekil ve eş rızası koşullarının hukuken incelendiği anlamına gelmez.

11. Ceza Dairesi 2022/873 E. , 2026/5347 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/679 E., 2021/104 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1.Sanığın, katılan ... şirketinin yetkili acentesi olarak faaliyet yaptığı sırada acentelik sözleşmesinin prim tahsilatına ilişkin maddelerine aykırı davranmak suretiyle tahsil ettiği 150.762.01 TL parayı katılan şirkete vermeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; dosya içerisine alınan Gaziantep 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/2179 esas, 2015/66/86 karar sayılı kararı ile katılan davacı tarafından sanık aleyhine başlatılan takibe ilişkin itirazın iptali ile takibin devamına, davalı sanık ...'nün asıl alacağın 82,768,18 TL sinden sorumlu olmasına karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, yine dosya içerisinde bulunan 20.12.2016 tarihli kefalet sözleşmesi ile de .. Sigorta T.A.Ş ile .. Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti arasında akdedilen acentelik sözleşmesi gereği, .. Sigorta T.A.Ş'nin acentesi olan .. Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti'nin cari hesap borcunun 75.000 YTL lik kısmına, sanık ...'nin müşterek ve müteselsilen kefil olduğunun anlaşıldığı, katılan vekilinin bozma öncesi 08.03.2016 tarihli duruşmada ise; sanığın dava açıldıktan sonra 75.000,00 TL ödediğini, kısmi iade nedeniyle sanığın cezasından indirim yapılmasına rızalarının bulunduğunu beyan ettiği ve sanık hakkında TCK'nın 168/2 maddesi gereği etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla; bu haliyle sanık tarafından suçtan doğan zararın giderildiğinin kabul edildiği ve suç tarihinden önce engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında katılanın tüm zararının giderilmediğinden bahisle CMK'nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2.Gerekçeli karar başlığında 18.03.2010 olması gereken suç tarihinin hatalı olarak 01.01.2012 olarak gösterilmesi, Yasaya aykırı sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye gerekçe yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 9dd935cca04e48330c635926bdf3bb3bca5f8f4a590fbe0cf427f4e92e7bd2d3

← Yargıtay kararlarına dönün