Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Hileli Tebligatla Ortaklığın Giderilmesi Satışından Doğan Yolsuz Tescilin İptali

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2026/952 E., 2026/5989 K., 15 Eylül 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Paydaşların gerçek adresleri bilindiği hâlde hileli adres bildirimiyle taraf teşkilinin engellendiği ortaklığın giderilmesi ve satış işlemlerine dayanan tescilin geçerliliği.

Mirasçılar, ortaklığın giderilmesi davası ve satış işlemlerinin gerçek adresleri gizlenerek yürütüldüğünü, bazı taşınmazların davalılarca ihaleden alındığını ileri sürerek tapu iptali istemiştir. Önceki bozma, hileli adres bildiriminin hem yargılamada hem satışta sürdürüldüğünü, taraf teşkilinin usulünce sağlanmadığını ve bu işlemlerle tescil arasında geçerli hukuki sebep kurulamayacağını kabul etmiştir. Satış payının çekincesiz alınması sonuca etkili görülmemiştir. Mahkeme bozmaya uyup davayı kabul etmiş, Yargıtay bu hükmü onamıştır.

Kararın sonucu

Önceki bozmaya uyularak verilen asıl ve birleştirilen tapu iptali-tescil davalarının kabulüne ilişkin hüküm oybirliğiyle onandı; karar düzeltme yolu açık bırakıldı.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

1. Hukuk Dairesi 2026/952 E. , 2026/5989 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/43 E., 2022/968 K.

Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil istemine ilişkindir. Asıl ve birleştirilen davada davacılar; davalıların, ortak mirasbırakanları ...′den kalan üç parça taşınmaz hakkında açtıkları ortaklığın giderilmesi ve devamındaki satış dosyalarında gerçek adreslerini bildirmeyip usulsüz tebligatlarla işlemleri kendilerinden gizlediklerini ve taşınmazlardan 3 ve 5 nolu parselleri ihaleden satın alarak üzerlerine geçirdiklerini, bu şekilde sağlanan tescilin yolsuz nitelikte olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile tüm mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar; işlemlerin usulüne uygun ve geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; ortaklığın giderilmesi ve satış dosyalarındaki işlemlerin usulüne uygun yapıldığı, davacıların paylarına düşen parayı çekince bildirmeden aldıkları, dört yıl sonra açılan davanın iyiniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairece; gerek ortaklığın giderilmesi ve gerekse satış dosyalarında davalıların davacıların adreslerini bilmelerine rağmen hileli olarak gerçeğe aykırı biçimde kendi ticari işletme adreslerini bildirdikleri, tebligatları kendi işletme adreslerine yaptırarak sonuca ulaştıkları, taşınmazların satışına dayanak yapılan ortaklığın giderilmesi davasında hileli yollarla yargılamanın görülebilirlik koşullarından olan taraf teşkilinin usulünce sağlanmaması ve aynı hileli durumun satış dosyasında da sürdürülmesi karşısında, ortaklığın giderilmesi ve satış dosyalarındaki karar ve işlemler ile tescil işlemi arasında uygun bir illiyet bağının sağlandığından söz edilemeyeceği açık olup anılan karar ve işlemlerin geçerli bir hukuki sonuç doğurmayacağı ve bunlara dayanılarak oluşturulan tescillerin de yolsuz nitelik taşıyacağı, taşınmazların satışı sonrasında davacıların paylarına düşen bedelleri çekince belirtmeden almasının da sonuca bir etkisi bulunmadığından bahsedilerek asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma kararında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekillerince duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davalılar ... vd. vekili Avukat ... ve temyiz eden davalılar ... ve ... vekili Avukat... ile temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri Avukat ... ve davalı ... vd. vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulü ile eksiklik talebi yazısıyla ve önceki geri çevirme kararıyla getirtilen evraklarla birlikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren ve 18.02.2025 olan duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri için 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davalılardan alınmasına, Aşağıda yazılı 255.205,42 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: b5623dfce1794cdb026bcb9e91a6fa5dc3202fc64baea2df1a33924b6376077d

← Yargıtay kararlarına dönün