Miras Hukuku

Açık Bağışta Muris Muvazaası Bulunmaması ve Saklı Pay İhlali Yokluğunda Tenkisin Reddi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2026/812 E., 2026/6185 K., 17 Eylül 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Mirasbırakanın taşınmazları açıkça hibe etmesi karşısında gizli satış muvazaası ve alternatif tenkis koşulları.

Mirasçılar, mirasbırakanın taşınmaz devrini mal kaçırma amacı taşıdığı iddiasıyla iptal ettirmek, olmazsa tenkis ettirmek istemiştir. Mahkemeler işlemlerin açık bağış olduğunu, görünüşte satışla saklanan ayrı bağış bulunmadığından 1974muris muvazaası içtihadının uygulanamayacağını kabul etmiştir. Bağış değerinin serbest tasarruf sınırını aşmadığı ve saklı payların zedelenmediği belirlenerek tenkis de reddedilmiştir. Yargıtay her iki sonucu onamıştır. Açık bağışların her durumda tenkisten bağışık olduğu veya her mirasçıya karşı sınırsız geçerli sayıldığı sonucu çıkmaz.

Kararın sonucu

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ile alternatif tenkis taleplerinin ayrı ayrı reddini koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

1. Hukuk Dairesi 2026/812 E. , 2026/6185 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1138 E., 2025/3280 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/501 E., 2023/1236 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

Davacılar; murisleri ...’nin 2 28... , 2 33... , 1 93... , 1 56... ve 1 64... parsel sayılı taşınmazlarını, kendilerini miras haklarından yoksun bırakmak amacıyla muvazaalı şekilde davalıya temlik ettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa işlemin hibe şeklinde yapıldığı göz önüne alınarak tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı; iddiaların doğru olmadığını, davacıların kötü niyetli olarak haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını, her iki tarafın sağlığında yapılan yasal işlemlerin geçersiz sayılmasının hukuka ve vicdana aykırı olacağını belirtip davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris tarafından taşınmazların davalıya hibe şeklinde temlik edildiği, muvazaalı işlemin bulunmadığı, yapılan sağlararası karşılıksız kazandırmanın değerinin mirasbırakanın serbestçe tasarruf edebileceği kısmı aşmadığı, davacıların saklı paylarının ihlal edilmediği gerekçeleriyle tapu iptali tescil ve tenkis isteklerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazların muris tarafından davalıya bağışlanması nedeniyle temlikin 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında değerlendirilmeyeceği, öte yandan terditli talep bakımından tenkis koşullarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasında ve hükmün kuruluş biçiminde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken onama harcı peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 8bb29d3945a64b913f0d64331a494e407d914cce3c4eddfb742f8356ac4361c9

← Yargıtay kararlarına dönün