KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Muris muvazaasında yalnız erkek toruna satış görünümü yerine ekonomik karşılık ve tüm işlem zincirinin değerlendirilmesi
Kız mirasçılar erkek torunlara yapılan eski satışların bağış ve mal kaçırma olduğunu ileri sürmüştür. Alt derece, taşınmazdaki vakıf şerhinin bedelini davalıların ödemesi ile sonradan babaya payların bir bölümünün geri verilmesini birlikte değerlendirerek gerçek satış ve mirasçılara paylaşım amacı kabul etmiştir. BAM ve 1. Hukuk Dairesi ret sonucunu korumuştur. Cinsiyete veya akrabalığa dayalı tek varsayım yerine ekonomik karşılık ve işlem zinciri incelenmiştir. Bu karar bütün paylaştırmaların muvazaasız olduğu veya yalnız vakıf bedeli ödenmesinin her devir için yeterli satış karşılığı oluşturduğu anlamına gelmez; somut delil bütünü esastır.
Kararın sonucu
Gerçek satış/paylaşım amacı ve mal kaçırma bulunmadığı kabulüyle muris muvazaası talebinin reddinin oybirliğiyle onanması
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Metindeki pay/yüzölçümü değerlerinin bir kısmı eksiltili ve biçimi bozulmuştur; yeni pay hesabı veya tüm terekeye oran üretilmemiştir. Paylaşım anlatımı taraf ve mahkeme kabulü sınırında aktarılmıştır.
1. Hukuk Dairesi 2026/1795 E. , 2026/6439 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/31 E., 2026/103 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/337 E., 2022/23 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili özetle; davacılar ve davalıların murisi ...'nın 15.02.2017 tarihinde öldüğünü, tarafların dedesi ...'nın mirasçıları arasında sağlığında paylaştırma yaptığını, mirasçısı ...'ya ... Mahallesi, ... mevkii 349 parseldeki 27.5 80... yüz ölçümlü taşınmazın 522/2400 oranındaki hissesini verdiğini, taşınmazın geri kalan 939/2400 oranındaki hissesini ... oğlu erkek torun davalı ...'ya, 939/2400 oranındaki hissesini ... oğlu erkek torun davalı ...'ya 10.02.1994 tarihinde 805 yevmiye numaralı resmi sözleşme ile satış gösterdiğini, tarafların babası muris ... ve kök muris ...'nın, ...'ın kız çocuklarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışladığı taşınmazı tapu sicil memurluğunda yaptığı resmi sözleşmede satış gibi göstermek suretiyle erkek torunlara devir ve temlik ettiğini, erkek torunlara yapılan devir ve temliklerin kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, tarafların murisi ...'nın, yaptığı hatayı görerek öldükten sonra kız çocuklarına da dava konusu taşınmazdan yaklaşık 2.000, 00... miktarınca pay kalabilmesi için davalılar ... ve ... 04.07.20 13... yevmiye numaralı resmi sözleşme ile bir kısım hisseyi geri aldığını, satış işlemi sonrasında muris ...'nın taşınmazdaki hisse payının 319973/551600 oranında oluşmuş olduğunu, ...'nın ölümü üzerine taşınmazdaki 319973/551600 payı için intikal işlemi yapıldığını, yasal mirasçılar adlarına miras payları oranında tescil işlemleri gerçekleştirdiğini ileri sürerek muvazaalı satış yoluyla temlikin davacıların miras payları oranında iptali ile adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili özetle; dedeleri ...'nın taşınmazını sağlığında tasarruf hakkını kullanarak oğlu ..., ... ve ... arasında tamamen kendi iradesi ile paylaştırma amacı güderek tasarruf hakkını kullanıp paylaştırdığını ancak dedelerinin babalarına satış yaptığı hisseden babalarının vefatı durumunda tekrar pay almamak amacıyla kız kardeşlerinin eşit oranda babalarından hisse alabilmeleri için 04.07.2013 tarihinde tapuyu bozarak babalarına satış verdiklerini, bu konuda anneleri ve kız kardeşlerinin menfaatini düşünerek ileride mağduriyet yaşamamaları adına bu kararı aldıklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğünden gelen yazı cevaplarına göre taşınmaz üzerinde...şerhi olduğu ve bedelin ödenmesi üzerine şerhin 04.01.1994 tarihinde kaldırıldığının bildirildiği, taşınmaz üzerindeki ...vakıf şerhinin bulunması ve bu şerhin bedeli ödenerek kaldırılması, ödenen bedelin davalılardan başkası tarafından ödendiğine yönelik bir iddia ve ispat bulunmaması, dinlenen davalı tanığının vakıf şerhinin davalılar tarafından bedeli ödenerek kaldırıldığını beyan etmesi, davacı tanığının da taşınmaz üzerinde şerh olduğunu bildiklerini ifade etmesi nedeniyle kök murisin gerçek iradesinin davalılara satış yapmak olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle murisin davalılara dava konusu taşınmazı bağışladığı hususunun davacı tarafça ispat edilemediği, dava konusu taşınmazın kök muris tarafından davalılar ve muris ...'ya devredildiği, muris ...'a bu taşınmazdan hisse verilerek murisin ölümü halinde davacılar dahil tüm mirasçılarına taşınmazdan eşit oranda hisse intikalinin sağlanmamasının amaçlandığı, murise isabet eden hisseden kız kardeşlerin eşit oranda hisse alabilmeleri açısından davalılar tarafından taşınmazda kendilerine isabet eden hissenin bir kısmını 04.07.2013 tarihli satış ile muris ...'ya devrettikleri, böylelikle muris ...'ın ölümü ile tüm mirasçılarına bu taşınmazdan 1.9999, 83... yer isabet ettiği, gerek kök murisin gerekse muris ...'nın amacının terekeden mal kaçırmaya yönelik olmadığı, tam aksine mirasçılar arasında eşit bir paylaşım yapılmaya çalışıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davacılardan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 8a131732d5b9f487abacffb4d06b0d83577118196046184b13fcf9d7779b7c97
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün