KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde mal kaçırma iddiasının bakım delilleri ve devredilen değerle değerlendirilmesi
Mirasçı anneannesinin tüm taşınmazları erkek torununa bakım sözleşmesiyle devretmesinin bağışı gizlediğini ileri sürmüştür. Lehe sonuçtan yararlanabilecek tanıklar da torunun ve ailesinin uzun süre bakım sağladığını doğrulamıştır. Alt mahkemeler bakım ifası, devir tarihindeki değer ve emeklilik gideri katkısını birlikte değerlendirerek mal kaçırma kastını kanıtlanmamış bulmuş; Yargıtay onamıştır. Karar bakım sözleşmesi yapılan kişinin devir anında mutlaka hasta olması gerektiğini veya bütün malvarlığının devrinin otomatik muvazaa olduğunu kabul etmez. Bakımın ifa edilmediği kişisel sözleşme iddiasıyla mirasçının muvazaa iddiası ayrı tutulmalıdır.
Kararın sonucu
Muris muvazaasına dayalı tapu iptali isteminin reddinin oybirliğiyle onanması
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Özel kişilere ait kesin parsel numaraları okuma nüshasında gizlenmiştir. Ret sonucu somut bakım delillerine dayalıdır; her bakım sözleşmesini muvazaa denetiminden çıkaran genel kural değildir.
1. Hukuk Dairesi 2026/1446 E. , 2026/6520 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2314 E., 2025/1935 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ezine 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/110 E., 2023/124 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı; annesi olan muris ...nın hiçbir geçim sıkıntısı ve sağlık sorunu olmadan Ezine Tapu Müdürlüğünün 09.10.2003 tarih ve .... yevmiye nolu resmi senedi ile davalı-torunu ... ile Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi yaptığını ve maliki bulunduğu tüm mal varlığı olan Ezine ilçesindeki [parsel bilgileri gizlenen] taşınmazlarını davalıya temlik ettiğini, işlemin muvazaalı olduğunu, murisin amacının ilk ve tek oğlan torunu olan davalı lehine evlatlarından mal kaçırmak olduğunu, miras hakkı ihlal edilmiş olduğundan miras payı oranında tapu iptali ve adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; tüm iddiaların tamamiyle gerçek dışı olduğunu, davacının annesi olan murisle bırakın ilgilenmeyi, öldüğünde cenazesine bile gelmeyecek kadar küs olarak kaldığını, kendisinin babaannesi ...le birlikte yaşadığını, onun tüm ihtiyaçlarını karşıladığını, çalışarak kazancının kendi ihtiyaçları için az bir kısmını ayırdıktan sonra neredeyse tamamını murise verdiğini, murisin ne eşinden kalan ve ne de çocuklarından sağladığı bir gelirinin olmadığını, murisin eşinin öldüğü 1988 yılından 2008 yılına kadar dul aylığı bile alamadığını, davacının, muris annesinin geçimine en ufak katkısı olmadığını, murisin öldüğü saate kadar kendisinin bakım borcunu eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bakım ödevini yerine getirmesinde hem annesi hem kızkardeşinin de yardımcı olduğunu, gerçeklikten uzak iddialara dayalı olarak açılmış davayı kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dinlenen tanık beyanlarından ve özellikle davacının eşinin ve muvazaa iddiası kabul edildiği takdirde hak sahibi olacak olan kardeşinin beyanlarından murise davalının ölünceye kadar baktığının anlaşıldığı, davacı ile murisi arasında küslük olduğu tanıklarca beyan edilmişse de aralarındaki küslüğün dava konusu taşınmazların davalıya temlik edilmesinden sonra ortaya çıktığı, murisin davacı dışında da çocukları olduğu, buna göre temlikteki asıl amacın mirasçıdan mal kaçırmak olduğu iddiası ile davalının murise bakmadığı iddiasının ispatlanamadığı, davalıya yapılan devrin muvazaa ile illeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tanık beyanları, özellikle muvazaanın varlığı halinde menfaati bulunan murisin oğlu ...'in beyanları ile murisin bakımının davalı ve annesi tarafından yapıldığı, davacı tarafından hiç bir ailevi yükümlülüğün yerin getirilmediği hatta murisin kötü muameleye bırakıldığının anlaşıldığı, murisin kendisine sağlığında bakılmadığı iddiası ile iptal davası açmadığı, bu hususun mirasçılar tarafından ileri sürülemeyeceği, muris tarafından üç parça taşınmaz devredilmiş ise de devir tarihi itibarı ile yüksek değerde olmadıkları uzun yıllar bakım ihtiyaçlarının karşılanması, emeklilik için ödenen para dikkate alındığında makul karşılanabileceği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, temyiz eden davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: b1d6083b2fb7ac92e8af8dafdfb7d2d763e5909547bfac8e1ba0387a974a3c84
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün