KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Bakıcıya satış biçimindeki devirlerde gerçek bakım karşılığı savunmasının tanık, bakım süresi ve devredilen malların kapsamıyla değerlendirilmesi.
Mirasçılar babalarının bakıcısına yaptığı satış görünümlü devirlerin mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürmüştür. Bakım karşılığı savunmasına rağmen mahkeme tanık anlatımları, mirasçılarla ilişkiler, somut bakım süresi ve diğer kazandırmaların kapsamını birlikte değerlendirmiştir. Devirlerin minnet duygusunu aştığı ve muvazaalı olduğu kabul edilerek dava kabul edilmiştir. Daire bu sonucu onamıştır. Karar, her bakım karşılığı devirde ağır hastalık zorunlu olduğu veya belirli bir ay/değer oranının tek başına muvazaayı kanıtladığı biçiminde genellenmemelidir; olayın tüm delilleri esas alınmıştır.
Kararın sonucu
Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil kabulünü uygun bulan istinaf kararı onanmıştır.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bakımın varlığına dair taraf savunması ile mahkemenin bunu yeterli bulmayan delil değerlendirmesi ayrılmıştır. Tenkis alternatif talebinden yeni saklı pay hesabı çıkarılmamıştır. Bakım ihtiyacı veya devir değerine ilişkin somut değerlendirme evrensel geçerlilik şartı olarak sunulmamıştır.
1. Hukuk Dairesi 2026/1371 E. , 2026/6198 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2695 E., 2025/2849 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hayrabolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/432 E., 2024/120 K.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, terditli olarak tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; müvekkillerinin müşterek mirasbırakan babaları ...'ın 21.04.2021 tarihinde vefat etmiş olup geriye mirasçı olarak davacıların kaldığını, davalı ile müvekkilleri arasında bir yakınlık ve akrabalık bağı olmadığı gibi davalının, davacıların murisi ile de herhangi bir yakınlık ve akrabalık bağı bulunmadığını, muris ...'ın kendisi adına kayıtlı dava konusu ... Mahallesi hudutlarında bulunan 4 adet taşınmazın mülkiyetini davalıya satmak şeklinde muvazaalı tasarrufta bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tüm devirlerinin iptali ile davacılar adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tescilini, kabul edilmediği takdirde terditli olarak müvekkillerinin saklı paylarının ihlali nedeniyle tenkisi ile tenkis edilen miktarın müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu, davalı ...'nun muris ...'ın ve vefat eden eşi...'ın bakıcısı olduğunu, öz çocuklarından çok muris...'e ve eşi ...ya bakmış olduğunu, murisin mirasçılardan mal kaçırma kastının bulunmadığını, davalının verdiği hizmet karşılığında edim olarak murisin dava konusu yerlerin mülkiyetini devrettiğini fakat intifa hakkının ölene kadar muriste kaldığını, murisin tüm malvarlığına oranla davalıya devrettiği taşınmazların çok cüz-i olduğunu, satışın karşılığının da bakım olarak verildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin mirasçılarına mal bırakmak istemediği yönünde eğilim gösterdiği, davalı tanıklarının ortak beyanları ile murisin daimi olarak çocuklarından yakınmakla davacılar ile arasının çok da iyi olmadığını doğruladıkları, davalı tanıklarından ... ve ...'ın murisle yaptıkları sohbete ilişkin beyanlarından murisin davalı ile evlenme isteği içerisinde olduğu aksi halde davalıya yaptığı devir işlemlerinin mirasçıları tarafından iptal ettirebileceğinden çekinmekle mal kaçırma iradesini açıkça ifade ettiği, murisin daimi ve esaslı bakımını gerektirecek bir hastalığı bulunmaması, davalı tarafın murise baktığı yönündeki iddiası hususunda Mahkemede tam bir kanaat oluşmaması, murisin ölüm tarihi ile eşinin ölüm tarihi arasındaki 8 aylık kısa dönem bulunmasına göre 8 aylık bir bakım söz konusu olsa bile murise bakım karşılığının dava konusu değerdeki taşınmazlar olamayacağı, murisin dava konusu taşınmazlar dışında davalıya Tekirdağ merkezde ev de almış olduğu bu hali ile yapılan devirlerin minnet duygusunu aşar nitelikte olduğu, murisin mirasçılarından mal kaçırma kastıyla hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 62.615,32 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 7bdf4beb289772eb994fee98ce295a42a7695f42c8ed8f137978fb4a02b9c7fd
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün