Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Vekilin Eşine Taşınmaz Devrinde Bildirilen Davalı Tanıklarının Dinlenmemesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2025/6792 E., 2026/4387 K., 21 Mayıs 2026

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Son kaynak kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

Kararda incelenen mevzuat

  • 6100 sayılı HMK m.27
  • Anayasa m.36

Gerekçedeki dayanak: Hemen belirtilmelidir ki ve Somut olayda diye başlayan son değerlendirme paragrafları

Bu liste kararın uyguladığı tarihsel hükümleri gösterir; yeni bir dosyada güncel metin ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Vekalet görevinin kötüye kullanılması davasında savunma tanıklarının değerlendirilmeden bırakılmasının usuli sonucu.

Vekilin eşine yaptığı devir nedeniyle tapu iptali kabul edilmiş; ancak cevapta tanığa dayanan ve listesini bildiren davalının tanıkları dinlenmemişti. Daire, hukuki dinlenilme ve ispat hakkı gereği bildirilen tanıkların dinlenerek sonuca göre karar verilmesini istedi. Bedelin ödenmemesi ve yakınlık yönündeki esas değerlendirmeyi bu usul eksikliği giderilmeden kesinleştirmedi.

Kararın sonucu

Davalı tanıkları dinlenmeden hüküm kurulması nedeniyle BAM kararı oybirliğiyle bozuldu.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Vekilin eşine her satışın geçersiz olduğu veya mevcut satışın geçerli olduğu kararlaştırılmamıştır. Belirleyici bozma sebebi tanık delilinin toplanmaması ve savunma hakkının kısıtlanmasıdır.

1. Hukuk Dairesi 2025/6792 E. , 2026/4387 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1472 E., 2025/2635 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/408 E., 2024/100 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Davacı; dava konusu 24 77... parsel sayılı taşınmazdaki 1/5 payının babasından intikalen geldiğini, kardeşi olan dava dışı ...’nin diğer kardeşleri dava dışı ...’nın payını alacağını söyleyerek kendisinin de onlarla notere gelip tanık olmasını istediğini, okuma-yazması olmadığını, kulaklarının ağır işittiğini ve gözlerinin görmediğini, noterde oldu bittiye getirilerek parmak bastırıldığını, 12.10.2020 tarihinde dava konusu taşınmazda adına kayıtlı 1/5 payın dava dışı kardesi ...'nin oğlu ... tarafından vekaleten eşi olan davalıya devrettiğini öğrendiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek devrettiği payın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa bedelin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, davacı vekili 01.12.2020 tarihli dilekçesiyle ... ...’ın zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle davaya dahil edilmesini istemiştir.

Davalı; davacı ile dava dışı ... ve ...’nin paylarının alarak taşınmazda 3/5 pay sahibi olduğunu, hukuken geçerli bir vekaletname uyarınca taşınmazı iyiniyetli olarak edindiğini, vekaletnamenin dava konusu taşınmaz için düzenlendiğini, görme engelli birinin tanık olarak çağrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, vekaletnamenin üzerinden 5 yıl geçtiğini, eşinin de vekalet görevini kötüye kullanmadığını, satış bedelinin davalıya ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davaya dahil edilen ..., davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde vekile husumet yönetilmediği, bu nedenle vekil aleyhine usulünce açılan bir dava olmadığı, temlike konu vekaletnamenin usulüne uygun olduğu, intikal ve satış yetkisi içerdiği, tanıkların davacının satış konusunda önceden bilgilendirildiğini beyan ettiği, davacının vekaletnamenin düzenlenme amacına ve temlike vakıf olduğu, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığı gerekçesiyle ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının babasından intikalen gelen dava konusu payının ... tarafından davacıya vekaleten davalıya satış suretiyle temlik edildiği, tanık anlatımlarından davalının davacının kardeşi ...'nin gelini olduğunun belirtildiği, dinlenen tanık anlatımlarından davacının vekaletnamede yer alan satıştan haberdar olduğu, rızası bulunduğu ancak satış sonrası bedelin davalı tarafından davacıya ödendiğinin ispat edilemediği, taşınmazı devralanın vekilin eşi olduğu, vekilin vekalet görevinin tam ve eksiksiz ifa edildiğinin ispat edilemediği gibi davalının vekilin eşi olması dikkate alınarak söz konusu durumu bilen ve bilebilecek kişilerden olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının .... Noterliğinin 11.05.2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile dava konusu taşınmazı satış yetkisini de içerir şekilde dava dışı ... ...’ı vekil tayin ettiği, vekilin de anılan vekaletname ile davacının 24 77... parsel sayılı taşınmazdaki payını 43.333,33 TL bedel karşılığında davalı eşine temlik ettiği, dava konusu payın temlik tarihindeki bedelinin 230.000,00 TL olarak tespit edildiği görülmüştür.

Hemen belirtilmelidir ki, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi için, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanması zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi, uluslararası sözleşmeler ve Anayasanın 36. maddesiyle en temel yargısal hak olarak kabul edilen hukuki dinlenilme hakkı gözetilerek, mahkeme, tarafları dinlemeden, onların iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden, açıklama ve ispat haklarını kullanmalarını sağlamadan hükmünü veremez. Bunun aksinin kabulü adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurur.

Somut olayda, davalının cevap dilekçesinde tanık deliline dayandığı ve 06.09.2021 tarihli dilekçe ile tanıklarını bildirdiği, İlk Derece Mahkemesinin ise 14.09.2021 tarihli celsede “Tanık deliline dayanan davacı ve davalı tarafa, tanık dinletmek istedikleri vakıayı ve tanıkların isim ve adreslerini bildirmesi için iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde tanık deliline dayanmaktan ve/veya tanık bildirmekten vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarına, ayrı ayrı ihtar edildi” şeklinde ara karar kurduğu ancak İlk Derece Mahkemesince davalı tanıklarının dinlenilmediği görülmektedir.

Hal böyle olunca, davalı tarafından bildirilen tanıkların dinlenilmesi ile işin esası hakkında değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davalı tanıkları dinlenilmeksizin savunma hakkı kısıtlanarak işin esası bakımından yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 9165b226cae2213dc978996474a1b52f8a07b6266e4ca8ccfec62e9b0a6b44fb

← Yargıtay kararlarına dönün