İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

İşçilik Alacaklarında Belirsiz Dava Sınırı

İşçilik alacaklarında eski belirsiz dava dosyaları ile yeni kısmi davalar; kayıtlar, artırım, arabuluculuk ve zamanaşımı yönünden inceleniyor.

Sorumlu yazarAv. Ali Armağan KILIÇ
Yayın tarihi
Son güncelleme
Okuma süresi967 kelime · 5 dk

İşçilik Alacağında Önce Dava Tarihi Belirlenir

İşçilik alacaklarında belirsiz alacak davasının sınırını tartışmadan önce davanın hangi tarihte açıldığını belirlemek gerekir. 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesi HMK 107’yi 31 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükten kaldırmıştır. Aynı Kanun’un geçici 1/10. maddesi ise bu tarihten önce açılmış davalarda eski HMK 107’nin uygulanmasına devam edileceğini düzenler.

Bu nedenle 31 Temmuz 2026 ve sonrasında açılan işçilik alacağı davalarında, sırf bordro ve puantaj işverende bulunduğu için eski HMK 107’ye dayanan belirsiz alacak davası önerilemez. Miktarı belirlenmiş alacağın tamamının istenmesi veya bölünebilir alacağın bir kısmının HMK 109 uyarınca dava edilmesi değerlendirilmelidir. Yeni HMK 109/4, kısmi davada miktarın aynı dava içinde bir defa, tahkikat sona ermeden artırılmasına ve artırılan kısım için de zamanaşımının dava tarihinde kesilmiş sayılmasına imkân verir.

Yeni Açılacak Davanın Kurulması

İşçi; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarını ayrı kalemler hâlinde göstermelidir. Çalışma süresi, ücret, fesih nedeni ve ödemeler her alacağın dayanağını aynı ölçüde etkilemez. Dilekçede tek toplam belirtilmesi, hangi alacağın ne kadarının talep edildiğini belirsiz bırakabilir.

Kısmi talepte, başlangıçta dava konusu yapılan bölüm ve bunun hangi döneme veya hesap unsuruna ilişkin olduğu açıklanmalıdır. Hesap henüz tamamlanamıyorsa eksik veri ve bu verinin kimde bulunduğu gösterilmelidir. Mahkemenin getireceği kayıtlar ile davacının kendi bildiği çalışma bilgileri ayrılmalı; tanıkların hangi dönem ve işyeri koşulları hakkında doğrudan bilgi sahibi olduğu belirtilmelidir.

Yeni HMK 109/4 uyarınca artırımda her alacak kaleminin başlangıç tutarı, eklenecek miktarı ve yeni toplamı ayrı yazılır. Harç, karşı tarafa bildirim ve faiz talebi tamamlanır. Artırım hakkı, birbiriyle ilgisiz yeni talepleri veya başka bir davalıya yöneltilecek istemi herhangi bir usul incelemesi olmadan dosyaya ekleme yetkisi değildir.

Eski Belirsiz Davada Objektif Belirsizlik

31 Temmuz 2026’dan önce açılmış ve geçiş hükmüyle korunan belirsiz alacak davalarında eski hukuki yarar incelemesi önemini sürdürür. Miktarın dava tarihinde tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin işçiden beklenememesi, somut nedenleriyle gösterilmelidir. Bilirkişi hesabı gerekliliği ile objektif belirsizlik aynı değildir.

İşçinin işe giriş ve çıkış tarihini, ücretini veya izin kullanıp kullanmadığını bilmesi hesap açısından önemlidir. Bununla birlikte ücretin tartışmalı unsurları, değişken prim sistemi, işverene ait elektronik kayıtlar veya hesabı etkileyen başka belgelerin bulunmaması da incelenir. Bütün işçilik alacakları için peşinen “belirsizdir” ya da “belirlidir” sonucu çıkarılmaz.

Her kalemin belirsizlik nedeni ayrı yazılmalıdır. Örneğin fazla çalışma hesabının tanıkların ortak çalışma dönemi ve işveren kayıtlarıyla kurulması ile kullanılmayan izin süresinin imzalı izin belgeleri üzerinden saptanması aynı delil sorununu oluşturmaz. İşçinin iddiasını somutlaştırma yükü, kayıtların bir bölümünün işverende bulunması nedeniyle ortadan kalkmaz.

Bordro, Puantaj ve İzin Kayıtları

Bordronun imzalı olup olmadığı, ihtirazi kayıt, banka ödemeleriyle uyum, çalışma günleri ve ücret ekleri birlikte incelenir. Puantaj, kart basma, vardiya listesi, iş teslim kaydı ve elektronik yazışmaların hangi dönemi kapsadığı belirtilir. Aynı olguyu iki farklı adla tekrar eden kayıtların hesapta iki kez kullanılması önlenmelidir.

Yıllık izin uyuşmazlığında hak edilen izin süresi ile kullanılmış izin ayrı hesaplanır. Ücret alacağında tahakkuk ve fiili ödeme karşılaştırılır. Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil taleplerinde aynı günlerin birden fazla hesapta yer alması veya tanığın bilmediği döneme genelleme yapılması açıklanmalıdır. Bilirkişiye hukuki nitelendirme değil, belirlenen varsayımlara göre denetlenebilir hesap yaptırılmalıdır.

Dosyada alternatif hesap gerekiyorsa ücret, süre veya çalışma düzenine ilişkin her varsayım açıkça yazılmalıdır. Sonuç tablosu, hesabın neden değiştiğini gösterebilmeli; artırım yalnız rapordaki toplamın dilekçeye taşınmasına indirgenmemelidir.

Arabuluculuk ve Zamanaşımı

Dava şartı arabuluculuğa tabi işçilik taleplerinde başvuru konusu ile dava konusu uyumlu tutulmalıdır. Son tutanak, taraflar ve tartışılan alacaklar bakımından değerlendirilir. Arabuluculukta görüşülmemiş yeni bir alacağın yalnız miktar artırım dilekçesiyle dosyaya eklenmesi, dava şartı yönünden ayrıca incelenmelidir.

Zamanaşımı her alacağın muacceliyetine ve özel hükümlerine göre belirlenir. Ücretin dönemsel muacceliyetiyle feshe bağlı tazminatın başlangıcı aynı kabul edilmemelidir. Arabuluculuk başvurusundan son tutanağa kadar geçen dönemin zamanaşımına etkisi de gerçek tarihlerle gösterilmelidir.

Yeni HMK 109/4 kapsamındaki artırımda artırılan miktar için dava tarihinden itibaren kesilme sonucu doğar. Bu kural, dava açılmadan önce dolmuş bir zamanaşımını canlandırmaz. Eski belirsiz alacak dosyalarında ise geçiş hükmünün koruduğu dava kapsamı ve eski HMK 107’nin etkisi değerlendirilir. Faiz başlangıcı, zamanaşımının kesilmesinden ayrı olarak alacağın türü ve temerrüt koşullarına göre belirlenir.

Eski HMK 107 ve Kararların Uygulama Alanı

Yürürlükten kaldırılan HMK 107/1’in şu bölümü, geçiş hükmü kapsamındaki eski dosyaları açıklamak için kullanılmaktadır:

“alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde”

Tarihsel kaynak: TBMM 6100 sayılı Kanun kabul metni, HMK 107. Bu pasaj yeni açılacak davalar için yürürlükteki hüküm olarak okunmamalıdır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 5 Şubat 2026 tarihli E.2025/9347, K.2026/864 sayılı kararında, fark ücret, kıdem, ihbar ve yıllık izin alacaklarının dava tarihinde belirlenebilirliği incelenmiştir. Karar kaydındaki sonuç bozmadır. İlgili kısa pasaj şöyledir:

“Talep edilen fark ücret, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacakları bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.”

Kararın resmî tam metin bağlantısı. Karar 7589 sayılı Kanun’dan önceki döneme aittir. Eski belirsiz davalarda hukuki yararın kalem bazında incelenmesi bakımından anlamlıdır; yeni HMK 109/4’ün miktar artırımı ve zamanaşımı etkisini çözmez. Kararın sonucu, ücret ve kayıtlara erişim koşulları farklı bir dosyaya gerekçesiz aktarılmamalıdır.

Doktrindeki Tarihsel Yaklaşım

Ayşe Karakimseli’nin “İşçi Alacakları Bakımından Belirsiz Alacak Davası Uygulaması” başlıklı çalışması, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2016, C.11, S.1, s.199–227’de yayımlanmıştır. Çalışmada her işçilik alacağının ayrı değerlendirilmesi savunulur:

“işçi alacaklarının her birinin ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulması, doğru bir yaklaşım olacaktır.”

Yayın bağlantısı. Bu yaklaşım eski belirsiz dava dosyalarının değerlendirilmesine yardımcı olur. Eserin 2016 tarihli olması nedeniyle, 2026’da kaldırılan HMK 107’nin yeni davalara uygulanabileceği sonucu çıkarılamaz.

Uygulama Özeti

Yeni dava açılırken başlangıç tarihi, her alacağın miktarı, kısmi talebin kapsamı ve yeni HMK 109/4 uyarınca artırım olanağı birlikte değerlendirilmelidir. Eski belirsiz alacak davasında ise geçiş hükmü, başlangıçtaki objektif belirsizlik ve miktarı belirleme usulü korunur. Her iki dosya türünde de bordro, ödeme, çalışma ve izin kayıtları kalem bazında incelenir; arabuluculuk, zamanaşımı, harç ve faiz ayrı ayrı gösterilir.

Kaynakça ve Resmî Dayanaklar

7589 sayılı Kanun: m.19, m.20, geçici m.1/10 ve m.26. TBMM kanun kaydı ve Resmî Gazete yayım bilgisi.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku5 mevzuat, içtihat ve doktrin bağlantısıYayın ilkelerimiz
İşçilik Alacaklarında Belirsiz Dava Sınırı konulu makale görseli
Makale görseli
AYNI ALANDA
İş ve Sosyal Güvenlik HukukuGemiadamının Yurda İade Hakkı ve Armatör Güvencesi

Gemiadamının Yurda İade Hakkı ve Armatör Güvencesi; Gemiadamının hizmet sözleşmesinin kanuni nedenlerle sona ermesi, hastalık, geminin kaybı veya gemiadamının kusuru olmaksızın yabancı limanda çalışamaz hale gelmesi gibi durumlarda yurda iade giderleri işverenin sorumluluğundadır; mali güvence gemiadamının terk edilmesi riskini karşılamalıdır. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →
İş ve Sosyal Güvenlik HukukuPrime Esas Kazançta Yemek Bedeli ve SGK Matrahı

Prime Esas Kazançta Yemek Bedeli ve SGK Matrahı; İşyerinde yemek verilmediği durumda nakit veya yemek kartı, çeki ya da kuponuyla sağlanan menfaatin prime esas kazanca girip girmediği; ödeme aracının yemek dışında kullanılabilirliği, fiilen çalışılan gün sayısı ve SGK tarafından ilgili yıl için belirlenen günlük istisna tutarı üzerinden hesaplanır. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →
İş ve Sosyal Güvenlik HukukuKısmi Süreli İşçinin Hafta Tatili Ücreti ve İspatı

Kısmi Süreli İşçinin Hafta Tatili Ücreti ve İspatı; Kısmi süreli çalışanın hafta tatiline hak kazanıp kazanmadığı, sözleşmedeki gün sayısından çok kanuni haftalık çalışma düzeni, işverenin planlaması ve tatilden önceki iş günlerinde yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği üzerinden incelenir; eşit davranma ilkesi orantılı hakları korur. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →