İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Fazla Çalışmanın Ücrete Dahil Edilmesi

İş sözleşmesindeki fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu kaydının geçerliliği ve yıllık iki yüz yetmiş saat sınırı. İnceleme, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2025/9135, K. 2026/147 sayılı kararı ışığında delil ve usul ölçütlerini açıklar.

Sorumlu yazarAv. Ali Armağan KILIÇ
Yayın tarihi
Son güncelleme
Okuma süresi1.829 kelime · 9 dk

Kapsam

Konu, sözleşme kaydının geçerliliği, ücret seviyesi, yıllık sınır, fiilî çalışma ispatı ve aşan saatlerin hesabını kapsar.

Kısa Cevap

Fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğuna ilişkin kayıt açık ve uygulanabilir olmalı; yıllık kanunî sınırı aşan çalışma bu kayıtla karşılanmış sayılamaz.

Kaydın Açıklığı

Çalışan, ücretinin hangi miktardaki fazla çalışmayı karşıladığını sözleşmeden makul biçimde anlayabilmelidir.

Kanunî Yıllık Sınır

Sözleşme kaydı, kanunun izin verdiği azamî fazla çalışma miktarının üzerindeki emeği ücretsiz hâle getiremez.

Ücret Düzeyi

Kararlaştırılan ücretin asgarî ücret ve normal çalışma karşılığıyla ilişkisi, fazla çalışmanın gerçekten ücret içinde bulunup bulunmadığını etkiler.

Aylık Dağılım

Yıllık sınırın varlığı, belirli aylarda fiilen yapılan çalışma ve dinlenme ihlallerini görünmez kılmamalıdır.

Fiilî Saatlerin İspatı

İşveren kayıtları ile tanık ve elektronik giriş verileri karşılaştırılarak ücret içinde kalan ve aşan saatler ayrılır.

Aşan Çalışmanın Hesabı

Kanunî veya sözleşmesel kapsamı aşan süre, ilgili dönem ücreti üzerinden ayrıca hesaplanır.

Delil Planı ve İspat Yükü

İş sözleşmesi ve ücret bordroları ile başlayan ispat planı, çok sayıda belge sunmak yerine her çekişmeli vakıayı doğru delille eşleştirmeyi gerektirir. İddianın dayanağı ile karşı tarafın muhtemel savunması iki ayrı sütunda kurulmalı; ispat yükünün kime ait olduğu ve delilin hangi kurumdan ne kadar süre içinde alınabileceği gösterilmelidir. Aşağıdaki kayıtlar bu nedenle birbirinin tekrarı değil, farklı vakıaları doğrulayan bir delil zinciridir.

İş Sözleşmesi ve Ücret Bordroları

İş sözleşmesi ve ücret bordroları, yalnız dosyaya eklenecek bir kayıt değildir. Bu delilin hangi kurucu, engelleyici veya sona erdirici vakıayı gösterdiği; kim tarafından, hangi tarihte ve hangi işlem bağlamında oluşturulduğu dilekçede açıklanmalıdır. Belgenin tamamı görülmeden seçilmiş bir sayfa, ekran görüntüsü veya tarafça hazırlanmış özet üzerinden kesin sonuca gidilmemelidir.

Puantaj, vardiya ve giriş-çıkış kayıtları ile çapraz doğrulama yapılması, tarih, taraf, miktar ve işlem bağlantısındaki uyuşmazlıkları görünür kılar. Belge karşı tarafın veya üçüncü kişinin elindeyse ibraz talebi, kurum müzekkeresi, delil tespiti ya da bilirkişi incelemesi için hangi usul aracının kullanılacağı baştan belirlenmelidir. Elektronik kayıtlarda özgün dosya, zaman damgası, erişim geçmişi ve değişiklik izi korunmalı; hukuka aykırı elde edilen verinin ispat değeri ayrıca tartışılmalıdır.

Puantaj, Vardiya ve Giriş-Çıkış Kayıtları

Puantaj, vardiya ve giriş-çıkış kayıtları bakımından ilk soru, kaydın mevcut olup olmadığı değil hangi tartışmalı olguyu ispatlayabildiğidir. Düzenleyen kişi veya kurum, düzenleme amacı, kayıt dönemi ve karşı tarafa aidiyet açıkça belirlenmelidir. Belgenin içeriği iddiayı yalnız dolaylı biçimde destekliyorsa aradaki çıkarım zinciri gösterilmeli; yorum, belgenin kendi ifadesi gibi sunulmamalıdır.

Bu kayıt, banka ödemeleri ve çalışma talimatları ile birlikte okunduğunda anlatım ile dış kaynak arasındaki uyum denetlenebilir. Çelişki varsa belgenin aslı, dayanak kayıtları ve düzenleyenin açıklaması istenmeli; eksiklik bilirkişinin hukukî nitelendirme yapması beklenerek kapatılmamalıdır. Kişisel veri, ticari sır veya soruşturma gizliliği içeren bölümlerde dosyaya sunma yöntemi ile inceleme hakkı arasında ölçülü bir çözüm kurulmalıdır.

Banka Ödemeleri ve Çalışma Talimatları

Banka ödemeleri ve çalışma talimatları, zaman içinde değişebilen veya kaybolabilen bir delil niteliği taşıyabilir. Bu nedenle kaynağın korunması, talep tarihinin belgelenmesi ve mümkünse değiştirilemez örneğin alınması esasa ilişkin tartışmadan önce ele alınmalıdır. Sonradan oluşturulan açıklama ile olay anındaki kayıt birbirinden ayrılmalı; boşluklar varsayımla tamamlanmamalıdır.

İş sözleşmesi ve ücret bordroları aynı olayın başka bir aşamasını gösteriyorsa iki kayıt arasındaki tarih ve işlem bağı kurulmalıdır. Delil, iddia sahibinin elinde değilse hangi makamdan hangi hukuki dayanakla isteneceği somutlaştırılmalı; ret hâlinde başvurulacak yol ve saklama süresi dosya notuna eklenmelidir. Güvenilirlik itirazı bekleniyorsa metadata, imza, mühür, log veya karşılaştırma örneği daha tahkikat başlamadan belirlenmelidir.

Dosyaya Konulacak Temel Kayıtlar

  • İş sözleşmesi ve ücret bordroları
  • Puantaj, vardiya ve giriş-çıkış kayıtları
  • Banka ödemeleri ve çalışma talimatları

Usul ve Başvuru Sırası

İlk usul adımı “önce sözleşme kaydının geçerliliği, sonra fiilî saat ve ödeme hesabı yapılır” olarak belirlenmiştir. Maddi hakkın varlığı ile bu hakkın hangi yol üzerinden korunacağı aynı soru değildir. Aşağıdaki sıra, somut olayın tarihine ve taraf sıfatlarına göre uyarlanmalı; zorunlu başvuru ile dava veya kanun yolu sürelerinin birbirini durdurup durdurmadığı ayrıca gösterilmelidir.

Usul Adımı: Önce Sözleşme Kaydının Geçerliliği, Sonra Fiilî Saat ve Ödeme Hesabı Yapılır

Bu aşamada önce sözleşme kaydının geçerliliği, sonra fiilî saat ve ödeme hesabı yapılır. Amaç, uyuşmazlığın doğru taraflar arasında, doğru merci önünde ve incelenebilir bir talep sonucuyla yürütülmesini sağlamaktır. Görev, kesin yetki, dava şartı arabuluculuk, zorunlu idari başvuru, harç ve tebligat sorunları maddi haklılıktan ayrı denetlenmelidir. Bir usul şartının sonradan tamamlanıp tamamlanamayacağı varsayımla değil, özel hüküm ve güncel içtihatla belirlenmelidir.

“Önce sözleşme kaydının geçerliliği, sonra fiilî saat ve ödeme hesabı yapılır” adımı takvime işlendiğinde başvuru tarihi, teslim veya tebliğ belgesi, karşı tarafın cevabı ve varsa kesinleşme bilgisi aynı kayıt altında tutulmalıdır. Başvurunun yalnız yapılmış olması yeterli değildir; ileri sürülen vakıa ve taleplerin sonraki dava veya kanun yolunu daraltıp daraltmadığı da kontrol edilmelidir.

Usul Adımı: Bilirkişi Raporunda Yıllık Sınırın Dönemsel Dağılımı Gösterilir

İkinci adımda “bilirkişi raporunda yıllık sınırın dönemsel dağılımı gösterilir” işlemi yürütülür. Bu aşamada yalnız kabul edilebilirlik değil, incelemenin hangi vakıa ve talepler üzerinde yürütüleceği de belirlenir. Taraf teşkili, delillerin hangi sırayla toplanacağı, uzman incelemesinin kapsamı ve esaslı itirazların kararda karşılanması birlikte planlanmalıdır. Bilirkişiden hukukî sonuç değil, özel veya teknik bilgi gerektiren maddi tespit istenmelidir.

“Bilirkişi raporunda yıllık sınırın dönemsel dağılımı gösterilir” işleminin sonucu, sonraki başvuru veya infaz aşamasına elverişli bir belgeyle kayıt altına alınmalıdır. Kısmi kabul, feragat, sulh, ara karar veya ret varsa bunun hangi talebi ne ölçüde etkilediği açıkça işaretlenmeli; kanun yolu incelemesinde ileri sürülecek hata ilk derece aşamasındaki itirazla ilişkilendirilmelidir. Kişi, dönem, işlem ve tutar belirsizliği hükmün uygulanmasını güçleştireceğinden talep sonucu son kez bu aşamada denetlenmelidir.

Uygulama Sırası

  1. Önce sözleşme kaydının geçerliliği, sonra fiilî saat ve ödeme hesabı yapılır.
  2. Bilirkişi raporunda yıllık sınırın dönemsel dağılımı gösterilir.

Süreler ve Hak Kaybı Riski

Süre Uyarısı

Her çalışma yılı ayrı ele alınır. Bu süre hesaplanırken olay, öğrenme, usulüne uygun bildirim, başvuru, ret, son tutanak ve karar tarihleri tek kronolojide fakat ayrı hukuki nitelikleriyle gösterilmelidir. Başlangıç kanıtlanamıyorsa yalnız son gün hesabı güvenli sonuç vermez; tebligat parçası, UETS kaydı, başvuru alındısı veya noter belgesi dosyaya alınmalıdır.

“Her çalışma yılı ayrı ele alınır” uyarısının zamanaşımı mı, hak düşürücü süre mi, usul süresi mi yoksa sözleşmesel bildirim süresi mi olduğu açıkça yazılmalıdır. Adli tatil, resmî tatil, elektronik tebligat, zorunlu arabuluculuk ve idari başvurunun etkisi her süre türünde aynı değildir.

Süre Uyarısı

Alacak zamanaşımı ve arabuluculuk tarihleri dönem bazında kontrol edilir. Bu ikinci zaman kuralı, ilk süreyle aynı başlangıca veya aynı sonuca sahip kabul edilmemelidir. Öğrenme ile tebliğ, muacceliyet ile zarar tarihi, karar ile kesinleşme farklı hukuki olaylardır. Her tarih için dayanak belge ve uygulanacak hüküm yazılmadan yapılan tek satırlık takvim, hak kaybını önlemeye yetmez.

“Alacak zamanaşımı ve arabuluculuk tarihleri dönem bazında kontrol edilir” uyarısı bakımından sürenin durması, kesilmesi veya yeniden başlaması ileri sürülüyorsa bunu doğuran başvurunun yetkili makama ve süresi içinde yapıldığı belgelenmelidir. Karşı tarafın süre itirazı bekleniyorsa alternatif başlangıç ihtimallerinin her biri ayrı hesaplanmalı; en erken biten güvenli tarih esas alınmalıdır. Acil koruma veya delil muhafazası mümkünse esas incelemenin tamamlanması beklenmeden ölçülü bir başvuru değerlendirilmelidir.

İleri Sürülebilecek Talepler

Kayıt kapsamını aşan fazla çalışma ücretinin tahsili ekseninde kurulacak talep stratejisinde asıl, terditli veya yardımcı sonuçlar; karşı tarafın savunması ve delil durumu gözetilerek ayrılmalıdır. Aşağıdaki korumaların aynı dosyada birlikte istenip istenemeyeceği görev, harç, hukuki yarar ve mükerrerlik yönünden denetlenmelidir.

Kayıt Kapsamını Aşan Fazla Çalışma Ücretinin Tahsili

Kayıt kapsamını aşan fazla çalışma ücretinin tahsili talebi, sonuç bölümünde açık, hüküm kurulabilir ve uygulanabilir biçimde gösterilmelidir. Talebin dayandığı vakıa, uygulanacak hüküm, ispat aracı, başlangıç tarihi ve varsa miktar veya hesap yöntemi birbirinden ayrılmalıdır. Mahkemenin hukuki nitelendirme yetkisi, tarafın vakıayı ve istediği hukuki korumayı belirsiz bırakmasına imkân vermez.

Geçersiz kayıt varsa ispatlanan tüm ödenmemiş fazla çalışmanın hesabı ile ilişki ayrıca kurulmalıdır. Talepler birlikte hükme bağlanabiliyorsa yığılma; biri kabul edilmezse diğeri incelenecekse terdit; aynı hakkın seçimlik sonuçları söz konusuysa seçim sırası açıkça belirtilmelidir.

Geçersiz Kayıt Varsa İspatlanan Tüm Ödenmemiş Fazla Çalışmanın Hesabı

Geçersiz kayıt varsa ispatlanan tüm ödenmemiş fazla çalışmanın hesabı isteminin asıl talebin reddine mi, başka bir hukukî nitelendirmeye mi yoksa giderilemeyen sonuca mı bağlandığı açıklanmalıdır. Konusu başlangıçta tam belirlenemiyorsa belirsizliğin nedeni ve incelemede kullanılacak veriler gösterilmeli; harç veya ferî sonuçlar ancak bu istem bakımından uygulanabiliyorsa ayrıca kurulmalıdır.

Bu sonuç, kayıt kapsamını aşan fazla çalışma ücretinin tahsili talebiyle aynı zarar veya edimi iki kez karşılamamalıdır. Geçici koruma isteniyorsa güncel tehlike, yaklaşık ispat, teminat ve ölçülülük ayrıca gerekçelendirilmelidir. Kabul hâlinde hükmün hangi kişi veya kayıt üzerinde, hangi dönem ve kapsamla uygulanacağı talep sonucundan anlaşılabilmelidir.

Talep Kontrolü

  • Kayıt kapsamını aşan fazla çalışma ücretinin tahsili
  • Geçersiz kayıt varsa ispatlanan tüm ödenmemiş fazla çalışmanın hesabı

Sık Sorulan Uygulama Soruları

Tek Cümlelik Sözleşme Kaydı Yeterli Midir?

Kaydın açık olması, ücret ve çalışma sınırıyla uygulanabilir biçimde ilişkilendirilmesi gerekir.

Yıllık Sınır Aylara Nasıl Yansır?

Fiilî çalışma aylık kayıtlarla gösterilir; yıllık toplam tek başına her ayın hesabını çözmez.

Asgarî Ücrette Kayıt Geçerli Olur Mu?

Normal çalışmanın karşılığı ile ek çalışmanın gerçekten ücret içinde bulunup bulunmadığı özellikle incelenir.

Sınırı Kimin İspatlaması Gerekir?

İşçi çalışmayı, işveren ise ödeme ve ücret içinde karşılandığı savunmasını delilleriyle ortaya koyar.

Doğrulanmış Kanun Dayanağı

4857 Sayılı İş Kanunu — m.41/8

“Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz.” — Alıntının yeri: 4857 sayılı İş Kanunu m.41/8, tam fıkra.

Kanun alıntısı 2026-08-31 tarihinde TBMM, 4857 sayılı İş Kanunu kabul metni, m.41/8 üzerinden doğrulanmıştır. Güncel kanun metni somut olayın tarihi ve geçiş hükümleriyle birlikte ayrıca kontrol edilmelidir. Sözleşme hükmünün açıklığı, ücretin yapısı, fiilî çalışma süresi ve yıl içindeki toplam saat bordro, giriş-çıkış kaydı ve işyeri belgeleriyle hesaplanmalıdır. Kayıt geçerli olsa bile 270 saati aşan çalışmanın karşılıksız kaldığı varsayılamaz; güncel m.41 MBS'den doğrulanmalıdır.

Doktrindeki Yaklaşımlar

Mustafa Alp: Fazla Çalışmaları Ücrete Dahil Eden Sözleşme Kayıtlarının Geçerliliği ve Denetimi

Çalışma, ücrete dâhil kayıtlarını sınırsız ve ücretsiz fazla çalışma izni olarak görmemekte; açık sözleşme kaydı, uygun ücret düzeyi ve 270 saatlik üst sınırı birlikte aramaktadır.

“Bununla birlikte fazla çalışma süresi toplamı bir yılda 270 saati aşamayacaktır.” — Alıntının yeri: Öz, ikinci paragraf.

Künye: Mustafa Alp, “Fazla Çalışmaları Ücrete Dahil Eden Sözleşme Kayıtlarının Geçerliliği ve Denetimi”, Çalışma ve Toplum, 2021, C. 1, S. 68, s. 11-44. Kalıcı yayın bağlantısı. Doğrulama tarihi: 2026-08-31. Öğretideki görüş bağlayıcı kural olmayıp kanun, içtihat ve somut olayla birlikte değerlendirilmelidir.

Doğrulanmış İçtihat

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/9135, K. 2026/147, 14.01.2026

“Yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresini karşılayacak miktarda olması karşısında, ücretin içinde ödendiği anlaşılan fazla çalışmanın (aylık 22,5 saat, haftalık 5,2 saat) ispatlanan fazla çalışma” — Alıntının yeri: Gerekçe, “Yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresini karşılayacak...” ibaresinin yer aldığı paragraf.

Kararın sonucu: bozma. Alıntı ve künye, 31.08.2026 tarihinde resmî karar tam metninden doğrulanmıştır. Kararın sonucu ile gerekçedeki bu cümle birlikte okunmalı; somut olayın maddi vakıaları farklı bir dosyaya kendiliğinden taşınmamalıdır.

Somut olayla benzerlik: Fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğuna ilişkin kaydın yıllık 270 saat sınırı ve ücret seviyesi karşısındaki geçerliliği incelenmiştir.

Kararın uygulanma sınırı: Ücretin asgari ücret düzeyinde kalması, sözleşmede açık hüküm bulunmaması veya yıllık sınırın aşılması hâlinde mahsup sonucu değişir.

Kaynakça ve Karar Doğrulaması

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku11 mevzuat, içtihat ve doktrin bağlantısıYayın ilkelerimiz
Fazla Çalışmanın Ücrete Dahil Edilmesi konulu makale görseli
Makale görseli
AYNI ALANDA
İş ve Sosyal Güvenlik Hukukuİşe Giriş Bildirgesinin Geç Verilmesi ve SGK Cezası

İşe Giriş Bildirgesinin Geç Verilmesi ve SGK Cezası; Sigortalı işe giriş bildirgesi kural olarak çalışmaya başlamadan önce verilmelidir; işyeri ve sigortalı türüne ilişkin istisnalar, fiilî başlangıç, kendiliğinden bildirim, Kurum tespiti ve ceza hesabı ayrı değerlendirilir. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →
İş ve Sosyal Güvenlik HukukuSGK İşyeri Kayıtlarının İbraz Edilmemesi ve İdari Para Cezası

SGK İşyeri Kayıtlarının İbraz Edilmemesi ve İdari Para Cezası; SGK denetiminde yasal defter, ücret bordrosu ve dayanak belgelerin süresinde ibraz edilmemesi ceza doğurabilir; istemin yetkisi, tebliği, kapsamı, saklama yükümlülüğü, mücbir sebep ve ceza hesabı ayrı denetlenmelidir. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →
İş ve Sosyal Güvenlik HukukuKişisel Koruyucu Donanımı Kullanmayan İşçinin Feshi

Kişisel Koruyucu Donanımı Kullanmayan İşçinin Feshi; İşçi, kendisine uygun biçimde teslim edilen ve kullanımı konusunda eğitim verilen kişisel koruyucu donanımı kullanmakla yükümlüdür; fesih için riskin ağırlığı, açık talimat, denetim, önceki uyarılar ve ölçülülük somutlaştırılmalıdır. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →