Kapsam
Medeni Usulde Delil Tespiti ve Acele Keşif yönünden başvurunun usul hukuku içindeki amacı, görevli mahkeme, taraf ve hukuki yarar, yapılması istenen işlem, karşı tarafın dinlenilmesi, özel süre ve verilecek kararın sonraki yargılamaya etkisi birlikte ele alınır. Delil tespiti, henüz açılmamış veya görülmekte olan davada kaybolma ya da sonradan ileri sürülmesi önemli ölçüde güçleşme tehlikesi bulunan delili koruyan geçici bir usul işlemidir; esası peşinen çözen bir dava değildir. Sonuca giderken işlemin adı değil gerçek hukuki niteliği, tarafların sıfatı ve korunan menfaat belirleyicidir.
Bu çalışma, medeni usulde delil tespiti ve acele keşif konusunda 31 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır. Kaynakça, Mevzuat Bilgi Sistemi ile resmî karar ve kurum sayfalarına yönelir. Doğrudan resmî tam metni bulunmayan bir kayıt belirli esas-karar numarasıyla emsal gibi sunulmamış; veri tabanı bağlantıları güncel içtihadın somut dosya üzerinden yeniden araştırılması için verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan metin ayrıca kontrol edilmelidir.
Usul İşleminin Amacı ve İnceleme Sınırı
İncelemenin ilk ölçütü “delil tespiti, henüz açılmamış veya görülmekte olan davada kaybolma ya da sonradan ileri sürülmesi önemli ölçüde güçleşme tehlikesi bulunan delili koruyan geçici bir usul işlemidir; esası peşinen çözen bir dava değildir” kuralıdır. Sırf ileride dava açılma ihtimali veya karşı tarafın delile itiraz edecek olması hukuki yararı tek başına göstermez; aciliyet ve korunacak somut delil açıklanmalıdır. Ayrıca “bozulma, değişme veya kaybolma tehlikesini gösteren fotoğraf, tutanak, teknik kayıt ve mevcut durum verisi hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır” yaklaşımının somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, özel hüküm ve dosya belgeleri üzerinden sınanmalıdır.
Medeni Usulde Delil Tespiti ve Acele Keşif bakımından maddi hukuk hakkın doğup doğmadığını; usul hukuku ise bu hakkın hangi merci önünde, hangi sürede ve hangi delille korunacağını belirler. Hakimin hukuku kendiliğinden uygulaması, tarafın vakıaları ve talep sonucunu açıkça ortaya koyma yükünü ortadan kaldırmaz. Bu nedenle olay kronolojisi, her çekişmeli vakıanın karşısında dayanak belge ve hukuki sonuç bulunacak şekilde hazırlanmalıdır.
Resmî Mevzuat Haritası
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.400/1
Doğrulanmış Kanun Alıntısı
“Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla” — Alıntının yeri: Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.400/1, ilk bölüm
Bu alıntı, TBMM, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kabul metni, m.400/1 üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır.
Medeni usulde delil tespiti ve acele keşif kapsamında m.400/1 hükümleri delil tespiti ve hukuki yarar bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.266-290
Medeni usulde delil tespiti ve acele keşif kapsamında m.266-290 hükümleri bilirkişi ve keşif bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası: m.36
Medeni usulde delil tespiti ve acele keşif kapsamında m.36 hükümleri adil yargılanma ve delile erişim bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
Doktrindeki Yaklaşımlar
Aşağıdaki doktrin görüşü bağlayıcı değildir; doğrulanmış bibliyografik kaydından, eserin bağlamı korunarak aktarılmıştır.
Cenk Akil: Medeni Yargılama Hukukunda Mahkemelerce Yapılan Delil Tespiti
Delil tespiti esası çözmeyen geçici hukuki korumadır; hukuki yarar, delilin kaybolması veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde güçleşmesi tehlikesiyle somutlaştırılmalıdır. Bu yaklaşım, bu usul meselesi içinde somut vakıa ve yürürlükteki hükümle birlikte değerlendirilmelidir.
“Delil tespiti hukukî niteliği itibarıyla bir dava olmayıp geçici hukukî himaye tedbiridir.” — Alıntının yeri: Tam metin, s.8
Medeni usulde delil tespiti ve acele keşif konusunda yararlanılan eser: Cenk Akil, “Medeni Yargılama Hukukunda Mahkemelerce Yapılan Delil Tespiti”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2009, C. 58, S. 1, s. 1-62. Doğrulama tarihi: 31.08.2026.
Somut Dosyada Usul ve Delil Notu
Dava açılmışsa tespit asıl davanın görüldüğü mahkemeden; dava öncesinde esas hakkındaki görevli mahkemeden veya keşif-bilirkişi konusu şeyin bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden istenir. Vakıa, korunacak delil ve gecikme tehlikesi ayrı gösterilir; karşı taraf dinlenmeden işlem ancak aciliyet gerekçesiyle yapılmalıdır. Tespit raporu kesin delil veya nihai hüküm değildir. Genel hak düşürücü süre yoktur; fiilî gecikme hukuki yararı ve delili yok edebilir, arabuluculuk tespit isteminin ön koşulu değildir. Resmî MBS PDF bağlantısı belirlenmiştir; mevzuat alıntısı aşağıda gösterilen TBMM kabul/değişiklik metni veya Resmî Gazete nüshasıyla kelimesi kelimesine karşılaştırılmıştır. Ancak MBS PDF bu araştırma turunda satır düzeyinde açılamadığından doğrulama, güncel konsolide metin veya yürürlük doğrulaması değildir; güncel metin, yürürlük, ikincil düzenleme ve olay tarihi ayrıca kontrol edilmelidir.
Başvuru Koşulları ve Mahkemenin Yetkisi
Delil Tespiti, Henüz Açılmamış veya Görülmekte Olan Davada Kaybolma Ya Da Sonradan İleri Sürülmesi Önemli Ölçüde Güçleşme Tehlikesi Bulunan Delili Koruyan Geçici Bir Usul İşlemidir; Esası Peşinen Çözen Bir Dava Değildir.
“Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden delil tespiti, henüz açılmamış veya görülmekte olan davada kaybolma ya da sonradan ileri sürülmesi önemli ölçüde güçleşme tehlikesi bulunan delili koruyan geçici bir usul işlemidir; esası peşinen çözen bir dava değildir” ölçütünün değerlendirilmesinde belirleyici nokta, taraf anlatısından çok bozulma, değişme veya kaybolma tehlikesini gösteren fotoğraf, tutanak, teknik kayıt ve mevcut durum verisi ile ortaya çıkan fiilî durumdur. Usul planı kurulurken kuralın istisnası ve delil tespitini karşı taraf dinlenmeden esası kanıtlayan kesin hüküm gibi sunmak savunması da ayrıca incelenmelidir.
Sırf İleride Dava Açılma İhtimali veya Karşı Tarafın Delile İtiraz Edecek Olması Hukuki Yararı Tek Başına Göstermez; Aciliyet ve Korunacak Somut Delil Açıklanmalıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden sırf ileride dava açılma ihtimali veya karşı tarafın delile itiraz edecek olması hukuki yararı tek başına göstermez; aciliyet ve korunacak somut delil açıklanmalıdır. Bu ölçüt özellikle somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi üzerinden sınanır. Görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde dava şartı veya zorunlu ön başvurunun ayrı ayrı doğrulanması tamamlanmadan sonuca gidilmesi, somut uyuşmazlıkta olay tarihindeki metin yerine yalnız güncel veya ikincil bir özete dayanmak ihtimalini güçlendirebilir.
Bozulma, Değişme veya Kaybolma Tehlikesini Gösteren Fotoğraf, Tutanak, Teknik Kayıt ve Mevcut Durum Verisi Hukuki Sonuca Bağlanmadan Önce Kaynağı, Tarihi, Kapsamı ve Karşı Kayıtlarla Uyumu Bakımından Doğrulanmalıdır.
Bu kuralın olayda karşılık bulması için tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar ile maddi vakıa arasında açık bağ kurulmalıdır. “Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden bozulma, değişme veya kaybolma tehlikesini gösteren fotoğraf, tutanak, teknik kayıt ve mevcut durum verisi hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır” değerlendirmesi, ilgili usul adımındaki kayıtlarla doğrulanmadıkça soyut kabul olarak bırakılamaz.
İşlemle Bağlantılı Belge ve Kayıtlar
Bozulma, Değişme veya Kaybolma Tehlikesini Gösteren Fotoğraf, Tutanak, Teknik Kayıt ve Mevcut Durum Verisi.
“Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden bozulma, değişme veya kaybolma tehlikesini gösteren fotoğraf, tutanak, teknik kayıt ve mevcut durum verisi” değerlendirilirken kaydın kim tarafından, hangi amaçla ve ne zaman oluşturulduğu açıklanmalıdır. İlgili usul adımı yürütülürken bozulma, değişme veya kaybolma tehlikesini gösteren fotoğraf, tutanak, teknik kayıt ve mevcut durum verisi ile çelişen kayıtlar da dosyaya getirtilmelidir.
Somut Uyuşmazlığa Dayanak Sözleşme, Karar, Bildirim veya Sicil Kaydının Tam Metni, Ekleri ve Değişiklik Geçmişi.
“Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi” kaydı, “Sırf ileride dava açılma ihtimali veya karşı tarafın delile itiraz edecek olması hukuki yararı tek başına göstermez; aciliyet ve korunacak somut delil açıklanmalıdır” ölçütünün ispat alanına girer. Kaydın kişi, işlem ve tarih bağlantısı kurulmalı; özgünlük ve bütünlük karşı kayıtlarla sınanmalıdır.
Tebliğ, Başvuru, Teslim, Ödeme ve Elektronik Gönderim Tarihlerini Gösteren Resmî Kayıtlar.
Bu delil öncelikle “bozulma, değişme veya kaybolma tehlikesini gösteren fotoğraf, tutanak, teknik kayıt ve mevcut durum verisi hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır” iddiasını sınamak için kullanılır. “Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar” tek başına bütün uyuşmazlığı değil, bağlı olduğu çekişmeli vakıayı kanıtlayabilir.
Görevli Mahkeme ve İzlenecek Usul
Tespiti İstenen Vakıa ile Delilin Neden Bekleyemeyeceğinin Ayrı Ayrı Somutlaştırılması.
“Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden tespiti istenen vakıa ile delilin neden bekleyemeyeceğinin ayrı ayrı somutlaştırılması” aşamasında usul işleminin kanuni amacı, görevli mahkeme, hukuki yarar ve dayanak kayıtlar birlikte denetlenmelidir. İstenen işlem esası peşinen çözecek ölçüde genişletilmemelidir.
Görev, Yetki, Taraf Sıfatı, Harç ve Yalnız Kanunun Açıkça Aradığı Hâllerde Dava Şartı veya Zorunlu Ön Başvurunun Ayrı Ayrı Doğrulanması.
“Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde dava şartı veya zorunlu ön başvurunun ayrı ayrı doğrulanması” aşamasında usul işleminin kanuni amacı, görevli mahkeme, hukuki yarar ve dayanak kayıtlar birlikte denetlenmelidir. İstenen işlem esası peşinen çözecek ölçüde genişletilmemelidir.
Çekişmeli Her Vakıanın Karşısına İspat Yükünü Taşıyan Taraf ile Dayanak Delilin Yazılması.
“Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden çekişmeli her vakıanın karşısına ispat yükünü taşıyan taraf ile dayanak delilin yazılması” aşamasında usul işleminin kanuni amacı, görevli mahkeme, hukuki yarar ve dayanak kayıtlar birlikte denetlenmelidir. İstenen işlem esası peşinen çözecek ölçüde genişletilmemelidir.
Özel Süre, Tebligat ve Hak Kaybı
Kanunda Genel Bir Başvuru Süresi Bulunmasa Da Delilin Niteliği Gereği Gecikme Hukuki Yararı ve İspat İmkanını Ortadan Kaldırabilir.
“Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden kanunda genel bir başvuru süresi bulunmasa da delilin niteliği gereği gecikme hukuki yararı ve ispat imkanını ortadan kaldırabilir” uyarısının uygulanması, başlangıç ve son günün ayrı ayrı hesaplanmasını gerektirir. Elektronik gönderim, tebligat ve başvuru alındıları dosyada korunmalıdır.
Tebliğ, Öğrenme, İlan, Ödeme ve Elektronik Erişim Tarihlerinden Hangisinin Süreyi Başlattığı İlgili Özel Hükümle Eşleştirilmeli; Hak Düşürücü Süre, Zamanaşımı ve Kanun Yolu Süresi Birbirine Karıştırılmamalıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden tebliğ, öğrenme, ilan, ödeme ve elektronik erişim tarihlerinden hangisinin süreyi başlattığı ilgili özel hükümle eşleştirilmeli; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve kanun yolu süresi birbirine karıştırılmamalıdır. Başlangıç anı varsayımla değil tebligat, öğrenme, ödeme veya işlem kaydıyla belirlenir; sürenin hukukî niteliği ayrıca gösterilir.
İstenen Usul İşleminin Açıkça Kurulması
Belirli Delil Üzerinde Keşif, Bilirkişi İncelemesi veya Kayıt Tespiti Yapılması.
“Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden belirli delil üzerinde keşif, bilirkişi incelemesi veya kayıt tespiti yapılması” istemi, usul işleminin amacı, kapsamı ve bozulma, değişme veya kaybolma tehlikesini gösteren fotoğraf, tutanak, teknik kayıt ve mevcut durum verisi ile ilişkilendirilmelidir. Kararın hangi belge, vakıa veya işlem hakkında ve ne şekilde uygulanacağı tereddütsüz gösterilmelidir.
Bu Usul Meselesi Başvurusunun Yalnız Kanuni Amacı ve Somut İhtiyaçla Sınırlı Biçimde Kabulü.
“Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden bu usul meselesi başvurusunun yalnız kanuni amacı ve somut ihtiyaçla sınırlı biçimde kabulü” istemi, usul işleminin amacı, kapsamı ve somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi ile ilişkilendirilmelidir. Kararın hangi belge, vakıa veya işlem hakkında ve ne şekilde uygulanacağı tereddütsüz gösterilmelidir.
Verilecek Kararın Kişi, İşlem, Belge ve Uygulanma Süresi Bakımından Tereddütsüz Kurulması.
“Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden verilecek kararın kişi, işlem, belge ve uygulanma süresi bakımından tereddütsüz kurulması” istemi, usul işleminin amacı, kapsamı ve tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar ile ilişkilendirilmelidir. Kararın hangi belge, vakıa veya işlem hakkında ve ne şekilde uygulanacağı tereddütsüz gösterilmelidir.
Resmî Karar ve Kurum Uygulaması
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (Kapatılan), E. 2012/8967, K. 2013/187, 16.01.2013 — Resmî Tam Metin ve Doğrulanmış Alıntı
Doğrulanmış Karar Alıntısı
“Somut olayda, davacı delil tespiti isteminde bulunmuş olup, derhal eda davası açmasının mümkün olmasına göre, tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur.” — Alıntının yeri: Gerekçe; delil tespiti isteminin tespit davası olarak esasa kaydedilmesi ve hukuki yarar paragrafı
Alıntı, resmî tam metin üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır. Kararın sonucu: bozma.
Medeni usulde delil tespiti ve acele keşif bağlamında resmî karar kaynağı üzerinden doğrulanan hukuki ilke şöyle özetlenebilir: Delil tespiti, eda davasının yerine geçen bağımsız bir tespit davası değildir; doğrudan eda davası açılabiliyorsa tespit davasında hukuki yarar bulunmayabilir. Bu özet doğrudan alıntı değildir; yukarıdaki kısa pasaj karar metninden kelimesi kelimesine alınmıştır. Karar, maddi olayı ve sonucu ile birlikte okunmalıdır.
Somut olayla benzerlik: Trafik kazasındaki araç hasarı ve kusurun delil tespiti istemiyle belirlenmesi doğrudan incelenmiştir.
Kararın uygulanma sınırı: Karar acele keşfın bütün koşullarını değil, delil tespiti ile tespit davası ayrımını ve eda davası mümkünken hukuki yararı ele alır.
Hukuki Yarar, Kapsam ve Usul Hatası Riskleri
Delil Tespitini Karşı Taraf Dinlenmeden Esası Kanıtlayan Kesin Hüküm Gibi Sunmak.
“Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden delil tespitini karşı taraf dinlenmeden esası kanıtlayan kesin hüküm gibi sunmak” riski gerçekleşirse belirli delil üzerinde keşif, bilirkişi incelemesi veya kayıt tespiti yapılması talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.
Somut Uyuşmazlıkta Olay Tarihindeki Metin Yerine Yalnız Güncel veya İkincil Bir Özete Dayanmak.
“Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden somut uyuşmazlıkta olay tarihindeki metin yerine yalnız güncel veya ikincil bir özete dayanmak” riski hem maddi hakkı hem başvurunun dinlenebilirliğini zayıflatabilir. Görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde dava şartı veya zorunlu ön başvurunun ayrı ayrı doğrulanması aşamasında somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi kontrol edilmeli; eksiklik giderilemiyorsa iddianın kapsamı daraltılmalıdır.
Maddi Vakıa, Hukuki Nitelendirme, Delil ve Talep Sonucunu Aynı Belirsiz Anlatım İçinde Bırakmak.
Bu risk, karşı tarafın en güçlü savunmalarından biri olarak ele alınmalıdır: “Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2012/8967, K. 2013/187 yönünden maddi vakıa, hukuki nitelendirme, delil ve talep sonucunu aynı belirsiz anlatım içinde bırakmak”. Bu savunmaya verilecek cevap, tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar delili ve “bozulma, değişme veya kaybolma tehlikesini gösteren fotoğraf, tutanak, teknik kayıt ve mevcut durum verisi hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır” ölçütü üzerinden somutlaştırılmalıdır.
Avukat İçin Dosya Hazırlık Kontrol Listesi
- bozulma, değişme veya kaybolma tehlikesini gösteren fotoğraf, tutanak, teknik kayıt ve mevcut durum verisi
- Medeni Usulde Delil Tespiti ve Acele Keşif uyuşmazlığına dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi
- tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar
- tespiti istenen vakıa ile delilin neden bekleyemeyeceğinin ayrı ayrı somutlaştırılması
- görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde dava şartı veya zorunlu ön başvurunun ayrı ayrı doğrulanması
- çekişmeli her vakıanın karşısına ispat yükünü taşıyan taraf ile dayanak delilin yazılması
- Süre çizelgesinde Kanunda genel bir başvuru süresi bulunmasa da delilin niteliği gereği gecikme hukuki yararı ve ispat imkanını ortadan kaldırabilir. Tebliğ, öğrenme, ilan, ödeme ve elektronik erişim tarihlerinden hangisinin süreyi başlattığı ilgili özel hükümle eşleştirilmeli; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve kanun yolu süresi birbirine karıştırılmamalıdır.
Sık Sorulan Uygulama Soruları
Medeni Usulde Delil Tespiti ve Acele Keşif Dosyasında Sonucu Belirleyen Deliller, Görevli Merci ve Süre Çizelgesi Nasıl Birlikte Kurulmalıdır?
Delil tespiti, henüz açılmamış veya görülmekte olan davada kaybolma ya da sonradan ileri sürülmesi önemli ölçüde güçleşme tehlikesi bulunan delili koruyan geçici bir usul işlemidir; esası peşinen çözen bir dava değildir. Dosyanın ilk işleminde görev, süre ve delil koruma planı kurulmalı; bozulma, değişme veya kaybolma tehlikesini gösteren fotoğraf, tutanak, teknik kayıt ve mevcut durum verisi ise mümkünse doğrudan düzenleyen kurum veya özgün kaynaktan alınmalıdır.
İspat Planında Bozulma, Değişme veya Kaybolma Tehlikesini Gösteren Fotoğraf, Tutanak, Teknik Kayıt ve Mevcut Durum Verisi Neden Önemlidir?
Bozulma, değişme veya kaybolma tehlikesini gösteren fotoğraf, tutanak, teknik kayıt ve mevcut durum verisi, somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi, tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar birlikte okunmalıdır. Her kayıt yalnız bağlantılı olduğu çekişmeli vakıa bakımından kullanılır; düzenleyeni, tarihi ve bütünlüğü ayrıca denetlenir.
Medeni Usulde Delil Tespiti ve Acele Keşif Bakımından Başvuru Sırası Nasıl Kurulmalıdır?
Tespiti istenen vakıa ile delilin neden bekleyemeyeceğinin ayrı ayrı somutlaştırılması; görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde dava şartı veya zorunlu ön başvurunun ayrı ayrı doğrulanması; çekişmeli her vakıanın karşısına ispat yükünü taşıyan taraf ile dayanak delilin yazılması. Usul işleminin amacı, görevli mahkeme, hukuki yarar, karşı tarafın dinlenilmesi ve kararın sonraki yargılamaya etkisi ayrı ayrı doğrulanmalıdır.
Medeni Usulde Delil Tespiti ve Acele Keşif Bakımından Süre Kaybını Önlemek İçin Hangi Tarihler Resmî Kayıtla Belgelenmelidir?
Kanunda genel bir başvuru süresi bulunmasa da delilin niteliği gereği gecikme hukuki yararı ve ispat imkanını ortadan kaldırabilir. Tebliğ, öğrenme, ilan, ödeme ve elektronik erişim tarihlerinden hangisinin süreyi başlattığı ilgili özel hükümle eşleştirilmeli; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve kanun yolu süresi birbirine karıştırılmamalıdır.
Belirli Delil Üzerinde Keşif, Bilirkişi İncelemesi veya Kayıt Tespiti Yapılması Talep Sonucunda Nasıl Somutlaştırılır?
Belirli delil üzerinde keşif, bilirkişi incelemesi veya kayıt tespiti yapılması, bu usul meselesi başvurusunun yalnız kanuni amacı ve somut ihtiyaçla sınırlı biçimde kabulü, verilecek kararın kişi, işlem, belge ve uygulanma süresi bakımından tereddütsüz kurulması usul işleminin amacıyla sınırlı kurulmalıdır. Esas hakkındaki hüküm, para alacağı veya faiz sonucu kendiliğinden bu başvurunun parçası sayılmamalıdır.
Sonuç
Bu usul meselesi bakımından güvenilir sonuç, tek belgeye veya soyut bir karar özetine dayanmaz. “Medeni Usulde Delil Tespiti ve Acele Keşif dosyasında sonucu belirleyen deliller, görevli merci ve süre çizelgesi nasıl birlikte kurulmalıdır” sorusu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile olay tarihindeki resmî uygulama birlikte değerlendirilerek cevaplanır. Delil tespiti, henüz açılmamış veya görülmekte olan davada kaybolma ya da sonradan ileri sürülmesi önemli ölçüde güçleşme tehlikesi bulunan delili koruyan geçici bir usul işlemidir; esası peşinen çözen bir dava değildir.
Dosyanın ilk önceliği tespiti istenen vakıa ile delilin neden bekleyemeyeceğinin ayrı ayrı somutlaştırılması, delil omurgası ise bozulma, değişme veya kaybolma tehlikesini gösteren fotoğraf, tutanak, teknik kayıt ve mevcut durum verisi ile Medeni Usulde Delil Tespiti ve Acele Keşif uyuşmazlığına dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi arasındaki doğrulamadır. Takvimdeki ilk uyarı şudur: Kanunda genel bir başvuru süresi bulunmasa da delilin niteliği gereği gecikme hukuki yararı ve ispat imkanını ortadan kaldırabilir. Belirli delil üzerinde keşif, bilirkişi incelemesi veya kayıt tespiti yapılması talebi açık ve uygulanabilir kurulmalı; delil tespitini karşı taraf dinlenmeden esası kanıtlayan kesin hüküm gibi sunmak riski başvuru yapılmadan önce giderilmelidir.
Kaynakça ve Karar Doğrulaması
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan), E. 2012/8967, K. 2013/187, 16.01.2013 — resmî tam metin ve doğrulanmış alıntı — künye, karar sonucu ve kısa alıntı 31.08.2026 tarihinde resmî tam metinden doğrulandı; araştırma ölçütü: Delil tespiti, eda davasının yerine geçen bağımsız bir tespit davası değildir; doğrudan eda davası açılabiliyorsa tespit davasında hukuki yarar bulunmayabilir.
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.400/1
- TBMM, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kabul metni, m.400/1 — alıntı yeri: Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.400/1, ilk bölüm
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.266-290
- 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — m.36
- Cenk Akil, “Medeni Yargılama Hukukunda Mahkemelerce Yapılan Delil Tespiti”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2009, C. 58, S. 1, s. 1-62
- Yargıtay Karar Arama
- Yargıtay İçtihat Merkezi Hakkında Resmî Duyuru

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
